KÜNYE
T.C. Gaziantep 2 Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/780
- Karar No
- 2023/540
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 24/06/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 10/11/2023
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstinaf öncesi yargılamada:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/06/2009 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken aracın devrildiğini ve araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, tedavi gördüğünü, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihinde ZMMS bulunmadığından davanın ... yöneltildiğini, açıklanan bu nedenlerle; şimdilik 100 TL maddi tazminatın davalı ... alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davayı kabul etmediklerini, davacı iddialarının ispatlanması gerektiğini, müvekkili aleyhine açılan bu davanın iki yıl ve uzamış ceza zamanaşımı süreleri içerisinde açılmadığını Müvekkili şirket aleyhindeki kesin ve somut delillere dayanmayan haksız ve hukuka aykırı davanın reddini ve gerekli yerlerden raporların alınması Hususunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava ölümlü/yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; davacı tarafça 19/06/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı olarak davacı asilin maluliyetine ilişkin eldeki tazminat davasının açılmış olduğu davalı tarafça süresinde ibraz edilen cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş olduğu karayolları Trafik kanunun 109.
Maddesininin incelenmesinde 1 nolu fıkrada; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza tarihinden başlayarak 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağı, 2 nolu fıkrada; dava cezayı gerektiren bi fiilden doğan ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olursa bu süre tazminat talepleri içinde geçerlidir hükmünün yer aldığı,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunun md. 66/3 ve 89/1'in incelenmesinde eldeki davadaki zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu eldeki dava açılmazdan önce davalı kuruma yapılan başvurunun kaza tarihi olan 19/06/2009 tarihinden 8 yıl geçtikten sonra yapılmış olduğu anlaşıldığından eldeki davanın zamanaşımı nedeni ile reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
İstinaf incelemesinde; Somut olayda, ...ın (kazada ölen) 19.06.2009 tarihinde, kullandığı ...plaka sayılı traktör ile ... istikametinde seyrettiği sırada traktörün devrilerek davacı tarafın ve beraberinde bulunan kişilerin yaralandığı, ...’ ın ise vefat ettiği verdiği anlaşılmıştır.
KTK'nın 109/1. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı, aynı kanunun 109/2 maddesinde ise davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanunun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde ceza kanununda öngörülen bu sürenin tazminat talepleri için de geçerli olacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yargılama konusu haksız eylemin suç niteliği taşıdığı anlaşıldığından somut uyuşmazlıkta 2918 sayılı KTK'nın 109/2 maddesinde düzenlenen uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Dava konusu olayda uygulanacak ceza zamanaşımı süresi ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 85/1. maddesi uyarınca 15 yıldır. Buna göre kaza tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Mahkemece, işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş, HMK'nun 353/1-a,6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİNİN 14/09/2022 TARİH 2020/1284 ESAS VE 2022/1474 KARAR SAYILI ilamı sonrası yapılan yargılamada ;
Yeni duruşma gün ve saati taraflara tebliğ edilmiş olup;
Mahkememizin 1 nolu celse 2 nolu ara kararı gereği dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle; ... plakalı traktör sürücüsü ...’ın, K.T.Kanununun 52/b maddelerine aykırı davranışı ile meydana gelen olayda ağır ihlal ve ihmalinin olduğunu, davacı yolcu ...’ın kazanın oluşumuna etken hatalı davranışının olmadığını mahkememize bildirmiştir.
Mahkememizin 1 nolu celse 2 nolu ara kararı gereği dosyanın maluliyet bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti hazırlamış oldukları raporda özetle; Özürlülük Ölçütü Sınıflandıması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kullanılarak hesaplanan kişinin zöürlülük oranının %19 olduğunu, tıbbi iyileşme ve rehabilitasyon süresi dikkate alındığında 6 ay süre ile geçici iş göremezliğe neden olduğunu, iyileşme dönemi içerisinde 4 hafta tam gün bakıcı ihtiyacı olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Mahkememizin 3 nolu celse 2 nolu ara karar gereği dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, bilirkişi hazırlamış olduğu raporda özetle.
Davacı sürekli maluliyet nedeniyle talepte bulunmuş olup, davacının PMF yaşam tablosu ile 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle Progresif Rant Yöntemine göre, kusur indirimsiz; %19 Oranında Maluliyete İlişkin Maddi Zararı 983.814,68 TL'sı ise de ZMMS poliçe teminat limiti sürekli sakatlık halinde kişi başına 150.000,00 TL'sı olduğunu, 30.03.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 6 ay geçici iş göremezlik süresi olduğu belirlenmiş olup,
olay tarihinde 14 yaşında olan davacının ekonomik güce kavuştuğuna ilişkin bir delil ibraz edilmediğinden yaşı itibarıyla ekonomik güce kavuşmadığı anlaşılmakla, davacının iyileşme süresi içerisinde efor kaybı nedeniyle tazminat talep edip/edemeyeceğinin takdiri yüksek mahkemelerine ait olduğunu, efor kaybı 2.528,31 TL'sı olduğunu, davacının bakıcı talebi olmadığından bu yönde değerlendirme ve hesaplama yapılmadığını mahkememize bildirmiştir.
Davacı vekiline dava açarken 100 TL olarak bildirdiği maddi tazminat talebinin hangi tazminat kalemlerinden olduğuna ilişkin beyanda bulunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça 17/05/2023 tarihinde mahkememize ibraz edilen beyan dilekçesi ile 100 TL maddi tazminat talebinin sürekli iş göremezlik talebine ilişkin olduğunu mahkememize bildirmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar istiap haddinin aşılması sebebi ile müterafik kusur indirimi talebinde bulunulmuş ise de mahkememizce aldırılan 25/07/2023 tarihli hesap bilirkişisi raporuna göre davacının mevcut zararının 983.814,68 TL olduğunu, bu bedel üzerinden %20 müterafik kusur indirimi yapılsa dahi hesaplanacak tazminat miktarının davalı ... ödeyeceği tazminat limitinin üzerinde kaldığı anlaşıldığından davacı taraf lehine hükmedilen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Davacı vekili davasını ıslah ederek dava değerini 150.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Tüm dosya kapsamı, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17. Hukuk Dairesinin 14/09/2022 tarih 2020/1284 esas 2022/1474 karar sayılı ilamı, denetime elverişli alınmış bilirkişi raporu ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/780, K. 2023/540, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama