KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/94
- Karar No
- 2024/1277
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
Karar Metni
1.615 kelime·8 dk okuma·17 bölüm
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2022
NUMARASI ...
DAVA
Sözleşmenin Feshi - Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 22/08/2021
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi ve genel kredi sözleşmesinin yeniden yapılandırılması amacıyla taşıt rehin sözleşmesi imzalandığını, taşıt rehin sözleşmesiyle beraber müvekkilinin yeni bir borç taahhüt ettiğini, imzalanan genel kredi sözleşmesinin mevcut hükmünün kalmadığını, davalının müvekkili aleyhine hükmü kalmayan sözleşmeler üzerinden haksız takip başlattığını, davalıyla dürüstlük kuralına aykırı biçimde imzalanan sözleşmelerin feshi,
sözleşme neticesinde müvekkili aleyhine başlatılan takipler nedeniyle doğan maddi ve manevi zararların tespiti ve bu zararların giderilmesi için dava açıldığını belirterek 17/11/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 26/09/2019 tarihli taşıt rehin sözleşmesinin feshine, fazlaya ilişkin hakları ve faiz hakkı saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi tazminatın ve 900,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; devam eden itirazın iptali davası bulunduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, maddi ve manevi tazminat talebinin açıklattırılması gerektiğini, davacının sözleşmelerden kaynaklanan kredi borcunu ödemediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 2021/469 Esas sayılı dosyasının yargılaması sırasında 20/01/2022 tarihli celsede, davacı şirketler tarafından meşruhatlı davetiyeye rağmen eksik harçlar ikmal edilmediğinden açılan davaların Harçlar Kanunu'nun 28, 30 ve 32.maddeleri göndermesiyle 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmek üzere tefrikine karar verildiği, dosyanın yeni esasa kaydedildiği, aradan geçen 3 aydan fazla zamana rağmen eksik harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar istinaf dilekçesinde özetle.
İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasanın temel hak ve özgürlükleri arasında yer alan mahkemeye erişim hakları çerçevesinde istinaf kanun yoluna başvurduklarını, mahkemeye erişim ve hak arama gerekçesinin temelinde olan davalının işlem temeli çökmüş gks'lerinin BDDK düzenlemesine uyumsuzluğu ve gks'nin 3.1.2 maddesine göre sözleşme irade birliğinin, tahsis aşamasından sonuna kadar limit tutarlarına kadar tahsis etme yükümlülüğü olduğunu kabul etmesi gerektiğini, BDDK denetiminde olan güven kuruluşu olması beklenen bankanın, kural ihlali ve sözleşmeye uymama zararlarından sorumlu olduğunu,
her iki durumda mülkiyet haklarının ihlalinin söz konusu olduğunu, ihlalin boyutunu daha net ifade etmek için izahta hukuki fayda görüldüğü üzere BDDK mevzuatının bir .....
MÖHÜK anlaşması niteliğinde olduğundan buradaki ihlalin sonuçlarının ülke genelinde maliyet ve risk sigorta (cds) çarpanı etkisininde artış olabilecek nitelikte olduğunu, ne takip ne de genel hukuk mahkemelerinden esas hakkında yargılama ve mahkemeye erişim sağlanamadığını, dava sözleşmenin feshi ve sermaye şirketine ödenmek üzere doğrudan ve dolaylı pay zararları esasında tespit ve tazminat mahsuplaşma talepli olarak tüzel ve tek kişilik sermaye şirket yetkilisi aynı zamanda pay sahibi gerçek kişi olarak açıldığını, emsal Yargıtay bozma kararında da bu yönde bir tespit eksikliğinin ifade edildiğini,
dava açılış harç ödemesinin 1.000,00 TL esas alınarak ikame edildiğini, buna rağmen eksik harç kararının dava konularının tamamı için geçerli sayılarak taraf tefriki gibi tespit ve tazminat konusunun tefrikinin yapılmadığını, oysa geçen süre tüzel kişilik firmalara verilen zararın geri dönülmez seviyeye ulaşması ve zaman aşımı riski de dikkate alınarak dava açıldığını, dava ön şartı arabuluculuk süreçlerinde de tazminat taleplerinin ayrıca yer aldığını, HMK'nun usul ekonomisi açısından da hak ihlali olduğu düşüncesi ile istinaf talebi doğrultusunda tazminat taleplerine yönelik mahkemeye erişim ve adil yargılanma haklarınını ihlali olduğunu,
fiili olarak geçerliliğini yitirmiş taraf olunan sözleşmelerin her iki tüzel kişilik için devam eden feri ve zararları üzerine işbu dava açıldığını, ortada dava husumet konusu TBK'nun 105 özelinde alacaklı üzerinde bir kusur sorgulaması yapılamayacağı görüldüğü üzere, borçlunun ancak temerrüdündeki kusursuzluğunu kanıtlama koşuluyla sorumluluktan kurtulabilir ifadesinin esas olduğunu, bu da ancak tespit ve sonrasında çıkan sonuca göre tazminat ve mahsuplaşma ile olabileceği için netice-i talep altında zararın mahsuplaşması olarak ifade edildiğini, TMK'nun 2 kapsamında yapılan haksız fiil işlemlerinin,
sözleşmenin geriye dönük feshi ile ilintili yapılacak zararın tespit ve mahsuplaşma için hakim müdahalesini talep ettiklerini, sözleşmelerin feshi ile geriye dönük sebepsiz zenginleşmenin başlangıç durumuna dönülmesi ve usulsüz sözleşmeden doğan maddi ve manevi zararların tespit edilerek borç olarak alınan ana paradan mahsup edilmesi sonrasında tahsili gerektiğini, davalı tarafından TMK'nun 1023 ve TMK'nun 2. maddesi uyarınca iyi niyet, dürüstlük ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkelerinin yok sayıldığını, bunu da yaparken davalının BDDK denetiminde olan finans kurumu güven kuruluşu olduğu ve hukuk insanları ile temsil edildiğini,
aynı davalının taşıt rehni sözleşmesi ile borcun yapılandırıldığı iddiasının mesnetsiz olduğunu, taşıt rehni sözleşmesine konu aracın teminat olarak verildiği iddiasının iç hukuk yolları tüketilerek Anayasa Mahkemesine .... nolu başvuru ile hak ihlallerinin sonucu olan zararların ikamesinin talep edildiğini, işbu istinaf konusu derece mahkemesinin 2021/469 Esas sayılı dosyasının 2022/218 Karar sayılı kararından da anlaşılacağı üzere BDDK denetiminde olması sebebi ile güven kuruluşu olarak kabul edilen kredi veren bankaların da, tek yanlı hazırladıkları genel kredi sözleşmelerinin BDDK, İDD tüzüğü, BDDK iyi kredi rehber,
sair yönetmeliklere ve AB mevzuatından dolayı esas alınan Basel düzenlemelerine uyumlu olması hayatın olağan akışı esasında, girişimci gerçek ve tüzel kişiler olarak beklentileri olduğunu, davalı tarafından hazırlanan gks'nin konusunun, finans ve bankacılık sektöründe uzmanlıkları olmadığından mevzuatı bilme imkanlarının olmamasından yararlanılarak işletme kredisi olarak düzenlendiğini, bu dürüst ve öngörülebilir olmayan tek yanlı hareket ile de olması gereken vade ve faiz oranları ile de kıyaslandığında daha kısa sürede ödeme ve yüksek fahiş faiz ile maliyetlendirildiğini,
dava dosyasında dava kardeşi olan grup şirketinin Tubitak hibe gelirleri ile geri ödeme kaynağı ve kullanım amacı olan arge proje finansmanının söz konusu olduğunu, eş zamanlı olarak Ankara 22. İcra Müdürlüğüne araç yakalama kararının hukuksuz olduğu bildirimlerine rağmen sonuç alınamadığını, icra müdürlüğünden dosya hesabı yapılarak haciz ve yakalamanın düşürülmesi yönünde hazırlık yapılırken, jandarma kontrol noktasında trafikten men edildiğini, bu nedenle Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/1703 Esas dosya ile memur şikayet davası açıldığını,
zararların daha da büyümesi ve şirketlerin kalıcı ifa güçlüğünü geri dönülmez seviyelere ulaşmasına rağmen iyileştirmek üzere Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2729 sayılı dosya borcu, geri isteme ve tazminat kapsamında talep etmek üzere kapatıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; 17/11/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 26/09/2019 tarihli taşıt rehin sözleşmesinin feshi, anılan sözleşmelere dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dava dilekçesinde ...... davacı olarak yer almakta olup, davanın görüldüğü Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/469 Esas sayılı dosyasında 16/11/2021 tarihli celsede davacı asil ve davacı şirketler temsilcisinin eksik harcın ikmali için ihtarat yapıldığı, 20/01/2022 tarihli celsede de davacı şirketler yönünden peşin harç yatırılmadığından işlemden kaldırılmak üzere dosyanın tefrikine karar verildiği, davacı şirketler yönünden dosyanın Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/48 Esas sırasına kaydı yapılarak işbu istinaf incelemesine konu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosya incelendiğinde, davacı şirketler tarafından davalı banka aleyhine açılan işbu davada 17/11/2015 tarihli genel kredi sözleşmesi ve 26/09/2019 tarihli taşıt rehin sözleşmesinin feshi, anılan sözleşmelere dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiş, dava değeri olarak 1.000,00 TL gösterilmek suretiyle bu değer üzerinden peşin harç ikmal edilmiştir.
Davanın görüldüğü Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/469 Esas sayılı dosyasının 16/11/2021 tarihli celsesinde taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 500.000,00 TL ile birlikte 100.000,00 Usd olduğu, dava tarihi itibari ile yapılan hesaplama neticesinde dava değerinin [500.000,00 TL + (100.000,00 Usd x 8,55 TL = ) 855.000,00 TL + 1.000,00 TL] 1.356.000,00 TL olduğu,
Harçlar Kanununun 15 ve 16. maddeleri uyarınca dava değeri olarak belirlenen 1.356.000,00 TL üzerinden aynı Kanunun 28/1-a maddesi uyarınca alınması gereken harcın 1.356.000,00 TL x 68,31 / 1000 / 4 = 23.157,09 TL olacağı, dava açılması sırasında yatırılan 59,30 TL harcın düşülmesi ile eksik harcın 23.097,79 TL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle duruşmada hazır bulunan davacı ve aynı zamanda davacı şirketlerin yetkili temsilcisi olan ...'e dava değeri üzerinden belirlenen eksik harcın yatırılması hususunda 1 hafta kesin süre verilmesine,
kesin süre içerisinde eksik harcın tamamlanmaması halinde Harçlar Kanununun 30, 32 ve 127. maddeleri ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, davacı şirketler tarafından eksik harcın ikmal edilmemesi üzerine bu kez 20/01/2022 tarihli celsede davacı şirketler hakkında harç ikmal edilmediğinden dosyanın işlemden kaldırılmak üzere tefrikine karar verildiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesi karar tarihi itibarıyla dosyanın işlemden kaldırıldığı 20/01/2022 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin geçtiği, bu süre içerisinde mahkeme ihtarına konu eksik peşin harcın davacı şirketler tarafından tamamlanmamıştır.
Hal böyle olunca, mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen davacı şirketlerin eksik peşin harcı verilen kesin sürede ikmal etmediği gibi, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde de eksik peşin harcın ikmal edilmediği gözetilerek Harçlar Kanunun 28, 30, 32. maddesi göndermesiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacılar temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/94, K. 2024/1277, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama