KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/399
- Karar No
- 2026/309
- Karar tarihi
- 17 Mart 2026
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen
- Dava tarihi
- 26/11/2024
- Karar yazım tarihi
- Mahkememize açılan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
721 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Dava
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .....tarihinde .....sevk ve idaresindeki plakalı aracın müvekkil şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan .....plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada davalı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, müvekkil şirketi yönünden ödenen tazminat 15.922,83 TL tutarında tazmin edildiğini, müvekkil şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinin kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan rücuen tazminine yönelik başlatılan davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi davalıya tebliğe çıkarılmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, KASKO poliçesi kapsamında trafik kazasından dolayı dava dışı sigortalıya davacı sigorta şirketince yapılan ödemenin kazaya kusuru ile sebebiyet verdiği ileri sürülen davalıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Dava ilk olarak .....tarihinde Silvan Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Silvan Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış, Silvan .....Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile) .....esas sırasına kaydedilen dava dosyası ile ilgili olarak yapılan yargılama neticesinde .....tarihinde .....karar numarası ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın istinaf edilmemesi nedeniyle .....tarihinde kesinleştiği ve mahkememize gönderilerek iş bu esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re'sen) dikkate alınmalıdır.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesi benimsenmiştir.
Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davasında görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda. 22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası ticari dava sayılamaz. Bu dava aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir. Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir.
Somut olaya bakıldığında; davacının sigortalısı olan dava dışı .....tacir olmayıp, kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtlarının incelenmesinde de kullanım amaçlarının hususi olduğu, davacının iddia ettiği olayın ise haksız fiil niteliğinde olduğu, haksız fiilin TTK'da düzenlenmeyip TBK'da düzenlendiği, halefiyete dayalı olarak rücuen tazmin istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığından, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/399, K. 2026/309, 17 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama