KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1051
- Karar No
- 2025/536
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.167 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili .....Tic.San.Ltd.Şti. yukarıda yazılı adreste .....bayi olarak faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirketin, ekskavatör kepçe, kazıcı vs. gibi iş makinaları ile iş makinaları yedek parçası satışı işi ile iştigal ettiğini, ekli iki adet faturaya konu ticari emtiaların iş makinaları yedek parçası olduğunu, davalı borçlu şirket söz konusu araç yedek parçalarını müvekkili şirketten satın aldığını ve akabinde dava dışı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne satarak fatura ettiğini, davalı borçlu şirket,
davalı müvekkili şirketin tüm iyiniyetli yaklaşımlarına rağmen bir şekilde ekli iki adet faturadan kaynaklı borcunu halen dahi ödememiş olduğunu, müvekkili şirketin alacaklı olduğunun tespitini, dava konusu 58.440,00 TL.nin değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkili şirkete ödenmesini, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .....E. sayılı dosyasına konu takibin devamını, davalının dava konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Tüm deliller dosya kapsamı ile birlikte değerlendirmeye alındığında;
Dava, faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyası ile 58.440,00 TL lik alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya ödeme emrinin .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emrine .....tarihinde, 7 günlük itiraz süresi içerisinde borca itiraz ettiği, itiraz evrakının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, böylelikle eldeki itirazın iptali davasının davacı tarafından 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf, faturalara konu ticari emtiaların davalıya tesliminin sağlandığı halde borcun ödenmediğini iddia etmiş, davalı taraf ise cevap dilekçesi sunmayarak akdedildiği iddia olunan sözleşme ile faturaların varlığını, ürünlerin teslimini ve borcu redetmiştir.
Taraflar uyuşmazlık noktasının icra takibine dayanak faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, teslim edilmiş ise davalının ödeyip ödemediğinin tespiti ile icra takibine dayanak oluşturan faturaya dayanarak takip başlatmakta haklı olup olmadığına yönelik olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık çözümünde etkili olacak ispat hususuna ele alınacak olur ise; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde icra takibine konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, taraflara bu doğrultuda ticari defterlerini ibraz etmeleri için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Bu husus davacı vekiline ön inceleme duruşmasında tefhim ile ihtar olunmuş, davalıya ise .....tarihinde tebliğ sureti ile ihtar edilmiştir.
Davacı şirketin usulüne uygun olarak verilen süre içerisinde ticari defterlerini mahkememize ibraz etmiş olduğu, fakat davalının usulüne uygun verilen süreye rağmen bulunduğu yeri bildirmemiş veya ticari defterlerini mahkememize ibraz etmemiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce .....tarihli SMM bilirkişisinden aldırılan raporda özetle; icra takibine konu faturaların davacı ticari defterinde davalı ba formlarında, davacı bs formlarında kayıtlı olduğu, davacınnı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ilgili faturalara ilişkin herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, davalının davacıya 58.440,00 TL borçlu olduğu belirlenmiş alınan rapor usulüne uygun olarak hazırlandığı, raporun taraflara tebliğ edildiği, tarafların rapora itirazlarının bulunmadığı anlaşılmakla alınan rapor hükme esas alınmıştır.
Alınan rapor ile davacı icra takibini başlatmakta haklı olduğu ispatlamakla, davanın kabulü ile 58.440,00 TL asıl alacak üzerinden icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptaline, takip talebinde belirlenen şartlarla devamına karar verilmiştir.
Takibe konu alacağın faturaya dayalı olması nedeniyle likid ve muayyen olduğunun anlaşılmasına göre, kabul edilen asıl alacak üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
G.D
Nedenleri gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1051, K. 2025/536, 28 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama