KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/143 Esas
- Karar no
- 2024/283
- Dava
- Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli
- Dava tarihi
- 02/08/2024
Karar Metni
1.320 kelime·7 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Giderilmesi İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
2001 yılında faaliyete başlayan, Türkiye'nin en yüksek akaryakıt depolama kapasitesine sahip dağıtım şirketlerinden biri olan ..., akaryakıt dağıtım sektörünün önemli markalarından biri olduğu, Türkiye genelinde 305 istasyonu, 5 dolum tesisi ve ...'ta ... markası ile 60'a yakın istasyonu bulunmakta olduğu, yarım asrı asan geçmişi ile ülkemizde ve globalde değer katan yatırımlara imza atıp, hız kesmeden büyümeye devam eden “... a.ş” “...a.ş. (...), atak madeni yağ pazarlama san. tic. a.ş. ve ... a.ş.” satın aldığı,
...,... a.ş tarafından satın alındıktan sonra yeni logosu ve türkiye'nin en tanınmış oyuncuları... ve ... tarafından oynan yeni reklam filmleriyle ... markasının tanınmışlığı ve marka değerini artırmaya devam etmiş olup türkiye çapındaki tanıtım faaliyetleri ile görülebileceği üzere Davacı tarafından marka stratejisine ve tanınırlığına yüksek yatırımlar yapılmakta, bu suretle ... markasının tanınırlığı her geçen gün artmaya devam etmekte olduğu, Davacının madeni yağları da kapsayan ilk marka tescili 18.02.2000 tarihli olup türkpatent görsellerinin sunulduğu,
davacının “...” markası altında farklı sınıflarda, farklı şekillerde, farklı ibarelerle “...” olarak tescilli veya işlemleri devam eden 30' dan fazla markası bulunmakta olduğu, 18.02.2000 tarihinde tescil edilen “...” markası ... nolu emtia ve hizmet sınıflarında tescil edilmiştir.
4 nolu emtia sınıfındaki "kimyasal yakıt katlı ve tasarruf maddeleri (motor yakıtları olanlarda dahil), fren sıvıları, antifirizler, motor koruyucu sentetik maddeler. sınai yağlar ve gresler, yağlayıcılar: yağlama yağları, makina yagları, motor yağları, gresler, kesme sıvıları, toz emici-ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler. sıvı ve gaz yakıtlar ile bunların katkıları, aydınlatma maddeleri;
taşıt yakıtları dahil sıvı ve gaz yakutlar, benzin, mazot, fuel, oil, kerasen(gazyağı), kimyasal olmayan motor yakıtı katkıları" emtia sınıfında da tescilli olup davalı’nın esas sözleşmesinde ve hatta ticaret unvanında yer alan faaliyet alanlarını da kapsamakta olduğu, dava konusu marka tek sözcükten oluşmakta olup, bu tek sözcük de davacı şirket tescilli markası ile birebir aynı olacak şekilde davalı ticaret unvanında kullanıldığı,
davalı tarafından ticaret unvanında davacı şirket tescilli “...” markasından ayırmak adına herhangi bir çaba gösterilmemiş ve bu yönde en ufak bir değişiklik yapılmamış olduğundan, davalı ticaret unvanını gören tüketicinin zihninde doğrudan davalı ticaret unvanından çok daha uzun bir kullanım geçmişine ve çok daha yüksek bir ayırt ediciliğe sahip olan davacı şirket markası canlanacaktır ve davalı tarafından ortaya konulan ürünlerin davacı şirket tarafından üretilmiş olduğu intibası yaratılacağı,
20 yılı aşkın süredir akaryakıt sektöründe tüketicilere yüksek kalitede hizmet veren “...” kalite ve güvenirliğiyle tüketici nezdinde tanınmışlık kazanmış ve halk nezdinde aranır hale geldiği, buradan hareketle davalı tarafından kullanılan "..." ibareli unvanın tüketici nezdinde davacı şirket tarafından yaratılmış olan olumlu algıdan haksız bir şekilde faydalanma amacıyla oluşturulduğu ve tüketici nezdinde iltibas yaratacağı, bilindiği üzere markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup,
doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmadığı, davalı söz konusu eylemleri sebebiyle davacı şirkete ait markaların ve ticari faaliyetlerin tanınmışlığından ve tüketiciler üzerindeki haklı itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde ettiği, dolayısıyla davacı şirket söz konusu tecavüz teşkil eden kullanımların engellenmesini talep etmek hakkını haiz olduğu,
bu nedenlerle işbu davanın kabulünü, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak tescil edilen “...” ibareli ticaret unvanının sicilden terkini, davacı şirketin tescilli tanınmış markaları ile davalının “...” ibareli ticaret unvanının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunun ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun tespitini, bu surette davalı tarafından gerçekleştirilen marka tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, her türden yargılama giderleri, vekalet ücreti ve ferilerinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava dilekçesinin davalının adresine tebliğ edilmek üzere çıkartıldığı, tebligatın iade dönmesi üzerine İTO nezdinde davalının temin edilen mernis adresine TK 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmalığın; Marka hakkına yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün, durdurulması, önlenmesi, davalı şirketin ... ibaresinin ticaret unvanından terkini istemine ilişkin olduğu tespit edildi.
Yapılan incelemede; davacı şirketin “...” işaretini, dosya kapsamına sunulu cevabi yazılardan da anlaşılacağı üzere 2000 yılından bu yana markasal olarak kullandığı, davacı yanın ''... '' markası adı altında farklı sınıflarda, farklı şekillerde, farklı ibarelerle ... olarak çok sayıda markasının bulunduğu, davalı şirketin İTO'dan gelen yazı cevabından da görüleceği üzere ... ibaresini ihtiva eden şirketin 2023 yılında kurduğu, şirketin ticaret unvanındaki esas unsurun ... olduğu, diğer kelimelerin şirketin faaliyet alanlarını gösterdiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davalı şirket ticaret unvanında, davacı şirketin marka haklarını tecavüz eder şekilde “...” kelimesine birebir aynı olacak şekilde yer vermiştir. SMK m. 29 hükmü gereği, markanın, marka sahibinin izni olmaksızın SMK m. 7 düzenlemesinde belirtilen biçimlerde kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Nitekim SMK m. 7/3-(e) düzenlemesine göre, işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması, marka hakkına tecavüz sayılan fiillerden biridir.
Davacı şirket “...” işaretli markalarını ... gibi bir çok mal ve hizmet sınıflarında tescil ettirmiştir. Davalı şirketin “...” kelimesini birlikte kullandığı ticaret unvanı ve İTO kaydında belirtilen firmanın iş konusunda belirtilen konular ile davacı şirketin markalarını tescil ettirdiği mal ve hizmet sınıfları bir arada değerlendirildiğinde; davalının ticari faaliyetlerinin açıkça davacı şirket tarafından yürütülen ticaret faaliyetleri kapsamından üretilen ürün ve sunulan hizmetler olarak algılanabileceği açık olup, davacı şirketin tescilli markalarının işlevlerinin zarar görmesinin engellenmesi gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar ve somut olay bir arada değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirketin iş konularının aynı ve benzer olması, davacı şirketin “...” işaretli markalarını davalı şirketin İTO kaydında görülen faaliyet alanı ile aynı ve benzer mal ve hizmet sınıflarında tescil ettirmesi,
davalı şirketin “...” kelimesini ticaret unvanında aynen kullanmasının davacı şirketin markalarının kapsamındaki hizmet sınıfları ile iltibas yaratması ve davacı şirkete ait marka ile davalıya ait ticaret unvanı arasında, sunulan hizmetin kaynağı hakkında karışıklık söz konusu olabileceği gibi sunulan hizmetin diğerlerinden ayırt edilmesi işlevini haiz olma ihtimalinin bulunması,
sebepleriyle, davalının ticaret unvanının SMK m. 29/1-(a) maddesi yollamasıyla SMK m. 7/3-(e) maddesi gereğince davacı şirketin marka haklarına tecavüz teşkil ettiği ve yine TTK m. 54 vd. düzenlenen haksız rekabet müessesesinin asıl amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olup bu doğrultuda TTK m. 54/2 hükmü uyarınca, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak kabul edildiği,
yukarıda detaylıca belirtildiği üzere davalı şirketin ticaret unvanında “...” kelimesini kullanması, davacı şirketin marka haklarına tecavüz teşkil ettiği gibi aynı zamanda haksız rekabet yarattığı zira TTK m. 54 hükmünde haksız rekabet teşkil edecek eylemlerin niteliği belirtilmiş ve m. 55 hükmünde ise, başlıca haksız rekabet hallerine yer verildiği bu kapsamda davalı tarafın eylemleri açıkça TTK m. 55/1-(a)-4 alt bendinde yer alan, “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” eylemi ile örtüştüğü , TTK m. 55 hükmünde sayılan haller haksız rekabet hallerinin başlıcalarından olup,
burada sayılanlar ile sınırlı olmadığı somut olay özelinde her iki şirketin konumu, ticari itibarı karşılaştırıldığında, davalı şirketin eyleminin TTK m. 54/2 hükmü kapsamında aldatıcı ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eden bir haksız rekabet hali olduğunun kabul edilmesi gerekeceği anlaşıldığından Davacının marka haklarına, yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, davalı yanın ticaret unvanındaki ... kelimesinin sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile kararın infazı için ilgili Sicil Müdürlüğü'ne hükmün bir örneğinin müzekkere ile gönderilmesine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/143, K. 2024/283, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama