KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/166
- Karar No
- 2024/945
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/166 Esas
KARAR NO: 2024/945
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ: 07/02/2022
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili, eski unvanı ---- iken müvekkili tarafından ----------- sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine ilişkin hakların temlik alındığını; bu dosyada banka tarafından dava dışı ---------- verilen kredinin geri dönmemesi nedeniyle kredi sözleşmesinin ''müşterek borçlu müteselsil kefil'' olarak imzalayan davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını; kredi ödenmeyince hesabın kat edilip borçlu ve kefillere muacceliyet miktarı gönderildiğini, sonuç alınamayınca başlatılan icra takibine davalıların haksız yere itiraz ettiklerini, itirazla takibin durduğunu belirterek; itirazın iptaline, takibin devamı ve davalılardan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılara tebligat yapılmış, davalılar davaya cevap vermemişler; ilk duruşmadan önce tayin ettikleri vekil tarafından yargılama safhasında temsil edilmişler; davalılar vekili kat ihtarları ve cari hesap ekstrelerinin tebliğine itiraz ettiklerini, bankanın fahiş faiz istediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava İİK 67 madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.
Banka vermiş bulunduğu kredinin ödenmemesi üzerine, kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalayan davalılar aleyhine 514.716,85 TL asıl alacak, 3.431,45 TL işlemiş faiz, 171,57 TL BSMV olmak üzere toplam 518.329,87 TL üzerinden ve sadece asıl alacağın takip tarihinden itibaren %40 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi uygulanarak devamı yönünden icra takibi başlatmış; davalılar bu takibe süresi içinde ''borcumuz yoktur'' şeklinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini bildirerek takibi durdurmuşlar;
itiraz dilekçesi alacaklı vekiline tebliğ edilmemiş, bu nedenle iş bu davanın da hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilerek mahkememizce esasa girilmiştir.İcra takibi---- tarafından başlatılmış ancak itirazın iptaline ilişkin bu dava açılmadan önce alacak davacımız -----temlik edildiğinden dava bu----- tarafından açılmıştır.İcra takibine konu olan alacak kredi sözleşmesinden kaynaklı olup, kredi sözleşmesinde taraflar arasındaki ihtilafta banka kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiş olup, bu düzenleme bir yetki sözleşmesi niteliğindedir.
Borçluyu bağladığı gibi, davalımız olan kefilleri de bağlar. Bu nedenle mahkememizce sadece banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor alınmış olup; davalılar bankaca nazara alınmayan ödemelere ilişkin belge ibraz etselerdi elbette ödeme belgeleri nazara alınacaktı.
Banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede uzman bankacı bilirkişi takibe konan alacakla ilgili tüm incelemeleri yapmış, ödenmeyen kredi borcundan dolayı kalan taksitlerin muacceliyet kesbettiği, bankanın hesabı kat etmesi için kredi sözleşmesindeki şartların gerçekleştiğini, ödenmeyen taksitten itibaren hesap katına kadar sözleşmesel akdi faizin,
hesap katı ile temerrüt tarihi arasında bu tür kredilere bankanın uyguladığı faiz oranında faiz uygulayarak ve temerrüt tarihi ile asıl alacağa ekleyerek ve temerrüt tarihiden itibaren de takip tarihine kadar akdi faiz oranının %50 si oranında temerrüt faizi uygulayabileceğini belirterek yaptığı hesaplamada bankanın icra takibine koyduğu alacak kalemlerinin tamamen doğru olduğunu tespit etmiştir.Davalımız kefil olan çıkartılan şirket kaydında, şirket ortakları ve -------aynı zamanda şirket yöneticisi olduğu anlaşıldığından bunlar yönünden kefalet için eş rızasına gerek bulunmadığı;
zaten kredinin 2011 yılında verildiği ve o tarihte eski Borçlar Kanunu hükümlerinin geçerli olduğu, eş rızasına bu yönden de gerek bulunmadığı ve diğer şartlar yönünden de kefaletlerin geçerli olduğu; kefalet limitlerinin 1.000.000,00 TL olup takip miktarının çok üstünde olduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş.
Davacı taraf icra inkar tazminatı istemiş olup, banka alacaklarından doğan davalarda alacağın likit olduğu nazara alınarak ve takibe itirazın da haksız olduğu gözetilerek asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle aşağıdaki karar tesis olunmuştur.
İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/166, K. 2024/945, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama