KÜNYE
T.C. Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/413
- Karar No
- 2023/126
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2023
- Esas no
- .... Esas
- Karar no
- .....
- Hakim
- .....
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekilleri
- Av......
Karar Metni
906 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Av. .....
DAVALI : .....L
VEKİLLERİ : Av. ...... Av........ Av. ...... Av......
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2022
KARAR TARİHİ : 12/05/2023
GEREKÇE TARİHİ : 08/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle.
21-25 Ocak 2022 tarihleri arasında mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen kar yağışı nedeniyle müvekkiline ait taşınmazının çevre duvarlarının 25 cm yatmasına sebep olduğunu, ayrıca aydınlatma direk ve lambalarının hasar gördüğünü, müvekkilinin hasar tespiti yaptırarak söz konusu hasarı 150.000,00-TL masraf yaparak giderdiğini, taşınmazın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, dava öncesi sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını,
arabuluculuk görüşmelerinden netice alınmadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşınmazda oluşan hasara ilişkin olarak poliçedeki enflasyon klozuna istinaden enflasyon farkı dahil olmak üzere şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın,yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili Mahkememize sunduğu dilekçesinde dava değerini toplamda 146.502,60-TL'ye yükseltmiş, harç eksikliği ikmal edilmiştir. Dilekçenin davalı tarafa usulüne uygun tebliği sağlanmıştır.
CEVAP
Davalı vekili Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki poliçenin kar ağırlığı nedeniyle oluşan hasarı kapsamadığını, davacının taşınmazında oluşan hasar poliçe teminatı kapsamına girmediğinden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın taşınmazdaki yapısal kusurdan kaynaklı olduğunu savunarak davanın reddini savunmuş, Mahkememiz aksi kanaatte ise alanında uzman bilirkişilerce rapor tanzim edilerek tazminat hesabı yaptırılmasını ve poliçe limitinin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir.
YAPILAN YARGILAMA, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava mal sigortası poliçesinden doğan tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmiş, davacının dava dilekçesinde bildirdiği deliller ilgili kurumlara müzekkere yazılmak suretiyle toplanmış, hasar dosyası celp edilerek dava dosyası arasına eklenmiş, ön inceleme duruşma günü tayin edilerek taraflar duruşmaya davet edilmiştir.
Davacının huzurdaki davayı açmadan önce usulüne uygun şekilde arabuluculuk yoluna başvurduğu, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın aslının dosyaya sunulduğu, dava şartlarının sağlandığı, Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu görülmekle, taraflar arasındaki uyuşmazlık noktaları tespit edilmiş, tarafların sulh olamaması üzerine ön inceleme duruşması tamamlanarak işin esasına girilmiştir. Dosya inşaat ve elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır.
Mahkememizce keşif icrasıyla aldırılan heyet raporunda; keşif günü yerinden yapılan gözlem ve tespitler ile dava dosyasında yapılan inceleme ve tespitlere göre, duvar üzerinde biriken kar yükü nedeniyle taşıma gücü/devrilme tahkiki yetersiz kaldığı için eğilmeye başlayan duvarın hasar görmesinin ana nedeninin briket malzemeden yapılan dış cephe duvarının yetersiz temel boyutlarında olması ve duvar üzerinde yer alan tüm duvarı saran sarmaşık bitkisinin üzerinde kar biriktirmesi ve ağırlık oluşturmasından kaynaklandığını, davacını zararının hasar tarihi itibariyle 116.804,40-TL, dava tarihi itibariyle 146.502,60-TL olduğu yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir.
GEREKÇE VE KANAAT
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlar taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, denetime elverişli, dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır.
Taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesi incelendiğinde kar ağırlığından doğan zararların ek teminatlar başlığı altında açıkça teminat kapsamına alındığı görülmektedir. Gelinen aşamada davacının taşınmazında kar ağırlığı nedeniyle hasar meydana geldiği sabit olup bu hasar bilirkişi incelemesi ile denetime elverişli şekilde hesaplatılmıştır. Davalı her ne kadar davaya konu hasarın taşınmazdaki yapısal kusurlardan kaynaklandığını iddia etmekte ise de, TTK'nın 1409.maddesinin açık hükmü karşısında bu konudaki ispat yükü davalıya aittir.
''MADDE 1409- (1) Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.
(2) Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.''
Taşınmazda yapısal kusur varsa ve bu kusurlar taşınmazı kar ağırlığı karşısında zayıf hale getirdiyse davalının poliçe imzalamadan önce gerekli incelemeleri yaparak teminat kapsamını buna göre belirlemesi gerekmektedir. Poliçede 725.000-TL ek teminat limitiyle kar ağırlığından doğan hasarları teminat altına aldığına göre artık poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlüdür.
Bir diğer husus, bilirkişi incelemesinde duvar üzerini saran sarmaşık bitkisinin yağan karı üzerinde tutarak ağırlığı artırıcı etki yaptığı belirtilmiştir. Poliçe imzalandığı anda sarmaşık bitkisi zaten varsa davalı bu durumu bilerek poliçeyi imzalamış ve oluşacak hasrarı teminat altına almıştır. Sarmaşık bitkisi poliçe imzalandıktan sonra dikilmiş ve davalının durumdan haberi yoksa bu durumda TTK'nın 1409.maddesi hükmü gereğince ispat yükü yine davalı üzerindedir.
Dosya kapsamında davalı tarafça ispata yarar nitelikte delil sunulmadığına göre hasarın teminat kapsamında olduğunun kabulü gerekmiştir.
Diğer taraftan, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar tarihi ve dava tarihi itibariyle tazminat hesabı yapılmış olup, taraflar arasındaki poliçede enflasyon klozu başlığında hasar tarihi itibariyle oluşan zarara enflasyon farkının ekleneceği hususu yazmaktadır. Poliçe hükümlerine göre davacının dava dilekçesindeki ve ıslah dilekçesindeki talebi haklı görülmüş, dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davanın sübut bulduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde temerrüt tarihine ilişkin beyanda bulunmadığı anlaşılmış olup davacı vekilinin talebiyle bağlı kalınarak dava tarihinden işleyecek faizde karar kılınmıştır. (Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Kurulu'nun 24/05/2019 gün ve 2017/8 Esas- 2019/3 Karar sayılı kararı uyarınca dava dilekçesindeki talep geçerlidir)
Dosya kapsamındaki tüm deliller, yukarıda anılan mevzuat hükümleri hep birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Gaziantep 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/413, K. 2023/126, 12 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama