KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/30 Esas
- Karar no
- 2025/170
- Dava
- Haksız rekabetin tespiti ve Tazminat
- Dava tarihi
- 18/03/2022
Karar Metni
2.989 kelime·15 dk okuma·4 bölüm
İstanbul 41. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas-... karar ve 9.5.2023 tarihli karşı görevsizlik kararı üzerine İstanbul Bam 37.HD nin ...esas-...karar ve 12.1.2024 tarihli mahkememizin yargı olarak belirlenmesine dair kararı üzerine dava dosyası görevsizlik kararı veren mahkemece kesinleştirerek Mahkememize gönderilmekle, yapılan açık yargılama sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacıya ait görüntünün, davacının söz konusu kullanıma ilişkin herhangi bir onayı ya da rızası olmaksızın ticarete konu edilerek, “...”, “...” gibi ibareler ile kar elde edilmesi amacıyla kullanıldığını, eylem nedeniyle davacının hem 5846 sayılı yasanın 86. maddesi hem de TMK m. 24.'de düzenlenen kişilik haklarının ihlal edildiğini, davacının şöhreti ve isminden haksız surette ticari olarak faydalanılması sebebiyle kişilik haklarının ihlal edildiğini, davalının itibarının yanı sıra mevcut ve olası reklam/sponsorluk anlaşmalarının sekteye uğradığını ve olası kazançlarına da mâni olunduğunu, davacının görüntülerinin,
sesinin kullanılması nedeniyle başkaca bir şart aramaksızın kusurun gerçekleştiğini, Davacıya ait görüntünün davalı yanca izinsiz kullanıldığı iddiasıyla kapsamında tecavüzün tespiti, önlenmesi, FSEK 86 , TTK 56. Ya göre şimdilik 2.000 maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davacı vekili 8.4.2025 tarihi talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 250.000 TL olarak talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Görev, yetki, itirazında bulundukları, ayrıca husumet ve zamanaşımı itirazında da bulunarak usul yönünden davanın reddine, ayrıca davacının ortağı olduğu şirket ile müvekkili arasında ürün tanıtım faaliyetleri kapsamında sponsorluk sözleşmesi bulunduğunu, davacının iyiniyetli olmadığını, esas yönünden de davanın reddi ile yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Davacıya ait görüntünün davalı yanca izinsiz kullanıldığı iddiasıyla tecavüzün tespiti, önlenmesi, FSEK 86 , TTK 56. Kapsamında göre şimdilik 2.000 maddi(Davacı vekili 8.4.2025 tarihi talep artırım dilekçesi ile maddi tazminat istemini 250.000 TL olarak talep etmiştir. ) 30.000 TL manevi tazminatın tahsili kapsamında açıldığı anlaşılmıştır. HMK 266 madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler ..., ..., ...tarafından düzenlenen 15/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davacı tarafından dosyaya sunulan ekran görüntüleri ve Noter E-Tespit sistemi ile alındığı anlaşılan ekran kayıtları detaylıca incelendiğinde; davaya konu belirtilen “...” ibareli ürünlerin gerek sosyal medya hesaplarında davacının resimleri ile paylaşıldığı, ayrıca e- ticaret sitelerinde de satışlarının yapıldığı, Detayları rapor içeriğinde arz edildiği üzere;
davacının adının ve görüntüsünün kullanılmış olduğu ürün reklam ve satışlarının, birçok sosyal medya hesaplarında ve başta ... ve ... gibi popüler e-ticaret siteleri olmak üzere başkaca e-ticaret sitelerinde satış yapmak ve kar elde etmek amacıyla kullanılmış olduğu,
Davalı 2021 -2022 yılı kurumlar beyanı ,600 satışlar muavin ve dava konusu ... ürününe ait satış rakamlarının kontrolü yapılmış ,2021 yılında toplam 1.325.499,26 TL ciro içinde % (yüzde) 36.57 oranda pay alan ürünle 355.990,00 TL ciro rakamına ulaşıldığı ,2022 yılında ise 1.072.775,87 TL ciroda binde (%o) 4,9 oranında pay ile 5.216,33 TL ciro rakamına ulaşıldığı ,Davalının brüt kar marjı oranlarından dava konusu ürün satışlarından 2021 yılı için 293.656,15 TL ,2022 yılı için 4.110,46 TL kar elde etmiş olabileceği, elde edilen ciro ve muhtemel kar hesabından davacıya ödenmesi talep edilen payın ne olabileceğinin hesaplanamadığını,
davacı ile davalı arasında bu ürünün reklam ve satışı için davacının görüntüsünün ve adının kullanılması amacıyla imzalanmış bir reklam sözleşmesi'nin dosya kapsamında yer almadığı, bahse konu reklam için davacıdan onay alındığına ve/veya davacıya ücret ödendiğine dair bir belgenin de dosya kapsamında yer almadığı,
reklam projelerinde sanatçıların, ürünün bilinirliği, rağbet görme potansiyeli, firmanın tanınırlığı, yayınlanacak medya kanallarının çeşitliliği, yayın saatleri, reklamların ne kadar süre boyunca yayında kalacağı, reklam veren firmanın sanatçıya her hangi bir kısıt getirip getirmeyeceği, ayrıca aynı sektörde başka bir firmanın reklamlarından bir süre rol alamayacakları gibi pek çok kriter de göz önünde bulundurulduğunda, reklamlarını yapacakları firmanın/hizmetin ve/veya ürünün reklamlarında oynayıp oynamamayı tercih edebilecekleri gibi reklam bütçelerini de bu kriterlere göre belirleyebildiklerini,
Davaya konu reklam ve satış yöntemlerinin kullanıldığı dönem (covid19'un en etkin olduğu dönem olan 2020 - 2021 yılları, ürünün o dönem için ciddi rağbet görmesi, davacı oyuncunun/sunucunun popülerliği, reklam ve satışların sosyal medya hesapları ve e-ticaret sitelerinde yapılmış olması göz önünde bulundurulduğunda, davacı sanatçının bu reklamda oynamayı kabul edebilmesi için talep edebileceği en düşük rakamın 250 - 300 Bin TL civarında olabileceği, sektörel olarak davacının adının ve görüntüsünün bu tarz reklamlarda kullanılmamasını talep etme ve bu tarz reklamlarda görünmeme hakkının mevcut olduğu,
ancak manevi tazminat talebi ile ilgili nihai takdirin Mahkemede olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 13/02/2025 tarihli bilirkişi EK raporlarında.
Dosyada mevcut ekran görüntüleri ve Noter E-Tespit sistemi ile alındığı anlaşılan ekran kayıtları doğrultusunda davaya konu “....” isminin kullanıldığı ürünlerin e-ticaret sitelerinde de satışlarının yapıldığı, ayrıca sosyal medya hesaplarında davacının resimleri ile birlikte ürün özelliklerinin ve tanıtımın paylaşıldığı, İlk 6 linkte davacının sadece adının, sonraki ... ve ...'da davacının sadece görüntüsünün kullanıldığı, Davacının sadece adının kullanıldığı İlk 6 linkte yer alan satıcı firmaların ve/veya linklerin davalıya ait olduğuna dair kesin bir belgeye dosya kapsamında rastlanamadığı,
Davacının sadece görüntüsünün kullanıldığı... ve...'da ise davacının davalıya ait ürünü taktığı görüntülerin davalı firmanın facebook ve instagram hesabı üzerinden paylaşılmış olduğu ve firmanın ürününün özelliklerinin tanıtımının yapıldığı, Normal şartlar altında bir ürünün tanıtıldığı bu tarz paylaşımlar için ismi ve görüntüsü kullanılan taraf ile yazılı bir anlaşmanın imzalanması, ayrıca ismi ve görüntüsü kullanıldığı için izin , onay alınması gerektiği, Dosya kapsamı incelendiğinde davacıdan alınmış bir izine ve/veya yazılı bir anlaşma sağlandığına dair bir belgeye rastlanılamadığı,
Toplumun büyük çoğunluğunun ünlülerin sosyal medya hesaplarını takip etmekte, ünlülerin gittikleri yerlere gitmekte, kullandıkları ürünleri kullanmakta olduğu, bunun en temel nedeninin ise ünlü bireylerin toplum üzerinde yarattığı güven duygusu ve toplum tarafından model olarak alınmaları olduğu, Bu sebeple markaların reklamlarında ve/veya ürün tanıtımlarında ünlü yüzleri kullanmayı tercih ettikleri, günümüzde sosyal medyanın da toplum ve tüketim tercihleri üzerinde çok kuvvetli bir etkiye sahip olduğu,
Hatta cep telefonları ve internet her daim tüketicilerin ulaşabilecekleri bir mecra olduğu için yeri geldiğinde televizyondan, radyodan bile etkili olabildiği, Sektörde televizyonlarda programlarının içinde kullanılan ürün ve/veya hizmetler için firmalarla sponsorluk sözleşmeleri ya da ürün tanıtımları için ürün yerleştirme sözleşmeleri imzalandığı, bu sponsorluk sözleşmelerine göre, ürünün programda kullanılması karşılığı programın sonunda firmanın logosunun roll-caption'da yer aldığı,
Ürün yerleştirme sözleşmelerine göre de program esnasında ürünün tanıtımının yapıldığı ve bu tanıtım karşılığı da sanatçıya ve/veya yapımcıya bir ücret ödendiğini, davacının ünlü bir oyuncu- sunucu olması, belli bir izleyici ve/veya hayran kitlesine sahip ve aynı doğrultuda tüketicilerin davacı sanatçıya inanıp güvenmeleri, onun kullandığı kullanmayı tercih etmeleri söz konusu olabileceğinden, ürüne talebin artmış olabileceği, ürün satışlarının artmasında tüm dünyayı çok ciddi bir şekilde etkileyen covid virüsüne karşı en önemli tedbirlerden biri olmasının etkili olabileceği,
Diğer taraftan davacı sanatçının davaya konu reklamda isminin ve/veya görüntüsünün kullanılmamasını isteme hakkının olduğu, sektör prensiplerine göre sanatçılar, bir reklam sözleşmesi imzaladıklarında, taraflar arasındaki anlaşmaya göre değişebilmekle, aynı sektörden bir başka firma ile en az bir sene boyunca sözleşme imzalayamadıkları, Bu nedenle davacının görüntüsünün ve/veya isminin bu reklamda kullanılmasının, davacının mevcut ve/veya muhtemel reklam ve sponsorluk anlaşmalarının imzalanmasına engel olmuş olabileceği, Bu durumun da davacının kazanç kaybı yaşamasına neden olabileceği, Reklam projelerinde sanatçılar, ürünün bilinirliği,
rağbet görme potansiyeli, firmanın tanınırlığı, yayınlanacak medya kanallarının çeşitliliği, yayın saatleri, reklamların ne kadar süre boyunca yayında kalacağı, reklam veren firmanın sanatçıya her hangi bir kısıt getirip getirmeyeceği, ayrıca aynı sektörde başka bir firmanın reklamlarından bir süre rol alamayacakları gibi pek çok kriter de göz önünde bulundurularak,
reklamlarını yapacakları firmanın/hizmetin ve/veya ürünün reklamlarında oynayıp oynamamayı tercih edebilecekleri gibi reklam bütçelerini de bu kriterlere göre belirleyebildikleri, buradan hareketle davacının davaya konu tanıtım için talep edebileceği ücretin kendi uhdesinde olduğunun söylenebileceği, davacının talep edebileceği ücretin aynı döneme ve aynı niteliklere sahip bir tanıtım için davacının sunabileceği emsal sözleşmelerin dikkate alınabileceği, “Davaya konu reklam ve satış yöntemlerinin kullanıldığı dönem (covid19'un en etkin olduğu dönem olan 2020 - 2021 yılları), ürünün o dönem için ciddi rağbet görmesi,
davacı oyuncunun/sunucunun popülerliği, yukarıda sayılan diğer kriterler, reklam ve satışların sosyal medya hesapları ve e-ticaret sitelerinde yapılmış olması göz önünde bulundurulduğunda, davacı sanatçının o dönemde bu reklam karşılığı talep edebileceği rakamın yaklaşık 250 - 300 Bin TL civarında olabileceği, “Kök rapor çalışmasında, davalının brüt kar marjı oranlarından dava konusu ürün satışlarından 2021 yılı için 293.656,15 TL ,2022 yılı için 4.110,46 TL kar elde etmiş olabileceği, elde edilen ciro ve muhtemel kar hesabından davacıya ödenmesi talep edilen payın ne olabileceğinin hesaplanamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; somut olayda davalı yan davacıdan aldığı bir izinle kullanımda bulunduğunu ispat edememiştir. Davalının eylemi hukuka aykırı bulunduğundan tazminat miktarının tespiti gereklidir. Huzurdaki davada davacı haksız rekabet hükümlerine göre eylemin önlenmesi ve tazminatın belirlenmesini talep etmiştir.
Bilindiği üzere; toplumsal hayata mal olmuş veya bir haberin konusu haline gelmiş bulunanlar hariç, herhangi bir şahsın fotoğrafı karakalem, renkli veya yağlıboya portresi yalnız başına iken veya bir topluluk içinde bulunurken, ya da birkaç kişi ile birlikte çekilmiş resimleri onun izni olmaksızın teşhir veya diğer bir şekilde umuma arz edilemez ve herhangi bir tarzda ticari amaçlı olarak kullanılamaz.
Burada korunan resmin, görüntünün eser niteliği olmayıp tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır. Çünkü, kişinin fotoğrafı, resmi ve portresi FSEK anlamında eser olmasa bile korunur. Somut olayda, kullanılan “...” ibareli ürünlerin gerek sosyal medya hesaplarında davacının resimleri ile paylaşıldığı, ayrıca e- ticaret sitelerinde de satışlarının yapıldığı anlaşılmıştır. FSEK m.86'da korunan kişilik hakkının istisnaları vardır. Kanuna göre;
1-)Ülkenin siyasi ve toplumsal hayatında rol oynayan kişilerin resimleri.
2-)Tasvir edilen kişilerin iştirak ettikleri resmigeçit, resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler.
3-) Günlük hadiselere ilişkin resimler ile radyo ve film haberleri için izin alınması şart değildir. Ürün reklamında kullanılan fotoğraf 86. maddedeki istisnalardan her üçüne de girmemektedir. Şayet davacının özel hayatındaki bir görüntü haber maksatlı olarak bir gazetede yer alsaydı davacının buna engel olması toplumsal hayatta rol oynayan kişi konumuna girdiğinden ötürü mümkün olamazdı. Oysa somut olayda, davalı tarafından gerçekleştirdiği eylemler davacının şöhretinden faydalanma iradesinin açık göstergesi olarak kabul edilmiştir.
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 86. Maddesi, eser niteliğinde olmasalar dahi, resim ve portrelerin, tasvir edilen kişilerin muvafakati alınmaksızın teşhir veya başka şekillerde umuma arz edilemeyeceğini öngörmektedir. Bu hükümdeki "resim ve portreler" ibaresi; fotoğrafları, çeşitli tekniklerle yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde bulunurken çekilmiş resimleri ifade etmektedir.
Bütün bunların, izinsiz olarak teşhiri veya umuma arz edilmesi ya da örneğin bir ilanda, vitrinde vs. kullanılması, anılan hükümle yasaklanmıştır. Belirtilmelidir ki, Yasa'nın bu hükmüyle korunan şey; resim, portre veya fotoğrafın "eser" niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır. "FSEK md. 86, resim ve portrelerde tasvir edilenlerin kişilik haklarının korunması bakımından özel bir düzenleme ön görmüştür.
Zira, resim ve portrelere konu olan kişiler, dış görünüşleri üzerinde kişilik hakkına sahiptirler. Bu nedenle herkes, resminin çekilmesini, portresinin yapılmasını veya yayımlanmasını yasaklama hakkına sahiptir.
FSEK md 86, "Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arzedilemez." hükmünü haizdir.
İşbu madde hükmü gereği, bir şahsın fotoğrafı, yağlı boya, karakalem portresi v.b onun izni olmaksızın teşhir veya diğer bir şekilde umuma arz edilemez ve herhangi bir tarzda ( bir ilanda, bir banknotun üzerinde, ilgisiz bir haberde, bir değerlendirme yazısında, bir afişte...) kullanılamaz. Şahsın resminin, videolarının, isminin her ne şekilde olursa olsun izinsiz olarak kullanılması, umuma arz edilmesi emredici nitelikte bir kuralla yasaklanmıştır.
FSEK 84 maddesinde " bir işareti, resim veya sesi bunları nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse aynı işaretin resmin veya sesin üçüncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayınlanmasını men edebilir" tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır. Eser niteliğinde olmayan her nevi fotoğraf benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında bu madde hükmü uygulanır hükmünü düzenlenmiştir.
Dolayısıyla somut olayda davalının davacının haklı şöhretinden hiçbir emek ve çaba sarf etmeden faydalanmaya çalışması tipik haksız rekabet eylemi olup emek ilkesi gereğince davacının uzun yıllara dayalı emeğinin davalı yanca hiçbir ücret ödenmeden transfer edilmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda gerek mevcut ekran görüntüleri ve Noter E-Tespit tutanakları kapsamına göre davaya konu “...” isminin kullanıldığı ürünlerin popüler e-ticaret sitelerinde de satışlarının yapıldığı, ayrıca sosyal medya hesaplarında davacının resimleri ile birlikte ürün özelliklerinin ve tanıtımın paylaşıldığı, raporda tespit edilen İlk 6 linkte davacının sadece adının, sonraki ... ve link 10'da davacının sadece görüntüsünün kullanıldığı,
görüntüsünün kullanıldığı ... ve...'da ise davacının davalıya ait ürünü taktığı görüntülerin davalı firmanın facebook ve instagram hesabı üzerinden paylaşılmış olduğu ve firmanın ürününün özelliklerinin tanıtımının yapıldığı, Normal şartlar altında bir ürünün tanıtıldığı bu tarz paylaşımlar için ismi ve görüntüsü kullanılan taraf ile yazılı bir anlaşmanın imzalanması, ayrıca ismi ve görüntüsü kullanıldığı için izin , onay alınması gerektiği, davalı tarafından ise davacıdan alınmış bir izine ve/veya yazılı bir anlaşma sağlandığına dair bir belgeye sunulmadığı,
günümüzde pandeminin etkisi ile artım ticaretin tamamen e ticaret şeklinde internet üzerinden satış yoluyla gerçekleştiği keza toplumun büyük çoğunluğunun ünlülerin sosyal medya hesaplarını takip etmekte, ünlülerin gittikleri yerlere gitmekte, kullandıkları ürünleri kullanmakta olduğu, bunun en temel nedeninin ise ünlü bireylerin toplum üzerinde yarattığı güven duygusu ve toplum tarafından model olarak alınmaları olduğu, dolayısıyla markaların reklamlarında ve/veya ürün tanıtımlarında ünlü yüzleri kullanmayı tercih ettikleri, günümüzde sosyal medyanın da toplum ve tüketim tercihleri üzerinde çok kuvvetli bir etkiye sahip olduğu,
Hatta cep telefonları ve internet her daim tüketicilerin ulaşabilecekleri bir mecra olduğu için yeri geldiğinde televizyondan, radyodan bile etkili olabildiği, Sektörde televizyonlarda programlarının içinde kullanılan ürün ve/veya hizmetler için firmalarla sponsorluk sözleşmeleri ya da ürün tanıtımları için ürün yerleştirme sözleşmeleri imzalandığı, bu sponsorluk sözleşmeleri akdedildiği, program esnasında ürünün tanıtımının yapıldığı ve bu tanıtım karşılığı da sanatçıya ve/veya yapımcıya bir ücret ödendiğini, davacının ünlü bir oyuncu/sunucu olması, belli bir izleyici ve/veya hayran kitlesine sahip olması,
tüketicilerin davacı sanatçıya inanıp güvenmeleri, onun kullandığı ürünleri kullanmayı tercih etmeleri nedeniyle , ürüne talebin artmış olabileceği, ürün satışlarının artmasında tüm dünyayı çok ciddi bir şekilde etkileyen covid virüsüne karşı en önemli tedbirlerden biri olmasının etkili olabileceği hususlarının bilirkişilerce denetime uygun bir şekilde raporlandığı, davacı sanatçının davaya konu reklamda isminin ve/veya görüntüsünün kullanılmamasını isteme hakkının olduğu,
sektör prensiplerine göre sanatçılar, bir reklam sözleşmesi imzaladıklarında, taraflar arasındaki anlaşmaya göre değişebilmekle, aynı sektörden bir başka firma ile en az bir sene boyunca sözleşme imzalayamadıkları, Bu nedenle davacının görüntüsünün ve/veya isminin bu reklamda kullanılmasının, davacının mevcut ve/veya muhtemel reklam ve sponsorluk anlaşmalarının imzalanmasına engel olabileceği, davacının kazanç kaybı yaşamasına neden olabileceği, Reklam projelerinde sanatçılar, ürünün bilinirliği, rağbet görme potansiyeli, firmanın tanınırlığı, yayınlanacak medya kanallarının çeşitliliği, yayın saatleri,
reklamların ne kadar süre boyunca yayında kalacağı, reklam veren firmanın sanatçıya her hangi bir kısıt getirip getirmeyeceği, ayrıca aynı sektörde başka bir firmanın reklamlarından bir süre rol alamayacakları gibi pek çok kriter de göz önünde bulundurularak,
reklamlarını yapacakları firmanın/hizmetin ve/veya ürünün reklamlarında oynayıp oynamamayı tercih edebilecekleri gibi reklam bütçelerini de bu kriterlere göre belirleyebildikleri, buradan hareketle davacının davaya konu tanıtım için talep edebileceği ücretin kendi uhdesinde olduğunun söylenebileceği, davacının talep edebileceği ücretin aynı döneme ve aynı niteliklere sahip bir tanıtım için davacının sunabileceği emsal sözleşmelerin dikkate alınabileceği, “Davaya konu reklam ve satış yöntemlerinin kullanıldığı dönem (covid19'un en etkin olduğu dönem olan 2020 - 2021 yılları), ürünün o dönem için ciddi rağbet görmesi,
davacı oyuncunun/sunucunun popülerliği, bu sebeple davacı tarafından tavsiye edildiği görünümü verilen ürünün satışındaki etkisinin de genel kabul gören, ürün tanıtımlarında tanınmış kişilerin kullanımlarının tüketicilerin satın alma eğilimlerini etkileyebileceği, davalının davacının emsali bir sanatçı ile sözleşme yapması halinde ödemesi gereken bedeli tacir olarak öngörecek kapasitede bulunduğu,
dolayısıyla hükmedilecek tazminatında kusurlu olan davalıya özendirir nitelikte bulunmaması gerektiği, bilirkişilerin kapsamlı olarak incelemesi sonucunda raporlarında tazminatı belirlerken kullandıkları kriterler, reklam ve satışların sosyal medya hesapları ve e-ticaret sitelerinde yapılmış olması , tanıtımı yapılan ürün üzerindeki satışların olumlu etkisi ve ilgili isim ile görüntü ve fotoğraflarının kullanımı ile takdir edilecek tazminat miktarının hayatın olağan akışı, yaşam pratikleri ve davacının tanınmışlık gerçekleri ölçütleri ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda,
davacı sanatçının o dönemde bu reklam karşılığı talep edebileceği rakamın yaklaşık 250 - 300 Bin TL civarında olabileceği , öte yandan mali kayıtlara göre de; davalının brüt kar marjı oranlarından dava konusu ürün satışlarından 2021 yılı için 293.656,15 TL ,2022 yılı için 4.110,46 TL kar elde etmiş olabileceği, elde edilen ciro ve muhtemel kar hesabından davacıya ödenmesi talep edilen payın ne olabileceğinin hesaplanamadığı ancak hakkaniyete göre davacının alt sınır olan 250.000 TL olarak maddi tazminat talep etmiş olması ve bu tazminatın somut olaya ve hakkaniyete uygun bulunması nedeniyle keza;
davacı tarafından tavsiye edilen ürünlerin internet ortamında tercih sebebi olduğunun bilinmesi, bu sebeple davacı tarafından tavsiye edildiği görünümü verilen ürünün satışındaki etkisinin de genel kabul gören, ürün tanıtımlarında tanınmış kişilerin kullanımlarının tüketicilerin satın alma eğilimlerini etkileyebileceğinin kaçınılmaz olduğu,
somut olayın özellikleri, ihlalin ağırlığı ve davacıya ait isim, görüntü ve fotoğrafların kullanılmasının, tanıtımı yapılan ürün üzerindeki olumlu etkisi ve ilgili isim ile görüntü ve fotoğraflarının kullanımı ile takdir edilecek tazminat miktarının hayatın olağan akışı, yaşam pratikleri ve davacının tanınmışlık gerçekleri ölçütleri ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 250.000 TL olacağı anlaşılmış, Davalının eyleminin haksız rekabete neden olduğunun tespitine, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
250.000 -TL maddi, olayın gerçekleşme tarzına ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre takdiren 30.000 TL manevi tazminatın e tespitin yapıldığı 1.4.2021 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiz ile davalıdan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/30, K. 2025/170, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama