İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/78 K.2024/95

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/78Karar2024/95Tarih28 Mart 2024Okuma12 dk · 2.308 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Esas No
2023/78
Karar No
2024/95
Karar tarihi
28 Mart 2024
Esas no
2023/63 Esas
Karar no
2024/85
Dava
Tazminat
Dava tarihi
10/07/2012
Karar tarihi
13/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.308 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkili ...’ın 2004 yılında yazımına başlayıp 2006 yılında bitirdiği “...” isimli senaryosunu, Kültür Bakanlığına senaryo yazım ve yapım desteği için başvurduğunu, aynı zamanda bu senaryosunu ..., ... ve ... şirketlerine de gönderdiğini, 2008 yılında sinema oyuncuları ... ve ...’ın kurmuş oldukları yapım firmasına elden teslim ettiğini, 2010 yılında vizyona giren, 2011 yılında ise ... televizyonunda defalarca yayınlanan ... isimli film ile kendi yazmış olduğu senaryo arasındaki benzerliklerin dikkat çekici olduğunu, yazmış olduğu ... isimli senaryo ile ... isimli filmlerin arasındaki benzediklerin tespiti için ...'e başvurduğunu, ...

Kurulundan alınan rapora göre sözü geçen film ve senaryo arasında benzerliklerin olduğu ve alıntı yapıldığının belirtildiğini Davalıların Müvekkile ait “...” adlı eserinin izinsiz ve sözleşmesiz olarak Mali ve Manevi haklarını ihlal etmesi sebebiyle,FSEK m.68 gereği fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5000 TL telif tazminatının ve FSEK m.70/1 gereği 5000 TL Manevi Tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile hüküm altına alınmasını talep ve dava ettikleri anlaşılmıştır.

Davacı vekili 11.12.2017 tarihli ıslah dilekçesi sunarak 5000 TL'lik ilk maddi tazminat istemlerini 70.000 TL artırarak toplamda 75.000 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verimesini talep etmişlerdir.

SAVUNMA; Davalılardan ...A Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin '...” isimli filmi yasaya uygun olarak haklarını devalıp ... logolu televizyon kanalında yayınladığını, diğer davalı ... ile yapılan sözleşmeye dayanılarak, bu sözleşmenin 3 maddesine göre tüm haklarına sahip olan ... sözleşme konusu esere ait eser sahibi olmaktan kaynaklı her türlü hakka sahip olduğunu ifade ettiğini, yapılan sözleşmenin hüküm ve şartları altında müvekkillerine devrettiğini beyan edip, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir,

Davalılardan ... Ltd.Şti vekili beyan dilekçesinde; müvekkillerinin bugüne kadar bir çok başarılı projeye imza attığını , 2010 yılında diğer davalı ... ile görüşüp senaıyosunu sinema filmi haline getirilmesi için görüşüp anlaştıklarını, buna istinaden aralarında bir sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşmenin 13. Maddesine göre;

senarist ve diyalog yazarının yarattığı senaryonun tip, kişilik ve karakterlerin, isimlerin, sinema yapımının içeriğinin, unsurlarının, formatının 3.kişilerin haklarını ihlal etmediğini, tamamının özgün olduğunu, daha önceden yayınlanmış veya yayınlanmamış bile olsa mevcut bir eserden, hikayeden alıntı olmadığını taahhüt ettiğini, müvekkillerinin tüm iyi niyetleriyle sözü edilen senaryonun özgün olduğu taahhüdünü veren diğer davalı ...’e güvenip bu sözleşmeyi imzaladığını ve senaryoyu sinema filmi haline getirdiğini,

kaldıki davacıya ait ... isimli senaryonun yayınlanmamış olmasından dolayı müvekkillerinin bu durumdan haberdar olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,davacının öncelikle eser ve hak sahipliğini ispatlaması gerektiğini, ... Kurulunun tespitlerine katılmadıklarını beyan etmiştir.

Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; müvekkilinin 2004 yılında” ...” isimli sinema filmini ”...” ismiyle tamamladığını, bu senaryoyu 2005 yılında ... yapım şirketine götürerek sinema filmi yapımı için görüştüğünü, 2007 yılında ... imzalamasına rağmen senaryonun filme çekilmediğini, 2010 yılında filmin çekimi için davalılardan ... ile anlaşmaya varıldığını, ”...” isimli filmin 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca tescillendiğini, ... İsimli senaryodan hiçbir alıntı yada esinleme olmadan yazıldığını, müvekkilin özgür eseri olduğunu davanın reddi gerektiğini bildirdikleri anlaşılmıştır.

KARŞI DAVADA

İDDİA; davacı dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’in ... ismi ile vizyona giren eser üzerinde eserin sahibininin ve eserin özgün senaryosunun davacı ...’e ait olduğunun tespitine,ayrıca 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA; Davalı davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.

Mahkememizce asıl davanın reddi, karşı davanın kısmen kabulü yönünde verilen karara ilişkin davacı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2020/726 E. 2021/195 K. ve 20.07.2017 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine ilişkin temyiz kanun yolu açık olarak verilmiş, davacı taraf temyiz kanun yoluna başvurulmuş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/3351 E. 2022/7326 K. ve 24.10.2022 tarihli kararıyla, bozma kararı verilerek iş bu esasa kaydedilmiş, bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmalık; Dava konusu uyuşmazlık asıl davada; Davalıların davacı ...’e ait “...” adlı eserinin izinsiz ve sözleşmesiz olarak film haline getirilmesi iddiasına dayalı olarak FSEK kapsamında açılmış maddi ve manevi tazminat davası olduğu, karşı davanın ise ...’in ... ismi ile vizyona giren eser üzerinde eserin sahibininin ve eserin özgün senaryosunun davacı ...’e ait olduğunun tespitine, eser üzerinde karşı tarafın hak iddia etmesi nedeniyle uğradığı manevi zarar nedeniyle manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Asıl dava yönünden bir kısım davalılar husumet itirazında bulunmuş olup, yapılan incelemede; davalı ...'in ... adlı vizyona giren eserin senaristi, davalı ... şirketinin(yeni ünvan) ise yayıncı, diğer davalıların ise yapımcı olması hasebiyle her birinin FSEK 54. Madde ve Yargıtay'ın mezkur içtihatları ışığında sorumlu oldukları, davalı ... şirketi her ne kadar, eser işletme belgesine güvenilerek aynı zamanda yapılan sözleşme çerçevesinde filmi yayınladığını, iyiniyetli olduğunu beyan etmiş ise de;

söz konusu eser işletme belgeleri bilindiği üzere "hak ihdas etme amacı taşımaksızın" bir takım kolaylıkların sağlanması amacı ile verilmekte olup, bu belgeleye güvenilmesi, davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmamakta ve yine davalı şirketin 03.08.20210 tarihli sözleşme ile mali hakları devralması iddiası yönünden ise bu tip sözleşmelerin hüsniyet sahibi olsalar bile mali haklara yapılan tecavüz halinde himaye sağlamayacağı iş bu sebeple ... şirketi tarafından yapılan husumete ilişkin itirazın yerinde olmadığı,

davalı ... vekili her ne kadar itiraz dilekçesinde müvekkilinin diğer davalı şirket ile bağlantısının olmadığını ifade etmiş ise de; dava dosyasına sunulan “...” filminin künyesi oları Jeneriğinde ... yapımcı olarak yer almaktadır. Dolayısıyla işbu davada yalnız ... Ltd. şirketi ortağı olarak değil, yapımcı olarak da taraftır.

Hülasa; FSEK 54f.1 maddesi hükmüne göre tüm davalıların, hüsniyet sahibi olsalar dahi himaye görmelerinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla tüm davalıların müteselsilen sorumluluğu olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.

Dosyada alınan bilirkişi raporlarından, davacı tarafından yazılan “...” isimli senaryo ile davalı ... tarafından kaleme alınan “...” isimli senaryonun önemli ölçüde benzerlikler gösterdiği ve her ikisinin birbirinden bağımsız olarak yazılmış eserler olma ihtimalinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

5846 s. FSEK’deki karinelerden de yola çıkılarak ve bir eserin sadece bitmiş şeklinin değil, yazılı veya sözlü olarak ifade edilmiş her bir parçasının Kanun’un koruması altında olduğu gözden kaçırılmaksızın, davaya konu hangi eserin daha önce vücut bulduğunun ispatı gerekir.

5846 sayılı FSEK’nun 8. maddesi uyarınca, bir eserin sahibi onu meydana getirendir. Eser sahibinin kim olduğu hususunda tereddüt bulunursa, Kanun’un 11. ve 12. maddelerinde yer alan eser sahipliğine ilişkin adi karinelere başvurulması gerekir.

Buna göre FSEK’in 11. maddesinde yer alan “Yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. (Değişik 2. fıkra: 07.06.1995 - 4110 S.Kanun/Madde 5) Umumi yerlerde veya radyo televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın” düzenlemesi uyarınca, her ne kadar davalı şirkete ait kanalda yayınlanan “...” isimli sinema eserinin senaryo eseri sahibinin karineten davalı ... olduğunun kabulü gerekirken, bu karinenin aksi yazılı delillerle ispat edilebilecektir.

Yargıtay bozma ilamı incelendiğinde" Somut olayda, davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı gerçek kişiler davaya konu sinema eseri olan film senaryosu üzerinde gerçek hak sahibi olduklarını ileri sürmektedir. Davacının eserinin 2006 yılında oluşturulduğunun e-posta, kuruma verilen yazı vs. ispatı halinde bu defa davalı-k.davacı ...’in de kendi eserinin bu tarihten daha önce oluşturulduğunu ispat hakkı bulunmaktadır.

Davalı eserin kendisi tarafından 2005 yılında oluşturulduğu ve eserin bir kopyasının da ...’ya e-posta yoluyla gönderildiği iddiasında bulunmuştur. E-postanın gönderilme tarihinin ispatı halinde posta içeriğinin ve ekinin yazılı HMK 199 vd. uyarınca yazılı belge (delil) ve senet delili olarak kabulünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Ancak e- postanın gönderilme tarihi ve içeriği tespit edilmeksizin, sadece kendisine e-posta gönderilen kişinin tanık olarak dinlenilerek beyanına üstünlük tanınmak suretiyle öncelik tespiti HMK’nın 201. Maddesinde yer alan senede karşı tanıkla ispat yasağına aykırıdır.

Nitekim Mahkemece rapor alınan bilgisayar mühendisi bilirkişinin raporunda da e-postaların gönderilme tarihlerinin tespiti için bir inceleme günü tespit edilerek bilgisayar üzerinde elektronik inceleme sonucu anlaşılacağı bildirildiği, tespit edilen inceleme gününde ise tanık ... mazeretsiz olarak incelemeye katılmadığı halde bu inceleme yapılmaksızın tanık beyanına üstünlük tanınarak sonuca ulaşılması hatalı olmuştur.

Oysa 04.08.2017 tarihinde yapılan inceleme gününe davacı gelmiş ve davacının e-postası üzerinden aynı teknik bilirkişi tarafından yapılan bilimsel incelemede, davacının 13.05.2006, 14.01.2007, 03.12.2007, 07.02.2008 ve 09.02.2008 tarihinde gönderdiği çeşitli e-postalarda kendi senaryosunu çeşitli kişilere gönderdiği teknik olarak ispat edildiği anlaşılmaktadır.

O halde istinafa ve temyize gelenin sıfatı itibariyle, davalı-k.davacının davaya konu senaryo eserini 2005 yılında e-posta ile gönderdiğini ispat edemediği, buna karşılık yukarıda bahsi geçen e-posta tarihlerindeki içerikleri itibariyle davacının eserinin vücut bulduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken hatalı gerekçeyle davalı-k.davacının dinlettiği tanık beyanına üstünlük tanınarak hüküm kurulması davacı yararına bozmayı gerektirmiştir." şeklinde karar verilmiş olup, Yargıtay bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere davalı-k.davacının davaya konu senaryo eserini 2005 yılında e-posta ile gönderdiğini ispat edemediği,

buna karşılık yukarıda bahsi geçen e-posta tarihlerindeki içerikleri itibariyle davacının eserinin vücut bulduğu anlaşılmaktadır.

Yine Bozma ilamında " Davacı, kendi eserinin daha önce olduğunu ispat vasıtası olarak Kültür Bakanlığı Sinema Destek Kurumu’na 2006’da yaptığı başvuruyu gösterdiği halde, Mahkemece bu belgenin anılan kurumdan istenilerek davalıya ait eserle karşılaştırma yapılmaması hatalı olmuş ve hükmün bu nedenle davacı-k.davalı yararına bozulması gerekmiştir. " şeklinde karar verilmiş, bu yönde ilgili yere müzekkere yazılmış, gerekli bilgi ve belgelerin imha edildiği yönünde cevap verilmiş olup iş bu müzekkere cevabının davanın esasına ve mahkememiz gerekçesini değiştirecek mahiyet ve içerikte olmadığı,

usul ve yasaya uygun Bozma ilamında da açıkça belirtildiği üzere davalı-k.davacının davaya konu senaryo eserini 2005 yılında e-posta ile gönderdiğini ispat edemediği, Davalı – k. davacının, eserinin 2005 yılında yaratıldığını ispat sadedinden dosyaya sunduğu CD’nin oluşturulma tarihinin 2012 yılı olduğu,

CD içerisinde yer alan Word dosyasının oluşturulma tarihi 21.03.2005 olarak görünse dahi, bilgisayar cihazındaki tarihe müdahale yoluyla oluşturulan içeriğin daha önce oluşturulmuş gibi gösterilebileceğinin bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından ifade edildiği ve bu nedenle CD’ler yoluyla davalı-k.davacının eseri 21.02.2005 tarihinde oluşturulduğunu ispat edemediği, buna karşılık yukarıda bahsi geçen e-posta tarihlerindeki içerikleri itibariyle davacının eserinin vücut bulduğu anlaşıldığından,

karşı davanın reddine, asıl dava yönünden ise tecavüzün refi kapsamında izinsiz işlenerek ticari mevkiine sokulan ... filminin karar tarihinden sonrası için her türlü gösteriminde davacının ve eserinin isminin zikredilmesine, mahkeme hükmünün, kesinleşme tarihinden sonra masrafı davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa ilanına dair karar verilmiştir.

Davacı taraf maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuş olup, Davacı ...'e ait "..."adlı senaryonun davalılar tarafından mali manevi haklarına tecavüzü sebebiyle FSEK kapsamında davacının maddi ve manevi tazminata hak kazandığı, Bilirkişiler ..., ... ve ...'un tanzim etmiş olduğu raporda sinema filminin senaryosunun asgari maddi değeri olarak 75.000 TL olabileceği yönünde usul ve yasaya uygun tespit yapılmış olup, alınan bilirkişi raporuna karşı bilirkişilerce yapılan rayiç değer tespitine herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi bozma ilamında da bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.

Davacı yan talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat istemli FSEK 68. Madde kapsamındaki talebini 75.000 TL'ye yükseltmiş olup, dava ve talep arttırım dilekçesi ışığında 75.000 TL telif tazminatına hükmedilmiş ve yine somut olay, eylemin gerçekleşme biçimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu nazara alındığında 5.000 TL manevi tazminatın makul olduğu anlaşılmakla FSEK 70. Madde kapsamında 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş, davacı taraf faiz başlangıcını haksız fiil tarihi olarak esas alınmasını talep etmiş olup, filmin gösterim tarihinin 05.11.2010 tarihi olması sebebiyle iş bu tarih faiz başlangıç tarihi olarak esas alınmış,

sonuç olarak; asıl dava yönünden.

Davacı ...'e ait "..."adlı senaryonun davalılar tarafından mali manevi haklarına tecavüzü nedeniyle FSEK 68. Madde kapsamında 75.000 TL telif tazminatının 05.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, FSEK 70/1 maddesi nazara alınarak takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,

tecavüzün refi kapsamında izinsiz işlenerek ticari mevkiine sokulan ... filminin karar tarihinden sonrası için her türlü gösteriminde davacının ve eserinin isminin zikredilmesine, mahkeme hükmünün, kesinleşme tarihinden sonra masrafı davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa ilanına, davalı tarafın husumet itirazının reddine, Karşı davanın ise reddine, dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Asıl davanın KABULÜ ile:

-Davacı ...'e ait "..."adlı senaryonun davalılar tarafından mali manevi haklarına tecavüzü nedeniyle FSEK 68. Madde kapsamında 75.000 TL telif tazminatının 05.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,

-FSEK 70/1 maddesi nazara alınarak takdiren 5.000 TL manevi tazminatın 05.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,

-Tecavüzün refi kapsamında izinsiz işlenerek ticari mevkiine sokulan ... filminin karar tarihinden sonrası için her türlü gösteriminde davacının ve eserinin isminin zikredilmesine,

-Mahkeme hükmünün, kesinleşme tarihinden sonra masrafı davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defa ilanına,

-Davalı tarafın husumet itirazının REDDİNE,

2-Karşı davanın REDDİNE,

3-Asıl dava yönünden alınması gereken; 5.464,80 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 148,50 TL peşin harç ile 1.200 TL ıslah harcının toplamı olan 1.348,50 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 4.116,30 TL karar ve ilam harcının asıl dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Asıl dava dosyası davacısı tarafından yapılan başvurma harcı, peşin harç, ıslah harcı, posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi masraflarından oluşan 5.961,95 TL yargılama giderinin asıl dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine,

5-Davalılar ve karşı dava dosyası davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

-Asıl dava kapsamındaki tecavüzün refi istemli dava yönünden 25.500 TL, asıl dava dosyası kapsamındaki maddi tazminat istemli dava yönünden 25.500 TL, manevi tazminat istemli dava yönünden 5.000 TL olmak üzere toplam 56.000 TL vekalet ücretinin asıl dava dosyası davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile asıl dava dosyası davacısı ...'e ödenmesine,

-Karşı dava kapsamındaki eser sahipliğinin tespiti istemli dava yönünden 25.500 TL, manevi tazminat istemli dava yönünden 10.000 TL olmak üzere toplam 35.500 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ...'den tahsili ile karşı dava yönünden tek olarak davalı sıfatına sahip aynı zamanda kendisini vekil ile temsil eden davacı-karşı davalı ...'e ödenmesine,

7-Karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının karşı dava yönünden peşin harç olarak yatırılan 148,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 279,10 TL karar ve ilam harcının karşı davacı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

7-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/03/2024

Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/78, K. 2024/95, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Karşı Davada
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/78
Karar No
2024/95
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/79 K.2024/137
  • Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/79 K.2024/324
  • İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/79 K.2024/198
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/79 K.2024/225
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/80 K.2024/209
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/80 K.2024/144

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.