KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/164
- Karar no
- 2024/864
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 17/02/2022
Karar Metni
1.983 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
(1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ...'ün müvekkili şirket ile davalı ... şirketi aleyhine kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, AGİ ve UBGT alacağına ilişkin bir kısım işçilik alacaklarının müştereken ve müteselsilen tahsili amacıyla açtığı ... 8. İş Mahkemesi'nin 31.01.2019 tarih ve ...
E. ...K. sayılı kararı ile hüküm altına alındığını, söz konusu kararın Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi'nin 18.03.2021 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, alacaklı vekili tarafından ...
6. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına 16.05.2019 tarihinde 28.986,38-TL, 07.06.2021 tarihinde 3.110,69-TL ödendiğini, ayrıca 1.261,92-TL yargılama masrafı yaptığını, dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin Gönderilen Toplanması, Yüklenmesi,
Boşaltılması Ayrımı, Sevki ve İşlenmesi Hizmetlerinin davalı şirketlere ihale edildiğini, dava dışı işçinin de söz konusu iş kapsamında davalı şirketler nezdinde çalıştığını, davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süre ile sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.043,92-TL'yi ödeme tarihinden işleyecek avans izi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
(2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti: Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 30.11.2015 tarihi öncesine ait alacaklar açısından alacakların ... A.Ş. tarafından karşılanması konusunda mutbakatın mevcut olduğunu, hukuki yarar bulunmadığını, Yargıtay içtihatları gereğince müvekkili şirketin kendi dönemine denk düşecek miktarın 1/2 oranında sorumlu olacağını, ihbar tazminatının tümünden son alt işveren olmayan müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun olmayacağını beyan ile davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
1-... 8. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya aslı, 2-... 6. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 3-... İlçe Emniyet Müdürlüğünden gelen ... Limited Şirketi hakkında düzenlenen adres araştırması tutanağı, 4-... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen ... Limited Şirketinin sicil kayıtları, 5-Bilirkişi kök raporları ve ek raporu, 6-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsiline ilişkindir.
Taraflar arasında ... 8. İş Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında dava dışı işçi ... tarafından davacı aleyhine iş akdinin haksız feshi nedeniyle işçilik alacaklarının tahsili için dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda 2019/75 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın istinaf başvurusu sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Daires'inin ...Esas ...Karar sayılı kararı ile ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edildiği ve kararın bu haliyle 18.03.2021 tarihinde kesinleştiği, dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine ...
6. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takip dosyasında başlattığı icra takibi nedeniyle davacının dava dışı işçiye toplam 32.097,07 TL ödediği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, varsa sorumlu oldukları miktarın ne kadar olduğu hususundadır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde; "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusudur ve işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla getirilmiş olan sadece işçilere karşı bir sorumluluktur.
Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler.
Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesi "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, teknik şartname ve genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümleri ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin, ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar.
Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve taraflar arasında karşılıklı düzenlenen diğer belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır.
Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı dikkate alınmalıdır. (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 24/05/2018 tarihli ... E. ... K., yine aynı Daire'nin 31/05/2018 tarihli ... E. ...K., 11/05/2017 tarihli ... E.... K. sayılı ilamları)
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarihli ... E....K. sayılı kararı; ''İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir...'' şeklindedir.
İşçilik ücretlerden asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli... E. ...K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir.
Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır.
İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir.
Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır.
Bu itibarla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmiştir.
Davaya dayanak teşkil eden ... 8. İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... 6. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Taraf teşkilinin sağlanamaması nedeniyle tebligat yapılamayan ve tebliğe elverişli adresine ulaşılamayan davalılardan ...Şirketi'ne karşı açılan dava işbu davadan 13/01/2023 tarihli ara karar ile tefrik edilerek Mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmiştir.
Uyuşmazlığa ilişkin her ne kadar bilirkişi Gencay Karaya'dan kök ve ek rapor alınmış ise de, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının ne kadar olduğu kesinleşen ilk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili kararları ile netlik kazanmasına rağmen, bilirkişi tarafından dava dışı işçinin davalılardan talep edebileceği işçilik alacaklarının ne kadar olduğu hususunda tespit ve hesaplamalarda bulunulduğu anlaşıldığından anılan bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlar Mahkememizce itibar edilmiştir.
Uyuşmazlığa ilişkin ... tarafından tanzim edilen 28.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket ile davalı şirketler arasında imzalanan hizmet sözleşmesi hükümleri incelendiğinde, hizmet alımı yapılan firmalarla akdedilen sözleşme ve eki teknik şartname uyarınca çalıştırılan işçilerin SGK mevzuatı ile her türlü işçi ve işveren hakkındaki mevzuata göre işçi alınması, işçi haklarının ödenmesi, işçi çıkartılması ve sair konularda tüm sorumluluğun davalı (yüklenici) şirketlerde olduğunun kabul edildiği,
taraflar arasındaki sözleşmede, asıl işveren sıfatı ile alt işverenin çalıştırdığı işçiler ile sözleşme konusu işle ilgili ödemek zorunda kalacağı her türlü ödemeleri alt işverene rücu edeceğinin de düzenlendiği, Yargıtay HGK kararlarında da aynı sonuca ulaşıldığı ve taraflar arasındaki sözleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğinin ifade edildiği, söz konusu düzenleme ve içtihatlara gereği, davalı şirketlerin davacı şirketin
ödediği tutarlardan aralarındaki sözleşme sebebiyle sorumlu olduğu, davacı şirketin rucü davasına konu ettiği alacağı davalı şirketlerden talep hakkının bulunduğu, yapılan hesaplamalar sonucunda davalı...şirketinin müşterek ve müteselsil
sorumluluğunun 32.097,07-TL/100 x 7,37 = 2.365,55-TL, davalı Ayturk Posta Dağıtım şirketinin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun 32.097,07-TL/100 x 7,37 =2.365,55-TL, ... şirketinin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun 32.097,07-TL/100 x 36,05 = 11.570,99-TL tutarla sınırlı olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi raporuna, somut olay ve dosya içeriği ile uyumlu, gerekçeli, taraf ve Mahkeme denetimine elverişli olması sebebiyle Mahkememizce itibar edilmiştir.
Yapılan yargılaa, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesine göre dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğu, bu durumda davalıların dava dışı işçinin işçilik alacaklarından kendi dönemlerine isabet eden miktar kadar sorumlu oldukları anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
Davacının davasının KABULÜNE,
1-18.043,92 TL rücuen tazminat alacağının 2.365,55 TL'sinin davalı ... Şti'den, 2.365,55 TL'sinin ...Ltd. Şti.'den ve 11.570,99 TL'sinin davalı ...Tic. Ltd. Şti.'den 07/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avas faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.232,53 TL nispi karar harcının, 308,15 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 924,38 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 18.043,92 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 6.226,25 TL yargılama gideri ile 308,15 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı toplamı 6.615,10 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.640,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/11/2024
KATİP
¸e-imzalıdır
HAKİM
¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü · Peşin Harç : 308,15 TL · Karar Harcı : 1.232,53 TL · Noksan Harç : 924,38 TL Davacı Gider Avansı · Yatırılan Avans : 8.005,00 TL Davalı Gider Avansı · Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama gideri detayları · Bilirkişi Ücreti : 3.700,00 TL · Posta Giderleri : 2.726,25 TL
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/164, K. 2024/864, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama