KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Esas no
- 2014/248 Esas
- Karar no
- 2025/6
- Dava
- FSEK'e dayanığı iddia edilen tecavüzün meni, refi, Ortalıktan çıkarılma, tasfiye payı, maddi ve manevi tazminat
- Dava tarihi
- 27/11/2014
Karar Metni
6.065 kelime·30 dk okuma·13 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK'e dayanığı iddia edilen tecavüzün meni, refi, Ortalıktan çıkarılma, tasfiye payı, maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA DOSYASINDA
İDDİA
Davacı/Karşı Davalı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilleri ... ve kardeşi ...'nun 2002 yılında karşı taraf ... ve ... adlı müzik Grubunu 1996 yılında kurmuş, bu tarihten 02/08/2014 tarihine kadar kesintisiz olarak müzik hayatlarını ... aftında sürdürmüş olduklarını, tarafların... son konserini "...” altında ...
02/08/2014 tarihinde vermiş olduklarını, karşı taraf ile müvekkili davacılar arasında uzun süreden beri grup içerisinde müzikal anlaşmazlık olup, tarafların konser sonrası bir araya gelerek işbu kapsamda ... adı altında müzik hayatlarına devam etmeme ve ayrı ayrı başka adlar altında müzik hayatlarına devam etme kararı almış olduklarını, ancak davalıların kötüniyetli olarak söz konusu... markasını son yaz konserinin yapıldığı 02/08/2014 tarihinden hemen sonra henüz grubun ayrılık kararı almasından önce gizlice 04/08/2014 tarihinde TPE başvurarak kendi adına tescil için başvuru yapmış olduğunu,
karşı yanın ayrıca müvekkili ...'nun yöneticisi olduğu ... grubunun ... sayfasının kullanımını, davacı grup üyelerinin kullanımına ve yönetimine kapattırmış, sosyal paylaşım sitelerinden müvekkillerince güncellenen kullanımı bulunan ... hesabını da dondurmuş ardından da kendi kullanımına almış olduğunu, tüm bu süreçte davalılar tarafından haksız olarak müvekkillerinin bunca yılda yaratmış oldukları ... adının müvekkillerinin izni alınmadan kullanılmış, grup hiç dağılmamış gibi, "... dağılmadı, onlar gruptan ayrıldı" haberleri ve imajı verilmeye çalışılmış olduğunu, bu süreçte hemeri ... adı altında bir dizi konser organizasyonları yapılmış,
...'in yeni albüm çalışmalarına başladığı haberleri ile... adı üzerinden haksız kazanç elde edilmeye devam edilmiş olduğunu, oysa ... dağılmış olup, 4 kişilik grubun ... adı altında müzik hayatlarına devam etmeme kararı almış oldukların, ancak davalıların ayrılık sonrası hemen konser organizasyanlarına hız vermiş, bir çok mekanda konser vermeye başlamış olduklarını, bu nedenlerle;
... adının ortak mülkiye konu olduğunun tespiti ve FSEK kapsamında ad ve alametlerin de eser gibi korunduğu düşünülerek ... adı üzerindeki müvekkillerine ait haklara tecavüzün refi, men'i, tedbir tarihine kadar kullanılmış...adından elde edilen ve karar tarihine kadar elde edilecek gelirin üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata, ... adının izinsiz kullarrımından ve bu süreçte davacılar hakkında çıkan asılsız haber beyanlar nedeniyle 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, dava sonuna kadar taraflarca yapılacak ...
Yazılı, Görsel Basın ve Sosyal paylaşım sitelerinde ... adının kullanılmamasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA. Davalı/Karşı Davacı vekili cevap ve karşı dilekçesinde özetle. Davalı/karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...
2005 yılında müvekkili ... ve ... davacılar ... ve ... tarafından kurulmuş olduğunu, ... beşinci üyesi olan ...'ün işe 2006 yılında dönem dönem beraber çalmaya başlamış ve 2007 yılında gruba katılmış ve bu tarihten itibaren grupla birlikte çalışmalara başlamış olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde belirttiği üzere grup arasında uyuşmazlık çıkmadan önce, yine tüm grup üyelerinin ortak kararıyla, grubun kurutuşunun ... ile... tarafından birlikte gerçekleştirildiği şeklinde kamuoyuna yansıtılmış olduğunu,
bu durumun temel sebebinin grubun herhangi bir üyesinin öne çıkarılmamasını ve grubun tüm üyelerinin hayranlar bazında eşit saygı ve sevgi görmesini sağlamak olduğunu kaldı ki ... ismini veren kişinin davalı ... olduğunu, ayrıca kişilerin değil grubun öne çıkarılması yoluyla ... üye kaybetmesinden ya da üyelerinin değişmesinden zarar görmemesi ve devamlılığının sağlanmasının hedeflenmiş olduğunu, nitekim grubun üyelerinden olan ...'ın da 2 yıllık üyelik sonunda ... ile yolunu ayırmış ancak onun ayrılışının grup üzerinde herhangi bir olumsuz etki doğurmamasının sağlanmış olduğunu, benzer bir anlayışın yurt içinde “...”, “...", “...", "...”,
"...", “..." ve "..." gibi pek çok müzik grubu tarafından, yurtdışında ise "...”, "..." ve “...'n ..." gibi çeşitli müzik grupları tarafından benimsenmiş olduğunu, söz konusu grupların onlarca üye kaybetmelerine ve yeni üyeler kazanmalarına rağmen grup adını ve kimliğini aynen muhafaza edebilmiş olduklarını, davacıların ise ... grubunun devamlılığını sağlamayı hedef alan bu yaklaşımı kendi menfaatlerine kutanarak ... sonlanmasını hedeflemekte olduğunu, bu taleplerinde hukuki bir yararın söz konusu olmadığını, ... günümüze kadar olan yapısı incelendiğinde en ön planda olan üyelerinin müvekkilleri olduğunun görülmekte olduğunu,
grubun dağılmadığını gerçekte olanın ... ile ...'nun gruptan ayrılma kararı almış olması olduğunu, ... arasında uyuşmazlıkların ve anlaşmazlıkların olduğunun uzun süredir kamuoyunda bilinmekte olduğunu, grup üyeleri arasındaki anlaşmazlıkların temel sebebinin davacı ... ile ...'nun grubun diğer üyeleri tarafından yapılanı önerilere ön yargılı olarak olumsuz yaklaşması,
grubun diğer üyelerine kıyasla yukarıda açıklanan sebeplerle daha isteksiz ve özensiz olmaları ve grubu çalışmalarına yeterli olarak katkı sağlamamaları olduğunu, davalıların gerek grup içindeki uyumsuz tavırlarına gerek daha sonraki süreçte bulunmuş oldukları müvekkillerini yıpratıcı asılsız iddialarına rağmen müvekkilleri ve ... grubunun diğer üyesi ...'ün davacılar ... ve ...'nun katkılarını hiçbir zaman yok saymadıklarını,
davalıların 5 kişi olan grup üyelerinin 3 tanesinin grubu devam ettirmek istemesi karşısında 2 kişinin isteğinin kabul edilmeyeceğini bilmelerinin gerektiğini bu nedenle asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş, karşı davasında ise, müvekkillerinin ...tasfiyesine yönelik bir talebinin olmadığını müzik yapmaya devam edeceklerini, bu nedenle gruptan ayrılan iki davacının açtıkları davadaki talepleri ve ihtiyati tedbir taleplerinde (Adi ortaklığı) grubu feshetmeye yönelik iradelerini ortaya koymuş olduklarından ortaklıktan çıkarılmalarının gerektiğini,
müşterek Mülkiyete tabi olan mal varlığının adi ortaklık hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek mal varlıklarından birisinin ... ismi olduğunu gruptarı ayrılan davacılar tasfiye paylarının hesaplanarak davacılara ödenmesi yönünde karar verilmesini, davacıların hem aldıkları tedbir kararını icraya koyup kamuoyuna duyurup haksız ve mesnetsiz şekilde grubun dağıldığı algısını oluşturup, ... ismini kamuoyu nezdine zedeleyip müvekkillerinin manevi haklarını da ihlal etmiş olmaları nedeniyle karşı davalıların 1.000 TL maddi tazminat ile, 10.000,00 TL manevi tazminat ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
BİRLEŞEN DAVADA
İDDİA
Davacılar karşı davalılar vekili dava dilekçesinde; ... ve kardeşi...'nun 2002 yılında karşı taraf ... ve ... ile ...adlı müzik Grubunu 1996 yılında kurduğunu, bu tarihten... tarihine kadar kesintisiz olarak müzik hayatlarını ... altında sürdürdüklerini, tarafların ... altında son konserini "..." altında ...e 02/08/2014 tarihinde verdiklerini, karşı taraf ile müvekkil davacılar arasında uzun süreden beri grup içerisinde müzikal anlaşmazlık olduğunu, tarafların konser sonrası bir araya gelerek işbu kapsamda ... adı altında müzik hayatlarına devam etmeme ve ayrı ayrı başka adlar altında müzik hayatlarına devam etme kararı aldıklarını,
davalıların bu beyanlarına rağmen davacılardan habersiz olarak ortak mülkiyete konu ... isminin izinsiz marka başvurusunu davalı ... kendi adına yaparak, kötü niyetli olarak ... adının kullanımı ve gerek sosyal paylaşım hesaplarının kullanımının sınırlandırıldığını, müvekkilere ait hesapların marka başvurusu gösterilerek,
davalılar üzerine aktarıldığını, ... adı ... ve ... hesapları resmi hesap olarak tescil edildiğini, ...'nun tüm kötü niyeti ile daha dağılma kararı bile ortada yokken sadece kendi adına ... ismi ile marka başvurusu yaptığını, ... isminin marka değeri dışında aynı zamanda FSEK kapsamında da koruması mevcut olduğunu, davacıların haklarının daha fazla tecavüze uğramaması ve hak ihlallerinin tespiti amacıyla önce ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.
İş dosyası ile ... adının kullanılmaması için tedbir kararı aldıklarını, ardından ... 1 .Fikri ve Sınai haklar hukuk mahkemesinde ... esas sayılı dosyası ile ... adı üzerinde FSEK kapsamındaki haklarına tecavüzün tespiti ve uğranılan hak ihlalleri kapsamında maddi ve manevi tazminat davası yoluna başvurulduğunu, ... 3. Fikri ve Sınai haklar hukuk mahkemesinin ... D. İş dosyasından verilen tedbir kararının ...
1. Fikri ve Sınai Haklar mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının 30/12/2014 tarihli tedbire itiraz duruşmasında kaldırıldığını, davalıların taraflar arasında adi ortaklık olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, ancak buna rağmen tek taraflı olarak ... adını kullanmaya devam ettiğini, davalıların dava sürecindeki tüm konser ve sponsorluk gelirlerini deftere doğru yansıtmadıklarını, konser gelirlerinin gerçek değerlerinde gösterilmediğini, davalı ...
Durunun kötü niyetli olarak yapmış olduğu Marka Başvurusunun Türk Patent Ensititüsü tarafından red edildiğini, ancak ...
1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi, TPE kararına rağmen sadece davalı yanca kullanılan ... adının kullanımı tedbiren durdurmadığını, Adi Ortaklığın tasfiyesi davasının açılması için süre verildiğini belirterek, İhtiyati tedbir kapsamında ... grubu adi ortaklığına dava sonuçlanıncaya kadar İhtiyati Tedbiren tasfiye memuru atanmasını, Tasfiye Memurunun tedbir kapsamında, adi ortaklı adına ... marka başvurusu yapmasını , Tasfiye memuru, ... adı ile faaliyet sürdüren grup üyelerinin konser, sponsorluk,
albüm gelirlerini usulüne uygun olarak kayıt altına alınmasının sağlanmasını verilen konserler ve sponsorluk gelirlerinin gerçeğe uygun olarak deftere işlenmesinin sağlanmasını, ... adının FSEK kapsamında fikri ürünlerin değerlerinin tespitini, gerek FSEK kapsamındaki hakların gerekse ...
Markası altındaki değerlerin belirlenerek ... grubunun FSEK kapsamında değerinin ve marka değerinin tespitini, Gruba ait ..., ... sosyal paylaşım ağlarının değerlerinin tespit edilmesini, ... üyeleri arasındaki ortaklığın tasfiyesini, tasfiye kapsamında, davacı veya davalı tarafça davada belirlenen ... grubunun FESK kapsamında değerinin ve marka değerinin , Gruba ait ..., ... sosyal paylaşım ağlarının değerlerinin taraflar arasında uzlaşma sağlanması halinde, bedellerini ödemek suretiyle kullanana devredilmesini,
taraflar arasında adi ortaklıktaki hisse devrinde anlaşma sağlanamaması halinde açık artırma yöntemi ile ... ait ticari değerlerin, isim, marka, sosyal mecra ağlarının vb. satışına karar verilmesini, satış bedelinin adi ortaklıktaki paylar kapsamında paylaştırılmasına yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar karşı davacılar vekili cevap ve birleşen davaya ilişkin karşı dava dilekçesinde; davanın haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını, tüm dava dosyalarının birlikte değerlendirildiğinde gerçek amacın hukuki bir yarar elde etmekten öte müvekkillere zarar verme kastı ile açıldığını ,davacıların öncelikle ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinden ... isminin kullanımının engellenmesi için tedbir karar aldıklarını, ancak bu kararın ...
1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesini ...E sayılı dosyası kararı ile kaldırıldığını, mahkemece ... isminin tarafların müşterek kullanımında olduğunu ve her iki tarafın da kullanabileceğini ara kararında karara bağladığını, davacıların temel niyetinin bu ismin kullanımını engellemek ve yok etmek olduğunu, tarafların ... grubunda müzisyen olarak birlikte çalıştıklarını, davacılar gruptan kendi iradeleri ile ayrıldıklarını, müvekkillerinin üç kişi olarak ... ismi altında müzik yapmaya devam ettiklerini, tarafların bir adi ortaklık işletmesi mevcut olmadığını,
FSEK kanunun 10.madde uyarınca yalnızca müşterek eserlerde adi ortaklık hükümleri yasa gereği uygulandığını, tarafların hiç birinin tacir olmadığını, sanatçı olduklarını, albüm yapıp konserler verdiklerini, davacıların talep ettiği ... ismi bir marka olup, adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri çerçevesinde tasfiyesinin mümkün olmadığını, adi ortaklık hükümlerinin yalnızca müşterek eserlere uygulandığını, ... ismine yönelik taleplerine ilişkin davanın 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinde ... esası ile devam ettiğini,
ayrıca müvekkillerin ... isminin grup adına tescili için TPE ye marka başvurusu davacıların itirazı nedeni ile reddedildiğinden TPE kararına karşı ... 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ...
E sayılı dosyasında TPE kararının iptal davasının devam etiğini bu iki dava nedeni ile derdestlikten dolayı davanın reddini talep ettiklerini, grubun bu güne kadar üretilmiş parçalarının yetmiş beşinden fazlasının ... bestesi olduğunu, ... ve ...’ün hakları da eklenince davacıların hakları %15'lerde kaldığını, davacıların ..., ... hesaplarının da tasfiyeye konu edilip değerinin tespitini istemek de abesle iştigal olduğunu, grup fiilen devam etmiyor ise ... ya da ... sayfasının da hiçbir manası olmadığını, grubu fiilen devam ettirenlerin müvekkilleri olduğunu, davacıların ... grubunun FSEK kapsamındaki değeri,
gruba ait sosyal medya hesapları değeri hesapları kendilerine tasfiye Payı verilmesi taleplerinin FSEK 10 madde uyarınca adi ortaklık çerçevesindeki mallar olmadığı nedenle taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın daha önce açtıkları her davada ve her duruşmada talep etmekten sıkılmadıkları ihtiyati tedbirin yine hiç bir koşulu bulunmadığını, sadece müzik yapmakta olan müvekkillerinin faaliyetlerine zarar verme amacı amacı taşıdığını belirterek asıl davada davanın reddine karar verilmesini , karşı davada ise ... üyeleri arasındaki ilişkinin adi şirket ilişkisi olduğunu,... ayrılmak isteyen bir grup üyesinin ayrılması halinde,
grubun varlığını kalan üyelerle devam ettirdiğini, gruptan ayrılan ... ve ...’nun grupla ilişkilerini kendi istekleriyle kestiklerini, grubun dağıldığı yöndeki irade beyanı tarihinden itibaren ... ve ...’nun gruptan çıkarılmış olduklarının ve ... grubunun geri kalan tüm üyelerinin ortak idaresi yönünde varlığını sürdürmeye devam ettiğini BK md. 634 uyarınca gruptan çıkarılan kişilerin ayrılma paylarının hesaplanmasını, ortaklıkla ilişkilerinin kesildiğinin tespitini, ... ibaresi üzerinde herhangi bir haklarının kalmadığının tespitini talep ettiklerini,
karşı davalarının kabulü ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir.
İlgili yerlere müzekkereler yazılmış, cevabi yazılar dosya arasına alınmıştır. Dosya kapsamında müteaddit kez bilirkişi raporu alınmış, alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş, tarafların rapora yönelik beyan ve itirazları dosya kapsamına sunulmuştur. Asıl ve birleşen dava dosyası davacılar vekili 23/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile( aynı tarihte ıslah harcı yatırılmıştır.) asıl dava dava yönünden Maddi tazminat talebini 74.683,36-TL olarak, birleşen dava yönünden davacıların adi ortaklığın tasfiyesi veya davacılara ait payların diğer ortaklara devri karşılığı ödenecek bedele ilişkin dava değerini her bir davacı yönünden 56.929,87 TL olacak şekilde ıslah etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Asıl dava dosyasındaki esas dava yönünden dava konusu uyuşmalığın; davacılar ile her iki davalının birlikte .... isimli grubun bir araya gelemediğini ve davacıların grup içindeki fiili kullanımlarını engelledikleri, grupta aktif olarak facebook sayfası yöneticisiyken yöneticilikten çıkarıldığı, resmi internet sitesi kullanımlarına erişimlerin engellendiği, twitter hesaplarının dondurulduğu, 29 Ekim 2014 tarihinden sonra da kendi kullanımları üzerine geçirdikleri, tüm hesaplara erişimin engellendiği, ... grubunun dağılmadığı, sadece davalıların ayrıldığının beyan edildiği,
04/08/2014 tarihinde ... logosunun davalılar tarafından marka başvurusu yapıldığını, alınan tedbirin kaldırıldığını, müvekkillerinin ,,, ismi altında herhangi bir faaliyet gösteremediği iddiasıyla ,,, adının ortak mülkiyete konu olduğunun tespiti, ... adı üzerindeki davacılara ait haklara tecavüzün ref'i, men'i, ,,, adından elde edilen ve karar tarihine kadar elde edilecek gelir üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 1.000 TL maddi tazminat, ,,,, isminin izinsiz kullanımından ve davacılar hakkında çıkan asılsız beyan ve haberler nedeniyle de 5.000 TL manevi tazminata hükmolunması,
... adının dava sonuna kadar taraflarca yapılacak konser, albüm, CD, DVD ve diğer tanıtımlarda kullanımının önlenmesi talebine ilişkin olduğu,
Asıl dava dosyasındaki karşı dava yönünden dava konusu uyuşmazlığın, davalı karşı davacıların ... ismi ile müzik yapmaya devam etmelerine (ortaklığın devamına) davacı karşı davalıların Borçlar Kanunu'nun adi ortaklık hükümleri gereğince ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi, maddi tazminata ilişkin olarak 1.000 TL üzerinden yasal faizi ile birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine ilişkin olduğu,
Birleşen dava dosyasındaki esas dava yönünden dava konusu uyuşmazlığın;...adi ortaklığına dava sonuçlanıncaya kadar tedbiren tasfiye memuru atanmasını, tasfiye memurunun tedbir kapsamında, adi ortaklı adına ... marka başvurusu yapmasına, tasfiye memurunun, ... adı ile faaliyet sürdüren grup üyelerinin konser, sponsorluk, albüm gelirlerini usulüne uygun olarak kayıt altına alınmasının sağlanmasına verilen konserler ve sponsorluk gelirlerinin gerçeğe uygun olarak deftere işlenmesinin sağlanmasına, ...
Grup adının FSEK kapsamında fikri ürünlerin değerlerinin tespitini, gerek FSEK kapsamındaki hakların gerekse ...
Markası altındaki değerlerin belirlenerek ... grubunun FSEK kapsamında değerinin ve marka değerinin tespitini, Gruba ait ..., ... sosyal paylaşım ağlarının değerlerinin tespit edilmesini, ... grup üyeleri arasındaki ortaklığın tasfiyesini, tasfiye kapsamında, davacı veya davalı tarafça davada belirlenen ... grubunun FESK kapsamında değerinin ve marka değerinin, Gruba ait ..., ... sosyal paylaşım ağlarının değerlerinin taraflar arasında uzlaşma sağlanması halinde, bedellerini ödemek suretiyle kullanana devredilmesini,
taraflar arasında adi ortaklıktaki hisse devrinde anlaşma sağlanamaması halinde açık artırma yöntemi ile ... grubuna ait ticari değerlerin, isim, marka, sosyal mecra ağlarının vb. satışına karar verilmesini, satış bedelinin adi ortaklıktaki paylar kapsamında paylaştırılması kapsamında olduğu,
Birleşen dava dosyasındaki karşı dava yönünden dava konusu uyuşmazlığın; ... grubu üyeleri arasındaki ilişkinin adi şirket ilişkisi olduğunu, ... grubundan ayrılmak isteyen bir grup üyesinin ayrılması halinde, grubun varlığını kalan üyelerle devam ettirdiğini, gruptan ayrılan ... ve ...’nun grupla ilişkilerini kendi istekleriyle kestiklerini, grubun dağıldığı yöndeki irade beyanı tarihinden itibaren ... ve ...’nun gruptan çıkarılmış olduklarının ve ... grubunun geri kalan tüm üyelerinin ortak idaresi yönünde varlığını sürdürmeye devam ettiğini BK md. 634 uyarınca gruptan çıkarılan kişilerin ayrılma paylarının hesaplanmasını,
ortaklıkla ilişkilerinin kesildiğinin tespitini, ... ibaresi üzerinde herhangi bir haklarının kalmadığının tespiti özetle davacı/karşı davalıların ortaklıktan çıkarılmalarına ilişkin olduğu tespit edildi.
ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN İNCELEME
Davacılar vekilinin dava dilekçesinde müvekkilleri ile her iki davalının birlikte ... ismini verdikleri bir grup kurduklarını, 1996 yılında kurulan grubun 02/08/2014 tarihine kadar faaliyetlerini sürdürdüklerini ve bu tarihte son konseri verdikten sonra taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını, Eylül ayı itibarıyla yapılan son toplantıda davalı taraf artık grup olarak bir arada devam edemeyeceklerini belirtmeleri üzerine bu saatten sonra grubun bir araya gelemediğini ve davacıların grup içindeki fiili kullanımlarını engellediklerini, grupta aktif olarak facebook sayfası yöneticisiyken yöneticilikten çıkarıldığı,
resmi internet sitesi kullanımlarına erişimlerin engellendiğini, twitter hesaplarının dondurulduğu, 29 Ekim 2014 tarihinden sonra da kendi kullanımları üzerine geçirdiklerini, tüm hesaplara erişimin engellendiğini, ... grubunun dağılmadığını, sadece davalıların ayrıldığının beyan edildiği,
04/08/2014 tarihinde ... logosunun davalılar tarafından marka başvurusu yapıldığını, alınan tedbirin kaldırıldığını, müvekkillerinin ... ismi altında herhangi bir faaliyet gösteremediğini ileri sürerek ... adının ortak mülkiyete konu olduğunun tespitini, ... adı üzerindeki müvekkiline ait haklara tecavüzün ref'ini, men'ini, ... grup adından elde edilen ve karar tarihine kadar elde edilecek gelir üzerinden fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminat, ... isminin izinsiz kullanımından ve davacılar hakkında çıkan asılsız beyan ve haberler nedeniyle de 5.000 TL manevi tazminata hükmolunmasını,
... adının dava sonuna kadar taraflarca yapılacak konser, albüm, CD, DVD ve diğer tanıtımlarda kullanımının önlenmesini talep ettiği,
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde; ... müzik grubunun 2005 yılında davacı ve davalılar tarafından kurulduğunu, ...'ün ise 2000 yılında gruba dahil olduğunu, grubun müziklerinin büyük çoğunluğunun davalı ... tarafından yapıldığını ancak tanıtımlarda gruba ait olarak gösterildiğini, davalıların müzik eğitimi aldıklarını, müzisyen olduklarını, davacıların ise mimar olduklarını ve müziğe mimari faaliyetleri nedeniyle fazla zaman ayıramadıklarını, grubun müvekkilleri tarafından tanıtıldığını, grubun isminin FSEK kapsamında eser olarak korunmadığını savunarak asıl davanın reddini,
Karşı dava olarak da ... ismi ile müzik yapmaya devam etmelerine (ortaklığın devamına) davacı karşı davalının Borçlar Kanunu'nun adi ortaklık hükümleri gereğince ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini, davacıların/karşı davalıların müvekkillerine verdikleri zararın belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL üzerinden yasal faizi ile birlikte tahsili ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Asıl dava dosyasında davacılar vekili esas dava dava yönünden Maddi tazminat talebini( başlangıçta 1.000 TL olarak gözterilmiştir.) yeni dava değeri 74.683,36-TL olacak şekilde ıslah etmiştir.
Dava konusu uyuşmazlığı doğru bir şekilde tespiti ve çözümlenmesi için evvela uyuşmazlığın esas noktası olan müzik grubunun hukuki nitelendirilmesinin yapılmasının icap edeceği;
Bilindiği üzere müzik grupları; kimi zaman sözleşme ile kimi zamansa hiçbir yazılı anlaşma olmaksızın kişilerin bir araya gelerek emek, mal ve amaç birliği içerisinde ortaklık oluşturması ile var olur. Üyeler arasında yazılı bir anlaşmanın bulunmadığı, tarafların bir araya gelerek emek, mal ve amaç birliği içerisinde ortaklık oluşturduğu gözetildiğinde, davaya konu müzik grubu ortaklığı, TBK m. 620/2 uyarınca adi ortaklık niteliğindedir. . Bu durum ilgili hükümde, “Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.” denilerek ortaya konulmuştur.
Dosya kapsamında toplanılan delilerden anlaşıldığı üzere ... grubu üyeleri birlikte müzik yapmak amacıyla birliktelik içerisinde bulunmuş, konserlere birlikte;çıkarak müzik eserlerini birlikte icra etmiş, ortak müzik eserleri oluşturmuş ve kamuyla paylaşmış, birtakım etkinlikler sonrası geliri paylaşmış, kararları oybirliği ile almıştır. Bu açıklamalar doğrultusunda .... müzik grubunun bir adi ortaklık olarak nitelendirilmesi gerektiği mahkememizce değerlendirilmiştir.
Somut davanın konusu, müzik eserlerinin sahipliği değil, müzik grubu üzerindeki hak sahipliğidir. Ancak ilgili müzik grubu üyelerinin sistematik olarak birlikte eser meydana getirmek üzere bir araya geldiği gözetildiğinde, FSEK. 10. Madde hükmünün kıyasen uygulanması suretiyle, yukarıda belirtildiği üzere objektif şartları sağlayan grup üyeleri arasındaki birliğin bir adi ortaklık olduğu kanaati hasıl olmuştur.
Dosya ve eklerinde yer alan belgeler incelendiğinde tarafların tek başına anlamı olmayan ... ibaresini ortak emekleriyle bir müzik grubu ismi olarak tanıtmış, bu ibarenin piyasada ünlenmesini sağlamışlardır. Anılan amaçla 2014 yılına kadar ... ismi altında müzik eserleri meydana getirilmiş, ... grubu ismini taşıyan albüm çıkarılmış ve pek çok etkinlikte yer alınmıştır.
Bundan da anlaşıldığı üzere ... ibaresi, birliktelik boyunca uyuşmazlığa konu adi ortaklığın adı olarak kullanılagelmiştir. Bu çerçevede "...” isminin, seçmek, kullanılmak ve ayırt edici hale getirmek suretiyle yaratılan, grup tarafından verilen hizmeti ayırt etmeye yönelmiş bir tescilsiz marka olduğu anlaşılmıştır.
Dolayısıyla tescilsiz ... markası; adi ortaklık çatısı altında meydana getirilmiş ve bu ortaklık çatısında görülen işlerde kullanılmış olup ve ortaklık malvarlığına dahil edilmiştir.
Tescilsiz ... markasına ilişkin davacı/karşı davalının ... ibaresi üzerinde Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu FSEK kapsamında hak iddialarına karşılık inceleme yapıldığında; ... ibaresi TPE nezdinde tescilli olmaması sebebiyle dava tarihinde yürürlükte bulunan Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Karamame'ye göre korunmayacaktır. Bunun yanında taraflarca beyan edilenin aksine ... ibaresi FSEK'e göre de korunmayacaktır. Zira FSEK marka işlevi gören ibarelerin korunmasını değil bizatihi eser adlarının ve eser sahiplerinin korunmasını amaçlamaktadır (FSEK m.1). Yukarıda da izah edildiği üzere ... ifadesi tescilsiz bir marka konumda olup, FSEK kapsamında korunamayacaktır.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında asıl dava dosyasında davacı/karşı davalıların ... isminin FSEK hükümlerine göre korunması, tecavüzün ref'i ve men'i talepleri incelendiğinde;
Yukarıda da belirtildiği üzere ... ibaresi, ortaklık malvarlığına dahildir ve ibare üzerinde ortaklar elbirliği ile maliktir. Dolayısıyla tarafların maliki oldukları ... ibaresini kullanmaları hukuka aykırı değildir. Bu sebeple davacı/karşı davalı tarafın, davalı/karşı davacı tarafa yöneltmiş olduğu ... ibaresine İlişkin taleplerin, hem koruma FSEK uyarınca talep edildiği için hem de davalı/karşı davacıların kullanımları hukuka uygun olması hasebiyle kullanımlar haksız rekabet de teşkil etmeyecektir.
Asıl dava dosyasında davacı/karşı davalılar vekili maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş , maddi tazminat istemi yönünden ıslah işlemine başvurmuş ise de;
Yargılama neticesinde tazminata hükmedilebilmesi için zararın ortaya çıkması, bu zararın maddi ve manevi olarak giderilmesi ihtiyacının doğmuş olması gerekmektedir.
Yukarıda tespit edildiği üzere ... grubu adı altında davalı/karşı davacıların adi ortaklık faaliyetlerine devam etmesi hukuka aykırı olmayıp tazminat sorumluluğu doğmamıştır.
Kullanımların haksız olmaması sebebi ile maddi ve manevi tazminat istemleri de yerinde bulunmamış olup, bir an için davacı/karşı davalıların maddi tazminat isteminin yerinde olduğu varsayımında dahi davacıların asıl dava dosyasında maddi tazminat talebinin dayanağı " tedbir tarihine kadar kullanılmış ... adından elde edilen ve karar tarihine kadar elde edilecek gelir" olup, davacılar vekili her ne kadar bu kapsamda ıslah işlemi yapmış ise de, tazminatın dayanağı olan husus, esasen birleşen davada değerlendirilecek olan tasfiye payı alacağında, markanın değerinin belirlenmesinde kullanılmış olup,
marka değerine göre de tasfiye payı alacağı belirlendiğinden, birleşen davada hükmedilen tasfiye payı alacağı içinde grubun elde ettiği gelir de yer aldığından, asıl dava dosyasındaki maddi tazminat talebi karşı tarafın haksız olmaması sebebi ile yerinde olmadığı gibi talep aynı zamanda mükerrerlik teşkil etmektedir.
Bu durumda asıl dava dosyasında davacıların davasına konu ettiği taleplerin yerinde olmadığı değerlendirilmiş, anılı sebeplerle asıl dava dosyasındaki esas davanın reddi yönünde karar verilmiştir. Asıl dava dosyasında karşı dava yönünden karşı davacılar vekili ; ... ismi ile müzik yapmaya devam etmelerine (ortaklığın devamına) davacı karşı davalıların Borçlar Kanunu'nun adi ortaklık hükümleri gereğince ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini, davacı/karşı davalıların müvekkillerine verdikleri zararın belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL( maddi tazminat) üzerinden yasal faizi ile birlikte tahsili ve 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ettiği anlaşılmış olup,
Davalı/karşı davacıların belirttiği zararlar davacı/karşı davalıların haksız eylemlerinden değil ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesinden ve ihtiyati tedbire karar verilmesinden kaynaklanmak olduğu, haksız ihtiyati tedbir kararından maddi ve manevi tazminat istemine yönelik davanın karşı dava ile değil, asıl davanın davalı lehine kesinleşmesi halinde başvurulacak bir yöntem olduğu,
zira ancak asıl davanın reddi yönünde verilen kararın kesinleşmesi ile ihtiyati tedbir kararın haksız olduğundan bahsedilebileceği bu meyanda koşulların sağlanmadığı anlaşılmakla karşı davadaki maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, her ne kadar karşı davada tazminat istemlerinin yanında davalı/karşı davacıların ... ismi ile müzik yapmaya devam etmelerine (ortaklığın devamına) davacı karşı davalıların Borçlar Kanunu'nun adi ortaklık hükümleri gereğince ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, iş bu davada, davalı tarafın gruptan çıkarılması istenen kişiler,
davacıların ise grubun diğer üyeleri olması gerektiği, yapılan incelemede asıl dava dosyasındaki karşı davanın davacıları arasında grup üyesi olan ...'ün yer almadığı, asıl dava dosyasındaki karşı davaya konu ortaklıktan çıkarma kararı istemli dava yönünden karşı davacıların tek başlarına taraf sıfatının bulunmadığı,
nitekim karşı davacıların bu defa ...'ün de yer aldığı birleşen dava dosyasındaki karşı dava ile aynı şekilde ortaklıktan çıkarma istemli dava açtığı, taraf sıfatı yönündeki eksikliğin birleşen davadaki karşı dava ile giderildiği ancak asıl dava dosyasındaki karşı dava yönünden bahsi geçen taleplere ilişkin zorunlu dava arkadaşı olan ...'ün davacı yahut davalı olarak yer almaması sebebi ile taraf sıfatı yokluğunun mevcut olduğu anlaşılmakla, karşı davaya konu ortaklıktan çıkarma ve geri kalan üyeler ile ortaklığın devamına ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Hülasa, asıl dava dosyasındaki esas dava ve karşı dava yönünden açılan davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN İNCELEME
Birleşen davadaki esas dava, asıl dava dosyasından konusu itibari ile farklı olup yine aynı şekilde birleşen davadaki karşı davada asıl davadaki karşı davadan tarafları itibari farklı olması hasebiyle birleşen davada ikame edilen davalar yönünden derdestlik itirazı yerinde bulunmamıştır. Adi ortaklığın sona erme sebepleri TBK m. 639'da sayılmıştır. İlgili düzenlemenin diğer hükümleri: saklı kalmak üzere ortaklık; bütün ortakların ortaklığın sona ermesine karar vermesi suretiyle (TBK m. 639/4) veya her halde haklı sebeplerin bulunması halinle başkaca koşul aranmaksızın fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla sona erer.
Dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme ile tespit edildiği üzere davacı/karşı davalılar, tüm ortakların ... grubunun sona ermesi bahsinde mutabık kalmış olduğunu beyan etmekte, dolayısıyla ... müzik grubu adi ortaklığının sona ermiş olduğunu iddia etmektedir. Ancak her ne kadar davacı/karşı davalıların beyan ettiği şekilde ... grubu dağılma kararını bu şekilde sözlü olarak almış olsa dahi bu hususun ortaya konulabilmesi, orlaklığın feshinin tespit için şarttır.
Bir başka söyleyişle; her bir ortağın sona erme iradesini gösterir delilin dosyaya sunulması yahut sona erme iradelerinde çekişme bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Fakat dosyada tüm üyelerin dağılma iradesi taşıdığını gösterir bir veriye rastlanamamıştir. Bu kapsamda taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin ortak fesih iradesiyle sona erdirildiği tespit edilememiştir.
Davacı/karşı davalılar, davalı/karşı davacılar tarafından ... grubunun dağılacağı yönündeki beyanlarla, ortaklıktan ayrılmaya ilişkin iradelerini sakatladığını, aslında ortaklığın sona ereceğini düşündüklerini iddia etmektedir. Ancak bu noktada davacı/karşı davalıların yanıltılmış yahut aldatılmış olduğunu ve bu şekilde iradelerinin sakatlandığını ortaya koyan hiçbir emare de dosyaya sunulmamıştır. Bu sebeple davacı/karşı davalıların iradelerinin sakatlanmış olduğuna ilişkin iddiaları ispat olunamamıştır.
Davacı/karşı davalılar tarafından 02.08.2014 tarihinde, davalı/karşı davacılar tarafındansa 10.09.2014 tarihinde yapıldığı ileri sürülen bir görüşme gerçekleştirilmiştir. İlgili görüşme tarihi tam olarak belli olmasa da bu görüşme sonrasında davalı/karşı davacıların ... grubu altında müzik yapmaya devam ettikleri, davacı/karşı davalıların ise ... grubu adı altında faaliyetlerine son verdiği anlaşılmaktadır. Görüşmenin içeriği ise çekişmelidir. Zira sözlü şekilde alınan kararın davacı/karşı davalıların ... müzik grubundan çıkmasına mı yoksa grubun dağılmasına mı ilişkin olduğu belirsizdir ve taraflarca ispatlanamamıştır.. Buna karşılık asıl dava dosyasında davalı/karşı davacılar vekilinin karşı dava dilekçesinde yer alan netice-i talepleri üzerinden bir nitelendirme yapılabilmesi mümkündür.
Davalı/karşı davacılar vekili esas davaya karşı açtığı 01.01.2015 tarihli karşı dava dilekçesinde, davacı/karşı davalıların ortaklıktan “çıkarılmasına” karar verilmesini talep etmiştir. Buna karşılık davalı/karşı davacı vekili, birleşen davaya karşı açılan karşı dava dilekçesinde davacı/karşı davalıların grubun dağıldığı yönündeki beyan 'tarihleri itibariyle ise gruptan “çıkarılmış” olduklarının tespit edilmesini talep etmiştir.
Davalı/karşı davacı tarafın 01.01.2015 tarihli dilekçesinde ... ve ...'nun gruptan “çıkarılmasını” talep etmesi, bu kişilerin hem bahsedilen görüşmede gruptan ayrılmadıklarını hem de dava tarihinde halen ... grubunun üyesi (adi ortaklığın ortağı) olduklarını ikrar niteliği taşımaktadır. Bu sebeple davacı/karşı davalıların Ortaklık sıfatının halen devam ettiği, ortaklık sıfatlarının davalı/karşı davacıların ikrarı sebebiyle çekişmeli olmaktan çıktığı kanaatine ulaşılmıştır.
TBK 633 hükmü uyarınca; bir ortağın fesih bildiriminde bulunması, kısıtlanması, iflası, tasfiyedeki payının cebri icra yoluyla paraya çevrilmesi veya ölmesi hâlinde, sözleşmede ortaklığın diğer ortaklarla devam edeceğine ilişkin bir hüküm varsa, bu durumlardan biri: gerçekleştiğinde, o ortak veya temsilcisi ya da ölen ortağın mirasçısı ortaklıktan çıkabilir veya diğer ortaklar tarafından yazılı olarak yapılacak bir bildirimle ortaklıktan çıkarılabilir. Hükümde her ne kadar sözleşmede ortaklığın diğer ortaklarla devam edeceğine ilişkin bir hükmün bulunması şart koşulmuş ise de adi ortaklık sözleşmesinin bir şekle tabi olmadığı gözetildiğinde, bu kaydında yazılı şekilde koyulmasının gerekmediği açıktır.
... grubu üzerinde davacı/karşı davalıların ortaklık sıfatının devam ettiği tespitinden hareketle adi ortaklığın ve davacı/karşı davalıların akıbetine ilişkin açıklama yapılmalıdır. Yukarıda yer yer verildiği üzere davalı/karşı davacılar vekili karşı davada davacı/karşı davalıların adi ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmektedir. Aynı doğrultuda davacı/karşı davalı taraf da 09.05.2016 tarihli birleşen dava dilekçesinde uzlaşma sağlanması halinde ayrılma/tasfiye paylarının hesaplanarak adi ortaklık hisselerinin devam eden ortaklara devredilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç itibariyle gruba daha önce de yeni üyenin dahil olduğu ve ayrıldığı, bu durumun grubun varlığına etki etmediği, bu çerçevede TBK 633 hükmünün uygulama alanı bulabileceği görülmüştür. TBK 633 hükmünün açık lafzı karşısında, esas ve birleşen davaların davacısı ... ve ...'nun fesih beyanında bulunduğu, bu bağlamda ... ve ...'nun mahkeme kararı ile çıkartılmasının mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
..., ... grubu adi ortaklığının, ortakların tamamının iradeleri çerçevesinde sona erdirildiğinin tespit edilememesi, davacı/karşı davalıların gruptan ayrılmalarına ilişkin iradelerinin sakatlandığına ilişkin iddialarının ispatlanamaması, davalı/karşı davacılar tarafından esas davaya karşı açılan karşı davanın netice-i talebinde davacı/karşı davalıların ... grubundan çıkarılmasının talep edildiği, bu talebin aslında davacı/karşı davalıların gruptan ayrılmadığını gösterdiği, netice itibariyle davacı/karşı davalıların ortaklık sıfatının karşı dava tarihi itibariyle devam etmekte olduğu,
davalı/karşı davacıların karşı davada netice-i talep bağlamında ... müzik grubu adi ortaklığından çıkarılmasını talep ettiği, birleşen dava kapsamında da davacı/karşı davalıların ortaklığının feshini talep ettiği, TBK 633 hükmü çerçevesinde ortaklığın feshini talep eden ... ve ...'nun adi ortaklıktan çıkartılmasının mümkün olduğu anlaşılmakla anılı sebeple birleşen davadaki karşı davanın kabulüne karar verilmiş, birleşen davadaki esas davaya konu olan adi ortaklığın tasfiye edilmesi yönündeki istemin ise yukarıda belirtili açıklamalar ışığında koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen davacı/karşı davalıların ayrılma/tasfiye payının hesaplanması gerektiği, hesabın davacı/karşı davalıların. ... grubundan ayrıldığı tarihteki ortaklık aktif ve pasif durumu üzerinden yapılacağı; buna karşılık ortaklık sıfatı sona eren tarafın beş sene boyunca ortaklığa hiçbir katkı sağlamadığı, bu hususun tasfiye payı hesaplamasında göz önünde bulundurulması gerektiği, .... ibaresinin, sosyal medya hesaplarının da adi ortaklık malvarlığına dahil olduğu, malvarlığının aktifleri arasında yer aldığı, bu sebeple tasfiye hesabında dikkate alınması gereken değerler arasında bulunduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Birleşen davadaki esas dava yönünden, ortaklıktan çıkartılan davacıların ayrılma/ tasfiye payının belirlenmesi amacı ile mahkememizce kapsamlı incelemeler yapılmış, taraf itirazları ayrıntısı ile bilirkişi raporlarında değerlendirildiği, dosya kapsamına alınan usul ve yasaya uygun tespitler ihtiva eden Bilirkişiler ..., ..., ..., ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 17/06/2024 tarihli bilirkişi heyeti 4. Ek raporunda her bir davacı için ayrı ayrı 56.929,87 TL tasfiye payı alacağı alacağı hesap edildiği, hesaplamanın usul ve yasaya uygun bulunduğu, Davaya konu ... markası toplam değerinin 284.649,33 TL hesap edildiği, adi ortaklığın 5 üyesi olduğu ve tasfiye payı ortaklar arasında eşit şekilde dağıtıldığında
her bir üyenin alacağı pay 56.929,87 TL (284.649,33 /5 = 56.929,87) olduğu tespit edilmiş olup, taraflar hesaplamaya yönelik bir takım itirazlarda bulunmuş ise de, itirazlar 17/06/2024 tarihli ek raporda 5 ve 6. Sayfalarda kalem kalem değerlendirildiği, hesaplamada hatanın bulunmadığı, dosyaya sunulan uzman görüşü somut verilere dayalı bir rapor olmadığından dikkate alınması objektif olmayacağından değerlemeye esas bir çalışma olarak kullanılması mümkün olmadığı, sosyal medya hesaplarının değerlendirilmesinde raporlarda sunulan tahmini hesaplamalar, mevcut verilerin analiz edilmesiyle yapılmış olup, sektör ortalamaları ve benzer hesapların performans verileri göz önünde
bulundurulduğu, Sosyal medya gelir payı hesaplanırken tahmini olmasının kaçınılmaz olduğu, sosyal medya hesaplarından elde edilen gelirler dinamik ve değişken olduğu, Sosyal medya platformlarının gelir potansiyeli, çeşitli faktörlere bağlı olarak değişiklik gösterebilir ve bu nedenle kesin rakamlar belirlemek mümkün olmadığı, dosya kapsamına alınan bahsi geçen rapordaki tespitlerin yerinde olduğu, Markanın değeri belirlenirken sadece elde edilen gelir değil, aynı zamanda markanın yaratmış olduğu müşteri bağlılığı, pazardaki yeri ve gelecekteki potansiyel gelirlerin de değerlendirildiği,
Tasfiye payının hesaplanmasında, ortaklığın menkul mallarının ve markanın değerinin belirlenmesi önemli olduğu alınan Bilirkişi raporunda, tasfiye sürecinde dikkate alınması gereken tüm malvarlığı unsurları ve gelirler kapsamlı bir şekilde değerlendirildiği, alınan raporun ortağın tasfiye payının doğru bir şekilde belirlenmesi için gerekli olan tüm verileri
içermekte ve bu veriler doğrultusunda hesaplamalar yapıldığı, ...'nun kişisel telif gelirlerinin marka kazancına dahil edilmesinin hatalı olduğu iddiasına yönelik olarak ise ...'nun kişisel gelirleri, "...." markası altında elde edilen gelirlerden ayrılmış ve bu gelirlerin kişisel faaliyetlere dayalı olduğu belirlendiği, bu ayrım yapılırken ortağın kişisel faaliyetleri, albümleri ve diğer müzik projeleri dikkate alınmış, bu gelirler markanın ticari değerinden ayrıldığı, Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 3. ek raporda.
Davalı ... ticari defter kayıtlarına göre ... markası değeri ihtiyatlılık ilkesi gereği 102.634,04 TL ve sosyal medya hesapları toplam değerinin 182.015,29 TL'ye tekabül edeceği hesap edilmiştir.
Bu durumda, ... markası toplam değeri 284.649,33 TL (102.634,04 + 182.015,29= 284.649,33) olarak hesap edildiği, davaya konu adi ortaklığın 5 üyesi olduğu ve tasfiye payı ortaklar arasında eşit şekilde dağıtıldığında her bir üyenin alacağı pay 56.929,87 TL olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle birleşen dava dosyasındaki Karşı davada hüküm altına alınan ortaklıktan çıkarılma kararına istinaden davacıların/karşı davalıların ortaklıktan çıkarılması sebebi ile payları, diğer ortaklara payları nispetinde geçeceğinden, ortaklık payının tasfiyesi başlığı ile düzenlenen TBK 634.
Maddesi kapsamında davacıların tasfiye payı taleplerinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, her bir davacı için ayrı ayrı 56.929,87 TL tasfiye payı alacağının, ıslah tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile( birleşen davadaki esas dava yönünden faiz talebinin bulunmaması sebebi ile alacağa ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiş olup, nitekim davacılar da sunmuş oldukları ıslah dilekçesi ile ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.) her bir davalının sorumluluğu eşit oranda olacak şekilde birleşen dava dosyası davalılarından( ..., ...
