KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2021/342 Esas
- Karar no
- 2024/279
- Dava
- MARKA(Marka hakkına tecavüzden kaynaklanan
- Dava tarihi
- 26/10/2021
Karar Metni
5.333 kelime·27 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı-Karşı Davalı vekili asıl dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin t.c türk patent ve marka kurumu markalar daire başkanlığına başvuruda bulunarak, "..." isim ve beraberindeki işareti tescil ettirdiğini, marka no: "..." olup, marka 19.11.2019 tarihinden itibaren on (10) yıl süreyle 30.04.2020 tarihinde tescil edildiğini, müvekkilinin kendisi tarafından tescil ettirilen ve koruma altına alının markaların başka kişi, işletme ve kurumlarca kullanılıp kullanılmadığını, piyasada sosyal medyada ve internet ortamlarında kontrol ettiğinde; ticaret unvanı "..." olan şirketin, ticaret unvanında;
"..."i kullandığını, adresindeki (...) işletme binası girişinde yer alan tabelada "..." ... kullandığını, google arama motorunda ... ... olarak arama yapıldığında ulaşılan sonuçta, bu şirketin adresinin yer aldığı sayfaya ulaşıldığı ve sayfada "..." unvanının kullanıldığını, şirketin facebook hesabında "..." ibaresi ile tescil edilen markanın işareti ile aynı olan "..." işaretinin kullanıldığını, şirketin ınstagram hesabında "..."nun kullanıldığını, ... sitesinden arama yapıldığında aynı şirketin "..." ifadesini ve tescil edilen markanın işareti ile aynı olan "au" işaretini kullandığını,
şirketin web sayfasında da aynı şekilde "..." ifadesini ve tescil edilen markanın işareti ile aynı olan "..." işaretini kullandığını, tespit ettiklerini, bu ihlallerin müvekkilimce tespit edilmesi üzerine, ...'ne, ...
35. noterliğinden... tarihinde yevmiye numarası ... olan ihtarname yollanarak, bu ihlallere son verilmesi ihtaren bildirildiğini, ancak muhatap limited şirketin, ihtarnemeye bu güne kadar bir cevap vermemiş olduğu, ihlallerine devam etmekte olduğunu, tüm açıklamaları sebebi ile ...'nin, ticaret unvanında "..." sözcüklerinin kullanması ile şirket tabelalarında sosyal medya ve internet alanlarında "..." sözcüklerini ve işaretini kullanmasının, müvekkilie ait olan "..." ve "..." tescilli markalarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulması kapsamında;
işaretin mal veya ambalajı üzerine konulmasının yasaklanmasına, işareti taşıyan malların piyasaya sürülmesinin ve bu amaçlarla stoklanmasının önlenmesine, bu işaret altında hizmet sunulmasının yasaklanmasına, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının yasaklanmasına, işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının yasaklanmasına, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasına,
işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılmasının yasaklanmasına, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine veya ilgililere tebliğ edilmesine, v şimdilik 500,00 tl olarak talep edilen maddi tazminatın, yukarıda tarafımızca talep edilen usule göre mahkemece bilirkişilere hesaplattırılarak belirlenmesini, buna göre karara esas alınmasına ve bunun yanı sıra 50.000,00 tl manevi tazminata, v yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA. Davalı-Karşı Davacı vekili karşı dava ve asıl davaya cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili firma...Şti unvanı ile faaliyet gösteren ve dünyanın bir çok ülkesinde araç alım satımı yapan uluslararası bir firma olduğunu, nitekim müvekkilinin unvanında kullandığı “...” ibaresinin de bilindiği üzere İngilizcede “... “ anlamına gelmekte olduğu müvekkil tarafından sadece Türkiye'de değil Türkiye dışında da faaliyet gösterdiğini vurgulamak için unvanına eklendiğini, ... veya türkçe karşılığı olan evrensel kelimelerinin herhangi bir ayırt ediciliğinin olmadığını, bu sebeple “...” ibaresinin soyut ve somut olarak ayırt edicilik vasfi bulunmadığından davacının bu hususta herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını,
davacı taraf her ne kadar “...” ve “...” söz dizinlerini lehine tescil ettirmiş olsa da, tescil tarihinden önce bu unvanları türkiye'nin çeşitli yerlerinde onlarca farklı firmanın kullandığını, doğrudan doğruya sektörü tanımlamaya yönelik ibareleri bir şekilde tescil ettiren davacının bu davranışının, sektörü daraltmaya ve haksız rekabet yaratmaya yönelik bir davranış olup hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, müvekkilinin unvanında bulunan otomotiv kelimesinin önünde ise "..." ibaresinin bulunduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi tescil ettirmiş olduğu marka ile aynı olmadığını ve tescilli markayı kullanmadıklarını,
bu nedenle müvekkili firma unvanının tecavüz oluşturduğu iddiasının asılsız olduğunu, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz ve kötü niyetli olduğunu, karşı dava bakımından, davacı-karşı davalının lehine tescile konu ettiği bu ibareler doğrudan doğruya sektörel faaliyet alanını tasvir ettiği ve ayırt edicilik sağlamaktan uzak olduğu için marka olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç , değer,
coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaların, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan adların münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların tescil edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple, davacı-karşı davalının tescile konu ettiği markanın mutlak reddedenlerin varlığı nedeniyle hükümsüzlüğünün tespitine ve terkinine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı taraf her ne kadar “...” ve “...” söz dizinlerini lehine tescil ettirmiş olsa da,
tescil tarihinden önce bu unvanları türkiye'nin çeşitli yerlerinde onlarca farklı firmanın da kullanmış olduğunu, doğrudan doğruya sektörü tanımlamaya yönelik ibareleri bir şekilde tescil ettiren davacının bu davranışı, sektörü daraltmaya ve haksız rekabet yaratmaya yönelik bir davranış olup hukuk düzeni tarafından korunmayacağını, tüm açıklamaları sebebi ile: “davacının haksız davasının reddine, karşı davanın kabulüne ve hukuka aykırı bir şekilde davacı-karşı davalı adına tescil edilen “...” ve “...” markalarının sicilden terkinine karar verilmesini,
her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili vekili 03.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile karşı dava dilekçesine dilekçede bahsi geçen ibareleri eklemek suretiyle kısmi ıslah mahiyeti taşıyan işlem yapmış ise de; dava dilekçesinin genişletilmesi mahiyeti taşıyan söz konusu işlemin kısmi ıslah ile yapılması mümkün olmadığından 03.06.2024 tarihli kısmi ıslah mahiyeti taşıyan ıslah talebinin geçerli mahiyeti bulunmadığından REDDİNE karar verilmiştir.
Davalı karşı davacı vekili 03/06/2024 tarihli kısmi ıslah mahiyeti taşıyan dilekçe sonrası bu defa 10.06.2024 tarihli dilekçesi ile tam ıslah mahiyeti taşıyacak nitelikte dilekçe ile yeni karşı dava dilekçesi sunmuş olup, tam ıslah işleminin tahkikatın bitirileceği süre zarfına kadar yapılması mümkün olduğundan, tam ıslah dilekçesi mahkememizce kabul edilmiş, tam ıslah dilekçesinde davalı karşı davacı vekili; ilk sunmuş olduğu karşı davadaki talebini aynı şekilde istemiş ancak dayandığı gerekçeye;
“MÜVEKKİL FİRMANIN “...” UNVANI DAVALI ŞİRKETTEN ÖNCE TESCİL EDİLMİŞ OLUP GERÇEK HAK SAHİPLİĞİ MÜVEKKİLE AİTTİR.
Müvekkil, 31 Ekim 2019 tarihinde ... unvanı ile Resmi Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmiş olup 2018 yılından bu yana sektörde faaliyet göstermektedir. Davacı/karşı davalı tarafın tescil başvuru tarihi ise 19.11.2019’dur. Görüldüğü üzere davacı/karşı davalının tescili müvekkil firmanın tescil tarihinden sonra yapılmıştır. Bunun yanı sıra müvekkilin hak sahipliği sadece internet sitesi kullanımından ibaret olmayıp marka hakkının bizatihi kendisine ilişkindir.
Zira, ... unvanı 31 Ekim 2019 tarihinde Resmi Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilmiştir. Müvekkil ... unvanının sahibidir ve bu sahipliği de davacı/ karşı davalı tarafın tescil tarihinden önceki bir döneme tekabül etmektedir.
Dolayısıyla müvekkil gerçek hak sahibi olarak bu hakkını kullanmış olup başkaca herhangi bir değerlendirmeye gerek bulunmamaktadır. “ eklemek suretiyle davacı-karşı davalı adına tescil edilen “...” ve “...” markalarının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili 10/02/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile; maddi tazminat olarak 39.799,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yürürlükteki en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline, bu belirlenecek olan maddi tazminat miktarı ile hükmedilecek manevi tazminat miktarına, FMH Kanunu'nun 151/4 maddesinin kapsamında hakkaniyete uygun pay eklenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...
04/08/2022 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; ...url adresinde yer alan facebook hesabı üzerinde yapılan incelemede, hesap adının “universaletiler” olduğu, hesap açıklamasında firma adının “... ” yer aldığı, hesabın 29/10/2019 tarihinde oluşturulduğu, firma adresinin “...” olduğu, firma iletişim numarasının ... olduğu, firma eposta adresinin ... olduğu, firma web sitesi adresinin ... olduğu, hesabın takipçi sayısının 21 olduğu, hesap kapak fotoğrafında ve hesaptan yapılan paylaşımlarda “...” ibaresinin yer ... url adresinde yer alan instagram hesabı üzerinde yapılan incelemede, hesap adının “...” olduğu,
hesap açıklamasında firma adının “...” yer aldığı, hesabın 06.11.2019 tarihinden itibaren aktif olarak kullanıldığı, firma adresinin “...” olduğu, firma iletişim numarasının ...olduğu, firma web sitesi adresinin ... olduğu, hesabın takipçi sayısının 4.308 olduğu, hesap açıklamasında ve hesaptan yapılan paylaşımlarda “...” ibaresinin kullanıldı tespit edildiği, ... url adresinde yer alan hesap üzerinde yapılan incelemede, ... url adresinin ... url adresine yönlendirildiği, hesap adının “...” olduğu, hesapta yer alan firma adının “...” olduğu, firma iletişim numarasının ... olduğu, hesaptan toplam 49 ilan verildiği,
hesapta yer alan firma hakkında rde, “... firmasının tecrübel ve ikinci araç taleplerinin en etkili şekilde yanıt veren ve etiler bölgesinde yer alan bir firma” olduğunun ifade edildiği hesapta danışmanların ad ve telefon numaralarının; semih uysal ..., ... - ..., ... , ...- ...olduğu, hesap adında ve hesaptan içeriğinde “...” ibaresinin yer aldığı tespit edildiği,... alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; halihazırda ...adlı alan adının ... url adresine yönlendirildiği, söz konusu sitenin 24.12.2021 tarihinde bir adet arşiv kaydı olduğu,
sitenin 24.12.2021 tarihli arşiv kaydında ...alan adının ... url adresine yönlendirildiği tespit edildiği, google arama motoruna “...” yazılması sonucunda ... alan adlı web sitesinin ve “...” adlı instagram hesabının sonuç listesinde ilk sayfada yer aldığı tespit edilmiştir. davacı/karşı davalı tescilli markaları ve davalı ve karşı davacı marka kullanımları karşılaştırıldığında "...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, “...” ibaresinin her iki markada da esas unsur niteliğinde olduğu,
yukarıda yer alan teknik bilirkişinin sosyal medya hesapları incelemelerinde davalı/karşı davacı tarafından kullanılan “...” ibaresinin ticaret unvanından farklı olacak şekilde markasal olarak kullanıldığı, bu kullanımın davacı/karşı davalı markalarına benzer ve aynı olduğu, iltibas ve karışıklığa sebep olduğu, marka haklarına tecavüz fiili taşıdığı, dosya kapsamında yapılan incelemede davacı/karşı davalı tarafın, hükümsüzlüğü talep edilen tescilli markaları “...” ve “...” kullandığı, markalaştırdığı,
genel tabirli kullanımdan uzaklaştırdığı ,markalarda esas unsurun “...” kelimesi olup bu kelime otomotiv sektörü ile ilgili genel tabirli bir kelime olmadığı, kelime yanına getirilen “...” ve “...” gibi sektörü işaret eden yan unsurlarla markalaştırıldığı, yapılan inceleme kapsamında davacı/karşı davalı markalarının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin 2019 - 2020 -2021 ve 2022 yıllarında tutulması zorunlu ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, defterlerin ttk hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine takdir-i delil niteliğine haiz olduğu, davalı şirketin, ... unvanı altında 23.10.2019 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, davacının yoksun kalınan kazanç hesaplamasının smk 151/2-b uyarınca talepte bulunduğu, mahkemenin yoksun kalınan kazanç hesaplamasının dönem net kar/zarar hesabı üzerinden yapılmasını takdir etmesi halinde; davacının talep edebileceği yoksun kalınan kazancın 39.799,98-tl olabileceği, mahkemenin yoksun kalınan kazanç hesaplamasının brüt satış karı/zararı hesabı üzerinden yapılmasını takdir etmesi halinde;
davacının talep edebileceği yoksun kalınan kazancın 177.940,40 1.863.377,10 - 2.041.317,50-tl olabileceği sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Bilirkişiler ..., ... ve ...
18/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; ...adresinde yer alan facebook hesabı üzerinde yapılan incelemede, hesap adının “...” olduğu, hesap açıklamasında firma adının “...” yer aldığı, hesabın 29/10/2019 tarihinde oluşturulduğu, firma adresinin “...” olduğu, firma iletişim numarasının ... olduğu, firma eposta adresinin ... olduğu, firma web sitesi adresinin ... olduğu, hesabın takipçi sayısının 21 olduğu, hesap kapak fotoğrafında ve hesaptan yapılan paylaşımlarda “...” ibaresinin yer ... url adresinde yer alan instagram hesabı üzerinde yapılan incelemede, hesap adının “...” olduğu, hesap açıklamasında firma adının “...” yer aldığı,
hesabın 06.11.2019 tarihinden itibaren aktif olarak kullanıldığı, firma adresinin “...” olduğu, firma iletişim numarasının ... olduğu, firma web sitesi adresinin ... olduğu, hesabın takipçi sayısının 4.308 olduğu, hesap açıklamasında ve hesaptan yapılan paylaşımlarda “...” ibaresinin kullanıldı tespit edildiği, ... url adresinde yer alan hesap üzerinde yapılan incelemede, ... url adresinin ... url adresine yönlendirildiği, hesap adının “...” olduğu, hesapta yer alan firma adının “...” olduğu, firma iletişim numarasının...olduğu, hesaptan toplam 49 ilan verildiği,
hesapta yer alan firma hakkında rde, “... firmasının tecrübel ve ikinci araç taleplerinin en etkili şekilde yanıt veren ve ... bölgesinde yer alan bir firma” olduğunun ifade edildiği hesapta danışmanların ad ve telefon numaralarının; ... ..., ... - ..., ......, ... - ... olduğu, hesap adında ve hesaptan içeriğinde “...” ibaresinin yer aldığı tespit edildiği, ... alan adlı web sitesi üzerinde yapılan incelemede; halihazırda ... adlı alan adının ...adresine yönlendirildiği, söz konusu sitenin 24.12.2021 tarihinde bir adet arşiv kaydı olduğu, sitenin 24.12.2021 tarihli arşiv kaydında... alan adının...adresine yönlendirildiği tespit edildiği,
google arama motoruna “...” yazılması sonucunda ... alan adlı web sitesinin ve “...” adlı instagram hesabının sonuç listesinde ilk sayfada yer aldığı tespit edilmiştir. davacı/karşı davalı tescilli markaları ve davalı ve karşı davacı marka kullanımları karşılaştırıldığında "...” ve “...” ibarelerinden oluştuğu, “..” ibaresinin her iki markada da esas unsur niteliğinde olduğu, yukarıda yer alan teknik bilirkişinin sosyal medya hesapları incelemelerinde davalı/karşı davacı tarafından kullanılan “...” ibaresinin ticaret unvanından farklı olacak şekilde markasal olarak kullanıldığı,
bu kullanımın davacı/karşı davalı markalarına benzer ve aynı olduğu, iltibas ve karışıklığa sebep olduğu, marka haklarına tecavüz fiili taşıdığı, dosya kapsamında yapılan incelemede davacı/karşı davalı tarafın, hükümsüzlüğü talep edilen tescilli markaları “...” ve “...”i kullandığı, markalaştırdığı, genel tabirli kullanımdan uzaklaştırdığı ,markalarda esas unsurun “...” kelimesi olup bu kelime otomotiv sektörü ile ilgili genel tabirli bir kelime olmadığı, kelime yanına getirilen “...” ve “...” gibi sektörü işaret eden yan unsurlarla markalaştırıldığı,
yapılan inceleme kapsamında davacı/karşı davalı markalarının hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı şirketin 2019 - 2020 -2021 ve 2022 yıllarında tutulması zorunlu ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresinde yapıldığı, defterlerin ttk hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere defterlerin sahibi lehine takdir-i delil niteliğine haiz olduğu, davalı şirketin, ... unvanı altında 23.10.2019 tarihinde kuruluş tescilinin yapıldığı, davacının yoksun kalınan kazanç hesaplamasının smk 151/2-b uyarınca talepte bulunduğu,
mahkemenin yoksun kalınan kazanç hesaplamasının dönem net kar/zarar hesabı üzerinden yapılmasını takdir etmesi halinde; davacının talep edebileceği yoksun kalınan kazancın 39.799,98-tl olabileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bilirkişile..., ... ve ... 06/06/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.
Davacı ...ve... tescil numaralı uo ... ve ua ... tescilli markalarına konu ibarelerin soyut ayırt edicilikleri bulunmakta olup, bu anlamda marka olabilme kabiliyetine sahip oldukları, davacının markalarının tescilli olduğu ... sınıftaki “şanzımanlar” alt emtiası bakımından “..." ibarelerinin tasviri nitelik taşıdığı, somut ayırt edici nitelik taşımadığı, bunun dışında ... ibaresinin evrensel manasına gelen anlamında tasviri nitelik taşımadığı, somut ayırt edici nitelik taşıdığı,
ancak zayıf marka oldukları, anılan nedenle davacının ... tescil nolu ve ... tescil nolu “...” markalarının sadece tescilli oldukları ... sınıftaki “...” alt emtiası bakımından tasviri işaret olması nedeniyle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalının ticaret unvanının davacının tescilli markalarının koruma tarihinden önce olduğu, ancak unvanda yer alan kılavuz kelimesinin dıaco unıversal ibaresi olduğu, bununla birlikte davalının unvanının içerisinde yer alan unıversal otomotiv ibaresini yukarıda belirtilen sosyal medya hesaplarında unıversal auto içeriği ve unıversal etiler başlığı ile davacıdan önce kullandığı,
yine web sitesinde de “...” ibaresinin olduğu, bu şekildeki alan adı tescil tarihinin de davacıdan önce mevcut bulunduğu, bu yönde... ibaresi kullanımının davalı yanca davacı markalarının başvuru ve koruma tarihi olan 19.11.2019 tarihinden önce mevcut bulunduğu, 4) yukarıda da belirtildiği üzere; davalının ticaret unvanının çekirdek ve kılavuz kısmının dıaco ... olduğu, davalının unvanın sadece ... kısmını alarak ve bunu auto ibaresi ile kullanarak unıversal auto şeklinde ve unvanından farklı olarak ve markasal biçimde, ancak davacının tescilli markalarının koruma ve başvuru tarihlerinden önce kullandığı,
bu nedenle davacının smk. m. 7/3'e dayalı marka tecavüz iddia ve talebine ait koşulların hukuki takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere somut olay özelinde oluşmadığı, davacının tescilli markaları ve davalının markasal kullanımı arasında ayniyet yahut ayırt edilemeyecek kadar benzerlik olmadığı, işaretlerin görsel, işitsel, anlamsal ve bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim değerlendirmesinde;
davacı tarafa ait markaların ve davalı kullanımlarının esas ve baskın unsurlarının ... olarak ayniyet arz etmesi ve mal/hizmet sınıfları ve dava taraflarının ortak iştigal alanı olan otomotiv ve yedek parça satışı sektöründe malların hitap ettiği aynı ortalama tüketici nezdinde markaların benzer olduğu ve bu benzerlik nedeniyle karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu,
anılan nedenlerle davalının eylemlerinin davacıya ait olan tescilli markaya tecavüz teşkil ettiği, ancak davalının markasal nitelikteki kullanımlarının unıversal auto ibaresi bakımından davacının tescilli markalarından önceki tarihlere dayanmakta olduğuna dair beyan ve dosyada mübrez deliller kapsamında marka ihlali teşkil edip etmediği hususunun hukuki takdiri ve değerlendirmesinin sayın mahkeme'ye ait olduğu,
işbu davada her iki tarafın ürün yelpazesi, müşteri çevrelerine göre değerlendirme yapıldığında, bs beyan formlarında yer alan satış fiyatlarından davacı ve davalının ürün yelpazesinin, mal satışı yapılan firmalardan da müşteri çevrelerinin farklı olduğu, dava konusu markanın davalı satışlarında ve karında etkisinin ne olduğu tespitinin imkansız olduğu, davalı satışlarında ve karında ürün yelpazesi içinde bulunan otomobil markalarının etkisinin olduğu,
bu sebeple diğer bilir kişi heyetinin brüt kardan ve net kardan hesaplamış olduğu yoksun kalınan kazanç rakamları hesabının hakkaniyetli olmayacağı ve bu anlamda hesaplama yapılmadığı sonuç ve kanaatine varmıştır.
Bilirkişiler ..., ...ve ... 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. Asıl Dava Bakımından: Davacı-Karşı Davalı ve Davalı-Karşı Davacı marka kullanımlarının benzer olduğu, davalı- karşı davacı faaliyetlerinin, davacı-karşı davalı tescilli markalarının kapsamında olduğu bu haliyle markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu,
nihai hizmet alıcıları nezdinde gerek hizmetlerin gerekse de müteşebbisinin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırabileceği, hizmet alıcılarının sonraki markayı, önceki markanın yeni bir varyasyonu veya önceki markanın yenilenmiş bir hali olarak algılayacağı ve hizmetlerin aynı işletmeden verildiği yönünde çağrışım yapabileceği veya hizmetleri sunanlar arasında idari veya ekonomik bağlılık olduğuna inanabilecekleri bunun da karıştırılma ihtimali yaratacağı nedenleriyle davalı tarafından gerçekleştirilen marka kullanımlarının davacı taraf markası ile iltibas oluşturacağına,
v davalı-karşı davacının ticaret ünvanının asli ibaresinin ... olduğu, otomotiv ve dış ticaret unsurları şirketin faaliyet alanını limited şirket de firmanın nevi'ni ifade ettiğini, dolayısıyla, davalı-karşı davacının, ticaret ünvanının asli ibaresinin ... olduğu,
bu yönüyle, davacı- karşı davalı markalarıyla karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmamasından kaynaklı ticaret unvanının terki taleplerinin, heyetçe olumlu karşılanmadığına, karşı dava bakımından:...ibaresi otomotiv sektöründe tanımlayıcı bir ibare olmamasından kaynaklı 6769 sayılı smk md. 5(c-d) kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığına, raporlar arası çelişki bakımından: “auto ve otomobil ibareleri sektörde tanımlayıcı ibareler olduğundan, inceleme esnasında dikkate alınmaması gerekmekte olduğu, unıversal. ibaresinin ise evrensel anlamı taşıdığı,
... ibaresinin ne şanzımanla nede şanzıman satış hizmetleriyle ilgili hiçbir anlamı bulunmadığı, dolayısıyla ikinci heyet raporundaki nice ... sınıf kapsamında “...” tanımlayıcı olması gerekçesiyle kısmen hükümsüz kılınması yönündeki görüşün heyetçe olumlu karşılanmadığına, mali incelemeler bakımından: ”dava konusu markanın, davalının satışlarında ve karında etkisinin ne oranda olduğu konusunda tespitin imkansız olduğu,
mahkememizin, tazminata hükmetmesi durumunda vereceği kararda yardımcı olması açısında daha önce alınan birinci ve ikinci bilirkişi heyet raporlarına göre, dönem net satış karı vergi öncesi kar olan 39.799,98 tl olacağı, sonuç ve kanaatine varmışlardır.
Aynı heyet tarafından hazırlanan 14/05/2024 ve 06/09/2024 tarihli ek raporlar ile de kök raporda tespit edilen hususlar yönünden değişikliğin olmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın; Davanın asıl davada, davacının tescilli markası olan ... ve ... ibareli markaların bulunduğunu, davalı yanca ticaret ünvanında üniversal otomotiv ibaresini kullandığını ayrıca davalının tanıtım ve reklamlarında da davacıya ait tescilli markaların izinsiz kullandığı iddiasıyla marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, Smk 151/2-b kapsamında şimdilik 500 TL maddi, 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ve hükmün ilamı kapsamında açıldığı, karşı dava konusunun ... ve ... ibareli markaların hükümsüzlüğüne yönelik açıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu davacının tescilli markaları incelendiğinde davacı/karşı davalının, "..." ismin ve beraberindeki işareti, T.C TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU Markalar Daire Başkanlığının, 26.09.2020 tarihili tescil onayı ile 19.11.2019 tarihinden itibaren on (10) yıl süreyle kullanım hakkını ve korunmasını,
" ..." ismin ve beraberindeki işareti, T.C TÜRK PATENT VE MARKA KURUMU Markalar Daire Başkanlığının, 30.04.2020 tarihili tescil onayı ile 19.11.2019 tarihinden itibaren on (10) yıl süreyle kullanım hakkını ve korunmasını aldığı müşahade edilmiştir.
Dosyada mübrez ticaret sicil gazetesi verilerine göre davalı şirketin tescil edildiği tarihin 23.10.2019 tarihi olduğu tespit edilmiştir.
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;
A. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7'nci maddede belirtilen biçimlerde kullanması
B. Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
C. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
Ç. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek, tecavüz fiilleridir.
Kanunu'nun 7. Maddesi 2 nci fıkrasına göre; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
A. Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
B. Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
C. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında öncelikle markalar arası benzerlik incelemesi, arından mal/hizmetler arası benzerlik incelemesi ile taraf markaları arasında iltibas oluşup oluşmadığı değerlendirilmesi gerekmektedir.
Daha önce alınan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi adına alınan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun 14. Sayfasında taraf markaları karşılıklı gösterilmek suretiyle incelemeler yapılmış olup;
Asıl dava dosyası davacısı yanın tescilli markaları ile asıl dava dosyası davalı yanın marka hakkına tecavüz kapsamında kalan markasal kullanımlarına bakıldığında, 02/04/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda isabetle tespit edildiği üzere;
Asıl dava dosyası davacısına ait markalardaki asli unsurun ... olduğu, ... ve ... ibarelerinin sektörü çağrıştıran, tanımlayıcı ibareler olduğu, taraf markalarının özel bir çalışma sonucu oluşturulduğu, yazı, logo ve karakteristik yapılarının farklı olduğu, ancak markalar arasında ... ibaresinin dikkat çekmesinden kaynaklı kısmi görsel benzerlik bulunduğu,
Davacı-Karşı davalı markaları, ... ve ... şeklinde
okunup işitilmekte olup, Davalı-Karşı Davacı marka kullanımları da... şeklinde okunup işitilmektedir. Ortalama tüketicilerin ilk işitecekleri ve akıllarında yer edeceği hususun ... olmasından kaynaklı markalar arasında işitsel benzerlik bulunduğu,Taraf markalarının kısmi görsel benzerliği, markalar arasındaki işitsel benzerlik, taraf markalarındaki ... ibaresinin sektörü çağrıştırması unsurları birlikte ele alındığında, taraf markaları arasında kavramsal benzerlik bulunduğu
Davacı-Karşı davalının marka tescil kapsamına bakıldığında Nice ... Sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler,mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar,direksiyonlar, jantlar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen
hizmetler perakende, toptan satışmağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” kapsamında tescilli olduğu, davalı-Karşı davacının online satış platformu(sahibinden), sosyal medya kullanımları ve sosyal paylaşım sitesindeki kullanımlarına bakıldığında, kara taşıtlarının alım satımı hizmetini verdiği, ilgili hizmetlerin, Davacı-Karşı Davalının marka tescil kapsamındaki Nice ... Sınıf“Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler,mobilet dahil)” hizmetlerini kapsadığı, böylelikle mal/hizmetler arası benzerlik bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı/karşı davacı yan her ne kadar cevap dilekçesi ve karşı dava ile karşı davanın tam ıslahı ile birlikte önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğunu ve yine davacı markasının 6769 Sayılı SMK Madde 5/1(c-d) markası kapsamında hükümsüz kılınması gerektiğini beyan etmiş ise de; 6769 Sayılı SMK md.5/1(c) “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.” Tescil edilemeyeceği hükmüne amirdir.
6769 sayılı SMK Md.5/1(d) "Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler"Tescil edilemeyeceği hükmüne amirdir.
Bunun yanında tanımlayıcı işaretler, tescili talep edilen mal ya da hizmetleri doğrudan tanımlayan, mal ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf gibi özelliklerine ya da kalitesine doğrudan atıfta bulunan işaretlerdir. Bir işaretin tanımlayıcı nitelikte kabul edilebilmesi için işaretin mal ya da hizmetin mutlaka çok vazgeçilmez önemde bir özelliğini belirtiyor olmasına gerek yoktur. Bu hükmün temel amacı, ilgili sektörde faaliyet gösteren herkesin kullanımına açık olması gereken tanımlayıcı
işaretlerin tek kişinin tekeline verilmesinin önüne geçerek kamu yararını gözetmektir. Yani, mal ve hizmetlerin karakteristik özelliklerini belirten işaretlerin ilgili herkes tarafından serbestçe kullanımını temin etmektir. Böylece tanımlayıcı bir işaretin tek bir kişinin tekeline verilmek suretiyle diğer işletmelere ve rakiplerine karşı haksız bir avantaj sağlamasını engellemektir.
Davacı-Karşı Davalı markaları ... ibarelerinden oluşmaktadır. Markalardaki asli unsur ... olup, ... ve ... ibareleri markalardaki tali unsuru oluşturmaktadır. Markalardaki ... ve ... ibareleri otomotiv sektörü açısından tanımlayıcı yani ayırt edicilik vasfına haiz olmayan ibarelerdir.
... ibaresi “...” anlamı taşımakta olup, otomotiv sektöründe hiçbir anlam ifade etmemektedir. Nitekim 02/04/2024 tarihli kök raporun 19. Sayfasındaki görsellerinden de görüleceği üzere bu ibareyi ihtiva eden çok sayıda marka olduğu anlaşılmaktadır.
Anılı sebeplerle davalı/karşı davacının SMK 5/1-c ve d maddelerine dayalı hükümsüzlük iddiası yerinde bulunmamış olup her ne kadar evvelce alınan raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için alınan 02/04/2024 tarihli raporun çoğunluk görüşü mahkememiz kanaatine uygun olup, azınlık görüş olarak ... Sınıftaki şanzıman satış hizmetleri yönünden kısmi hükümsüzlük yönünde görüş beyan edilmiş ise de, yukarıda da tespit edildiği gibi ... ibaresinin otomotiv sektörü ile ilgisinin bulunmadığı tartışmasız olup, otomotiv sektörüne ilişkin olan şanzıman satış hizmetleri ile de alakasının bulunmadığı izahtan vareste olup, azınlık görüşe anılı sebeplerle itibar edilmemiştir.
Davalı/karşı davacı vekili tam ıslah dilekçesi ile ticaret unvanın tescil tarihine dayanarak önceye dayalı gerçek hak sahipliğine dayanmış olup, tam ıslah dilekçesi ile ilk defa ileri sürülen bu iddia yönünden de mahkememizce araştırma yapılmıştır.
6769 Sayılı SMK md. 6/3 maddesi "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmüne amirdir.
SMK’nın 25. maddesinin 1. fıkrasında, aynı Kanun’un 6. maddesinde sayılan hallerden birinin bu kapsamda gerçek hak sahipliğinin mevcut olması halinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği öngörülmektedir (Aynı şekilde 556 s. KHK m.42/f.1-b bendi). Buna göre, gerçek (önceki kullanıma dayalı) hak sahipliği, hükümsüzlük sebebi olarak kabul edilmiştir. Böylece, marka korumasının tescil yoluyla elde edileceğini kabul etmekle birlikte, tescil sistemini bir ölçüde yumuşatmış ve istisnai olarak, marka hakkının tescile dayanmadan ilk kullanım yolu ile de elde edilebilmesini ve korunabilmesini kabul etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili aşamalardaki beyanlarında dava konusu ... esas unsurunu ihtiva eden kullanımlarının ticaret unvanın tescil tarihinden öncesine dayandığını, 2018 yılından bu yana kullandığını beyan etmiş ise de, dosya kapsamı itibari ile yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre, davalı/karşı davacı şirketinin tescil tarihinin 23/10/2019, vergi mükellefiyetinin başladığı tarihin ise dosya kapsamına giren Vergi Dairesi cevabi yazısına göre 15.11.2019 tarihi olup, davalının facebook, instagram ve alan adı üzerindeki kullanımları incelendiğinde davalıya ait facebook hesabının 29/10/2019,
instagram hesabının 06/11/2019, davalı yanın kullandığı alan adının kayıt tarihinin ise 01/11/2019 tarihi olduğu, sahibinden uygulaması üzerinde de ilk kullanım tarihi olarak 06/06/2023 tarihli bilirkişi raporunun 15. Sayfasında da belirtildiği üzere 02.11.2019 tarihi olduğu bu durumda yapılan incelemelerde davalı/karşı davacının ... esas ibaresini ihtiva eden kullanımlarının başlangıcının 23/10/2019 tarihine dayandığı, şirketin tescil tarihinden öncesine dayanan kullanıma rastlanılmadığı ve şirketin faaliyete geçtiği tarihten önce kullanımın varlığına ilişkin davalı/karşı davacı tarafça delil sunulmadığı tespit edilmiştir.
Bir an için davalı/karşı davacının ... ibareli markasal kullanımının iddia ettiği gibi 2018 yılına dayandığı varsayımında dahi dosya kapsamına alınan 06/09/2024 tarihli ek raporda usul ve yasaya uygun olarak tespit edildiği üzere davacı/karşı davalının markasal kullanımları 2017 yılında başlamakta olup her halükarda davalı/karşı davacının önceye dayalı hak sahipliği iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Hülasa, davalı/karşı davacının önceye dayalı hak sahipliği iddiasını ispatlamayamaması, hükümsüzlük için ileri sürülen istemlerin yukarıda açıklandığı üzere yerinde olmaması sebebi ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında da görüleceği üzere davalı/karşı davacı tarafın sosyal medya hesaplarında, iş yeri isminde, alan adında ve ticari kullanımlarında davacı/karşı davalının tescilli markalarına tecavüz teşkil edecek şekilde davacının hak sahibi olduğu ... ve ... şeklinde husule gelen markasal kullanımlarının mevcut olduğu, iş bu kullanımların dosya kapsamına alınan raporlar ile de sabit olup davalı/karşı davacının da bu konuda bir itirazının bulunmadığı, davalı/karşı davacının esas itibari ile itirazlarının önceye dayalı hak sahipliği ile davacı/karşı davalı markalarının hükümsüz kılınması gerektiğine ilişkin olduğu ancak yukarıda ayrıntısı ile ele alındığı üzere davalı/karşı davacı yan iddialarının yerinde olmadığı anlaşılmakla;
-Davacı/karşı davalının marka hakkına yapılan tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüzün önlenmesine, Tecavüz fiillerinin durdurulması kapsamında; "..." ve "...” kelime ve işaretinin davalı/karşı davacı tarafından; mal veya ambalaj üzerine konulmasının yasaklanmasına, işareti taşıyan malların piyasaya sürülmesinin ve bu amaçlarla stoklanmasının önlenmesine, bu işaret altında hizmet sunulmasının yasaklanmasına, işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının yasaklanmasına,
işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasının yasaklanmasına, işaretin işletme adı olarak kullanılmasının yasaklanmasına, işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılmasının yasaklanmasına,
( Davalı/karşı davacı yanın ticaret unvanında asli ibare "..." olup, ... ibaresine eklenen ... ile oluşan " ..." ibaresinin ayırt edicilik kazanması sebebi ile davacı/karşı davalı yanın marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceğinden, davalı/karşı davacı şirketin mevcut ticaret unvanının kullanımının yasak kapsamında tutulmamasına), hükmün kesinleşmesi ile birlikte masrafı davalı/karşı davacı taraftan karşılanmak kaydı ile hükmün özetinin Türkiye’de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa ilanına, dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili maddi tazminat isteminde bulunmuş olup, isteminin dayanağını SMK 151/2-b maddesine dayandırmış olup mahkememizce bu konuda gerekli incelemelerin yapıldığı, usul ve yasaya uygun gerçekleştirilen ticari tespit ve incelemeler ışığında net 39.799, 98 TL olacağı belirlenmiş, davacı/karşı davalı vekili talep arttırım dilekçesi ile bu miktar üzerinden talebini artırmış olması sebebi ile 39.799,98 TL maddi tazminatın asıl dava dosyası davalısından tahsili ile asıl dava dosyası davacısına ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı/karşı davalının manevi tazminat istemine ilişkin talebi mevcut olup, husule gelen marka hakkı tecavüzü sebebi ile asıl dava dosyası davalısının SMK 149/1-ç ve SMK 150 ve 151. Maddeler gereğince asıl dava dosyası davacısının manevi zararını tazmin ile mükellef olduğu; ihlal teşkil eden eylemler, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, zararın mahiyeti ve somut olay nazara alındığında 25.000,00 TL manevi tazminat uygun bulunmuş; 25.000,00 TL manevi tazminatın asıl dava dosyası davalısından tahsili ile asıl dava dosyası davacısına ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Davacı/karşı davalı vekili her ne kadar bilahare sunmuş olduğu talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemi için faiz talebinde bulunmuş aynı zamanda tazminat taleplerine hakkaniyete uygun pay eklenmesini talep etmiş ise de;
dava dilekçesinde gerek maddi gerekse de manevi tazminat istemi için faiz talebinde bulunmadığı gibi hakkaniyete uygun pay eklenmesi yönünde de istemde bulunmadığı faiz talebinde bulunmayan ve hakkaniyete uygun pay eklenmesi istemi olmayan davacının bilahare sunduğu talep artırım dilekçesi ile faiz ve hakkaniyete uygun pay eklenmesi isteminde bulunamayacağı, bu yönde yapılmış ıslah işleminin de bulunmadığı nazara alınarak faiz ve tazminata hakkaniyete uygun pay eklenmesi isteminin REDDİNE,
bir an için yargılamanın her aşamasında tazminat istemlerine hakkaniyete uygun pay eklenmesi talebinde bulunulabileceği varsayımında dahi bu istem yönünden koşulların oluşmadığı anlaşıldığından tazminat taleplerine hakkaniyete uygun pay eklenmesi talebinin REDDİNE karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2021/342, K. 2024/279, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama