KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2024/597 Esas
- Karar no
- 2025/529
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/09/2024
Karar Metni
1.615 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle.
Davacı şirketin, düğün sektöründe faaliyet gösteren müşterilerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, davalı şirket ile 01/08/2023 tarihinde ... numaralı sözleşme ile 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi imzaladıklarını, Sözleşme yapılmasına müteakip kesilen e-faturaların davalı şirket adına davacı şirket tarafından kesildiğini, Sözleşmenin 12 ay taahhütlü üyelik sözleşmesi olduğu,
12 aylık taahhüt karşılığında müşterilere çeşitli avantaj ve indirimler sağlandığını, herhangi bir nedenle sözleşmenin feshi halinde sözleşmenin 8.4 maddesi gereği cezai şart uygulanacağı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11.maddesi gereğince 12 şer aylık taahhütlerle 10 yıl sürecince devam edeceğini, Davacı şirket davalıların işletmesi olan ... *e kendi internet sitesi olan ... portalında ...kategorisinde oluşturduğu sayfa üzerinden reklam ve tanıtım hizmetleri vermeye başladığını, Davacı şirket davalı şirkete tanıtım hizmeti verdiğini, teklif sayısı gibi garanti vermesinin söz konusu olmadığını,
Davalı şirket sözleşme süresi boyunca davacı şirketin kurduğu panelden müşteriler ile 660 adet fiyat teklifi oluşturduğunu, Davalı şirket ile davacı şirket arasında ticari iş ilişkisinin mevcut olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında 22/11/2022 düzenlenme tarihi ... numarası olan sözleşme, 65.582,89-TL bedel içeren faturaların takibe dayanak olarak sunulduğunu, Davalı şirket tarafından takibe dayanak olan faturaların içeriğine itiraz edilmediğini, Davacı tarafından alacak dayanağı olan, 23/05/2024 düzenlenme tarihli ve 65.582,89-TL bedel içeren faturaların ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacı ile davalı aleyhine ...
13.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu belirtilerek davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE/
Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın; taraflar arasında akdedilen 01/08/2023 tarihli üyelik sözleşmesi kapsamında ödenmediği iddia olunan faturadan kaynaklı alacağa vaki ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Taraflar arasında davacı tarafından davalı aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı takip dosyasında düğün organizasyonu cayma bedeli konu başlıklı 65.582,89 TL bedelli faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı tarafından icra takiplerine süresi içinde itiraz edildiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ile davalı şirket arasında akdedilen 22/11/2022 tarihli üyelik sözleşmesi çerçevesinde 65.582,89 TL bedelli faturadan kaynaklanan, faturaya konu hizmetin davalıya teslim edilip edilmediği, davacının alacak talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında tanzim edilen fatura bedelinden davalının sorumlu olup olmadığı hususlarındadır.
Taraf vekillerine müvekkillerinin ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin sonuçları usulüne uygun ihtar edilmiş, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmiş, davalı taraf ticari defterlerin dosyaya ibrazdan kaçınmıştır.
Mahkememizin 11/02/2025 tarihli duruşmasının 3 nolu ara kararı ile Dosyanın mali bilirkişi ...'a tevdi ile davacının takip talebinde haklı olup olmadığı ve var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından sunulan 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2023 ve 2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu,
Davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafa ait yasal defterlerde davacı tarafın davalıdan 65.582,89.-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, davalı tarafından ödemelerin düzenli yapılmaması neticesinde davacı tarafından Madde 10: Sözleşmeye Aykırılık Hali ve Cezai Şart maddesi gereği cayma bedeli açıklaması ile fatura kesildiği, tarafların Ba-Bs Bildirim formlarının birbirini doğrulamadığı, alacak konusu faturaların GİB tarafından Davacı ve Davalı şirkete ait Ba-Bs formlarında bildirildiği,
aradaki farkların nedeninin tespit edilemediği, istenmesi halinde farkların sebeplerinin vergi dairelerine sorulması gerektiği, davacı tarafından kesilen faturaların dijital ortamda davalı tarafa gönderildiği, 2023 yılında kesilen faturaların bir kısmına karşılık davalı tarafından ödeme yapıldığı, 2024 yılında kesilen faturaya ve faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlere iade faturalarının dışında davalı tarafından itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, Davacı tarafın davalıdan talep edebileceği alacak tutarının 65.582,89.-TL olduğu," şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır.
Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur.
Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir.
Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır.
Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ... E. ...
K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması;
borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi,
şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ...
E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli... E... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ...Esas...Karar)
Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E.,...K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar)
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu, davacı tarafa ait yasal defterlerde davacı tarafın davalıdan 65.582,89.-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, dava konusu icra takibine dayanak faturaların taraflarca bağlı oldukları vergi müdürlüklerine BA BS formları ile beyan edildiği, davalının faturalar nedeniyle davacıya kısmi ödeme yaptığı, bu durumda davacının davalıdan olan alacağının sübut bulduğu, davalının likit olan alacağa haksız olarak itiraz ettiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/597, K. 2025/529, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama