İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/944 K.2025/1234

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2025/944Karar2025/1234Tarih3 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.933 kelime

KÜNYE

T.C. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi

Esas No
2025/944
Karar No
2025/1234
Karar tarihi
3 Aralık 2025
Esas no
—
Karar no
—
Hakim
—
Katip
—
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Davalı
—
Vekili
—
Dava
Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
Dava tarihi
17/07/2025
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
—
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.933 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde Diyarbakır ili, Fabrika Mahallesi, Elazığ Bulvarı adresinde, .....plakalı otobüsün içinde yolcu olarak bulunan müvekkil otobüs şoförünün ihmalinden ve kusurundan dolayı yaralanmış ve bedensel hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının zorunlu emekli olduğunu, davalı sürcücünün olayda asli kusurlu olduğunu belirterek; geçici iş göremezlik kaybı, sürekli iş göremezlik kaybı, bakıcı gideri, tedavi gideri talebinde bulunarak davasının kabul edilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP VE SAVUNMA

Davalı .....vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkiline yönelik bir arabuluculuk süreci yürütülmediğini, şayet arabulucluk süreci yürütülmemiş ise öncelikle dava şartı eksikliğinden davanın reddini, müvekkil kaza tarihinde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi bünyesinde şoför olarak çalışmaktaydı ancak dava sonda işine son verildiğini, bu sebeple işsiz olduğunu, müvekkil belediye şehir içi otobüs şoförü olarak söz konusu kazaya karışmış olup bu kazaya ilişkin araç içi ve kapı önünü gösteren kamera kayıtlarının mutlaka dosyaya celbi gerektiğini,

bu kayıtlar ile soruşturma dosyası olan Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi .....Esas sayılı ceza dava dosyasının dosyaya celbi ile kusur tespitinin yapılmasını talep ettiği, şehir içi araçlarda şoför mahallinin yanında bulunun ön kapı araca binmek ve arka kapı ise inmek için kullanılmaktadır.

Söz konusu kaza sırasında davacı arka kapıdan binmeye çalışarak kazaya sebebiyet verdiğini, her ne kadar müvekkilin aracı kontrol ederek hareket etmesi gerekiyorsa da aynı şekilde yolcunun da kurallara uygun olarak araca binmesi ve inmesi gerekir.

Dava dilekçesinde de belirttiği üzere davacı araçtan inilmesi gereken kapıdan inip tekrar binmiş olduğunu, oysaki söz konusu kapıdan binmenin yasak olduğunu, Davacının da belediye personeli olduğu dikkate alındığında bu hususa vakıf olması beklenir. Bu sebeple davacının müteferrik kusurunun dikkate alınmasını talep ederiz.

Kusura ilişkin olarak adli tıp kurumundan kusur raporunun alınmasını talep ederiz. davacının geçici ve kalıcı iş göremezlik durumu tıbbi bir konu olup tüm tedavi evrakları alındıktan sonra adli tıp kurumuna gönderilerek maluliyet raporunun aldırılmasını talep ettiği, davacının raporlu olduğu dönemde maaşının eksik ödenmesi çalıştığı kurum ile alakalı olup iş bu davada talep edilmesine imkan olmadığını, davacının emekli olduktan sonra hali hazırda çalışan bir işçinin maaşı üzerinden tazminat talep etmesine imkan olmadığını, emekli maaşı üzerinden şayet maluliyeti tespit edilirse hesaplanması gerektiğini,

manevi Tazminat taleplerinin zenginleşme aracının olmaması gerektiğini, ancak bunun için kusur durumu, maluliyet ve tarafların sosyo ekonomik durumların dikkate alınması gerektiğini, izah edilen hususlar ve dosya kapsamında yapılacak yargılamadan sonra. Maddi ve Manevi Tazminat Taleplerinin reddini, yargılama giderleri ile harçların davacılar üzerine bırakılmasını talep ettiği,

Davalı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usuden reddini, zira davacı taraf dava dilekçesinde olayın meydan gelmesinde otobüs şoförünün kusurunun bulunduğunu, dolayısıyla hizmet kusurundan kaynaklanan davanın görev yönünden reddinini, davacının dava dilekçesinde diğer davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğuna dair bir beyanda bulunmadığını ve bu hususa ilişkin bir belge sunmadığının görüldüğünü,

bu sebeple zorunlu mesuliyet sigortası çerçevesinde sigorta şirketinden tazminat talep edilmesi ve dava dilekçesi ekinde davacının sigorta şirketin başvuruda bulunduğuna ilişkin bir belge sunmadığının görüldüğü, dolayısıyla eldeki davada dava şartının yerine getirilmediği, diğer yandan davanın trafik kazasından kaynaklı olarak doğan maddi ve manevi zararlara ilişkin tazminat talepli bir dava olması, davanın ticari davalardan olmayıp her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı,

davanın görevsizlik nedeniyle görev yönünden usulden reddine karar verilmesini talep zorunluluğu hasıl olduğunu, dava dilekçesi eki ile sunulan belgelerin uyap üzerinden incelenmesinde; .....tarihli Adli Trafik Bilirkişi .....tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda diğer davalı sürücü .....asli kusurlu olarak görülmüş olduğunu, Müvekkil idareleri açısından bir kusur tespit edilmediğini, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik ve 6111 sayılı kanun kapsamı dışında kalan SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararı yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini, somut olayda,

trafik sigorta poliçesi teminatı içinde değerlendirilmesi gereken geçici iş göremezlik tazminatı ve SGK tarafından karşılanmayan fatura edilmeyen tedavi giderleri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği kabul edilerek inceleme yapılması gerektiğini, göz önünde bulundurulacak sebeplerden ötürü, davanın görevsizlik nedeniyle, husumet yönüyle müvekkil idare yönünden reddini, aksi halde yukarıda ileri sürülen itirazları dikkate alınarak açılan davanın reddini yargılama harç ve giderleriyle vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı .....Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olup, müvekkili olan şirkete başvuruda bulunmamış olduğunu, dolayısıyla, sözü edilen düzenlemelere göre; zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna eksik belge ile başvurmaları halinde, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava yoluna gitme hakları bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacının maluliyet oranının adli tıp kurumu marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini,

huzurdaki dava konusu somut olayda davacının maluliyet oranını gösterir dosyada mübrez adli kurul raporu bulunmadığını veya taraflarına tebliğ edilmediğini, davacının kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığına ilişkin bilgi ve belge sunulmadığını, bu kapsamda davacının geçici iş göremezlik zararının bulunmadığını, davacının güncel sgk hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafından bakıcı tutulduğu belgeler ile ispatlanamadığını,

dolayısıyla itirazlarımız baki kalmak kaydıyla her halükarda bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından tedavi gideri altında talep edilen masraflara ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığı ve yapılan giderlere ilişkin belge sunulmadığından tedavi gideri taleplerinin reddini, davacının kaza nedeniyle vücudunda yaralandığı bölgeler dikkate alındığında emniyet kemeri takmadığı ve bu nedenle zararın artmasına sebep olduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, dolayısıyla davacının müterafik kusuru bulunduğundan belirlenecek tazminat tutarından BK.52. maddesi gereği indirim yapılmasını,

açıklanan sebeplerle; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddini, itirazlarımız saklı kaydıyla tarafımıza tebliğ edilen davacının maluliyeti gösterir adli rapor bulunmadığından, maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi,

ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının bu yöndeki taleplerinin reddini, geçici iş göremezlik, bakıcı, tedavi ve ulaşım giderine ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddini, Sorumluluğa esas kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, davacının müterafik kusuru dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasını, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkil şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

28/05/2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 Sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır.

Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 Sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.

Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın ise satıcı, sağlayıcı olması gerekir.

Somut olayda; davanın açıldığı tarih itibariyle 6502 sayılı yasanın yürürlükte olup, davacı ticari veya mesleki olmayan amaçla şehir içi yolcu otobüsünde seyahat eden tüketici, taşıma sözleşmesinin karşı tarafı olan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin aracın maliki olması nedeniyle satıcı/sağlayıcı konumunda olduğu ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan, davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmayan davalı sigorta şirketine yönelik açılan davanın ticari dava niteliği bulunmakta ve bu davalı yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ve buna göre her ne kadar ön inceleme celsesi icra edilmiş ise de ; göreve ilişkin olarak her aşamada hüküm kurulabileceği gibi taşıyıcı ve sürücü olan davalılara karşı açılan dava ile bağlantı olması, usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.

Buna göre aynı nitelikteki Bursa BAM 5 HD 10/10/2025 tarih ve 2022/1454 Esas ve 2025/1386 Karar Sayılı kararı ile şehir içi yolcu otobüsünde gerçekleşen kaza nedeniyle sigortacı ile araç malikine karşı açılan davada "... davacı ile sözleşme ilişkisi bulunmayan davalı sigorta şirketine yönelik açılan davanın ticari dava niteliği bulunmakta ve bu davalı yönünden uyuşmazlığı inceleme görevi ticaret mahkemesine ait ise de; taşıyıcı ve sürücü olan davalılara karşı açılan dava ile bağlantı olması,

usul ekonomisi, daha isabetli bir karar verilmesi ve davaların makul bir süre içinde bitirilmesi yükümlüğü açısından, davaların birlikte görülmesi gereklidir. Ayrıca davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın da ticaret mahkemesine göre daha özel nitelikteki tüketici mahkemesinde görülmesi, göreve ilişkin usul kurallarına da uygun düşecektir.

Bu hali ile eldeki davada tüketici mahkemesinin görevli olması sebebiyle mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik yoksa tüketici mahkemesi sıfatıyla davaya bakılması gerekirken görev kuralı gözetilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmek suretiyle uyuşmazlıktaki görev meselesi detaylıca tartışıldığı anlaşılmıştır.

Yine Diyarbakır BAM 2. HD nin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi ile Diyarbakır 3.Tüketici Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlığına ilişkin olarak.

12/05/2025 tarih ve 2025/440 Esas ve 2025/753 Karar sayılı merci tayinine ilişkin kararında; "...Başka bir anlatımla, davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu durumlarda, bunlar hakkında birlikte açılan davalar, birbirlerinden bağımsız olduğundan, görevli mahkeme her bir dava bakımından ayrı ayrı belirlenmeli ise de; ihtiyari dava arkadaşı durumundaki davalılardan biri (veya birkaçı) hakkındaki dava genel mahkemenin, diğeri (veya diğerleri) hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, davaların özel mahkemede görülmesi gerekir (Yargıtay HGK'nın 05/05/2004 tarihli ve 2004/9-261 E., 2004/254 K. sayılı kararı).

Somut olayda; davacı ile davalılardan ....... Ltd. Şti. arasındaki dava, yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Zira davacı tüketici konumunda olup, davalı turizm şirketi ile aralarında akdedilen yolcu taşıma sözleşmesi bir tüketici işlemidir. Bu nedenle, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı TKHK'nın 3(1)-k-l, 4(3), 73(1), 83(2) ve geçici 1. maddeleri uyarınca dava konusu işlem bir tüketici işlemi olup, uyuşmazlığı çözmeye tüketici mahkemeleri görevlidir.

Davacı ile diğer davalılar arasında akdî ilişki bulunmayıp bu davalıların sorumluluğu ise haksız fiil hükümlerine tabi olup adı geçen davalılar yönünden ise 6100 sayılı HMK m. 2(1) hükmü uyarınca asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Bu gerekçelerle, eldeki uyuşmazlıkta davalı .....Ltd.

Şti. yönünden tüketici mahkemesi, diğer davalılar yönünden asliye hukuk mahkemesi görevli ise de, yukarıda anılan ilke ve esaslar uyarınca tüketici mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri aynı düzeyde mahkemeler olup aralarında yargılama usulü yönünden esaslı farklılıklar bulunmadığından uyuşmazlığın bir bütün hâlinde özel mahkeme olan tüketici mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden; görevli mahkemenin Diyarbakır .....Tüketici Mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır...

Denildiği görülmüştür.

O halde davacının şehiriçi yolcu otobüsünde yolculuk ettiği esnada kazanın meydana gelmiş olması nedeniyle açılan davada tüketici uyuşmazlığı bulunduğu tespit edilmiş olup Mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,

2-Görevli mahkemenin DİYARBAKIR TÜKETİCİ MAHKEMESİ olduğuna,

3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,

4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti, ara buluculuk ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip Hakim

Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/944, K. 2025/1234, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia Ve Talep
  5. Cevap Ve Savunma
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/944
Karar No
2025/1234
Tarih
3 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/944 K.2025/232
  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2025/963
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2025/830
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/945 K.2025/901
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/945 K.2025/1521
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/946 K.2025/831

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.