KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/828
- Karar No
- 2025/79
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 17/07/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
1.616 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, ... tarihinde müvekkiline ait ve dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davalı şirketin maliki olduğu dava dışı ...sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsüne %100 kusur atfedildiğini, müvekkili tarafından değer kaybı ve ikame araç bedelinin tespitine yönelik haricen alınan eksper raporunda değer kaybının 75.000,00 TL ve ikame araç bedelinin 7.500,00 TL olarak hesaplandığını,
alınan rapor ile birlikte kaza tarihinden ...plaka sayılı aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen ...Sigorta A.Ş.'ye yapılan başvuruya istinaden 56.500 TL değer kaybı ödendiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar miktarı 74.930,00 TL olduğundan kazanın meydana geldiği ...teminat limitinin 120.000 TL olduğu göz önüne alındığında sigorta şirketinin ödemesi ile limit dolduğundan bakiye kalan değer kaybı ile ikame araç bedelinin tahsili için davalı araç maliki aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin
devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davaya konu kazanın Mardin'de gerçekleştiğini, davanın haksız fiilen gerçekleştiği yerde açılması gerektiğinden yetkili mahkemenin Mardin Mahkemeleri olduğunu, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, bir an için müvekkili şirkete ait araç sürücünün kusuru bulunduğu düşünülse dahi olayda davacı şirkete ait araç sürücüsünün de kusurunun bulunduğunu, kazanın oluşuna ilişkin tanıklarımız mevcut olup ilerleyen aşamalarda isimlerinin bildirileceğini,
kazayı gören güvenlik kameraları görüntülerinin ve yine kazayı gören MOBESE kamerası görüntülerinin celbi gerektiğini, davacı tarafça tek taraflı hazırlanan rapora itibar edilemeyeceğini, değer kaybına ilişkin bilirkişi raporu alınacaksa ZMMS genel şartlarına göre hesaplama yapılması gerektiğini beyan ederek, davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, davacıya ait ...plaka sayılı aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, ...plaka sayılı aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen ...Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davacıya değer kaybına ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediği, aracın makul onarım süresi ve ikame araç bedelinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın işletenine yöneltilmiş bakiye değer kaybı tazminatı ile ikame araç bedelinin tahsiline yönelik Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
...tarihinde davacıya ait ...plakalı araç ile davalı şirketin maliki olduğu ...plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı şirkete ait ...plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde dava dışı ...Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, kaza tarihinde davacıya ait ...plakalı aracın dava dışı ...Sigorta A.Ş. Nezdinde kasko sigortalı olduğu ve ...Sigorta Ekspertiz Hizmetleri Ltd.
Şti. tarafından kasko poliçesi kapsamında açılan hasar dosyasında düzenlenen ekspertiz raporuna göre davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin 65.392,40 TL olarak belirlendiği, davalı şirkete ait aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen ...Sigorta A.Ş.
Tarafından değer kaybına ilişkin olarak davacıya ...tarihinde 56.500,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından 18.500,00 TL değer kaybı ve 7.000,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplamda 26.000,00 TL'nın takip tarihinden itibaren işleyecek adi kanuni faizi ile birlikte tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, elde ki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı,
dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalıya ait araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise oranı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, değer kaybına ilişkin dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı, aracın tamirde kaldığı süre boyunca davacının ikame araç bedeli talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
Tarafların tüzel kişi tacir ve uyuşmazlığın tacirler arası haksız fiilden kaynaklandığının anlaşılmasına göre uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Davacı şirketin merkezi Diyarbakır'dadır. Davaya konu trafik kazası Mardin'de gerçekleşmiş ise de, davanın haksız fiilden kaynaklanmasına ve 6100 sayılı HMK.'nun 16.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi ve icra dairelerinin de yetkili olduğunun anlaşılmasına göre davalı-borçlunun gerek icra dairesinin gerekse mahkememizin yetkisine yetkisi yetki itirazı yerinde görülmeyerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 85.maddesinde “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmüne, aynı Kanun'un 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa,
bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir.
Davalı şirket kazaya karışan ...plaka sayılı aracın işleteni olup, sürücünün kusuru nedeniyle meydana gelen bir zarar var ise, sürücünün kusuru oranında zararı karşılama yükümlülüğü bulunmaktadır.
Dosya kapsamından, ...tarihinde saat ...sıralarında, sürücü ...sevk ve idaresindeki ...plakalı aracı ile Mardin istikametinden Kızıltepe istikametine seyir halindeyken aracın ön kısımları ile, aynı istikamette sağ şeritte kırmızı ışıkta bekleyen ...sevk ve idaresindeki davacıya ait ...plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmakla, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete ait araç sürücüsü ...%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve bu suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği açıktır.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 26/05/2022 tarih ve2020/120 E.-2022/1380 K. sayılı ilamı)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 82.330,25 TL değer kaybı oluştuğu, yine bilirkişi raporunda davacıya ait aracın makul onarım süresinin 10 gün olduğu ve bu süreçte benzer nitelikte nitelikteki aracın günlük ikame bedelinin 750,00 TL olduğu ve toplamda araç mahrumiyet bedelinin 7.500,00 TL olduğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce de benimsenmiş ve davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta 82.330,25 TL değer kaybı meydana geldiği, ikame araç bedelinin ise 17.500,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Davadan önce davalıya ait aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen ...Türk Sigorta A.Ş. tarafından davacıya 56.500,00 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamında sabittir. Sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye değer kaybı 25.830,25 TL'dir. Davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı işletene ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle davalı işleten bakiye değer kaybı ile ikame araç bedelinin tamamının ödenmesinden sorumludur.
Buna göre davacının bakiye değer kaybı alacağı 251830,25 TL, ikame araç bedeli ise 7.500,00 TL kabul edilmiş, davanın itirazın iptali davası olması nedeniyle icra takibinde talep edilen miktarlar üzerinden davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının kabulüne, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, davalının Diyarbakır İcra Dairesinin esas sayılı dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile icra takibinin 26.000,00 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.776,06 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 444,02 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 1.332,04 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 444,02 TL peşin harcın toplamı olan 871,62 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 225,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.925,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 26.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/828, K. 2025/79, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama