KÜNYE
T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2020/390 Esas
- Karar no
- 2023/255
- Dava
- Marka (Manevi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 16/12/2014
Karar Metni
2.385 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... ibareli ... numaralı ... sınıflarda, ... numaralı ... Sınıflarda tescilli markası ile ... numaralı ....
Sınıflarda tescilli logosunun ve tescilli tasarımlarının bulunduğunu, Davalıların, davacının tescilli marka ve tescilli endüstriyel tasarımlarının davalı tarafça internet sitesinde kullanılarak, ürünlerin tanıtıldığını ve satışa sunulduğunu, müvekkilinin telif haklarına sahip olduğu fotoğrafların davalının internet sitesinde kullanıldığını beyanla; tescilli marka ve tescilli endüstriyel tasarımları ile telif haklarına tecavüz, haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, davalılara ait ürünlerin toplatılmasına ve imhasına karar verilmesine,
Davalılara ait ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara el konulmasına ve imhasına HMK 107. maddesi uyarınca belirsiz alacağın mevcut olması nedeniyle, fazlaya dair hakları talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının müvekkili davacının tasarım ve telif hakkına tecavüz teşkil eden, haksız rekabete neden olan fiillerinden dolayı, 20.000 TL maddi tazminatın dava talihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Müvekkilinin manevi zararlarına karşılık, 15,000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
davalıların ... ve ... adreslerinde davacının marka ve tescilli endüstriyel tasarımlan ile telif haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin alan adı içeriğinden çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin 556 sayılı KHK 'nin 9. Maddesi ile anılan şekilde bir kullanımının söz konusu olmadığını, Müvekkilinin ürettiği ürünlerin sunduğu mal ve hizmetlerin hiçbirinde davacının gerek '...' ibareli gerekse de şekil markasını kullanmadığını, davacının '...' şeklindeki kullanımın marka hakkına tecavüz niteliğindeki iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, '...' şeklindeki ibarenin kesinlikle müvekkili tarafından üretilen ürünlerin üzerinde, ambalajlarında ya da ürünleri üzerinde yer almadığını, ... için şeklindeki ibare ... marka araçlar için kullanımı uygun anlamına gelen ve ürünün yada hizmetin ... marka olduğu hissini uyandırmadığını,
davacı markalarının hiçbirinde ürünlerin perakende ve toptan satışına yönelik dolayısıyla ürünlerin internet üzerinden satışı konusunda yapılan reklamları engelleyebilecek nitelikte sınıfla ilgili tescili olmadığını, Müvekkilinin kataloğunda yer alan '...' şeklindeki ibarenin davacı marka hakkına tecavüz niteliğinde değerlendirilebilmesi için ...
Sınıfta davacı adına tescilinin gerçekleşmiş olması gerektiğini, davacının internet üzerinden satış ya da reklamları engelleyecek nitelikte koruması olmadığını, Müvekkili şirkete ait ... adresinin hiçbir yerinde davacının markalarının yer almadığını, 554 sayılı KHK kapsamında olan taleplerinin de reddi gerektiğini, söz konusu ürünlerin müvekkili tarafından üretilip satışa sunulduğuna ilişkin bir kayıt yer almadığını, keza FSEK 68. Maddesine dayanan taleplerinin de reddi gerektiğini, beyan etmiştir.
Bilirkişiler.. , ..., ...'in 16/07/2021 tarihli bilirkişi raporlarında.
Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “...” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak ilgili internet sitesinin içeriklerinde davaya konu “..." ibarelerine rastlanılmadığı, Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “... "internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak ilgili alan adına girildiğinde “...” alan adına yönlendirildiği, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde alan adı sahibinin “...” davalı olduğu,
Bahsi geçen “...” adresinde dava konusu “...” ibarelerinin geçmişte kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına web arşiv üzerinden yapılan inceleme sonucunda İlgili internet sitesinin 2010 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, ilgili ...” 2016 yılından itbaren "...” alan adına yönlendirildiği ve internet sitesinin içeriklerinde davaya konu “..." ve “..." ibarelerinin ve görsellerinin kullanıldığı Davalıya ait olduğu belirtilen ilgili ...” internet web 2010 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı, ilgili “...” 2016 yılından itibaren “...” alan adına yönlendirildiği,
2019 yılı arşiv kayıtları detaylıca incelendiğinde Ürünler kategorisi altında bulunan “..." sayfasında “Katalog” linkinin verildiği, ilgili katalog linkinin “...” olarak verildiği, tespit edilen katalog linkinin güncel olarak yayında olduğu ve içeriğinde “..." sayfadan oluşan “...” formatında bir online katalog olduğu, ataloğun “...” ait içeriklerden oluştuğu ve kataloğun içeriklerinde davaya konu '..." ibarelerinin kullanıldığı ve davacının dava dilekçesinde kendilerine ait olduğunu belirtiği ve değerlendirme bölümünde görselleri işaretlenen araçların ... nolu sayfalarında yer aldığı, bu kapsamda, eser mahiyetinde olmasa bile,
davalı web sitesinde yer verilen katalogda davacının dava dilekçesinde kendilerine ait olduğunu belirtiği ve teknik değerlendirme bölümünde görselleri işaretlenen araçların ... nolu sayfalarında yer aldığı tespit edilmi: bulunduğundan, davalı web sitesinde yer verilen fotoğraf ve görsellerin izinsiz olarak çoğaltılması ve yayınlanması suretiyle, tespit edilen kataloğun; davacının 5846 sayılı FSEK 84. Maddesinden doğan telif haklarına ihlal yaratır ve 6102 Sayılı TTK Md. 55/4 uyarınca haksız rekabete sebebiyet vereceği;
...” ibaresi şeklinde yani “... ” şeklinde kullanılmasının, davacı tarafın iddiasının aksine davalı tarafın bayi olduğu izlenimi vermediği, davalının yedek parça satıcısı olduğunun belli olduğu, yedek parça üreticilerinin markayı dürüst ve ticari olarak kullanabileceği markanın salt düz yazı ile kullanıldığı, yukarıda yer verilen linklerden herhangi bir logoya ve aynı kaligrafik özelliklere rastlanmadığı göz önünde bulundurularak,
davalının kataloğunda yer alan “...” ibareli kullanımları hukuka aykırı görülmemiş, 6769 Sayılı SMK' nın 7/5 maddesi uyarınca, “Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.” nı oluşturduğu ve Marka sahibi, tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde engelleyemeyeceği, Bu suretle.
554 Sayılı KHK 22/c maddesinde "Onarım için kullanılan ürünün kaynağı konusunda kamuoyunun yanıltılmaması" şartının sağlanmış olduğu, yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ...'ün 16/03/2022 tarihli bilirkişi raporlarında; 15.07.2021 tarihli Bilirkişi Raporunun 5 nolu sonucunda belirtilen tespite göre mali yönden tespit edilen hususlara ait dosya kapsamında bulunan Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile BA BS formlarındaki bilgilerin genel bilgiler olması nedeniyle ne kadarının ilgili hususlara ait olduğu belli olamadığından maddi tazminat hesaplamasının yapılamadığı, manevi tazminatın takdirinin mahkememizde olacağı yönünde görüş ve kanatlerini bildirmişledirdir.
Bilirkişi...'ün 30/03/2022 tarihli bilirkişi EK raporlarında; Davalı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmiş olduğundan davalı vekili ile randevu için görüşülmüş olup ticari defter ve belgelerinin şirketin merkezinde bulunduğu öğrenilmiş, şirket merkezlerinin de 1.Davalı ... için ..., 2.Davalı ... Şirketi için ... adresinde İstanbul dışında başka bir şehirde olması nedeniyle yerinde inceleme gerçekleşememiş olduğundan inceleme yapılamamış, yerinde incelemenin şirket merkezinin mahallinde bulunan bilirkişiler vasıtasıyla yapılmasının uygun olabileceği hususunda görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan Talimatla. Bilirkişiler ..., ...'ın 14/07/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. Davalıların İşyerlerinde bulunan evrak ve belgeleri, dosya belge ve bilgileri ve araştırma evrak ve bilgileri ışığında yapılan tespitler doğrultusunda Daha önce Mahkemenize sunulan 15/07/2021 Tarihli Bilirkişi Heyeti Raporunda bahsedilen "... Davalı tarafların Bayi olduğu izlenimi vermediği, Davalıların Yedek Parça satıcısı olduğunun belli olduğu, ....
6769 Sayılı SMK'nun 7/5 maddesi uyarınca "Özellikle Aksesuar, Yedek Parça veya eşdeğer parça ürünlerinde Malın yada hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hallerde kullanılması" hususunu oluşturduğu, bu suretle 554 sayılı KHK 22/c Maddesinde "Onarım için kullanılan ürünün kaynağı konusunda kamuoyunun yanıltılmaması" şartının sağlandığı..." tespitleri haricinde bir bulguya rastlanmadığı,
Hususları tespit edilmiş olduğunu, Tespit ve incelemelerin değerlendirmeleri sonucunda 6769 Sayılı SMK’nun Marka ve Tasarım Tescili ile ilgili 29, 30 ve 81 Maddeleri uyarınca Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüz suçları ile 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 55. Maddesinde ve 62. Maddesinde düzenlenen Haksız Rekabet suçları kapsamında bir tecavüz eylemi olup olmadığı hükmünün takdirinin mahkememize ait olduğu, Davalı Şirketler ...A.Ş.
İle ...Şti.ne ait Ticari Defterler ve Dayanaklarının İncelenmesine İlişkin Tespitler doğrultusunda Ticari işleyişe ilişkin Defter Kayıtları, Hesap Kodu ve kayıt bilgilerine ait tüm Yevmiye ve Kebir Defterleri kayıt ve Mizan Bilgileri ile Fatura Örneklerinin ayrıntılı incelenmeleri doğrultusunda.
Mahkememiz tarafından Marka ve Tasarım Hakkına tecavüz olduğuna hükmedilmesi halinde ise Davacının Tazminat istemleri yönünde tercih ettiği hesap yöntemleri bakımından Marka, Tasarım ve Telif Hakkı yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılması veya Davalıların ürünü hem Marka hem de Tasarım Tecavüzü oluşturuyorsa hesaplamanın bir yapılması ya da bir kez hesaplamaya katılması işlemleri ile ilgili olarak,
tarafların Ticari defterlerinden de sağlıklı bir Tazminat tespiti yapılamayacağından, böyle bir durumda özellikle belli kalıplar oluşturularak CNC ve Plastik Enjeksiyon vb. Makinelerde seri üretim teknikleri konusunda Uzman Bilirkişilerce Tarafların Kapasite Raporları bilgileri doğrultusunda.
Davacının Marka ve Tasarım Tescillerine Tecavüze konu ürünlerinin tecavüzün oluştuğu tarih itibariyle üretim ve satış bedellerinin tespiti yapılarak ürün bazında elde edilen gelirlerin tespit edilmesi, Davacı’nın da bahse konu Tarihten itibaren Kendilerine Yansıması gereken ve Marka ve Tasarım hakkına Tecavüz nedeniyle yansımayan Gelirlerine ilişkin ürün bazında üretim ve satış bedelleri’nin tespitinin yapılarak, kapsamlı bir inceleme, araştırma ve hesaplama yapılması gerektiği yönünde görüş ve kanatlerini bildirmişlerdir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalık; Davacının marka ve tescilli endüstriyel tasarımlarına ve fikir ve sanat eserleri yasasından kaynaklanan haklarına tecavüzün önlenmesi ile haksız rekabetin durdurulması, haksız fiiller nedeni ile davacının uğradığı 20.000 TL maddi tazminat ile 15.000 TL manevi tazminatın tahsiline davalının internet sitesine erişimin engellenmesi taleplerini ilişkin olarak açılmış bir davadır.
Mahkememizce kaldırma ilamı öncesi yapılan yargılama neticesinde davanın reddine dair karar verilmiş, BAM incelemesi neticesinde mahkememizce verilen karar kaldırılmış olup, BAM ilamı gerekçesinde" Davacı adına tescilli tasarımların ayniyet derecesinde benzerlerinin, davalı tarafından üretilen yedek parçaların tasarımında kullanıldığı, davacı tasarımlarının uygulandığı ürünün piyasaya sürüldüğü tarihten itibaren üç yıl geçtiği, davalı ürünlerinin bileşik bir ürünün parçası ve görünümünün bileşik bir ürüne bağımlı olduğu, bileşik ürüne orijinal görünümünü yeniden kazandırmak üzere onarımda kullanıldığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. 554 Sayılı KHK 22/c maddesinde "Onarım için kullanılan ürünün kaynağı konusunda kamuoyunun yanıltılmaması" şartı da aranmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunda, mahkemece 554 Sayılı KHK 22. Madde de öngörülen istisnalardan olan, "taklit edilen ürünün kaynağı konusunda kamuoyunun yanıltılmaması yani bu onarım amaçlı kullanımın asıl hak sahibiyle ilişkilendirme yaratmayacak ölçüde olması gerektiğinin" değerlendirilmediğini ileri sürmüştür.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında yer verilen içeriklerden; davalı web sitesinde ve katalog görsellerinde ... başlığı altında, ...- ... , ...-... ibarelerine yer verildiği, sayfada davacı adına tescilli logo marka ve ... ibaresinin alt alta yazıldığı yanında "... ürün listemize ulaşmak için tıklayınız" ibaresi yazıldığı, davacı tarafın web sitesi ve katalogda kullanılan resimlerin müvekkilinin resimleri olduğunu, markada davacı markaları yazım stilini kullanımın ve katalogda müvekkilinin referans numaraları ile kendi referans numaralarını kullanımın hukuka uygun kullanım sınırlarını aştığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ürünlerin onarım amaçlı olduğu ve orijinaline uygun üretilmek zorunda olduğu tespit edilmişse de. 554 Sayılı KHK 22/c maddesi kapsamında değerlendirme yapılmamış, davalının marka ve logosunun "ürün listemize ulaşmak için tıklayınız" ibaresi ile birlikte kullanılması ve linke tıklandığında ürün görsellerine yer verilmesinin ayrıca görsellerde davacının fotoğraflarının kullanılmasının, yedek parçanın kaynağı konusunda yanıltıcı olup olmadığı değerlendirilmemiştir.
Davacı tarafça davalı web sitesi ve kataloğunda yer verilen fotoğrafların kendisine ait olduğu ileri sürülmüştür. Her ne kadar davacı taraf bu fotoğraflar üzerinde telif hakkı sahibi olduğunu ispat yönünde dosyaya delil sunulmamışsa da, fotoğrafların kendisine ait olduğunu ve davalı tarafça izinsiz kullanıldığını ispat etmesi halinde FSEK 86. Madde gereğince izinsiz kullanılmasını men etme ve tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır.
Mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği kanatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın sunulan deliller kapsamında 554 Sayılı KHK 22/c maddesi gereğince değerlendirme yapılması ve davacı fotoğraflarının davalı tarafça web sitesi ve kataloğunda kullanılıp kullanılmadığı konusunda bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir." şeklinde yazılmış olup, Bam kararı ışığında mahkememizce gerekli tespit ve incelemeler yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; ...” ibaresi şeklinde yani “... ” şeklinde kullanılmasının, davacı tarafın iddiasının aksine davalı tarafın bayi olduğu izlenimi vermediği, davalının yedek parça satıcısı olduğunun belli olduğu, yedek parça üreticilerinin markayı dürüst ve ticari olarak kullanabileceği markanın salt düz yazı ile kullanıldığı, bam ilamı sonrası bilişim uzmanı bilirkişinin de tespitlerini içeren bilirkişi raporlarında bahsi geçen linklerden herhangi bir logoya ve aynı kaligrafik özelliklere rastlanmadığı göz önünde bulundurularak,
davalının kataloğunda yer alan “ ...” ibareli kullanımları hukuka aykırı görülmemiş, 6769 Sayılı SMK' nın 7/5 maddesi uyarınca, “Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.” nı oluşturduğu ve Marka sahibi, tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde engelleyemeyeceği, Bu suretle.
554 Sayılı KHK 22/c maddesinde "Onarım için kullanılan ürünün kaynağı konusunda kamuoyunun yanıltılmaması" şartının sağlanmış olduğu noktasında mahkememizce kanaat hasıl olmuş olup, nitekim gerek kaldırma ilamı öncesi alınan raporlar ve mahkeme gerekçesi ile gerek kaldırma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporlarında da bu husus tespit edildiğinden; davalı yanın bahsi geçen kullanımlarının marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil eder mahiyeti bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dosya kapsamına alınan 16/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda " davacının dava dilekçesinde kendilerine ait olduğunu belirtiği ve değerlendirme bölümünde görselleri işaretlenen araçların ... nolu sayfalarında yer aldığı, bu kapsamda, eser mahiyetinde olmasa bile, davalı web sitesinde yer verilen katalogda davacının dava dilekçesinde kendilerine ait olduğunu belirtiği ve teknik değerlendirme bölümünde görselleri işaretlenen araçların ... nolu sayfalarında yer aldığı tespit edilmiş bulunduğundan, davalı web sitesinde yer verilen fotoğraf ve görsellerin izinsiz olarak çoğaltılması ve yayınlanması suretiyle, tespit edilen kataloğun;
davacının 5846 sayılı FSEK 84. Maddesinden doğan telif haklarına ihlal yaratır ve 6102 Sayılı TTK Md. 55/4 uyarınca haksız rekabete sebebiyet vereceği" yönünde tespitler yapılmış ise de; bilirkişilerin bu yöndeki tespitleri söz konusu fotoğrafların davacıya ait olması ihtimaline ilişkin yapılmış tespitler olup, Bam ilamında "Davacı tarafça davalı web sitesi ve kataloğunda yer verilen fotoğrafların kendisine ait olduğu ileri sürülmüştür.
Her ne kadar davacı taraf bu fotoğraflar üzerinde telif hakkı sahibi olduğunu ispat yönünde dosyaya delil sunulmamışsa da, fotoğrafların kendisine ait olduğunu ve davalı tarafça izinsiz kullanıldığını ispat etmesi halinde FSEK 86. Madde gereğince izinsiz kullanılmasını men etme ve tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır" açıkça fotoğrafların davacıya ait olduğunun ispatlanması halinde davacının FSEK 68. Madde kapsamında hak sahibi olacağı yazılı olup, davacının söz konusu fotoğrafların kendisine ait olduğu hususunda bam ilamında da açıkça ifade edildiği üzere delil sunmadığı gibi kaldırma ilamı sonrası da bu yönde delil sunulmamıştır.
Dolayısı ile davacı yanın davalı yanca kullanılan fotoğraflar üzerinden hak sahipliğini ispatlayamadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.
Bu durumda davalı tarafın marka ve tasarım hakkına tecavüz niteliği taşıyacak mahiyette kullanımı olmadığı, uyuşmazlık konusu fotoğraflar üzerinden de davacının hak sahipliğini ispatlayacak mahiyette delil sunmadığı, bu durumda davalı yanın söz konusu eylemlerinin haksız rekabet de teşkil etmeyeceği, davalı yanın marka ve tasarım hakkına tecavüz teşkil edecek aynı zamanda haksız rekabet içerecek mahiyette eylemleri bulunmaması, söz konusu fotoğraflarda davacı tarafın hak sahipliğinin de tespit edilememesi sebebiyle tazminat istemlerinin de reddi gerekmiş, hülasa açılan davanın tüm talepler yönünden ayrı ayrı reddine dair karar verilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2020/390, K. 2023/255, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama