KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/786 Esas
- Karar no
- 2024/789
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 22/11/2021
Karar Metni
2.911 kelime·15 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin arabuluculuk aşamasında işvereni ve muhatabı olmadığı ancak asıl işveren-alt işveren bağlamında sorumlu tutulduğu dava dışı işçilere ödeme yapmak durumunda kaldığını, davaya konu uyuşmazlıkta davalı yüklenici firmaların işçisi ...'ün emeklilik nedeniyle iş akdini sonlandırması ve kıdem tazminatı alacağı için arabuluculuk yoluna başvurması nedeniyle 24.230,35 TL kıdem tazminatı, 726,91 TL arabuluculuk ücreti olmak üzere toplam 24.957,26 TL nin dava dışı işçiye ödendiğini, dava dışı işçinin çalıştığı dava dışı ...
Ltd.Şti dönemine denk gelen 5.186,71 TL düşülmek suretiyle dava değeri 19.770,55 TL olarak belirlendiğini, davalıların ... adlı işçiyi çalıştırdıkları 05.09.2012-13.07.2019 tarihlerini kapsayan döneme ilişkin kıdem tazminatı ve arabuluculuk ücretinin avans faiziyle birlikte davalılardan işçileri çalıştırdıkları dönemlerle orantılı olarak rücuen tahsili için ticari davalarda zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmuş ise de anlaşma sağlanamadığını, ayrıca ...Ltd.
Şti firmasının unvan değişikliği yaptığı yeni unvanın ...Tic. Ltd. Şti olduğu, ... Ltd. Şti firmasının unvan değişikliği yaptığı yeni unvanın ... Ltd. Şti olduğu, ...Tic. Ltd. Şti firmasının unvan değişikliği yaptığı, yeni unvanın 5...Tic. A.Ş olduğu ve ... Tic. Ltd. Şti firmasının tür değişikliği yaparak ... Tic.
A.Ş olduğunun tespit edildiğini, davacı şirket ile davalı firmalar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine göre arabuluculuk faaliyeti kapsamında işçilere ödenen tazminatlardan davalıların sorumlu olduğunu, davacı şirketin üst işveren ve davalı firmaların alt işveren olarak işçilik alacalarından sorumlu kabul edildiğini, şöyle ki.
Bölge (...) ayrım-dağıtım hizmetlerine ilişkin doğrudan temin sözleşmesinin 27.1 maddesine göre “ Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye aittir ...
Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu değildir.” 35.2 maddesine göre “ Yüklenici, sözleşme kapsamındaki hizmeti ifa ederken satın aldığı, kiraladığı, istihdam ettiği, yararlandığı her türlü mal ve hizmetin bedelini/ücretini tam ve zamanında hiçbir yakınmaya neden vermeden ödemek zorundadır.”35.13 maddesine göre “6331, 5510, 4857, 1475 ve 6552 sayılı kanunlar ile diğer kanun tüzük ve yönetmeliklerde yükleniciye yüklenen tüm sorumluluklar, yüklenici tarafından eksiksiz, tam ve zamanında yerine getirilecektir.
Yüklenicinin bu sorumluluklarını yerine getirmediği taktirde mevzuatın verdiği yetki çerçevesinde İdarenin yükleniciye rücu hakkı saklıdır.” Hükmünün bulunduğunu, Teknik Şartnamenin 13.9 maddesinde de “Yüklenici, hizmet sözleşmesi 5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu, 193 sayılı gelir vergisi kanunu, 4857 sayılı iş kanunun ve 6331 sayılı iş sağlığı ve güvenliği kanunu ile diğer kanun, tüzük ve yönetmeliklerin hükümlerini yerine getirmekle sorumludur.
İşin yürütülmesi esnasında yukarıda sayılan kanunlar ile ilgili tüzük ve yönetmeliklerden doğacak tüm hukuki ve cezai sorumluluk da yükleniciye aittir. Bu bağlamda İdarece ödenmek zorunda kalınan her türlü meblağ yükleniciye rücu edilir.
İşçi alacakları ve idari para cezaları ile ilgili ... aleyhine veya ... tarafından dava açılması halinde yüklenicinin iş bu sözleşme gereği ...’ye vermiş olduğu teminatlar davalar sonuçlanana kadar iade edilmez.” Hükümlerinin kararlaştırdığını, aynı maddelerin tüm davalılar ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmelerinde mevcut olduğunu fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydı ile arabuluculuk yoluyla ödedikleri kıdem tazminatı ve arabuluculuk ücreti toplamı olan 19.770,55-TL alacağın ödeme tarihinden itibaren vans faizi ile birlikte davalı şirketlerin kendi dönemlerine isabet eden sorumlulukları oranında rücuen tahsiline,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı ... Şirketi vekili 19.11.2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davalı şirketin ihale sonucu hizmet sözleşmesi kapsamında ... A.Ş'ye hizmet verdiğini, ... A.Ş’nin kamu kurum ve kuruluşu statüsündeki idare konumunda olduğunu, 10.09.2014 tarih ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırmasına Dair Kanun ile 4857 sayılı İş Kanunun 112.
Maddesine eklenen hüküm ile kıdem tazminatı hususunda düzenlemeler yapıldığın, söz konusu düzenleme sonucunda işçinin kıdem tazminatı alacağı hususunda kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu olacağının açıkça belirtildiğini, davacı asıl işveren ile aralarındaki ihale kapsamındaki sözleşmeden bahisle alacağın tamamını rücuen talep ettiğini, taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 1. Maddesine göre karşılıklı ve birbirine uygun irade beyan şeklinde olmayıp, kanuna aykırı olarak düzenlenen, tüm sorumluluğun kanunu aşar şeklinde alt işverenlere yüklediği sorumluluk maddelerinin geçersiz olduğu,
her ne kadar 4857 sayılı İş Kanunu 2. Maddesi gereği alt işveren olarak sorumluluk mevcut ise de, bu genel düzenleme mevcut iken sadece 4734 saylı kanun kapsamında kamu kurumunda çalışanlar yönünden ayrık ve özel bir düzenleme getirilmiş olmakla, özel düzenlemenin genel düzenlemeden önce uygulamasının kaçınılmaz olduğunu, talep edilen alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile.
Yargıtay içtihatları, 24.06.2015 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı %50’lik kısmı için ancak kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu tutulması gerektiği yönünde olup, hesaplama alacağa göre davacının ödediği tutarların ½’sini davalı şirketlerden sorumlulukları oranında rücuen talep edilebileceğini, dava dışı işçiye yapılan ödeme arabuluculuk anlaşması nedeniyle yapıldığını,
6325 sayılı Arabuluculuk Kanununun 18. Maddesi uyarınca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk dava şartı olmakla birlikte anlaşma sağlanıp sağlanmayacağı tarafların iradesine bağlı olup alacağın ödenmesi alacağı talep edenin talebinde haklı olduğu sonucunu ortaya çıkarmadığını, bu nedenle davacının iş akdinin kıdem tazminatını hak edecek şekilde sonlanıp sonlanmadığının araştırılmadan yapılan ödemenin rücu edilmesinin de mümkün olmadığını, davanın açılmasına davalı şirketin sebebiyet vermediğini, tüm sorumluluğun davacıya ait olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemekle beraber,
huzurdaki davanın kabulü halinde yargılama giderlerinin davacıya yüklenmesinin gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek, tüm talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, hukuki mesnetten yoksun ve haksız davanın tümden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Limited Şirketi Ve ...
Şirketi dilekçesinde özetle, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca işbu davanın ticaret mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davalı şirketlerin ihale usulü ile çalışmakta olduğunu, işçilerin işe alma çıkarma işlemlerinin üst işveren tarafından gerçekleştirildiğini, davalı şirketin alt işveren olup üst işveren olan davacı ile ihale usulü hizmet alım sözleşmesi uyarınca çalıştığını, davalı şirketin üst işverenin emir ve talimatları ile bağlı olduğunu, yapılan işin ihale kapsamında olup alt işveren olan davalının işe alım ve işten çıkarma konusunda yetki ve inisiyatif hakkı bulunmadığını,
davalı şirketlerin sorumluluğu varsa dahi ½ oranında olduğunu, dava dışı işçinin belirli süreli sözleşme ile çalışmış olup sözleşme süresinin bitimi ile iş akdinin sona erdiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin davacının emir ve talimatlarına ihale şartnamesi uyarınca bağlı olduğunu, dava açılmasına davalı şirketin sebebiyet vermediğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini, davanın kabul edilmesi halinde tazminatların ödenmesi ve yargılama giderlerinin davacının uhdesinde kalması gerektiğini talep etmiştir.
Diğer davalı şirketlere daca dilekçesi ve ekleri ekli duruşma gün ve saatini bildirir usule uygun tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, rücuen tazminat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın davacı tarafından üst işveren sıfatıyla 3. kişi çalışanlara ödenmiş olan işçilik hak ve alaaklarının alt işveren davalılara rücu edilip edilemeyeceği, edilecek ise miktarının tespiti noktasında kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 27/04/2022 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın iş hukuku konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile davacının, davacı ile 8 adet davalı arasında akdetmiş olduğu ve dosya içerisindeki CD ile ibraz edilmiş olan sözleşme örnekleri de incelenmek suretiyle her bir davalıdan rücu suretiyle tahsilini talep edeceği alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
...'den alınan 21.09.2023 tarihli bilirkişi raporu ile tüm delillerin takdiri ve değerlendirmesi Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, davacının haklı görülmesi halinde talep edebileceği dava konusu alacaklarının;... Şti. 4.985,80 TL Net; ... Ltd. Şti 1.102,70 TL Net; ...Tic. A.Ş. 171,46 TL Net; .... A.Ş. 166,56 TL ...Ltd. Şti. 332,86 TL; .... A.Ş. (...) 1.514,47 TL; ...-...-... şirketi 3.684,86 TL; ...A.Ş.
Adi Ortaklığı 3.182,72 TL olmak üzere toplam 15.141,43 TL Sonuç olarak; davacının davaya konu tutarı, halefiyet ilkesi ve rücu hakkı çerçevesinde davalılardan talep etmesinin yasaya uygun olduğu, bahse konu kıdem tazminatından 15.141,43 TL'nın ödeme tarihinden itibaren (30.09.2019) ile işlemiş faizler vs. birlikte davalılardan talep edilebileceği, 726,91 TL arabuluculuk ücreti talep edilmişse de davacı tarafından 603,70 TL arabuluculuk ücret ödendiğinden (...
Bankası'nın 01.10.2019 tarihli dekontu) arabuluculuk ücretinin tamamının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilebileceği tespit edilmiştir.
Mahkememizin 29/05/2024 tarihli duruşma ara kararı ile (dosya kapsamında TK m.35 uyarınca tebliğ yapılamadığından ilanen tebliğ masrafları nedeniyle davacı tarafından iş bu davalı yönünden davanın takip edilmeyeceği hususunda beyan alınması üzerine) Davalı ... Şti. açısından davanın tefrikine, işbu davalı yönünden dosyanın mahkememizin başka bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmesi için Mahkememizin 10/06/2024 tarihli ara kararı ile mahkememizin işbu sayılı dosyasında ek rapor için görevlendirilen ...'in uyap sisteminde yapılan tespitte bilirkişilikten men bilgisi olduğu, bilirkişiye görevlendirme yapılamadığı görülmüş olmakla yerine yeni bilirkişi olarak ....'in görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişi ...'den alınan 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda " Dava dosyası kapsamında bulunan kıdem tazminatı hesap raporu, ödeme emri ve banka dekontlarından dava dışı ... fesih tarihi itibariyle (13.07.2019) yürürlükte bulunan 1475 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince, davacının toplam hizmet süresi ve en son giydirilmiş brüt ücreti/kıdem tazminatı tavanı dikkate alınarak 13.07.2019 tarihinde brüt 3.581,76-TL üzerinden kıdem tazminatı hesaplandığı ve 30.09.2019 tarihinde 24.230,35-TL net kıdem tazminatı ödemesi yapıldığı tespit edilmiştir.
a) Davalı ... LTD. ŞTİ. Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, davalı ...LTD. ŞTİ. nezdinde toplam hizmet süresinin 56 Gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 / 2454x56 gün = 552,93 TL olduğu tespit edilmiştir.
b) Dava dışı ...LTD.ŞTİ Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, dava dışı ...ŞTİ nezdinde toplam hizmet süresinin 510 Gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X510 gün = 5.035,64 TL olduğu tespit edilmiştir. (bu tutar dava dışı ...’e ödenmiştir.)
c) Dava dışı ...TİC. LTD. ŞTİ Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, dava dışı ...LTD. ŞTİ nezdinde toplam hizmet süresinin 104 Gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X104 gün = 1.026,88 TL olduğu tespit edilmiştir. (davacı bu alacağından feragat ettiği için toplam alacağından çıkartılmış olup, hesap sonuç tablosuna eklenmemiştir.)
d) Davalı ...ŞTİ (... ) Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, davalı ... TİC. LTD.ŞTİ (... ) nezdinde toplam hizmet süresinin 300 Gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X300 gün = 2.962,15 TL olduğu tespit edilmiştir.
e) Davalı ... A.Ş - ... TİC. A.Ş İŞ ORTAKLIĞI Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, davalı ...A.Ş - ... TİC. A.Ş İŞ ORTAKLIĞI nezdinde toplam hizmet süresinin 541 gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X541 gün = 5.341,74 TL olduğu tespit edilmiştir.
f) .... AŞ - ...LTD.ŞTİ İŞ ORTAKLIĞI Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, davalı ... TİC. A.Ş - ...LTD.ŞTİ İŞ ORTAKLIĞI nezdinde toplam hizmet süresinin 240 gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X240 gün = 2.369,72 TL olduğu tespit edilmiştir.
g) Davalı ...TİC. A.Ş - ...TİC.LTD.ŞTİŞ İŞ ORTAKLIĞI Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, davalı ...TİC. A.Ş - ...TİC.LTD.ŞTİŞ İŞ ORTAKLIĞI nezdinde toplam hizmet süresinin 210 gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X210 gün = 2.073,50 TL olduğu tespit edilmiştir.
ğ) Davalı ...LTD.ŞTİ Sorumluluk Yönüyle Kıdem Tazminatı:
Yukarıdaki çalışma tablosunda belirtildiği üzere dava dışı işçinin tüm alt işverenler nezdinde toplam hizmet süresinin 2454 gün olduğu, davalı ...ŞTİ nezdinde toplam hizmet süresinin 493 gün olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplamada: 24.230,35 TL/2454X493 gün = 4.867,79 TL olduğu;
Davacı firma tarafından alacağından feragat ettiği ...LTD. ŞTİ’nin sorumluluk oranına düşen 575,84/1944X104=30.81TL’nin arabuluculuk ücreti alacağı olan 575,84 TL’den düştükten sonra davacının alacağı arabuluculuk ücreti 545,02 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacının davadışı işçi ...'ün emeklilik nedeniyle ödenen kıdem tazminatı kapsamında çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla davalılardan rücuen tahsili amacıyla açılan iş bu davada davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dava dışı ...'e ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalılar işverene karşı sorumlu olup dava dışı işçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından,
davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olacağından 21.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda brüt ücret üzerinden hesaplama yapıldığı için iş bu bilirkişi raporu dikkate alınmayarak 03/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda davadışı işçinin toplam hizmet süresi ve en son giydirilmiş brüt ücret/ kıdem tazminatı dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan Davanın kısmen kabulü ile 18.167,83 TL kıdem tazminatının 552,93 TL’sinin ...
ANONİM ŞİRKETİ’den. 2.962,15 TL’sinin ...LTD.ŞTİ’den. 4.867,79 TL’sinin ... ŞİRKETİ -... ŞİRKETİ ‘den. 5.341,74 TL’sinin ... ŞİRKETİ- ...A.Ş. İŞ ORTAKLIĞI’dan. 2.369,72 TL’sinin ... ŞİRKETİ- ... LİMİTED ŞİRKETİ İŞ ORTAKLIĞI’dan. 2.073,50 TL’sinin ...ŞİRKETİ- ... LİMİTED ŞİRKETİ İŞ ORTAKLIĞI’dan dava tarihi olan 22/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava dilekçesinde her ne kadar ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmiş ise de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Ancak davalılara iş bu rücu davasına konu edilen alacak hakkında borçlu davalılara temerrüde düşmesi için ihtarat yapılmadığı; dava tarihinden önce davalılar temerrüde düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/786, K. 2024/789, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama