KÜNYE
T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/318
- Karar No
- 2025/1061
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/03/2025
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
Karar Metni
2.214 kelime·11 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili, .....tarihli dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde davalı şirket nezdinde "....." Poliçe No ile sigortalı olan ve sürücü .....sevk ve idaresindeki "....." plaka sayılı araç ile müvekkilinin "....." plaka sayılı aracına çarpması neticesinde müvekkilinin aracının hasar görmesine neden olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda karşı taraf sürücüsünün 96100 kusurlu bulunması nedeniyle, müvekkilinin aracının davalı sigorta tarafından yaptırıldığını ancak müvekkilinin aracının hasar görüp bu hasarın giderilmesi amacıyla yapılan tamir sonucunda araçta meydana gelen değer kaybının giderilmedi;
davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde de müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını ayrıca arabuluculuk sürecinin de anlaşamama olarak sonuçlandığını, Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca trafik kazası nedeni ile araçta oluşan değer kaybı gerçek zararkapsamında olup, kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS tarafından bu zararın karşılanması gerektiği fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçtaki değer kaybının, davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemiyle işbu davanın gereğinin hasıl olduğunu belirterek;
davalarının kabulü ile şu aşamada gerçek zararın tespit edilmesi mümkün olmadığından şimdilik 1 TL 'lik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi" incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı sigorta şirketi tarafından tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA
Davalı .....Sigorta Anonim Şirketi'nin vekili, cevap dilekçesinde özetle; .....plakalı aracın hasarı nedeniyle .....numaralı dosyanın açıldığını ve dosyadan KDV hariç 28.023,20 TL hasar onarım ödemesi yapıldığını, herhangi bir tazminat hesaplaması bilirkişi raporu alınması durumunda teminat limitlerinin yapılan ödemeler dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ek olarak davacı tarafın dava öncesi başvurusuna istinaden 25.000,00 TL reel değer kaybı ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunu yerine getirdiğini,
aksi durumda davayı kabul anlamına gelmemek şartıyla müvekkili şirketin bakiye sorumluluğunun tespit edilirken ödeme tarihindeki verilere göre ödeme tarihinde bakiye sorumluluğunun bulunup bulunmadığının poliçe teminat limitleri dikkate alınarak tespitinin gerektiğini, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna başvurması gerektiğini, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın taleplerinin fahiş boyutta olduğunu,
değer kaybının belirlenebilmesi için birden çok kriterin incelenmesi, bu incelemenin de, konusunda uzman, ehil ve tarafsızlığı tartışılmayacak bilirkişiler kanalı ile yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybı tazminat tutarının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlar tebliğine göre hesaplanması gerektiğini, sayın bilirkişiye bu yönde hesaplama yapılması talimatı verilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının, maddi teminat limitinin %15'ini aşamayacağını, ayrıca,
aracın daha önce başka bir kazaya karışıp karışmadığı taraflarınca bilinmediğini, davacıya ait aracın daha önce kazaya karışmış olması durumunda orijinalliğinin de bozulması zaten söz konusu olmayacağından, araçta bakiye değer kaybının da yaşanmayacağını, bu hususun tespiti için aracın tramer kaydını talep ettiklerini, eğer bir tazminata hükmedilecekse, kıymet kazanma tenzilinin uygulanması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespitinin gerektiğini,
müvekkili şirketin sigortacı olarak faiz ancak Karayolları Trafik Kanununun 99. Maddesi gereğince temerrüt tarihinden, yani kendisine gerekli tüm belgelerle birlikte yapılan müracaattan 8 işgünü sonrasından itibaren söz konusu olabileceğini, dava tarihinden önce gerekli tüm belgelerle birlikte müvekkili şirkete yapılmış usulüne uygun herhangi bir başvurunun bulunmadığını, bu sebeple, müvekkili şirketten ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davayı asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla zararın giderilmesinde asıl olan hasar gören parçanın onarımı veya eş değeri ile değiştirilmesi gerektiğini,
davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin zorunlu mali mesuliyet poliçesinden ödenecek zararlardan olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte sigorta teminatı zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, hesaplanacak tutar yönünden iskonto indirimi yapılması gerektiğini belirterek; davanın reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin reddine, kusur oranı bakımından ve değer kaybı miktarının tespiti yönünden mahkemece bilirkişi tetkikatı yaptırılmasına, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının müterafik kusurunun tazminattan indirilmesine,
müvekkili şirketin sorumlu bulunması durumunda, sorumluğunun poliçe limit ile sınırlı olacağına, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile müvekkil şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER
.....Tarihli Trafik Bilirkişi Raporunda; .....plakalı araç sürücüsünün. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67.ve 84. maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137. maddesinde (67/A:Araç Sürücülerinin.
Park etmiş araçlar arasından çıkarken, taşıt yolunun sağına veya soluna yanışırken, şerit değiştirirken, sağa, sola, geriye dönerken, geri giderken ve bunlara benzer hallerde; karayolunu kullanalar için tehlike ve engel yaratmamaları ve manevraları sırasında esas ve usullere uymaları mecburidir, 67/B:Araç sürücülerinin geri gitme, geri dönüş, duraklanan veya park edilen yerlerden çıkış manevraları, 2) Duraklanan ve parkedilen yerden çıkılırken, a) Araçlarını ve araçların etrafını kontrol etmeleri, b) Sakıncalı bir durum olmadığını gördükten sonra araçlarını çalıştırmaları, 84/J: Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,
kuralına riayet etmediği) yer alan açıklaması yukarıda yapılan kuralları ihlal etmiş olduğu, anlaşıldığından meydana gelen kazada % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Şoför .....(.....plakalı ) :2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yer alan herhangi bir kural ihlali yapmadığı ,anlaşıldığından meydana gelen kazada kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır.
.....Tarihli Makine Mühendisinden Alınan Bilirkişi Raporunda. Davaya konu .....tarihli kaza sonucunda hasar gören ve davacıya ait olan .....plakalı araca ilişkin olay tarihi itibariyle.
Araçta oluşan hasar ile meydana gelen kazanın uyumlu olduğu, Davaya konu kaza sonrası davacıya ait araçta hasar tespitine ilişkin düzenlenen eksper raporunda hasar onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu, c. Araçta oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geldiği, d. Araçta meydana gelen değer kaybı miktarının 80.000,00 TL olduğu, e.
Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeline ilişkin .....tarihinde davacı vekiline ödenen 25.000,00 TL'nin, ödeme tarihi itibariyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli için yeterli olmadığı, f. Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeli olarak .....tarihinde davacı vekiline ödenen 25.000,00 TL tenzil edildiğinde, bakiye değer kaybı miktarının 55.000.00 TL, (80.000,00 TL — 25.000,00 TL= 55.000,00 TL) olduğu görüş ve kanaatindeyim.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu hasar miltarının tespiti, bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araca takılan parçaların ve önceki halinin orjinal olup olmadığı ve bundan kaynaklı arada fark bedelinin doğup doğmadığı, davacının hasarsızlık indiriminden faydalanmasından kaynaklı zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi,
aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir.
Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.
Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir.
Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması,
Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı,
aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;
.....tarihinde trafikte seyir halinde iken dava dışı sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı araç ile davacıya ait bulunan .....plaka sayılı çarpışması sonucu çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, Mahkememizce alınan .....tarihli trafik bilirkişisi raporuna göre dava konusu olan .....ve .....Plakalı araçlar yönünden kusur değerlendirmesinde davalı .....SİGORTA A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile .....plakalı araç sürücüsü .....,
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/1-c (Önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek (Yakın takip)) Maddesinin ihlali doğrultusunda %100 oranında ASLİ kusurlu olduğu, davacıya ait olan .....plakalı araç sürücüsü .....’nin ise çarpmadan dolayı kusur ve kural ihlalinin olmadığının tespit edildiği görülmüş, bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli dahil tüm verilerin tartışıldığı anlaşıldığından bilirkişisi raporu hükme esas alınmıştır.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere gerçek zararın bulunması için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup makine mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda .....plakalı araçta oluşan hasar ile kazanın uyumlu olduğu, davaya konu kaza sonrası davacıya ait araçta hasar tespitine ilişkin düzenlenen eksper raporunda hasar onarımına ilişkin yapılan tespitlerin davaya konu kaza ile uyumlu, araçta oluşan hasara bağlı olarak araçta değer kaybının meydana geldiği, araçta meydana gelen değer kaybı miktarının 80.000,00 TL olduğu,
davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeline ilişkin .....tarihinde davacı vekiline ödenen 25.000,00 TL'nin, ödeme tarihi itibariyle dava konusu araçta meydana gelen değer kaybı bedeli için yeterli olmadığı, Davalı .....Sigorta A.Ş. tarafından değer kaybı bedeli olarak .....tarihinde davacı vekiline ödenen 25.000,00 TL tenzil edildiğinde bakiye değer kaybı miktarının 55.000.00 TL, (80.000,00 TL - 25.000,00 TL= 55.000,00 TL) olması gerektiğine dair rapor tanzim edildiği, değer kaybı miktarının tespitinde Yargıtayca kabul edilen nisbi metod yönteminin kullanılarak rapor hazırlandığı görülmüştür.
Buna göre davacı tarafça davalı sigorta şirketine dava açmadan önce yapmış olduğu başvuru sonrası 25.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığının sabit olması ve poliçe teminat tutarının kaza tarihi itibariyle 300.000,00 TL olduğu gözetilerek davalı sigorta şirketinin ödenmeyen bedelden sorumluluğu poliçe teminat kalan tutarı olduğu kanaatiyle aradaki farktan sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Değer kaybı tazminatı gerçek zararlar arasında olup, davalı ZMMS sigortacısı şirketi akdi sorumlu olması nedeni ile; araç maliki ise işleten sıfatı ile bu tazminat talebinden sorumlu olduğu anlaşılmakla kusur ve zarara yönelik her iki raporun da hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatiyle davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Ek olarak davacı vekilince dava açılmasından önce sigorta şirketine .....tarihinde başvurunun tebliğ edildiği, başvuru sonrası yasal 15 günlük süre geçtikten sonra işbu davanın açıldığı, davalının aracının kullanım amacının hususi olması nedeniyle de yasal faize hükmedilmiş davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi 8 iş günü sonrası sayılarak faizin başlangıç tarihi belirlenmiştir.
Katip Hakim
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/318, K. 2025/1061, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama