KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/156
- Karar No
- 2025/1336
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 30/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.071 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .....ile müvekkil şirketi arasında ticari ilişkiden kaynaklı .....tarihli cari hesap bulunduğunu, söz konusu .....tarihli cari hesaba dayalı .....E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, takibin devamını ve davalı tarafından yapılan itirazın iptalini dava ve talep etmiştir. Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER
Davanın öncelikle Silvan .....Asliye Hukuk Mahkemesinde .....tarihinde açıldığı, Silvan .....Asliye Hukuk Mahkemesince .....Esas ve ....Karar sayılı kararı ile .....tarihinde davanın ticari dava olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilip istinaf edilmeksizin kesinleştiği ve Mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davalının tacir olup olmadığına yönelik araştırma yapılmış, Gelir İdaresi Başkanlığı Diyarbakır Defterdarlığı Silvan Mal Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda davalının bilanço usulüne göre defter tuttuğunun belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce Mali müşavir bilirkişisinden aldırılan raporda özetle; Davacının ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu tespit edildiği, Davacının muhasebe kayıtları bilgisayar sistemi ile tutulmakta olduğunu, Muavin defter kayıtları ana grup hesap hesapları ve defterler birbiriyle mutabakat içinde olduğunu, Davacının .....icra takibine konu 23.987,23 TL davalıdan alacaklı olduğu, 2024 yılında Gelir İdaresine beyan edilen BA/BS formları üzerinden davalı davacının beyanlarında mutabık oldukları kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın, taraflar arasındaki cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan borca itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise fatura içeriğinde yazılı ürünlerin teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre Silvan İcra Dairesinin ...... sayılı borca itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak çıkarılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmadığı bu sebeple davayı tümden reddettiği kabul edilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davacı tarafça itirazın iptaline yönelik davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği bu anlamda her bir İcra Dosyası üzerinde yapılan incelemede ödeme emrine itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır.
İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3)
Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.
Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır.
Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişice dosyaya sunulan .....tarihli raporda; Davacının ticari defterlerinin ilgili kanun hükümlerine göre uygun tutulduğu tespit edildiği, Davacının muhasebe kayıtları bilgisayar sistemi ile tutulmakta olduğunu, Muavin defter kayıtları ana grup hesap hesapları ve defterler birbiriyle mutabakat içinde olduğunu, Davacının .....icra takibine konu 23.987,23 TL davalıdan alacaklı olduğu, 2024 yılında Gelir İdaresine beyan edilen BA/BS formları üzerinden davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.
Rapor taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davacı tarafça sunulan ticari defter kayıtlarının HMK m. 222 uyarınca usulüne uygun şekilde tutulduğu, davalı tarafça ticari defterlerin dosyaya sunulmadığı davacının takibe konu tutar kadar davalıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporu ile saptandığı anlaşıldığından açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2025/1336, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama