KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2023/88
- Karar No
- 2024/286
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
Karar Metni
3.399 kelime·17 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/88
KARAR NO : 2024/286
DAVA
Tazminat (Fikir Ve Sanat Eseri Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/04/2023
KARAR TARİHİ : 26/11/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı müvekkili ile davalı firma arasında 28.03.2022 Tarihli İcracı Sanatçı-Yapımcı Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmenin nüshasının davacı müvekkiline teslim edilmediğini, defalarca hakkı olan sözleşmeyi istemişse de tüm çabalarına rağmen sözleşmeyi davalı firmadan alamamış olduğunu, bunun davalı firmanın kötü niyetli olduğunu gösterip davacının kişilik haklarını, yasal haklarını ihlal ettiğini, davalının bu davranışı davacı ile aralarındaki güven ilişkisine ağır ve ciddi zarar vermiş olup sözleşmeyi davacı tarafça çekilemez hale getirdiğini,
Bu nedenle davacı tarafça ---- Noterliğinin 18 Ocak 2023 Tarihli ---- Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile haklı nedenle sözleşme fesih edilmiş olduğunu, Davacı müvekkilin elinde sadece davalı firmaya ait matbu taslak sözleşmenin olduğunu, İşbu sözleşmenin 4.1.
Maddesinde yazılı: “İşbu sözleşme sanatçı ve yapımcı arasında tanzim edilmiş olup, sanatçının icra etmiş olduğu iş karşılığında ücret almasını düzenlemektedir.” hükmü gereğince davacı sanatçının icra etmiş olduğu işler neticesinde davalı firma tarafından, davacı sanatçıya hiçbir ödeme yapılmamış, davalı tarafça söz konusu madde hükmüne aykırı davranılmış, sözleşmeye uyulmamış olduğunu, Yine işbu sözleşmenin “Ücret ve Ödeme Şekli” başlığı altındaki 7.1.Maddesinde yazılı: “Sanatçı-Yapımcı Sözleşmesi kapsamında düzenlenen sanatçının yapacağı iş karşılığı olarak ödenecek ücret icra edilen iş sonucu oluşan gelirin bir kısmı yapımcıya,
diğer kısmı da sanatçıya ait olacak şekilde paylaştırılacaktır.” Denmişse de, yapılan çıkarılan şarkıların, bestelerin, kliplerin, kostümlerin, styling masraflarının vb. işlerin tüm masrafları davacı sanatçı tarafından karşılanmış olup, davalının davacıya hiçbir masraf ve ödeme yapmadığını,
Yapılan ve çıkarılan şarkı, klip vb. işler sonucu olumlu geri dönüşler alınmış, iyi sayıda dinlenme ve gelir elde edilmiştir. Fakat davalı tarafça elde edilen gelirden de, davacı sanatçıya herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bunun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, Sözleşmenin 7.2.Maddesinde masraflar yapımcıya(davalıya) ait denmişse de yapılan işlere ilişkin tüm masraflar davacı tarafça karşılandığını, sözleşme süresince yapılan işler ve masraflar.
08.04.2022 Tarihinde “-----” isimli şarkı, 27.05.2022 Tarihinde “-----” isimli şarkı, 24.06.2022 Tarihinde “-----” isimli şarkı, 05.08.2022 Tarihinde “-- ----” isimli şarkı ve 23.10.2022 Tarihinde “-----” isimli şarkı çıkarılmış olup, tüm şarkılar için gerekli olan klip çekimi, yönetmen, styling, kostüm vb. Gibi tüm masraflar davacı sanatçı tarafından tek başına karşılandığını, davalı tarafça hiç bir zaman proje, şarkı teklifinde bulunulmayıp, çıkarılan tüm şarkıları davacının oluşturduğunu, Keza sanatçının çıkarmış olduğu şarkılardan biri olan,
23.10.2022 Tarihinde çıkarılan “-----” isimli şarkının tüm masrafları sanatçı tarafından karşılanmış olup, şarkının klibinde davacı sanatçının giymiş olduğu kostümü bile kendisi almış, davalı firma ne klip için ne de kostüm, yönetmen vs. Masrafları için davacı sanatçıya hiçbir ödeme yapmadığını, Üstüne üstlük bu şarkılardan iyi sayıda dinlenme ve gelir(kar) elde edilmiş fakat yine davacı sanatçıya herhangi bir pay verilmemiş, ödeme yapılmamıştır. İşbu sözleşmenin 7.4.
Maddesinde “Ayrıca yapılan her bir iş(şarkı,eser...) için, şarkının tüm masraflarını karşıladığı ve kar etmesi durumunda her bir için sanatçıya 10.000,00 TL(on bin türk Lirası) ödenecektir.” Denmişse de yukarıda detaylı belirtildiği üzere yapılan işlere ilişkin masraflar davacı sanatçı tarafından karşılanmış olup, kar elde edilmesine rağmen davacı sanatçıya işbu sözleşmenin 7.4.Maddesinde belirtilen 10.000,00 TL de ödenmemiş olduğunu,
Yine sözleşmenin 9.2.Maddesi-Fesih başlığı altında “Sanatçı icra ettiği iş dolayısıyla hak ettiği ücreti ve kararlaştırılan diğer haklarını mücbir bir sebep olmadıkça alacaktır aksi bir hal halinde sözleşmeyi feshetme hakkı saklıdır.” denmekle, davalı tarafça bu madde hükmüne de aykırı davranılmış, davacı sanatçıya icra etmiş olduğu iş dolayısıyla hak ettiği ücretler ve kararlaştırılan diğer hakların hiç birinin verilmemiş olduğunu,
Hal böyle iken davacı sanatçı yukarıda belirtilen tüm haklı nedenlerle beraber sözleşmenin 9.2.-Fesih maddesine göre de işbu sözleşmeyi haklı nedenlerle---- Noterliğinin 18 Ocak 2023 Tarihli ----- Yevmiye Nolu ihtarnamesi ile derhal fesih ettiğini, tarafınca yapılan masraflara ve uğranılan zarara ilişkin tazmin ve dava hakkının saklı olduğunu davalı tarafa ihtar ettiğini, Davacının bu nedenlerle ciddi zarara uğradığını, psikolojik çöküşe neden olmuş, kariyerinin de olumsuz etkilendiğini, sözleşmenin davacı sanatçı tarafından çekilmez hale geldiğini,
Bu nedenlerle ve Sayın Mahkemece belirlenecek alacaklara ilişkin bilirkişi marifetiyle müvekkilin hesaplanacak maddi zararının fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın ve davacı sanatçının sözleşme süresi boyunca katlanmış olduğu külfetler, psikolojik bunalım, geçim sıkıntısı, kariyerinin zedelenmesi gibi hususlar göz önünde bulundurularak 100.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Fakat aylar sonra yasal süre geçtikten sonra sanki sözleşme daha önce davacı sanatçı tarafından feshedilmemiş gibi davalı tarafça davacıya,
kötü niyetli olarak 31 Mart 2023 Tarihinde-----Noterliğinin ----- Yevmiye Nolu li fesih ihtarnamesi gönderildiğini, hatta sözleşme başlangıç tarihi olarak kabul edilemez bir kötüniyetle 28/03/2023 tarihi yazılmış olduğunu, Halbuki davacının daha önceki tarih olan 18 Ocak 2023 tarihinde fesih ihtarnamesi gönderilmiş ve sözleşme zaten feshedilmiş olduğunu, karışıklığa yol açmaması adına tarafımızdan davalı firmanın keşide etmiş olduğu haksız ve kötüniyetli ihtarnamesine -----Noterliğinin 11.04.2023 tarihli ----- Yevmiye Nolu ihtarı ile cevap verildiğini, bu nedenlerle.
Davanın kabulüne, Davalı tarafın sözleşme şartlarına aykırı davranışlarından dolayı davacı sanatçının sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş olması sebebiyle işbu sözleşme uyarınca müvekkilin uğradığı zararların, cezai şart alacağının ve fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik. 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile beraber davalıdan tahsiline, karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının , "tüm şarkılar için gerekli olan klip çekimi, yönetmen, styling, kostüm vb. gibi tüm masrafların kendisi tarafından tek başına karşılandığını" iddia ettiğini, ancak bu harcamaları belgelendiremediğini, harcamalarına delil olarak sunduğu fatura yalnıza tek bir video klipte giydiği kostümün faturası olup bu kostüm için yapılan harcamanın da Müvekkili tarafından karşılandığını, buna ilişkin ödemeyi dair mesajları sunduklarını, Davacı aynı dilekçede "Sözleşme süresince yapılan işler ve masraflar.
08.04.2022 Tarihinde ---- isimli şarkı, 27.05.2022 Tarihinde “---- isimli şarkı, 24.06.2022 Tarihinde---- isimli şarkı, 05.08.2022 Tarihinde----” isimli şarkı ve 23.10.2022 Tarihinde “-----” isimli şarkı çıkarılmış olup..." ifadesine de yer vermiş, ancak müvekkil Şirket ile akdedilen Sözleşme süresi boyunca birden fazla projenin tamamlandığını ikrar etmiş fakat sunabildiği tek masraf kalemi, Müvekkil tarafından ödemesi yapılmış olan kostüm olduğunu, Tek başına bunun davacının kötüniyetini gösterdiğini, davacı'nın iddialarının çelişkiler içerdiğini ve taleplerinin de açıkça belirtilmediğini,
nitekim Sözleşme'de böylesi harcamaların Müvekkili Şirket'e yükleneceğini gösterir tek bir hüküm dahi bulunmadığını, Buna rağmen Davacı, "Sözleşmenin 7.2.
Maddesinde masraflar yapımcıya (davalıya) ait denmişse de yapılan işlere ilişkin tüm masraflar davacı tarafça karşılanmıştır." şeklinde bir iddiada bulunmuş olup, oysa ilgili maddede böyle bir hüküm bulunmadığını, bahse konu Sözleşme'de Müvekkil Şirket'in klip çekimi, yönetmen, styling, kostüm gibi harcamaları karşılayacağına dair hiçbir hüküm yer almadığını, Sözleşme'de Müvekkil'i bu bağlamda edimlere zorlayıcı herhangi bir hüküm bulunmadığı halde Müvekkil, Davacı'nın konsept fotoğraf çekimlerini karşıladığını,
(Fotoğrafçı ----- tarafından gerçekleştirilen fotoğraf çekimine ilişkin dekont ve ilgili fotoğrafların sunulacağını) Davacı'nın iddialarının aksine,---- isimli şarkının video klibi için yönetmen -----isimli şarkının artwork'ü için ödemeler yapıldığını, Ek olarak Davacı'nın icra ettiği "-----adlı parçanın video klibine ilişkin tüm masraflar yine Müvekkil tarafından karşılandığını, Sanatçı ---- ile Davacı'nın birlikte icra ettiği ve prodüksiyonu ile video klip çekimi Müvekkil tarafından gerçekleştirilen,
fakat Sözleşme'nin Davacı tarafından haklı sebep olmaksızın feshi sebebiyle yayınlanmayan şarkının prodüksiyonu ve video klibine ilişkin harcamalar da tamamıyla Müvekkili tarafından yapılmış olduğunu, Bunların dışında, Sözleşme kapsamında Davacı ile yürütülen projelerde ----- adresinde bulunan müzik kayıt stüdyosu ve içindeki tüm teçhizatları kullanımı da Müvekkil Şirket tarafından karşılandığını, bu harcamalara ilişkin olarak ----- ile Müvekkil Şirket arasında akdedilen sözleşme, ek protokoller ve ilgili diğer belgeler sunulacağını,
Beyanlarıyla Davacı'nın Müvekkil aleyhine iddialarının temelsizliğini kolaylıkla ortaya koyabilecek olan tanıkları fotoğrafçı ---- Müvekkil Şirket'e bağlı sanatçı ... "----", yönetmen -----ile düetinin klibinin yönetmeni), yönetmen ----- adlı şarkının klibinin yönetmeni) ve yönetmen -----adlı şarkının klibinin yönetmeni), Sayın Mahkeme huzurunda beyanda bulunacaklarını, Sözleşme kapsamında Müvekkili Şirket tarafından elde edilen gelire dair herhangi bir kanıt sunmadığını, davacının iddiaları aksine bahsi geçen projelerden iyi bir gelir elde edilmediğini,
Sözleşme'nin 7.4. numaralı maddesinde de "Ayrıca yapılan her bir iş (şarkı,eser...) için, şarkının tüm masraflarını karşıladığı ve kar etmesi durumunda her bir için sanatçıya 10.000,00 TL (on bin türk Lirası) ödenecektir." hükmü yer almaktadır;
bir başka deyişle Müvekkil Şirket bir şarkının tüm masraflarını karşıladığı ve bu şarkı sayesinde kâr ettiği durumda şarkı için Davacı'ya 10.000,00-TL ödeme yapacaksa da somut olayda ise Müvekkili Şirket'in genel olarak Davacı için yaptığı harcamalar hesaplandığında elde ettiği bir kârın olmadığını, sözleşme hükümleri uyarınca herhangi bir ödeme yapma yükümlülüğü de doğmadığını, Davacı ile akdedilen Sözleşme kapsamında yürütülen 6 adet projeden herhangi bir kâr elde edemeyen Müvekkili Şirketin, Davacı'nın kötü niyetli ihtarnamesi tarihinde Davacı'ya herhangi bir yeni proje teklifi de götürmediğini, Sözleşme'nin 6.2. numaralı maddesinde,
Müvekkil Şirket'in "yapacağı her kasetten sonra" yani somut olayda çıkarılan her şarkıdan sonra sanatçıya "kaset yapma" (şarkı çıkarma) konusunda tek taraflı takdir yetkisi olduğu düzenlendiğini, sözleşme ile sanatçının eserlerinin sağladığı ticari başarı doğrultusunda sanatçıya ödeme yapılacağının açıkça düzenlendiğini,
böylesi açık sözleşme hükümlerinin varlığına ve müvekkil şirket'in yapımcı sıfatıyla kusursuz olarak yerine getirdiği yükümlülüklerinin somut göstergelerine rağmen hiçbir kanıt ya da temellendirme sunamadan müvekkil şirket'i sorumlu olarak göstermeye çalışması ve 100.000,000-TL tutarında manevi tazminat talebinde bulunulmasının, Davacı'nın huzurdaki davayı ikame ederken iyi niyetten ne kadar uzak hareket ettiğinin bir başka bâriz bir göstergesi olduğunu, müvekkilin, davacı'ya yaptığı yardım ve yatırımlar sebebiyle davacı ile aralarında var olduğuna inandığı iyi niyet ilişkisine dayanarak,
davacı'nın sanatçı ve şahsi kişiliğini geliştirebilmesi adına büyük ya da küçük gerekli her türlü yatırımı yapmıştır: öyle ki davacı'nın fitness amacıyla spor salonuna kaydı dâhi müvekkil tarafından karşılanmış olduğunu, ayrıca bünyesinde yer alan sanatçıları aile olarak gören, ancak ve ancak destekleyici bir ailenin yapacağı yardım ve yatırımları yapmaktan çekinmeyen müvekkilinin, diğer sanatçılarıyla beraber davacı'yı da yaz ve kış tatillerine çıkardığını, henüz oldukça genç yaşta olan ve bilinirliği az olan davacı'nın sanatçı kimliğinin gelişmesi ve tanınırlığının artması amacıyla, davacı'nın kendi çabalarıyla yapamayacağını yapmış,
davacı'nın onbeş kereden fazla sahne almasını sağladığını, davacı'nın Müvekkili Şirket'e gönderdiği ihtarname Sözleşme'nin feshine ilişkin olsa da fesih gerekçesi olarak gösterilen hususlar gerçeğe aykırı ve dayanaktan yoksun olduğundan, fesih de haksız nitelikte olduğunu, Davacı'nın somut hiçbir gerekçe sunamadan gönderdiği bu ihtarnamenin ardından, tarafımızla akdettiği sözleşmenin 5.3. numaralı maddesine aykırı şekilde, bir başka yapım şirketi olan "-----" ile çalışmaya başladığının tespit edildiğini, ----- hesabında,
Davacı'nın şirkete bağlı sanatçılardan olduğunun kolaylıkla görülebilmekte olup davacı vekili de aynı yapım şirketi için çalıştığını, Sözleşmenin 5.3. numaralı maddesi "Ses sanatçısı işbu sözleşme süresi içerisinde hiçbir suretle üçüncü şahıslar veya firmalarla sözleşme imzalamayacağına, daha önceden imzalanmış sözleşme olmadığını, eğer böyle bir sözleşme varsa bunun yapımcı firmayı bağlamadığını, böyle bir sözleşmeden doğacak her türlü maddi ve manevi tazminatı peşinen kabul eder." şeklinde olup sözleşmenin 9.3. numaralı maddesinde de cezai şart 100.000,00-TL olarak düzenlendiğini,
davacının esasında sözleşmeye aykırılık teşkil eden hareketini gerçekleştirmeden önce fesih için bir zemin oluşturmaya çalışmış fakat başarılı olamadığını, sözleşmenin "başka yapım şirketiyle çalışmama şartı" ve "cezai şart" içerikli hükümlerine aykırı hareket eden davacı'nın, huzurdaki davayı ikâme ederek cezai şart hükmünün şahsı aleyhine uygulanmasından kaçınma çabası içinde olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasında düzenlenen 28/03/2022 tarihli sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle fesh edilip edilmediği, haklı nedenle fesh edilmiş ise maddi manevi tazminatın gerekip gerekmeyeceği ve tazminatın miktarına ilişkin hususlarda noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davalı şirketin 27/12/2019 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce tanıkları dinlenmiş olup davacı tanığı----- beyanında.
“Ben taraflar sözleşmeyi imzaladığında yanlarında değildim, davacının anlatımları ile olayı bilirim, davacı davalının kendisini kandırdığını, kendisine para vereceğini, söyleyerek sözleşmeyi imzaladıklarını, daha sonra parayı ödemediğini, davacı kendisinin başka bir şirketle sanatçı sözleşmesi imzalaması sonrasında yeni sözleşme imzaladığı şirketin eski sözleşmeyi fesih etmesi üzerine davalı ile sözleşmesini fesih etmek istemiş ancak davalı kendisinden 100.000,00 TL fesih bedeli talep etmiş , bunu üzerine dava açtı, davalı şirket davacının müzik eserini ----- gibi platformlarda yayınlamış ancak her hangi bir bedel davacıya ödememiştir,
yine davacı konser gibi organizasyonlara giderken davalının karşılaması gereken masrafları karşılamaması sebebi ile masrafları kendisi üstlenmek zorunda kalmıştır, örnek olarak ----- benim de içinde olduğum bir grubu davalı şirket konsere gönderdi, bu sırada yapılan tüm seyahat ve konaklama masraflarını davacı kendisi karşıladı, bu konser 2022'nin yaz aylarında oldu, hatta bu konser sırasındaki masrafları davacı önce ben kendim karşılayayım, daha sonra bana ödeyin diye davalı şirket yetkilisine söyledi, şirket yetkilisi önce kabul etti ancak daha sonra ödemeyi yapmadı.
Ben davacının sözleşme olmaksızın menajerliğini yapıyorum bir anlamda onun konser ve organizasyonlardaki işlerini düzenliyorum, bunlar konserdeki eksikliklerin giderilmesi, konaklama ya da seyahat düzenlemesi gibi iş ve işlemlerdir”, şeklinde beyan etmiştir.
Davacı tanığı- --- -- beyanında “Ben davacının arkadaşıyım aynı zamanda davalı şirkette de prodüktor olarak çalıştım, davalı şirketin sahibi olan ---- bana ve davacının da içinde bulunduğu sanatçılara başka bir şirket ile anlaşma imzalamak için sözleşme yapmamız gerektiğini söyleyerek davacının yapmış olduğu sözleşme gibi sözleşmeler imzalatmak istedi, ben o dönemde sözleşme yapmadım ancak davacı ve başka ca arkadaşlar da sözleşme yaptılar, daha sonra davalı şirketin sözleşme yapacağını söylediği şirket ile görüştüğümüzde kendilerinin böyle bir sözleşme taleplerinin olmadığını bize ilettiler, davalı bizi kandırarak sözleşmeleri imzalatmış,
yine sözleşme gereği ödenmesi gereken ve gelir paylaşımına bağlanan bedeller davacıya ve bize ödenmedi, yapılan işlerden %40 oranında sanatçılara ödeme yapılacağı kararlaştırılmasına karşın her hangi bir ödeme yapılmamıştır, yine sözleşmenin bulunduğu dönemde yapılan konser ve organizasyonlardaki yapılan masrafları sözleşme gereği davalı karşılaması gerekirken karşılamamıştır, bunun üzerine davacı sözleşmesin feshetmiştir Davalı sözleşmenin bir örneğini davacıya vermemiştir, ısrar etmesine karşın vermedi.
Ben şarkıcı olmadığımdan sözleşmeyi imzalamadım, --- -- ile çalışılacağını davalı söylerek ve bu şirketin talebi doğrultusunda sözleşmenin imzalanması gerektiğini söeylerek sözleşmeleri imzalatmıştır, şuanda ne benim ne de davacının bu şirketle bir ilişkisi yoktur” şeklinde, beyan etmiştir.
Davalı tanığı- ... beyanında “taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden haberdarım, aynı sözleşmeden ben de imzaladım, sözleşmenin içeriği sanatçı ile yapılan menajerlik sözleşmesidir, sözleşmede ödeme yapılacağı kararlaştırılmış idi ancak ödeme yapılabilmesi için sözleşme gereği öncelikle sanatçının tanıtımı için harcanacak masraflar çıktıktan sonra bir gelir elde edilir ise bu gelirin paylaşılması kararlaştırılmıştı, yapılan masraflar çıkmaz ise her hangi bir gelir paylaşılmayacaktı, sözleşmenin davacı tarafça feshedildiği döneme kadar benim bildiğim kadarı ile yapılan masraflardan sonra her hangi bir kazanç elde edilmemiştir,
ne benim ne de davacının yaptığı işlerden yeterli gelir elde edilmemişti, ayrıca izlenme sayısı düşük olduğundan sosyal medyadaki platformlarından her hangi bir gelir söz konusu değildi, sanatçıların tanıtımı için fotoğraf çekimi, klip çekimi, ekip olarak konser gibi organizasyonlara katılarak sanatçıların tanıtımını sağlamak, ekip olarak tatile ve yemeğe götürülmek, reklam oluşturması açısından konserler vermek, yaklaşık davacı ile 50 civarı konser verdik, bu konserler bizim konserlerimiz değil, tanıtım için aralarda sahneye çıktığımız konserlerdir, bunlardan bizim adımıza bir gelir elde edilmiyordu,
bu tür bütün masraflar davalı tarafça karşılandı.Biz davacı ile aynı tarihte sözleşme imzaladık, ancak davacı benden daha önce şirket ile tanışıklık içinde idi, Bana imzaladığım sözleşmenin bir nüshası verildi, biz davacı ile birlikte aynı gün sözleşmeyi yapan 3 sanatçı idik, üçümüze de sözleşmenin bir nüshası verildi” şeklinde, beyan etmiştir.
Davalı tanığı-... beyanında “Ben tarafları aynı sektörde çalışmamız dolayısı ile tanıyorum, klip yönetmeni olarak çalışıyorum, tarafların arasındaki sözleşmeden haberdar değilim, ben davacının söylemiş olduğu şarkya klip çektim, yaklaşık 2 yıl önce tek bir şarkı için klip çektik, klibin masraflarını davalı şirket karşıladı, ben sözleşmenin içeriğini yada feshine dair bilgi sahibi değilim, Ben davacıdan her hangi bir ödeme almadım, bilgim bundan ibarettir” şeklinde ifade beyanda bulunmuş olduğu görülmüştür.
Tevdi ile taraflar arasında düzenlenen sözleşme, dijital platform kayıtları incelenmek suretiyle izlenme sayıları dikkate alınarak elde edilecek kazancın ve davacı tarafın seslendirdiği eserin bedeli, klip çekim ve tanıtım masraflarının belirlendiğine dair FSEK uzmanı, müzik yapımcısı ve müzik eserleri konusunda rapor aldırılmış olup alınan heyet raporunda özetle; tarafların, yayın yapım, şarkı sözü, eser sahipliği ile ilgili herhangi bir itiraz ve taleplerinin bulunmadığı, taraflar arasında bir sözleşme imzalandığı,
stüdyo masrafları da dahil, yapım hazırlandığı ve bu yapımın yayınlandığı anlaşılmakta, ancak bu yapımın hangi tarafa hangi hakları tanıdığına dair, tarafların beyanları haricinde hiçbir verinin somut olarak tespit edilememiş, Mahkemenin 30.04.2024 tarihli duruşmasında yaptığı “ Taraflar arasında düzenlenen sözleşme, dijital platform kayıtları incelenmek suretiyle izlenme sayıları dikkate alınarak elde edilecek kazancın ve davacı tarafın seslendirdiği eserin bedeli,
klip çekim ve tanıtım masraflarının belirlendiği rapor düzenlenmesi” şeklindeki görevlendirme kapsamında dosya içeriğinden anlaşıldığı kadarıyla ve hiçbir belgeye dayanmadan sektörel verilere dayanılarak. Mahkemeye yol göstermek üzere bir albüm yapım sürecindeki harcama bütçeleri alt ve üst limit olarak aşağıdaki şekildedir.
Söz en az 10.000-TL en fazla 100.000-TL, Beste en az 10.000-TL en fazla 100.000-TL, Düzenleme en az 10.000-TL en fazla 250.000-TL , Fotoğraf çekimi en az 10.000-TL en fazla 100.000-TL , Klip çekimi en az 50.000-TL en fazla 250.000-TL , Stüdyo masrafları saati en az 1.000-TL en fazla 10.000-TL, bir şarkıda bir tek canlı enstürman kaydı en az 1.000-TL en fazla 15.000-TL şeklinde rapor sunmuştur.
GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan "İcracı Sanatçı-Yapımcı Sözleşmesinin" davacı tarafından tek taraflı gerçekleştirilen fesih işleminin geçerliliğinin tespiti ile sözleşmeden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.Davacı taraf davalı ile 28.03.2022 tarihinde "İcracı Sanatçı-Yapımcı Sözleşmesinin" imzalandığını, davalı tarafın bu sözleşmeyi kendisine vermediğini, sözleşme gereği davalı tarafın yapımcı olarak yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple 18.01.2023 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini,
bu fesih sebebiyle sözleşme dolayısıyla ödenmeyen ücretleri ile sözleşmenin feshinden kaynaklı cezai şart alacağının ve sözleşmenin haklı nedenle feshi dolayısıyla manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık dikkate alındığında uyuşmazlığın düzenlendiği beyan ve iddia edilen icracı sanatçı-yapımcı sözleşmesinden kaynaklandığı,
her ne kadar sözleşmenin imzalı ve onaylı örneği taraflarca sunulmamış ise de sunulan matbu sözleşme örneğinin içeriğine tarafların itirazlarının bulunmadığı ve ihtarnameler ile yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarında da imzalandığı beyan edilen sözleşmenin imzasız örneği sunulan sözleşme olduğu kabul edilmiş ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak sözleşmenin nispiliği ilkesi gereği uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Bu tespitten sonra taraflar arasında 28.03.2022 tarihinde "İcracı Sanatçı-Yapımcı Sözleşmesinin" imzalandığı sözleşme gereği davalı tarafın davacı tarafa müzik eserini kamuya sunmak üzere müzik eserinin yapım, tanıtım işlerinin ve bu yapım ve tanıtımlar sırasında tüm masrafların davalı tarafça karşılanacağının kararlaştırıldığı, dinlenen tanık beyanları ve dijital kayıtlar incelendiğinde davalı tarafça davacı tarafa tek bir şarkıdan oluşan müzik albümü yapıldığı ve bu albümün sosyal mecralarda yayınlandığı, sözleşme gereği albümden elde edilen gelirin sanatçıya %40, yapımcı tarafa %60 şeklinde gelir paylaşımı şeklinde yapılacağının belirlendiği açıktır.
Bu açıklamalardan sonra bu durumun tanık beyanlarında da yer aldığı, taraflar arasında eser ve eser üzerindeki mali hakların paylaşımına ilişkin ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın davalı tarafın yapması gereken ödemeyi davacı tarafa yapıp yapmadığı, albüm için gerekli tanıtımları yapıp yapmadığı, albümden elde edilen gelirin paylaşımını yapıp yapmadığı hususlarında olduğu, Mahkememizce de izlenen kayıtlardaki parçanın izlenme sayısının düşük olduğu, bu sebeple gelir elde edilip edilmediği hususunun belirlenemediği, davacı tarafça gelir elde edildiği hususunun ispat edilmediği, bu sebeple bu yöndeki davacı beyanlarının yerinde olmadığı,
yine davalı tarafça gerekli tanıtımların yapılmadığı beyan edilmiş ise de dinlenen tanık beyanlarında anlatıldığı üzere davalı tarafın davacı tarafı düzenlediği organizasyonlarda sahneye çıkarttığı, yaklaşık 50 civarı konserde davacı tarafı sahneye çıkardığı ve tanıtımını yaptığı, dinelen davalı tanığı olan ve klip çekimini yapan ----- davacı tarafa bir şarkı için klip çekimi yaptıklarını ve bu çekimin tüm masraflarının da davalı tarafça ödendiği yönündeki beyanlar dikkate alındığında davalı tarafın masrafları karşılama yönündeki yükümlülükleri de yerine getirdiği sabittir.
Bu tespitten sonra davacı tanığı ------ beyanlarında belirttiği davacı tarafın başka bir şirket ile sözleşme imzalaması sonrasında davalı tarafın sözleşmenin feshi içi bedel talep etmesi üzerine dava açtığı yönündeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın sözleşmesi devam ederken başka bir sözleşme imzaladığı,
bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmeyi davacı tarafın ihlal ettiği ve hem yargılama sırasında hem de ihtarnamede belirttiği fesih sebeplerinin sözleşmenin feshi gerekçesi oluşturulmak maksadıyla ileri sürüldüğü ve TMK'nın 2. Maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve feshin haksız olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, bu sebeple davacı tarafın cezai şart talep edemeyeceği, yine davacı tarafın davalı tarafın sözleşme gereği ödemesi gerektiğini beyan ve iddia ettiği masraf ve alacak kalemleri yönünden bir delil sunmadığı, sözleşme gereği ödenebilecek bir gelirin elde edildiği yönünde bir ispatı da yerine getirmediği kabul edilerek maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, sözleşmenin feshi sebeplerinin mevcut olmadığı,
sözleşme haklı nedenle feshedilse dahi fesih gerekçesi olan sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin M.K. 24.madde de düzenlenen kişilik haklarını zedeleyici nitelikte olmayacağı, TBK 58.madde de düzenlenen manevi tazminat koşullarının oluşmadığı, ihtarname içeriklerinde kişilik haklarını zedeliyici ibarelerin bulunmadığı gözönüne alınarak, manevi tazminata ilişkin davanın da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/88, K. 2024/286, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama