İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/239 K.2025/154

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2024/239Karar2025/154Tarih25 Haziran 2025Okuma20 dk · 3.937 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
25 Haziran 2025
Esas no
2024/239 Esas
Karar no
2025/154
Dava
Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
Dava tarihi
16/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.937 kelime·20 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirket 6 Nisan 1920'de ...Ajansı adıyla kurulmuş, TBMM'nin çıkardığı ilk yasaları duyurmuş, Milli Mücadelenin ve Kurtuluş Savaşının her aşamasına, Cumhuriyet devrimlerine tanıklık etmiş olduğunu, 1 Mart 1925'te "..." adını alan davacı şirketin bugünkü sermayesinin ekseri bir kısmı Hazine'ye, yani bizzat Türk milletine ait olan bir anonim şirket olduğunu, Özel bir kuruluş kanunu olan ve dünyanın birçok bölgesinde örgütlenen, 13 dilde yayın yapan davacı şirket, hem Türkiye tarihindeki hem de basın tarihindeki yeri itibarıyla saygınlığı ve güvenirliği ile bilinmekte olduğunu, Davacı Şirket,

1874 çalışanıyla hem ülkemizden hem de dünyanın dört bir tarafından haber toplamakta ve içerik oluşturmakta olduğunu Bu içerikler arasında davacı şirkete bağlı olarak çalışan profesyonel foto muhabirlerinin çektikleri fotoğraflar önemli bir yer tutmakta olduğunu, Bu muhabirler deprem, yangın, sel ve savaş gibi olağanüstü yerleri ve anları büyük fedakarlıklar yaparak fotoğraflamakta ve davacı şirket, bunları abonesi olan müşterilerine anlık olarak ve düzenli bir şekilde servis etmekte olduğunu, Bu çerçevede davacının oluşturduğu metin, foto ve video gibi içeriklere erişim,

bedeli karşılığında şifre ile mümkün olduğu bir sistem üzerinden abonelerine ulaştırılmakta olduğunu, Davacı ...'nın yayınları abonelik sözleşmesi kapsamında belirli bir bedel karşılığı satılmakta olduğunu, ayrıca davacı şirketin resmi internet sitesinde yasal uyarı başlığı altında belirttiği şekliyle;

... yeniden yayım hakkını saklı tutmakta olduğunu, ... yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz ve ...haberlerinin internet sitelerinde kullanılabilmesi için sitenin yayıncısı kuruluşun ... ile bir "..." yapmış olması gerekmekte olduğunu, başka bir deyişle davacı şirket, haber içeriklerine yönelik haklarını saklı tutmuş vaziyette olduğunu, Davacı şirket, telif hukuku kapsamında yasal koruma altında olan haber içeriklerinin izinsiz kullanımına karşı hukuki haklarının bulunduğunu,

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK) ile 5187 sayılı Basın Kanunu gereğince, haber içerikleri, yazılar, fotoğraflar ve diğer görsellerin hukuken korunmakta olduğunu, FSEK m.36'da alıntı (iktibas) kuralları belirlendiğini, m.84'te ise eser mahiyetinde olmayan fotoğrafların dahi haksız rekabet hükümleriyle korunacağının açıkça hüküm altına alındığını, Basın Kanunu m.24 ise, izinsiz alıntı ve yeniden yayım durumlarında ağır para cezalarının öngörüldüğünü, özellikle haberin iktibas hakkı saklı tutulmuşsa, özet dahi olsa izinsiz alıntılanmasının hukuka aykırı kabul edildiğini,

ayrıca 7418 sayılı Yasa ile internet haber sitelerinin de süreli yayın kapsamına alındığını ve Basın Kanunu hükümlerine tabi hale getirildiğini, bu çerçevede, internet ortamında yer alan haber ve görsellerin kullanımının da aynı yasal çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini, davalı medyaradar.com adlı internet sitesinin, davacı şirkete ait 21 adet haber fotoğrafını izinsiz ve kaynak göstermeksizin kullandığını, söz konusu fiilin, FSEK, Basın Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan düzenlemelere açıkça aykırı olduğunu, bu nedenle davacı şirketin, davalının eylemlerine karşı gerekli yasal işlemleri başlatma hakkına sahip olduğunu,

Kaynak gösterilse bile Basın Kanunu m.24'e göre davacımız haklarını saklı tuttuğu için davalı eylemi yine hukuka aykırı olacağını, davalı, hem davacıdan izin almadan kullanım yapmış hem de kaynak göstermeyerek hukuk kurallarını iki kez çiğnemiş ve bu yüzden ağır bir ihlal gerçekleştirmiş olduğunu, bu durum hem maddi hem de manevi tazminatı gerektirmekte olduğunu, davalının eylemi aynı zamanda Basın Kanunu 24'te öngörülen suç tipine uymakta olduğunu, Davacı şirketin resmi internet sitesinde yasal uyarı başlığı altında belirttiği şekliyle;

... yeniden yayım hakkını saklı tutmakta olduğunu, ... yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz ve ...haberlerinin internet sitelerinde kullanılabilmesi için sitenin yayıncısı kuruluşun ... ile bir "..." yapmış olması gerekmekte olduğunu, böylece davacı haklarını saklı tutmuş olduğunu, Davacı kurum tarafından hazırlanan ve davalı tarafından izinsiz. kullanılan ve bedeli ödenmeksizin kullanılan haberlere ilişkin olarak tarafımızca işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu,

Nitekim bu hususla ilgili Yargıtay'ın yerleşik kararlarına emsal olarak. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi T. 15.06.2010 E...., K.... sayılı kararında özetle. “Davacının Olmayan Şehir Safranbolu adlı kitabından izinsiz alınarak yayınlanan 7 adet fotoğraf için 6.300 ABD doları maddi tazminat 3.000 ABD doları manevi tazminat talep etmiş ve daha sonra ıslah dilekçesi ile her bir fotoğraf için 1.000 TL olmak üzere toplam 21.000 TL maddi tazminat talep etmiştir.

Mahkeme kararında bilirkişi görüşüne de atıf yaparak davacının eserlerinin izinsiz kullanımı nedeniyle FSEK 68. madde gereğince fotoğrafların sözleşme ile kullanımı halinde talep edilebilecek telif bedelinin 3 katının istenebileceği, bilirkişilerin her bir fotoğrafın rayiç değerini 1.000 YTL belirledikleri, toplam 7 fotoğraf için 7.000 ve bunun kullanım durumuna göre FSEK 68. madde gereğince iki misli 14.000 YTL'na hükmedilmesinin uygun olacağına... husumetten dava reddedilen diğer iki davalıya isabet eden miktarın indirilmesinden sonra kalan 12.740 YTL'nin 630 YTL sinin davalı yazı işleri müdüründen,

kalan 12.110 YTL maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ayrıca söz konusu davada hakkında dava açılan dört davalıdan fotoğraf başına 350 USD olmak üzere 2 fotoğraf için 700 USD, fotoğraf altı şürler ve metinler için 3.000 USD manevi tazminat olmak üzere toplam 3700 USD manevi tazminatın tahsili talep edilmiş ve bu talep de kabul edilmiştir.

Sadece ıslahla manevi tazminatın 10.000 USD olarak artırılamayacağı gerekçesiyle 3.000 USD dolarının da üzerinde hükmedilen kısım bakımından manevi tazminatla ilgili karar bozulmuştur.” Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere. 01.02.2010 Tarihli ve... E. ...

K. sayılı Yargıtay kararında da eser vasfında dahi olmayan bir tek fotoğrafın 2008 yılında bir dergide yayınlanması nedeniyle mahkeme 2008 yılı itibari ile tek bir fotoğrafın izinsiz yayınlanması nedeniyle davalıyı 6.900 TL maddi tazminata mahkum etmiş ve söz konusu kararda onanmış olduğunu, Yargıtay kararlarından açıkça anlaşıldığı üzere.

Davalının sorumlusu olduğu internet sitesi tarafından bu fotoğraflar hiçbir emek harcanmadan, saygı gösterilmeden, bedel ödenmeden izinsiz bir şekilde alınıp kullanılmakta ve bu sayede ticari bir kazanç elde edilmekte olduğunu, ilgili hukuka aykırı fiilin önlenmesi ve bin bir çeşit emek verilerek hazırlanan bu haberlerin veya fotoğrafların bir tık ile kolayca çalınması ve kendilerininmiş gibi kullanılmasının önüne geçilmeli olduğunu, Söz konusu internet sitesi;

...T.A.Ş. abonesi olmadığını, Davalı ile Davacı ... arasında herhangi bir abonelik sözleşmesi olmadan, Ajansa ait haber, görüntü ve fotoğrafların davalı tarafından kullanılması hukuka aykırıdır.

Söz konusu hizmetin izinsiz ve ücret ödemeden kullanılması, ticari faaliyet gösteren yapılar için “devlet malı üzerinden haksız menfaat temini” niteliğinde olduğunu, Davacı şirketin manevi haklarının da ihlal edildiğini, Sayın Mahkemeden gerek Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri ve gerekse de FSEK. m. 70/1 uyarınca manevi tazminat ödenmesi için dava açılabileceğinden bahisle;

manevi zararları sebebiyle 25.000,00 TL manevi tazminata, izinsiz kullanılan 21 fotoğraf için toplam fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. rayiç değerini 1.000,00 YTL belirledikleri, toplam 7 fotoğraf için 7.000 ve bunun kullanım durumuna göre FSEK 68. madde gereğince iki misli 14.000,00 YTL'na hükmedilmesinin uygun olacağına husumetten dava reddedilen diğer iki davalıya isabet eden miktarın indirilmesinden sonra kalan 12.740 YTL'nin 630 YTL sinin davalı yazı işleri müdüründen,

kalan 12.110 YTL maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ayrıca söz konusu davada hakkında dava açılan dört davalıdan fotoğraf başına 350 USD olmak üzere 2 fotoğraf için 700 USD, fotoğraf altı şürler ve metinler için 3.000 USD manevi tazminat olmak üzere toplam 3700 USD manevi tazminatın tahsili talep edilmiş ve bu talep de kabul edilmiştir.

Sadece ıslahla manevi tazminatın 10.000 USD olarak artırılamayacağı gerekçesiyle 3.000 USD dolarının da üzerinde hükmedilen kısım bakımından manevi tazminatla ilgili karar bozulmuştur.” Yargıtay kararlarında açıkça belirtildiği üzere. 01.02.2010 Tarihli ve ... E. ...

K. sayılı Yargıtay kararında da eser vasfında dahi olmayan bir tek fotoğrafın 2008 yılında bir dergide yayınlanması nedeniyle mahkeme 2008 yılı itibari ile tek bir fotoğrafın izinsiz yayınlanması nedeniyle davalıyı 6.900,00 TL maddi tazminata mahkum etmiş ve söz konusu kararda onanmış olduğunu, Yargıtay kararlarından açıkça anlaşıldığı üzere.

Davalının sorumlusu olduğu internet sitesi tarafından bu fotoğraflar hiçbir emek harcanmadan, saygı gösterilmeden, bedel ödenmeden izinsiz bir şekilde alınıp kullanılmakta ve bu sayede ticari bir kazanç elde edilmekte olduğunu, ilgili hukuka aykırı fiilin önlenmesi ve bin bir çeşit emek verilerek hazırlanan bu haberlerin veya fotoğrafların bir tık ile kolayca çalınması ve kendilerininmiş gibi kullanılmasının önüne geçilmeli olduğunu, Söz konusu internet sitesi;

...T.A.Ş. abonesi olmadığını, Davalı ile Davacı ... arasında herhangi bir abonelik sözleşmesi olmadan, Ajansa ait haber, görüntü ve fotoğrafların davalı tarafından kullanılması hukuka aykırıdır.

Söz konusu hizmetin izinsiz ve ücret ödemeden kullanılması, ticari faaliyet gösteren yapılar için “devlet malı üzerinden haksız menfaat temini” niteliğinde olduğunu, Davacı şirketin manevi haklarının da ihlal edildiğini, Sayın Mahkemeden gerek Türk Borçlar Kanunu genel hükümleri ve gerekse de FSEK. m. 70/1 uyarınca manevi tazminat ödenmesi için dava açılabileceğinden bahisle; manevi zararları sebebiyle 25.000,00 TL manevi tazminata , izinsiz kullanılan 21 fotoğraf için toplam fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

-Davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir.

Bilirkişiler ..., ...ve ...16.05.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; “...'” ilgili internet sitesine ve davaya konu linklere güncel girildiğinde ilgili alan adının “...” isimli alan adına ve ilgili alan adının birebir aynı linklerine yönlendirildiği görülmüş olup, 2 linkin mükerrer olduğu, (... - (link adresi bilirkişi raporunda belirtilmektedir) ...'da ...: ... (link adresi bilirkişi raporunda belirtilmektedir) fakat bu linklerin ...'ya ait 2 farklı fotoğrafı barındırdığı için kullanılan izinsiz toplam fotoğraf sayısının 21 olduğu, özgün haber linkinin ise 19 olduğu,

... haberciliğinin, haberlerin hızlı bir şekilde toplanıp işlenmesi ve medya organlarına dağıtılması sürecini yöneten bir sistem olduğu, bu sistemin, ajansların medya kuruluşlarına abone sistemi aracılığıyla haber, fotoğraf, video gibi içerikler sunmasını sağladığı, içeriklerin genellikle telif hakları ile korunduğu ve abonelik modeli üzerinden iletildiği, ancak abone olmayan kişilerin veya kurumların sınırlı erişimle içeriklere ulaşabildiği, bu çerçevede, 21 fotoğraf için toplam ödenmesi gereken tutarın 2.000 TL x 21 = 42.000 TL olduğu,

belirtilen bu miktarın, mevcut bilgiler ve genel sektör değerlendirmeleri neticesinde ulaştığımız bir kanaat olduğunu, Dava konusu fotoğrafların FSEK kapsamında “eser” olmamakla birlikte FSEK atfıyla haksız rekabet hükümlerine tabi olduğu, Haksız rekabetin koşullarının doğmuş olduğu, FSEK m.68 hükmünün uygulanamayacağı,

Davacı vekili 17.06.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Islah taleplerinin kabulü ile; talep edilen 1.000,00 TL maddi tazminat bedeli, 41.000,00 TL artırılarak toplam 42.000,00 TL maddi tazminat bedelinin olay tarihi olan 09.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmalığın; Davanın davacıya ait haber ve fotoğrafın davalı tarafça izinsiz kullanılması iddiası kapsamında tecavüzün tespiti, meni ve refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu tespit edildi. Yukarıda açıklandığı üzere davacı yan, ikame ettiği davasını dava dilekçesi esasa ilişkin talepler kısmında ilk üç madde de sıralamış olup, 1. Madde kapsamında maddi tazminat, 2. Madde kapsamında manevi tazminat, 3. Madde kapsamında ise tecavüzün tespiti, meni ve refi taleplerinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Esasa dair inceleme yapılmadan önce, davalılara husumet tevcihinin yerinde olup olmadığının saptanması icap etmekte olup, mahkememizce dosya kapsamına alınan davalı haber sitesine ilişkin künye bilgilerinde imtiyaz sahibinin davalı şirket olduğu iş bu sebeple davalı şirkete husumet yöneltilmesinin hukuki anlamda isabetli olduğu ancak diğer davalı ...'un gazetede sorumlu müdür olarak yer aldığı, ihlale konu haber ve fotoğrafların davalı şirketin sahibi olduğu haber sitesinde yayınlandığı, davalı şirketin ayrı ve bağımsız bir tüzel kişiliğinin bulunduğu,

diğer davalının sorumlu müdür olarak yer almasının davalı ...'ı hukuki bir ihtilafı konu alan iş bu dava yönünden sorumlu kılmak için yeterli olmadığı, ihlale konu paylaşımların yer aldığı sitenin sahibinin davalı şirket olması ve şirketin ayrı hukuki kişiliği nazara alındığında şirketin sorumluluğun mevcudiyetine rağmen salt sorumlu müdür sıfatı ile davalı ...'ın davalı olarak gösterilmesi yerinde olmadığından açılan davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davalı şirket yönünden ikame edilen davaya ilişkin esasa yönelik inceleme yapıldığında, davalı şirketin davaya cevap vermediği ve herhangi bir beyan dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava dilekçesinde belirtilen “...'” ilgili internet sitesine ve davaya konu linklere güncel girildiğinde ilgili alan adının “...” isimli alan adına ve ilgili alan adının birebir aynı linklerine yönlendirildiği görülmüş olup, 2 linkin mükerrer olduğu, (...) ...'da ... (link adresi bilirkişi raporunda belirtilmektedir) fakat bu linklerin ...'ya ait 2 farklı fotoğrafı barındırdığı için kullanılan izinsiz toplam fotoğraf sayısının 21 olduğu, ...haber linkinin ise 19 olduğu tespit edilmiştir.

Dava konusu haber ve fotoğrafların davalı şirket tarafından izinsiz bir şekilde kullanıldığı alınan bilirkişi raporu ile saptanmış olup yine dava konusu haber ve fotoğraflarda davacı yanın hak sahipliği de tespit edilmiş, yapılan tespitler usul ve yasaya uygun olup, davalı yan da bu yöndeki tespitleri içeren bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunmamış ve davacı lehine kazanılmış hak oluşmuştur.

Medya sektöründe haber ve fotoğraf üretimi, bilginin hızlı ve doğru bir şekilde kamuoyuna ulaştırılması esasına dayanır. Bu bağlamda, ajanslar ve haber kuruluşları genellikle belirli bir format ve standartlar çerçevesinde içerik üretirler. Sektörel pratikler göz önüne alındığında, rutin bir haber takibi sonucu elde edilen ve temel bilgileri aktaran haber metinleri, genellikle özgün bir edebi veya fikri yaratıcılık ürünü olarak değerlendirilmez. Bu tür haberler, daha ziyade olgusal bilginin yayılmasına yönelik işlevsel içeriklerdir.

Benzer şekilde, basın fotoğrafçılığı alanında da olay anını veya kişileri belgelemek amacıyla çekilen ve sanatsal bir kaygı taşımayan, standart kompozisyonlara sahip fotoğraflar, sektörde genellikle başlı başına bir "sanat eseri" olarak kabul görmez. Bu tür fotoğraflar, haberin görsel bir tamamlayıcısı ve bilgilendirici unsuru olarak değerlendirilir. Dolayısıyla, ...'na ait olduğu belirtilen ve ... .com tarafından kullanılan haber ve fotoğrafların, eğer rutin bir habercilik

faaliyeti sonucu ortaya çıkmış ve sektörel standartlar çerçevesinde üretilmiş içerikler ise, sektör profesyonelleri ve yayıncılar tarafından "eser" niteliğinden ziyade "bilgi içeriği" veya "görsel materyal" olarak algılanması olasıdır. Bu durum, sektördeki içerik paylaşımı ve alıntı yapma pratiklerini de etkileyebilir.

Bilindiği gibi

FSEK m.1; eser kavramını “Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri” olarak tanımlamaktadır.

İşbu davaya konu olan husus fotoğrafa yönelik olduğundan FSEK m.4 de yer alan güzel sanat eserleri tanımı içindeki “foto grafik eser” kavramına gitmek gerekmektedir.

Kanunun her iki hükmü birlikte dikkate alındığında bir fotoğrafın “fikir ve sanat mahsulü” olması ve “hususiyet taşıması” halinde eser olarak korunabileceği sonucuna varılmaktadır. Hususiyet kavramı ise mevcudu fotoğraflamanın dışında özel bazı teknikler kullanarak, görsele aynı zamanda estetik bir değer kazandırmayı ifade etmektedir.

Özellikle fotoğrafçılıkta bir fotoğrafa ışık, efekt, açı, zemin vs. gibi pek çok özgün katkı ile mevcudun fotoğraflanmasında dahi hususiyet katılabileceği kabul edilmektedir. Fotoğrafçılık özü itibariyle “olanı fotoğraflama/yansıtma“ olduğundan özgünlük unsuru ancak bu hususiyetlerle kazandırılabilmektedir.

Bu nedenle özgünlük eşiğinin diğer güzel sanat eserlerine göre daha alt notada değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak tüm bunlar göstermektedir ki, fotoğraflama; “mevcudun” herhangi bir katkı olmadan sıradan bir fotoğrafını çekme olmanın ötesine geçmektedir.

Yukarıda tespiti yapılan fotoğrafların bir sanat mahsulü olmadığı, özel bir çekim tekniği-efekt-üslup kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla FSEK’in aradığı hususiyet koşulunu taşımadığı ve FSEK kapsamında “eser” kapsamına girmediği bilirkişilerce de usul ve yasaya uygun olarak tespit edilmiş olup, mahkememizce de bu görüşe iştirak edilmiştir.

Eser mahiyetinde olmayan fotoğrafların haksız rekabet hükümleri ile korunacağı hususu FSEK m. 84’te düzenlenmiştir.

“Madde 84 Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.

Tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır.

Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.”

Görüleceği üzere eser mahiyetinde olmasa da bir fotoğrafı ticari maksatlarla çoğaltan kişi men edilebilir ve haksız rekabet hükümleri uygulanabilir.Haber ajanslarının durum-olay tespitini içeren fotoğraflamaları ile ilgili Yargıtay tarafından; “…bir haber ajansının üzerinde hak iddia ettiği fotoğrafı, internet sitesinde kullanarak haber yapması eylemidir... Öte yandan kullanılan fotoğraf, 5846 Sayılı Kanun kapsamında bir eser mahiyetini de taşımamaktadır.

Davaya konu fotoğraflar 5846 Sayılı Kanun’un 84. Maddesi çerçevesinde “eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında haksız rekabet hükümlerinin uygulanacağı” belirtildiğinden, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet hükümleri gereği korunabilir.” (Yarg. 19. CD, 10.12.2018 T, ... E, ...) hükmü verilmiştir.

Dolayısıyla dava konusu fotoğrafların FSEK yollaması uyarınca TTK Haksız rekabet hükümleri uyarınca korunması gerekmektedir.

Yine davacı tarafça iddia edilen;

FSEK m.36 “Basın Kanununun 15 inci maddesi hükmü mahfuz kalmak üzere basın veya radyo tarafından umuma yayılmış bulunan günlük havadisler ve haberler serbestçe iktibas olunabilir.

Gazete veya dergilerde çıkan içtimai, siyasi veya iktisadi günlük meselelere mütaallik makale ve fıkraların iktibas hakkı sarahaten mahfuz tutulmamışsa aynen veya işlenmiş şekilde diğer gazete ve dergiler tarafından alınması ve radyo vasıtasiyle veya diğer bir suretle yayılması serbesttir. İktibas hakkı mahfuz tutulsa bile sözü geçen makale ve fıkraların kısaltılarak basın özetleri şeklinde alınması, radyo vasıtasıyla veya diğer bir suretle yayılması caizdir.

Bütün bu hallerde, iktibas edilen gazete, dergi ve ajansın ve eğer bunlar da başka bir kaynaktan alınmışlarsa o kaynağın adı, tarih ve sayısından başka makale sahiplerinin adı, müstear adı veya alameti zikredilmek icap eder” hükmüne

haizdir. Ancak hüküm haber içeriklerine ilişkin olup, görsellere ilişkin düzenlemeyi içermemektedir.

İşbu davanın konusu fotoğraf olup, FSEK m.36 değil özel hüküm olan FSEK m.84’e gidilmelidir.

Diğer yandan; davacı tarafça 5187 sayılı Basın Kanunu koruması ileri sürülmüştür.

Kanunun 24.

Maddesi idari para cezası düzenlemiş olup, işbu davadaki davacı taleplerini karşılamamaktadır. Ancak ilgili İdare tarafından davalıya ceza uygulanıp uygulanmayacağı İdarenin takdirindedir..Bu çerçevede TTK haksız rekabet hükümlerine bakıldığında; bilindiği üzere haksız rekabetin oluşma şartlarından biri ekonomik rekabetin varlığı ve dürüstlük kurallarına aykırılıktır. Davacının ilk haber kaynağı olması karşısında, davalının haber kaynağı olarak davacıyla rekabet etme ortamına girme çabası olduğu ve bu amaçla hareket ettiğine dair bir girişim olduğu ve ayrıca davalının da profesyonel habercilik yaptığı için bu ilkelere saygı duymaya özen göstermesi gerektiği dikkate alınmaktadır.

TTK m.55 (c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak,

2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak,

3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak.

Hükmünün gösterdiği gibi davacının iş ürünlerinden davalı tarafça haksız yararlanılmıştır. Bu sebeple haksız rekabet koşullarının doğduğu sonucuna varılmıştır.

İş bu sebeple her ne kadar Eser mahiyetinde olmasa da fotoğrafların haksız rekabet hükümleri ile korunacağı FSEK 84. Madde kapsamında yazılı olup, bu çerçevede davalı şirketin davacıdan izin aldığına dair bir delil sunmamış olması gözetildiğinde yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere davalı eylemlerinin haksız rekabet kapsamında olup, Davacıya ait haber ve fotoğrafların davalı yanca izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılmasından kaynaklı eylemlerin haksız rekabet kapsamında olduğu ve işbu eylemlerin davacının haklarına tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.

Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile ihtiyati tedbir talebi ile esasa ilişkin talepler bölümünde 3. Madde kapsamında tecavüzün meni ve refi yönünde istemlerde bulunmuş ise de;

Yukarıda belirtildiği üzere davalı eylemlerinin FSEK 84 ve TTK 55. Madde kapsamında haksız rekabet kapsamında olup davalı yanın eylemlerinin davacı yanın fotoğraf ve haberler üzerindeki hak sahipliğine tecavüz teşkil etmiş ise de, husule gelen izinsiz kullanımlar sebebi ile mahkememizce haksız fiilin olduğu tarihte bizatihi davacı tarafından yayınladığı fiyatlar üzerinden her bir kullanım için tazminata hükmedilmiş, aynı zamanda haksız fiilin husule geldiği tarihten itibaren faiz işletilmiş olup, mahkememizin vermiş olduğu karar ile taraflar arasında bir bakıma farazi sözleşme ilişkisi oluşmuş,

davalı şirket tarafından söz konusu fotoğraflar davacı yanca belirlenen ücret mukabilinde satın alınmış gibi değerlendirilmiş olup zira nasıl ki davalı tarafça davacı şirketin belirlediği ücrete göre satın alım işlemi yapılsa idi tecavüz durumu oluşmayacak ise mahkememizce verilen tazminat kararı ile oluşan tecavüz durumu farazi bir sözleşme kapsamında ortadan kalkmış olacaktır.

Anılı sebeplerle davacı yanın aynı anda, her ihlal için haksız fiilin oluştuğu tarihe göre faizi ile birlikte tazminata hükmedilmesini talep edip aynı zamanda fotoğrafların kaldırılmasını ve kullanılmasının engellenmesi istemi hukuken mümkün olmadığından Tecavüzün meni ve refi istemlerini ihtiva eden taleplerin ve buna bağlı ihtiyati tedbir isteminin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. ... haberciliğinin, haberlerin hızlı bir şekilde toplanıp işlenmesi ve medya organlarına dağıtılması sürecini yöneten bir sistem olduğu,

bu sistemin, ajansların medya kuruluşlarına abone sistemi aracılığıyla haber, fotoğraf, video gibi içerikler sunmasını sağladığı, içeriklerin genellikle telif hakları ile korunduğu ve abonelik modeli üzerinden iletildiği, ancak abone olmayan kişilerin veya kurumların sınırlı erişimle içeriklere ulaşabildiği, bu çerçevede, 21 fotoğraf için toplam ödenmesi gereken tutarın 2.000,00 TL x 21 = 42.000,00 TL olduğu, belirtilen bu miktarın, mevcut bilgiler ve genel sektör değerlendirmeleri neticesinde bilirkişilerce ulaşıldığı, belirlenen miktarın yerinde olduğu, davalı şirketin bir itirazı olmadığı,

davacı vekili her ne kadar miktarı az bulmuş ise da, bizatihi davacı yanın yayınladığı sayfada belirlenen ücret olup, Davacı yanın bahse konu fotoğrafları haksız fiil tarihinde 2.000,00 TL olarak belirleyip dava açıldıktan sonra dava fazla olduğunu iddia etmesi mahkememizce yerinde bulunmamıştır

Dava konusu fotoğrafların FSEK kapsamında “eser” olmamakla birlikte FSEK atfıyla haksız rekabet hükümlerine tabi olduğu, Haksız rekabetin koşullarının doğmuş olduğu, FSEK m.68 hükmünün uygulanamayacağı bu sebeple 3 kat tazminat uygulanmayarak. Davacının maddi tazminat isteminin tam kabulü ile.

42.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00'sine olay tarihi başlangıcı olan 09.07.2024, bakiye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 17.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (açılan dava belirsiz alacak davası olarak açılmamış olması ve kısmi dava özelliği göstermesi sebebiyle dava ve ıslah tarihi ayrımına gidilerek, başlangıçta talep edilen 1.000 TL için haksız fiil başlangıcı tarihi, bakiye kısım için ise ıslah tarihi nazara alınmıştır.) Davalı Şirketten tahsili ile Davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Davacı vekilinin bir diğer talebi manevi tazminata ilişkin olup, husule gelen tecavüz eylemleri ile davacı yanın hak sahipliğinde olan fotoğraf ve haberlerin izinsiz kullanımı sebebiyle oluşan haksız rekabete bağlı olarak davacı yanın manevi tazminata hak kazandığı, ihlale konu fotoğraf ve haber sayısı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ihlal tarihleri nazara alındığında talep edilen 25.000,00 TL manevi tazminat makul bulunmuş, anılı sebeplerle davacının manevi tazminat isteminin tam kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi başlangıcı olan 09.07.2024 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalı Şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Bu durumda davalı ... yönünden açılan davanın pasif husumet sebebiyle reddine, diğer davalı yönünden ise tecavüzün meni ve refi istemlerinin reddi ile diğer tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulü yönünde aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Açılan davanın ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine,

2-Açılan davanın Davalı Şirket yönünden kısmen kabul kısmen reddi ile;

-Davacıya ait haber ve fotoğrafların davalı yanca izinsiz ve kaynak gösterilmeksizin kullanılmasından kaynaklı eylemlerin haksız rekabet kapsamında olduğu ve işbu eylemlerin davacının haklarına tecavüz teşkil ettiğinin TESPİTİNE,

-Davacının maddi tazminat isteminin tam kabulü ile; 42.000,00 TL maddi tazminatın 1.000,00'sine olay tarihi başlangıcı olan 09.07.2024, bakiye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 17.06.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalı Şirketten tahsili ile Davacıya ödenmesine,

-Davacının manevi tazminat isteminin tam kabulü ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi başlangıcı olan 09.07.2024 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile Davalı Şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,

-Davacı yanın FSEK 68. Maddesine dayalı 3 kat tazminata hükmedilmesi talebinin reddine,

-Tecavüzün meni ve refi istemlerini ihtiva eden taleplerin ve ihtiyati tedbir isteminin reddine,

-Maddi ve manevi tazminata ilişkin fazla istemin reddine,

3-Davanın kabulüne konu kısım üzerinden aleyhine karar verilen davalı şirketten alınması gereken 4.576,77 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 444,02 TL peşin harç ile 700,20 TL ıslah harcı toplamı olan 1.144,22 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 3.432,55 TL karar ve ilam harcının davalı şirketten tahsili ile hazineye irat kaydına, davalı şirketten alınması gereken karar ve ilam harcına mahsubu yapılan davacının yatırmış olduğu 444,02 TL peşin harç ile 700,20 TL ıslah harcı toplamı olan 1.144,22 TL'nin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, tebligat ve bilirkişi ücretlerinden oluşan toplam 26.119,60 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak; 21.766,33 TL olan kısmının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan;

Tecavüzün tespiti istemli dava yönünden maktu 40.000,00 TL, Maddi tazminat istemli dava yönünden 40.000,00 TL, Manevi tazminat istemli dava yönünden dava değeri nazara alınarak 25.000,00 TL olmak üzere toplam 105.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar Davacı vekillerinin yüzüne karşı Davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25.06.2025

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/239, K. 2025/154, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/239
Karar No
2025/154
Tarih
25 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/240 K.2025/431
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2024/240 K.2025/649
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/240 K.2025/438
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/241 K.2025/153
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/241 K.2025/513
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/241 K.2025/451

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.