VE ...) tahsili ile birleşen dava dosyası davacılarına( ... VE ...) ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
-ESAS DAVA YÖNÜNDEN
-Açılan davanın tüm istemler yönünden REDDİNE,
-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
-Açılan davanın tüm istemler yönünden REDDİNE, 2-ASIL DAVA DOSYASI İLE BİRLEŞEN 2017/142 ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN
-ESAS DAVA YÖNÜNDEN
Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
-Adi Ortaklığın tasfiye edilmesi yönündeki davanın reddine,
- Karşı davada hüküm altına alınan ortaklıktan çıkarılma kararına istinaden davacıların ortaklıktan çıkarılması sebebi ile payları, diğer ortaklara payları nispetinde geçeceğinden, ortaklık payının tasfiyesi başlığı ile düzenlenen TBK 634. Maddesi kapsamında davacıların tasfiye payı taleplerinin hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, her bir davacı için ayrı ayrı 56.929,87 TL tasfiye payı alacağının, ıslah tarihi olan 23/10/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile her bir davalının sorumluluğu eşit oranda olacak şekilde birleşen dava dosyası davalılarından tahsili ile birleşen dava dosyası davacılarına ödenmesine,
-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN
Açılan davanın Kabulü ile; -... grubu üyeleri arasındaki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğunun TESPİTİ ile, TBK 633. Maddesinin açık lafzı gereğince birleşen dava dosyası davacılarının fesih beyanları sebebi ile anılı madde kapsamında ortaklıktan çıkartılmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, birleşen dava dosyası davacıları ... VE ...'NUN ortaklıktan ÇIKARILMALARINA, (ADİ ORKAKLIĞIN DİĞER ORTAKLAR ÜZERİNDEN DEVAMINA),
3- Asıl dava dosyasındaki esas dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından , asıl dava dosyasındaki esas dava yönünden peşin alınan 102,50 TL peşin harç ile asıl dava dosyasındaki esas dava dosyası yönünden yapılan ıslah için yatırılan ıslah harcı miktarı olan 1.082,56 TL( davacılar/karşı davalılar vekilince toplam 3.027,00 TL ıslah harcı yatırılmış olup, asıl ve birleşen dava dosyasında ıslah edilen alacakların değerleri nazara alındığında bunun 1.944,44 TL olan kısmı birleşen davadaki alacak istemine,
bakiye kalan 1.082,56 TL olan kısmı ise asıl davadaki alacak istemine ilişkindir. ) toplamı olan 1.185,06 TL'den mahsubu ile fazla yatan 569,66 TL harcın kararın kesinleşmesi ile asıl dava dosyasındaki esas dava dosyası davacılarına ( ... VE ...) talepleri halinde ödenmesine,,
4-Asıl dava dosyasındaki karşı dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, asıl dava dosyasındaki karşı dava yönünden peşin alınan 187,85 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 427,55 TL karar ve ilam harcının asıl dava dosyasındaki karşı dava dosyası davacılarından( ... VE ...) alınarak hazineye irat kaydına,
5-Asıl dava dosyasında esas ve karşı davanın ayrı ayrı reddine karar verildiğinden asıl dava dosyasında( asıl dava dosyasındaki esas ve karşı dava) yapılan yargılama giderlerinin yapan taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Asıl dava dosyasındaki esas dava yönünden, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-FSEK'e dayalı ikame edilen tecavüzün meni ve refi istemli dava yönünden maktu 40.000,00 TL,
-Maddi tazminat istemi yönünden( ıslah ile 74.683,36-TL) 40.000,00 TL,
-Manevi tazminat istemi yönünden 5.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL vekalet ücretinin asıl dava dosyasındaki esas dava dosyası davacılarından( ... VE ...) alınarak asıl dava dosyasındaki esas dava dosyası davalılarına( ... VE ...) ödenmesine,
7-Asıl dava dosyasındaki karşı dava yönünden, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Ortaklıktan çıkarılma ve bunun ferisi mahiyetindeki istemler yönünden açılan dava yönünden ; maktu 40.000,00 TL,
-Maddi tazminat istemi yönünden 1.000,00 TL,
-Manevi tazminat istemi yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 51.000,00 TL vekalet ücretinin asıl dava dosyasındaki karşı dava dosyası davacılarından(GÜNEŞ VE ... ) alınarak asıl dava dosyasındaki karşı dava dosyası davalılarına( ... VE ...) ödenmesine,
8-Birleşen dava dosyasındaki esas dava yönünden kabule konu miktar üzerinden birleşen dava dosyasındaki esas dava dosyası davalılarından alınması gereken 7.777,75 TL karar ve ilam harcının, birleşen dava dosyasındaki esas dava yönünden peşin alınan 102,50 TL peşin harç ile iş bu davaya ilişkin yatırılan 1.944,44 TL ıslah harcı ( davacılar vekilince toplam 3.027,00 TL ıslah harcı yatırılmış olup, bunun 1.944,44 TL olan kısmı birleşen davaya ilişkin olduğu tespit edilmiştir.) toplamı olan 2.046,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 5.730,81 TL karar ve ilam harcının birleşen dava dosyasındaki esas dava dosyası davalılarından( ..., ...
VE ...) alınarak hazineye irat kaydına, birleşen dava dosyasındaki esas dava yönünden esas dava dosyası davalılarından alınması gereken karar ve ilam harcı tutarına mahsup edilen birleşen dava dosyasındaki esas dava dosyası davacıların yatırmış olduğu 102,50 TL peşin harç ile iş bu davaya ilişkin yatırılan 1.944,44 TL ıslah harcı toplamı olan 2.046,94 TL'nin birleşen dava dosyasının esas dava dosyası davalılarından ( ..., ...
VE ...) alınarak birleşen dava dosyasının esas dava dosyası davacılarına ( ... VE ...) ödenmesine,
9-Birleşen dava dosyasındaki karşı dava yönünden alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının, birleşen dava dosyasındaki karşı dava dosyası davalılarından( ... VE ...) alınarak hazineye irat kaydına,
10-Birleşen dava dosyasında yapılan yargılama giderleri, birleşen dava dosyasının asıl dava dosyasına birleştirilmek üzere gönderildiği tarihe kadar olan yapılmış yargılama giderlerini kapsamakta olup, harici yapılan yargılama giderleri asıl dava dosyasına ilişkin kısımda değerlendirilmiş olup, bu cümleden olarak;
-Birleşen dava dosyasındaki esas dosya davacıları/karşı dava dosyası davalıları( ... VE ...) tarafından yapılan başvurma harcı 29,20 TL, posta masrafları 512,50 TL olmak üzere toplam 541,70 TL yargılama giderinin birleşen dava dosyasındaki kabul ve ret oranları nazara alınarak 270,85 TL olan kısmının birleşen dava dosyası davalı/karşı davacılarından ( ..., ... VE ...) alınarak birleşen dava dosyası davacı/karşı davalılarına ( ... VE ...) ödenmesine, bakiye kısmının bahsi geçen davacılar üzerinde bırakılmasına,
-Birleşen dava dosyasında esas dosya davalıları ile karşı dava dosyası davacılarının birleşen dosyaya yönelik yapmış oldukları yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Birleşen dava dosyasındaki esas dosya yönünden, davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-Tasfiye payı alacağına ilişkin kabule konu kısım üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava dosyası davalı/karşı davacılarından ( ..., ... VE ...) alınarak birleşen dava dosyası davacı/karşı davalılarına ( ... VE ...) ödenmesine,
12-Birleşen dava dosyasındaki esas dosya yönünden, davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu kısım üzerinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
-40.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava dosyası davacı/karşı davalılarından ( ... VE ...) alınarak birleşen dava dosyası davalı/karşı davacılarına ( ..., ... VE ...) ödenmesine,
13-Birleşen dava dosyasındaki karşı dava yönünden, karşı davanın kabulüne karar verilmiş olması sebebi ile karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;
40.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen dava dosyası davacı/karşı davalılarından ( ... VE ...) alınarak birleşen dava dosyası davalı/karşı davacılarına ( ..., ... VE ...) ödenmesine,
14-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,
Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.15/01/2025
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2014/248, K. 2025/6, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama