KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/629
- Karar No
- 2024/571
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2024
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 31/05/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.007 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkilinin ...tarihinde sürücüsü ...olan ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen ...plaka sayılı araca KPSS Ortaöğretim sınavına girmek üzere yolcu olarak bindiğini, söz konusu aracın Diyarbakır İli Yenişehir İlçesi Sezai Karakoç Bulvarı (Şehitlik semti) istikametinde seyir halinde iken ani fren yapması nedeniyle meydana gelen trafik kazasında minibüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, müvekkilinin önce ...Hastanesine götürüldüğünü. ancak durumunun ağır olması nedeniyle Diyarbakır Eğitim ve Araştırma hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındığını,
müvekkilinin uzun süre yoğun bakımda kaldığını ve yoğun bakımdan çıktıktan sonra da önce uzun süre fizik tedavi gördüğünü, ardından psikolojik tedavi gördüğünü ve tedavilerinin devam ettiğini, Dicle Üniversitesinden alınan Adli Tıp Raporunda müvekkilinin sürekli maluliyet oranının %5 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin KPSS sınavına da giremediğini ve bu durumun psikolojisini ayrıca etkilediğini ileri sürerek fazlası saklı şimdilik ...TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, ...TL manevi tazminatın ise davalı ...kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Dava, davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu yolcu minibüsünün karışmış olduğu tek taraflı trafik kazası nedeniyle kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile sürücüye yöneltilmiş maddi tazminat istemi ile sürücüye yöneltilmiş manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı ile soruşturma aşamasında beyanı alınan kişiler ve ...hakkında taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçu nedeniyle düzenlenen iddianamenin incelenmesinden, davacının davalı ...tarafından yolcu taşımacılığında kullanılan minibüse bindikten sonra minibüs seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen aracın arka kısmına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, kaza esnasında araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.
Bu hali ile davanın taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır.
Taşıma Sözleşmesi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenmiş ise de; ...tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/k maddesinde tüketici tanımlanmış "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" 3/ı maddesinde ise tüketici işlemi "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun 73/1 maddesinde, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2 maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği belirtilmiştir. Ayrıca HMK'nın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmış olup, HMK'nın 115. maddesi hükümleri gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen dikkate alınması gereken hususlardandır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 30. maddesinde usul ekonomisi ilkesi düzenlenmiş, hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Aynı Kanun'un 57. maddesinde "ihtiyari dava arkadaşlığına" yer verilmiş, 166/4. maddesinde "davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantının varsayılacağı" hükme bağlanmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesinde ise "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde aralarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, buna göre yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca işbu davaya bakma görevinin tüketici mahkemesine ait bulunduğu açıktır. Dava konusu olayda davalı sigorta şirketi ile davacı arasındaki uyuşmazlığı inceleme görevi Ticaret Mahkemesine ait ise de işbu dava, taşıyan olan davalıya karşı birlikte açılmıştır. Bu durumda davalılar arasında bağlantı olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği de muhtemeldir.
Hal böyle olunca usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkeme, görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden inceler ve görevsiz olduğu kanısına varırsa kendiliğinden görevsizlik kararı verir. Taraflar da, yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile mahkemece re’sen, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Çünkü görev her halükarda dava şartlarındandır.
Bu durumda davanın, davacı yolcunun, davalı ...sürücülüğünü yaptığı yolcu minibüsünde yolcu iken meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olması, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma sözleşmesinden kaynaklanması ve davacınında tüketici vasfına sahip olması nedeniyle davacı ile davalı taşıyan arasındaki temel ilişki olan taşıma sözleşmesinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalması nedeniyle davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine aittir. Açıklanan nedenlerle Diyarbakır Tüketici Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/629, K. 2024/571, 4 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama