KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1562
- Karar No
- 2025/1035
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 27/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.187 kelime·6 dk okuma
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde davalı şirketçe sigortalı olan .....sevk ve idaresinde bulunan .....plakalı aracın, müvekkiline ait müvekkilin sevk ve idaresinde bulunan .....plakalı araca hukuka aykırı tam kusurlu olarak çarptığını, yaşanan iki taraflı trafik kazası sonrası davalı sigorta şirketince hasar dosyası açılmış olup kazaya ilişkin kusur raporu neticesinde davalı şirketçe sigortalı araç tam ve asli kusurlu olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin aracına park halindeyken çarptığı tutanaklarda da açıkça ifade edildiğini,
bu sebeple dava şirketçe görevlendirilen eksper kazaya ilişkin tuttuğu raporda davalı şirkete ait aracı tam (%100) kusurlu bulunduğunu, meydana gelen araç değer kaybı bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL nin kaza tarihi olan .....tarihinden bu yana bankalara uygulanan en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkili adına vekaleten arz ve talep etmiştir.
Davalı tarafından usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava, trafik kazasından kaynaklı davalı sigorta şirketine yöneltilmiş maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise miktarı ile faiz türü ve başlangıcı etrafında toplandığı anlaşıldı.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.".
85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”.
85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; .....tarihinde sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı aracı ile park halinde bulunan davacıya ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde park halinde bulunan araca çarpan davalı sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir.
Anılan ilkeler doğrultusunda makine mühendisi tarafından hazırlanan raporda özetle;"
Tarihinde davaya konu araçta maddi hasar meydana geldiği, Araçta oluşan hasarın mevcut kaza sonucu oluşacağı, araçta oluşan hasarın onarımı için
.....tarihinde .....tarafından düzenlenen .....fatura
numaralı e-arşiv faturası referans alınarak tespit edilen: sağ arka kapı, kapı contası ve
birleştirme parçalarında değişim işlemi yapıldığı; sol arka çamurluk parçasında ise onarım
işlemi yapıldığı ve e-arşiv belirtilen yedek parça ve işçilik giderlerinin yapılan piyasa
araştırması sonucu ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu aracın onarılacak
durumda olduğu, hasarı onarıldıktan sonra ve .....hasar tarihi dikkate alınarak, emsal
bir aracın ikinci el rayiç bedelindeki değer kaybının; aracın markası, modeli, araç tipi,
geçmiş hasarları, parça değişimi, boya işlemi yapılan kısımlar ve mevcut hasardan
dolayı oluşacak tramer miktarı ve onarım işlemleri göz önünde bulundurularak, dava
dosyasında bulunan belgeler (e-arşiv faturası, tutanaklar, resimler ve sair evraklar)
doğrultusunda ve Yargıtay .....Hukuk dairesi .....E. .....K. Sayılı ilamında,
emsal uygulamaları kapsamındaki, nisbi yöntemine göre ise davaya konu araçta
131.568,52 TL değer kaybının oluştuğu" mütalaa edilmiştir. Anılan rapordaki tespitlerin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve usulünc belirlendiği kanaatine varılarak davacının değer kaybı zararının 131.568,52 TL olduğu kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde. Davalı sigorta şirketi, sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusuruna göre tazminatı poliçe limitleri dahilinde ödemekle yükümlüdür. Kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği ve ilgili ZMMS poliçesinde araç başına maddi zarar teminat limitinin 200.000,00 TL olarak belirlendiği dikkatı alındığından davalı sigorta şirkete tespit edilen değer kaybının tamamının ödenmesinden sorumludur.
Davacı vekili tarafından sunulan miktar artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile 131.568,52 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, kabul edilen alacağa davalı sigorta şirketine başvuruyu takip eden 8. iş günü sonrasına isabet eden .....tarihinden itibaren sigortalı aracın ticari kullanıma özgülendiği dikkate alınarak avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1562, K. 2025/1035, 13 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama