KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/84 Esas
- Karar no
- 2024/257
- Dava
- Tecavüzün Tespiti &maddi ve manevi tazminat
- Dava tarihi
- 20/03/2023
Karar Metni
1.245 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan tecavüzün tespiti &maddi ve manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ..." sitesini kurduğunu, müvekkili şirketin internette sektördeki diğer firmaların faaliyetleri ve çalışmalarını takip ederken binlerce dolar yatırım yaparak kurduğu ..." adlı sitenin davalı tarafça "..." "..." isimleriyle kopyalanarak kullandığının tespit edildiğini, müvekkilinin kendisine ait web sitesinde yer alan görsel ve yazılı dokümanların eser niteliğinde olduğundan müvekkilinin web sitesini izinsiz olarak çoğaltmak suretiyle eserden kaynaklanan mali hakkına tecavüz gerçekleştiğini, eylemin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, tecavüzün men' i ve söz konusu "...",
"..." sitelerinin tedbiren erişime kapatılmasını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL maddi - 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı açılan davaya süresinde cevap vermemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; haksız rekabet ve FSEK' ten kaynaklanan haklara aykırılığın tespiti ile şimdilik 15.000 TL maddi 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili tecavüzün tespiti, men'i ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemlidir.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmuş, süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmış, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 05.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve Davalı Taraflara Ait Halihazırda Yayında Olan Web Sitelerinin Benzerliğine Yönelik İncelemede;Raporlarının 3.4 başlığında yer alan açıklamalar doğrultusunda davacı ve davalıya ait sitelerin tasarımlarının/tasarım çerçevesinin tamamen birbirinden farklı olduğunun tespit edildiğini, Talep edenin sitesinde kullanılan fotoğrafların raporlarında açıklandığı üzere renklerin bir araya getirilişi ve kullanılan açı, ışık bakımından estetik ve özgün olması nedeniyle FSEK kapsamında eser olduğu, ancak metinler, kaynak kodu ve grafik tasarımının sahibinin hususiyetini taşıyacak şekilde özgün olmaması sebebiyle eser olmadığının tespit edildiğini bildirmişlerdir.
Rapora itiraz edilmesi üzerine 2. Heyet oluşturulmuştur.
Bilirkişiler..., ..., ... tarafından düzenlenen 21.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
“Kod Kopyalama” ve “Veritabanı Kopyalama” olup olmadığı hususunun dosya üzerinden tespitinin mümkün olmayacağı, “Kod Kopyalama” ve “Veritabanı Kopyalama” olup olmadığı hususların ancak davacı ve davalının yazılım kodlarının ve mimarilerinin, veritabanı yapılarının ve mimarilerinin yerinde incelemesi yapılarak anlaşılabilecek bir durum olduğu, ancak dosyaya sunulan belgeler den davalının davacıya ait davaya konu internet sitesine ait “Kod Kopyalama” ve “Veritabanı Kopyalama” olup olmadığı hususunda sağlıklı bir sonuca varılamadığı,
davacı tarafa ait web sitesi grafik tasarımı ile dava dilekçesi ekinde sunulan videoda yer alan ve davalı tarafa ait olduğu iddia edilen web sitesi grafik tasarımı arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı,
bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, bu tespitler ışığında, davaya konu davacı yaratımı web sitesi tasarımının sahip olduğu teknik altyapı ve kullanıcı arayüzlerindeki görsel-işitsel ve grafiksel öğelerle birlikte web sitesi tasarımının bu kompleks yapısı ve teknik bilirkişilerin incelemeleri ışığında, davacı web sitesinin FSEK’te öngörülen eser türlerinden birine dâhil olma kriterini sağladığından FSEK hükümlerinden yararlanabileceği,
Mahkeme tarafından davaya konu davacının ... isimli web sitesinin eser niteliği taşımadığı tespit edilse dahi davalı tarafından davacının web sitesi “Tasarım Kopyalama” ve “İçerik Kopyalama” yapılmak suretiyle birebir baz alınarak tasarlandığı tespit edildiğinden davalının, davacının malları ve iş ürünleri ile karışıklığa yol açacak nitelikte ve haksız rekabete neden olacağını bildirdikleri anlaşılmıştır.
1 ve 2. Raporlar arasında çelişki olduğundan 3. Kez heyet oluşturulması yüksek mahkemelerce içtihat edildiğinden(zira 1. Raporda benzerlik olmadığı ve eser niteliği bulunmadığı belirlenmişken 2. Raporda tasarımların benzer olduğu ve eser niteliğinde olduğu belirtildiğinden 3. Heyetin oluşturulmasına karar verilmiştir.
İş bu dava eser sahipliğine tecavüzün tespiti, durdurulması önlenmesi ile maddi ve manevi tazminata ilişkindir. 6100 sayılı HMK " İSPAT YÜKÜ" başlıklı Madde 190- (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Hükmüne amirdir.
Davacı bilirkişi deliline dayanmış olup esasen mevcut uyuşmazlığın çözümü noktasında eser niteliğinin tespiti ,web sitelerinin karşılaştırılması, eser olup olmadığı, eser ise davacının talep edeceği maddi tazminat iddialarının tartışılmasını gerekli kıldığından sunulan delillere göre dava konusunun mahkemece resen değerlendirilebilecek hususlar olmayıp alanında uzman bilirkişilerce inceleme yapılmasını gerekli kıldığı ve davacının iddiaların ispatı yönünden bilirkişi incelemesinin gerekli ve zorunlu olduğu tartışmasızdır.
Mahkememizce 1 ve 2. Raporlar arasında açık çelişki bulunduğundan 3. Kez heyet oluşturulması için ara karar oluşturulmuş ve davacı vekiline 21.5.2024 tarihli oturumun 1 ve 2. Nolu ara kararları ile bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verilmiştir.
HMK Madde 324- (1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükümlerine amirdir.
Davacı yana bilirkişi ücretini verilen kesin süre içerisinde yatırması aksi halde dosyada bulanan delillere göre inceleme yapılacağı ihtar edilmiş ancak davacı vekilinin ihtara rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşılmıştır. Kesin süre sonrası davacı yeniden süre istemiş ise de kesin sürenin mahkeme hakimini de bağlayıcı özelliği gözetilerek talebin reddine karar verilmiştir.
Anayasamızda da düzenlenmiş bulunan hak arama hürriyetinin somutlaşmış ifadesi olan yargılama; neticeten o çekişmeyi karara bağlamak zorunda olan hakimin ikna edilmesi faaliyetidir. Davanın yanları; sunacakları kanıtlarla kendilerinin haklı, karşı tarafın ise haksız olduğunu ispat etmek durumundadırlar.
Çünkü ‘...Hukuki anlamda ispat faaliyetinde amaç, esasen hakimin dışında ve davadan önce gerçekleşen uyuşmazlığa ilişkin vakıaların gerçekliği konusunda o anda hakimde kanaat uyandırmaktır.
Yani hakim geçmişte ve bilgisi dışında gerçekleşen bir olayın oluş şekli konusunda bugün bir kanaate sahip olacaktır.İspat faaliyeti ve bunun sonucu gösterilecek delillerle geçmiş, dış alemde ki olay ve olgular hakkında, dava sırasında hakimin iç dünyasında bir kanaat uyandırılır...’ Bilhassa özel hukuk ve bu alandaki yargılamalara ilişkin düzenlemeler uyarınca ‘...hakim, kural olarak taraflarca ileri sürülmeyen vakıaları araştıramaz ve bunların taraflarca ispatını isteyemez...’ Bu yüzden yanların; savlarını ve bunları destekler kanıtlarını sürelerinde ve usulüne uygun şekilde sunmaları esastır.
Çünkü; ‘...Davanın temelini oluşturan vakıalar ve bu vakıalara dayanarak talep edilen netice açık olursa hakim, doğru bir karar verebilecektir.. Oysa uyuşmazlık konusu web sitelerinin benzer olup olmadığı, bir tecavüz olup olmadığı, eser olup olmadığı , tazminatın belirlenmesi hususları hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenecek nitelikte bir uyuşmazlık değildir.
Tüm dosya kapsamı izahı yapılan mevzuat kapsamında ele alındığında davacının iddialarının ispatı yönünden zorunlu olan bilirkişi deliline ilişkin bilirkişi ücretini verilen kesin süre içerisinde yatırmadığı ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasının gerektiği, şu hale göre 1 ve 2. Raporlar arasındaki çelişki giderilmediğinden ve ispat yükü altındaki davacının 3. Kez rapor alınması mutlak zorunlu olduğu halde bilirkişi ücretini yatırmayarak lehe rapora göre karar verilmesini talep ettiği ancak Mahkememizce raporlar arasında çelişki giderilmeden bir karar verilmesi olanaksız olduğundan ,
mevcut dosyada ise bu durumda davacının ispat hukuku kurallarına göre ; davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/84, K. 2024/257, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama