İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/698 K.2025/83

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2024/698Karar2025/83Tarih31 Ocak 2025Okuma15 dk · 3.017 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
31 Ocak 2025
Esas no
2024/698
Karar no
2025/83
Dava
Konkordatonun Tasdiki
Dava tarihi
07/11/2024
Karar tarihi
30/01/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.017 kelime·15 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato Tasdiki davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, uzun yıllar boyunca yüksek kapasite ile çalışan, işleyen, ekonomik krizler ve pandemiye rağmen ticari hayatına devam birçok aileye ekmek kapısı olan bir kuruluş olduğunu, konkordato talebinde bulunan müvekkili şirketin, genel ekonomik sistemde son dönemlerde yaşanan kur değişimleri, enflasyon, diğer sıkıntılar ve darboğaz nedeniyle, şirketin yapısının değişen ekonomik çevre koşullarına göre uyarlanması ve yeni koşullara uyum sağlayarak daha sağlıklı bir şekilde faaliyetlerine devam edebilmek için bir konkordato ön projesi hazırlanması kararı alındığını,

gerek ülke ekonomisindeki dalgalanmalar gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısı müvekkil şirketi olumsuz etkilediğini, bunun yanı sıra maliyetlerin artması, piyasa genelindeki talep düşüklüğü, yüksek faiz giderleri müvekkili şirketi finansal dar boğaza soktuğunu, müvekkilinin de yaşanan ekonomik krizden oldukça etkilenmiş ve bu durum yüksek hadlerdeki kredi faizlerinin vadelerinde ödenmesini engellediği gibi, kur farklarının sürekli artışı, dış piyasada kendisini gösteren talep düşüklüğü de müvekkili şirketin ödeme güçlüğüne düşmesinin başlıca nedenlerini oluşturduğunu,

müvekkili şirketin ödeme güçlüğünden ve bu güçlük dolayısıyla müvekkili şirket aleyhine yapılan ve yapılacak olan icralardan dolayı borca batık duruma düşeceği ve dolayısıyla iflastan kurtulmak ve yine borçlarını vadesinde ödeyememesi dolayısıyla borçlarını ödeyebilmek ve şirketin faaliyetlerini devam ettirebilmek için İ.İ.K.

285 maddesi uyarınca konkordato mühleti talebinde bulunmak zarureti hasıl olduğunu, buna göre tüm alacaklıların alacaklarının tamamının 2026 Şubat Ayı sonu olacağı öngörülerek ilk taksit ödememiz 2026 yılı için (Mart ayı sonu, Haziran ayı sonu ve Eylül ayı sonu ve Aralık Ayı sonu olmak üzere 3 ayda bir ödemeli) 4 taksit, 2027 yılı için Mart ayı sonu, Haziran ayı sonu ve Eylül ayı sonu ve Aralık Ayı sonu olmak üzere 3 ayda bir ödemeli) 4 taksit, 2028 yılı için (Mart ayı sonu,

Haziran ayı sonu ve Eylül ayı sonu ve Aralık Ayı sonu olmak üzere 3 ayda bir ödemeli) 4 taksit olmak üzere toplamda 12 taksit olacak şekilde ödeme teklifinde bulunduğunu, müvekkili şirketin mevcut borçları; konkordato teklifimizde belirttiğimiz üzere (Konkordatonun tasdikinden sonra) 3 yıllık bir vadede %100’ü ve konkordato borçlarına ilave edilecek (bir defaya mahsus) %25 faiz ile ödeneceğini, müvekkili şirket ve şirketlerin ortakları vade konkordatosunda bulunduğunu,

müvekkili şirketin hali hazırda iflasına karar verildiğinde ise malvarlığının cebri icra yoluyla (iflas tasfiyesi yoluyla) satılması durumunda alacaklıların alacaklarının ancak %46'ını hatta bir çok alacaklının iflas tasfiyesi neticesinde hiç bir pay alamayacağı,

alacak olanlarında iflas tasfiyesine ilişkin uzun sürecin sonunda %54 gibi alacağına kavuşacağı maddi gerçekliği karşısında müvekkil şirketin konkordato teklifinin alacaklılarca kabulü halinde alacaklılar alacaklarının tamamı yani %100 'ü ve %25 faiz ile birlikte 3 yıl içerisinde elde edecekleri gibi müvekkili şirketin de faaliyetlerine devam edebilecek hem istihdam yaratacak hem de ülkemize katma değer oluşturacağını belirterek;

Müvekkili şirketin faaliyetine devam edebilmesi ve mal varlığının korunabilmesi için İcra ve İflâs Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri ve devamı gereğince; öncelikle İcra ve İflâs Kanunu’nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına, geçici mühlet kararının İİK’nun 288. maddesi çerçevesinde ilanına.

İİK’nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, tedbir tarihinden itibaren, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanuna göre (vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları prim, idari para cezaları dahil) yapılan takipler de dahil olmak üzere; hangi nedene dayanırsa dayansın müvekkiller aleyhine hiçbir takip yapılamayacağından yeni takip yapılmasının yasaklanmasına, yapılmış takiplerin iptaline, evvelce başlayan takiplerin -ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, e-haciz kararları dâhil- durdurulmasına,

Davacılar hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının önlenmesine, davacıların teminatlı taşınmazlarının paraya çevrilmesinin talep edilmesi halinde İİK'nun 150/b. maddesi kapsamında kira bedellerinin icra kasasına ödenmeyip, davacı şirketlere ödenmesine,

Davacı ait muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı şirketlere iadesine,

Davacı geçici mühlet talebinden önce keşide ettiği çeklerin, geçici mühlet kararının ilanından sonra 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi gereğince, üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde ibrazında “Karşılıksızdır” şerhi yazılmasının ihtiyati tedbiren önlenmesine, ibraz edilen ve karşılığı bulunmayan çeklere “Konkordato Tedbiri” şerhinin yazılmasına,

Davacı bankalarda mevcut hesaplarındaki paraların konkordato sürecinde hesaplara gelecek paralar da dahil olmak üzere- üzerine herhangi bir haciz, e-haciz, ihtiyati haciz ve bloke konulmasının yasaklanmasına ve bankalarca tek taraflı olarak bu hesaplara blokaj, takas, mahsup, rehin haklarının uygulanmasının yasaklanmasına, Davacı adına açılacak olan banka hesabına veya mevcut banka hesaplarının koruma altına alınmasına, bu hesaplara gönderilecek hacizlerin geri çevrilmesi yönünde tedbir kararı verilmesine,

Davacının tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı şirketlere ödenmesine, davacıların 3.şahıs konumunda oldukları takiplerde kendilerine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, tensiben derhal ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve şirkete komiser tayinine,Davacı şirkete tahsis edilen elektrik, su, doğalgaz aboneliklerine ilişkin olarak tedbir kararından evvel doğmuş elektrik, su ve doğalgaz borçları ile ilgili sunulan kamu hizmetlerinin tedbiren kesilmemesine,

Davacı şirketin konkordato talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararının aynen devamıyla yargılama sırasında kesin mühlet kararı verilmesi ile yargılama neticesinde konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Talep , İİK 285 ve devamında düzenlenen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir.

Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir.

Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder.

Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir.

Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288).

Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2).

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir.

Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır.

Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir.

Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir.

HMK 74. maddesi uyarınca davacı vekilinin konkordato talep etme konusunda özel yetki içeren vekaletname ibraz ettiği, konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır.

İİK 286. maddede belirtilen belgelerin şeklen sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlu hakkında 08.11.2024 tarihi saat 17:00'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacının mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kurulana dair yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser

heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir.

Konkordato geçici komiser heyetinin 18/11/2024 havale tarihli ön raporunda; ''Şirket merkez adresinin depo olarak kullanılan bir alan olduğu, küçük bir odasında depo görevlisinin depo kayıtlarını tuttuğu bir masa, bilgisayar ve yazıcıdan ibaret bir yer olduğunun tespit edildiği, yönetim ve muhasebe işlerinin bu adreste yürütülmediği, “grup şirketi” olarak anılan şirketlerle birlikte ... adresinde yürütüldüğü, İİK m286 uyarınca dava dosyasına sunulması gereken belgelerin sunulmuş olduğu , borçlu şirketin tek ortağı konumunda olan ...'ın %97,5 oranında hissesine sahip olduğu ...

Şirketi'ne ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı konkordato dosyasına kayıtlı olarak 08.11.2024 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine karar verildiği, grup şirketi olduğu beyan edilen ...Şirketi'ne ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin...

Esas sayılı konkordato dosyasına kayıtlı olarak 11.11.2024 tarihinden itibaren üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine karar verildiği, Grup şirketleri oldukları beyan edilen şirketlere ilişkin talep edilen bilgi ve belgeler sonrası değerlendirmenin sonraki raporlarda yapılacağı, borçlu şirketin Kasım 2024 itibariyle 5 çalışanı bulunduğu, bu bilginin ön projede yer almadığı, Borçlu şirket tarafından oluşturulan 30.09.2024 tarihli rayiç değer bilançolarına göre, rayiç özvarlığının (+) 174.366.363,99 TL olduğu,

teknik bilirkişilerden rapor alınmasının ardından borçluların rayiç özvarlıklarının hesaplanacağı, ön projenin revize edilerek eksiklik ve çelişkilerin giderilmesi gerektiği, malvarlığı unsurlarının değerlemesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması için çalışmalara başlandığı'' yönünde görüş belirtilmiştir.

Konkordato geçici komiser heyetinin 23/12/2024 havale tarihli birinci ara raporunda.

Şirketin genel olarak faaliyetlerine devam ettiği, Şirketin geçici mühlet tarihi olan 08.11.2024 tarihi itibariyle 605.095.141,91 TL’lik net satış gerçekleştirdiği, Şirketin geçici mühlet tarihi olan 08.11.2024 tarihi itibariyle 50.451.047,05 TL dönem zararına uğradığı, Bu zararın 53.586.330,11 TL tutarındaki kısmının Enflasyon Düzeltmesi kayıtlarından kaynaklandığı ve bu nedenle dönem zararı oluştuğu, Şirketin 5 çalışanı olduğu, Geçici mühlet tarihinden işbu rapor tarihine kadar geçen sürede şirketin herhangi bir kişi ya da kuruma ödeme yapmadığı,

Şirketin yapmış olduğu düzeltme kayıtları neticesinde aktiflerinde (varlıklarında) 77.697.356,13 TL, borçlarında ise 109.225.936,38 TL azalış olduğu, İşbu raporun dördüncü bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere mühlet sonrası oluşturulan bir kısmının enflasyon düzeltmesinden kaynaklandığı beyan edilen düzeltme kayıtlarının tutarının 704.759.615,60 TL olması sebebiyle dosyaya sunulan ön projede yer alan mali tablolar ve açıklamaların büyük ölçüde değiştiğinin değerlendirildiği,

Borçlu şirketin dosyaya sunduğu ön projesinde konkordatoya başvurma sebepleri arasında yer verdiği “faktoring firmalarına yüksek faiz ödendiği” bilgisinin hatalı olduğu, revize projede hatalı bu bilginin düzeltilmesi gerektiği, Borçlu şirket tarafından hazırlanan ön projede şirketin borçlarını konkordato tasdikinden sonra Mart 2026’dan başlamak üzere 3 yıllık süre içerisinde 3 ayda bir ödemeli 12 eşit taksitlerle ödeneceğinin beyan edildiği,

konkordato tasdikine kadarki süre ile birlikte alacaklıların yaklaşık 4,5 yıl sonra alacaklarına kavuşabileceği, bu sürenin uzun olduğu ödeme planının makul şekilde revize edilmesinin gerektiği, Konkordatoya tabi borçların bir defaya mahsus olarak % 25 faiz eklenerek ödeneceği hususu ile ilgili olarak güncel yargı kararları uyarınca, konkordato borçlusu şirketin ödeme gücüne göre güncel faiz oranlarının dikkate alındığı ve olası tasdik kararı ardından yeni bir ödeme planının sunulması gerektiği ve bu anlamda ve projenin revize edilmesi gerektiği, Borçlu şirketin ön projede yer alan nakit akım tabloları incelendiğinde stoklarındaki azalışlar,

alacak tahsilatları sonrası 2024 yılı sonunda 25.275.713,84 TL’lik dönem sonu nakit tutarına ulaşacağının öngörüldüğü, ödeme güçlüğü çeken borçlu şirketin ön projesinde yer alan nakit akım tablosunun bu anlamda gerçekçi olmadığı, 22.10.2024 tarihinde yapılan sermaye artışı dolayısıyla ortağın nakden şirkete koymayı taahhüt ettiği 150.248.257,59 TL’nin olarak konkordato kaynakları içerisinde yer almadığı, bu nedenle ön projenin revize edilmesi gerektiği, Ortaklara Borçlar hesabında yer alan tutarın 20.000.000,00 TL’lik kısmının 22.10.2024 tarihli sermaye artışında kullanıldığı,

bu nedenle şirket borçlarından düşülmesi gerektiği, ön projedeki mali ve proforma tabloların revize edilmesi gerektiği, Rapor içerisinde ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilen değerlendirmeler ve tespitlerimiz doğrultusunda ön projenin revize edilerek eksiklik ve çelişkilerin giderilmesi gerektiği,

Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenip değerlendirilmesi ve borçlunun rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespitine ihtiyaç olduğundan ve ayrıca borçlu hakkında kesin mühlet kararı verilmesi olasılığında konkordato işlemlerine esas alınmak üzere İİK m.298 uyarınca yine borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespiti gerektiğinden borçlunun mal varlıklarının rayiç değerlemeleri için bilirkişi atamalarının yapıldığı,

Borçlu şirketin dava dışı diğer şirketler ile birlikte grup şirketleri olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı , Şirketin muamele merkezinin ..... adresi olduğunun değerlendirildiği, geçici mühlet öncesi dönem ile ilgili olarak bir kısmının enflasyon düzeltmesinden kaynaklandığının beyan edildiği çok fazla düzeltme kaydı tespitinin yapıldığı, dosyaya sunulan ön projenin bu haliyle gerçekçi bulunmadığı, hem borç hem alacak tutarlarında değişiklikler olduğu, borçlunun rayiç değer bilançosunun düzenlenebilmesi için borçlunun varlıklarının rayiç değerlerinin tespitine ihtiyaç olduğundan bilirkişi atamalarının yapıldığı,

bilirkişi raporlarının sunulması ve borçlu şirketin rayiç değer bilançosunun çıkartılarak borca batık olup olmadığı hususunun netleştirileceği'' yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.

Borçlu şirketin bankacılık faaliyetlerinin yürütüldüğü şubeler, depolarının bulunduğu yerler dikkate alınarak borçlu şirketin fiili muamele merkezinin hangi adres olduğu konusunda komiser heyetinden yazılı görüş alınmış, konkordato komiser heyetini 14/01/2025 havale tarihli raporda; ''..-Şirketin konkordato öncesi dönemde çalışmış olduğu banka şubeleri tek bir yargı çevresinde toplanmadığı, kanaatimizce banka şubelerinin bulundukları yerlerin tek başına şirketin fiili muamele merkezinin tespitinde kullanılabilir olmadığı,

Şirketin konkordato mühleti başladıktan sonra işlemlerini yürüttüğü tek banka şubesi ise ... mahkemeleri yargı çevresinde bulunduğu, -Şirketin iki deposu olduğu, bunlardan birisinin şirketin merkez adresi olarak kayıtlı yerde olduğu ve ... mahkemeleri yargı çevresinde oluğu, diğer deposunun ...’de bulunduğu ve ... mahkemeleri yargı çevresinde olduğu,

-Konkordato şirketinin ve yine konkordato mühleti almış olan şirketler topluluğundaki diğer iki şirketin çalışan sayıları ve bu çalışanların görev yaptıkları yeri değerlendirdiğinde, konkordato borçlusu ...’in beş çalışanı bulunmakta olduğu hepsinin şirketin ticaret sicilinde kayıtlı adreste çalıştığının beyan edildiği, Sosyal güvenlik kayıtlarının da aynı ilçede olduğu, -Şirketler topluluğundaki şirket olan ...’nin üç çalışanının ticaret sicilinde kayıtlı olan ve hatta diğer iki şirketin de fiili muamele merkezi olarak gösterilen adreste çalıştığının beyan edildiği, Sosyal güvenlik kayıtlarının da aynı ilçede olduğu,

-Şirketler topluluğundaki şirket olan ...’ın beş çalışanı olduğu, bunları ticaret sicilinde kayıtlı adreste görev yaptıkları beyan edilmiştir. ... dosyasındaki görevli komiserlerle şirket yetkililerinin toplantılarını, ... için de fiili muamele merkezi olarak gösterilen adreste yapıldığı, Sosyal güvenlik kayıtlarının da aynı ilçede olduğu, -Konkordato borçlusu ...’in bütün çalışanlarının ticaret sicilindeki adreste çalışıyor olması, şirketin fiili muamele merkezine ilişkin iddialarını zayıflattığı, heyetimize bilgilerin grup şirketlerden birisi olan ...’nin muhasebe yetkilisi tarafından verildiği,

-Borçlu şirketin bankacılık faaliyetlerinin yürütüldüğü şubeler, depolarının bulunduğu yerler ve grup şirketlerinin merkez adresindeki çalışan sayıları, borçlu şirketin çalışanlarının bulunduğu yerler değerlendirilerek şirketin fiilen yönetildiği adresin tespit edilemediği, -Şirket yetkilileri tarafından “grup şirket” olarak nitelendirilen diğer şirketler ile birlikte borçlu şirketin ...adresinden yönetildiği, muhasebesinin bu adreste tutulduğu, işlerin bu adresten yönetildiği,

başka bir irtibat bürosu, şube vs. olmadığı ve -şirket yetkililerinin ve vekilinin ticaret sicilinde yazan adres dikkate alınarak o adresin bulunduğu yargı çevresindeki mahkemeden konkordato talep ettiklerini beyan ettiği tespit ve değerlendirmelerinden hareketle borçlu şirketin fiilen yönetildiği adresin ... olduğu'' yönünde görüş bildirmiştir.

2004 sayılı İİK ‘nın Onikinci Babında “ Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması “ düzenlenmiştir. Düzenlemenin ilk sırasında “ Adi Konkordato “ ya yer verilmiş, 285 vd maddelerinde yer bulan düzenlemenin 285. maddesinde “ Konkordato talebi “ açıklanmıştır.

285/3. fıkrasında “ Yetkili ve görevli mahkeme; iflasa tabi olan borçlu için 154’üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerlerdeki, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir “ düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa koyucu, konkordato talebinde, yetkili ve görevli mahkeme açısından, iflasa tabi olan borçlu için, iflas yolu ile takipteki yer alan “ yetki “ üst başlıklı 154. maddeye atıf yapmıştır.

154. maddenin alt başlığı, “ İflas takiplerinde yetkili mercii”dir. Atıf yapılan birinci fıkrasında, iflas yoluyla takipte yetkili mercinin, borçlunun muamele merkezinin bulunduğu mahaldeki icra dairesi olduğu, ikinci fıkrasında, merkezleri yurt dışında bulunan ticari işletmeler hakkında yetkili mercinin, Türkiye’de ki şubenin, birden ziyade şubenin bulunması halinde merkez şubenin bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu belirtilmiştir.

Bu yetki kamu düzenine ilişkin ve kesindir. Aksine yetki sözleşmesi yapılamaz. Yetki itirazında bulunulmamış olsa dahi, mahkemece yetkili olup olmadığı kendiliğinden gözetilir. Konkordato talep eden borçlu şirketin muamele merkezinin bulunduğu yer, asliye ticaret mahkemesi, kesin yetkili mahkemedir. Tüzel kişilerin yerleşim yeri de, MK hükümlerine göre belirlenir.

TMK nın 51. maddesinde, tüzel kişinin yerleşim yerinin, kuruluş belgesinde başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yer olduğu belirtilmiştir. Bu durumda muamele merkezinin, işlerin yönetildiği yer yani tüzel kişinin yerleşim yeri olduğunun kabulü yerinde olacaktır. Yasal düzenlemelerde, şirketin ticaret sicil adresinin muamele merkezi olduğuna yer verilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...

Esas,...Karar sayılı ilamında, kısaca, iflası istenen kişinin ticaret siciline kayıtlı olduğu yerin muamele merkezi yönünden karine teşkil ederse de ticaret sicilinde kayıtlı olduğu yerden başka bir yerin muamele merkezi olduğu kanıtlanırsa iflas davasının bu yer ticaret mahkemesinde açılması gerektiği vurgulanmıştır.

İİK 285. maddesinde atıf yapılan İİK 154. maddedeki yetki, kamu düzenine ilişkin ve mutlak yetkidir. Bu şekilde, yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır. Çünkü, kesin yetki kuralı dava şartıdır. ( HMK. 114/1-ç, m.115).

Açıklanan ilkeler çerçevesinde somut talep incelendiğinde; davacı şirketin fiili muamele merkezinin ..., ... olduğu , İİK 285. Maddesi atfı ile İİK 154. maddesi kapsamında işbu talep yönünden davaya bakma yetkisinin ... Ticaret Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmakla 30.01.2025 tarihli duruşmada ...

Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı ...ŞİRKETİ (Mersis No: ..., Vergi No: ...) yararına verilen 08/11/2024 tarihli geçici mühletin ve tüm tedbirlerin kaldırılmasına, geçici konkordato komiser heyetinin görevlerine son verilmesine davanın kesin yetki-dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve HMK 20.maddesi uyarınca süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ...

Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-HMK'nın 114/1-ç maddesi ve 115/2 maddesi gereği davanın kesin yetki-dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,

2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nın 20. maddesi uyarınca süresinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için süresinde talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca, harç, masraf ve vekalet ücretinin kesin yetkili mahkemece nazara alınmasına,

Dair, davacı vekilinin ve hazır bulunan alacaklı vekillerinin yüzüne karşı, borçlu şirket yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025

BAŞKAN

ÜYE

ÜYE

KATİP

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/698, K. 2025/83, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Başkan
  5. Üye
  6. Üye
  7. Katip
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/698
Karar No
2025/83
Tarih
31 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/698 K.2024/800
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/698 K.2025/48
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/699 K.2024/958
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/699 K.2025/113
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/699 K.2025/76
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/700 K.2025/34

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.