İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/35 K.2025/542

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/35Karar2025/542Tarih26 Haziran 2025Okuma14 dk · 2.803 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/35
Karar No
2025/542
Karar tarihi
26 Haziran 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.803 kelime·14 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/35

KARAR NO : 2025/542

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 15/01/2024

KARAR TARİHİ : 26/06/2025

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı olan davacı-----ait ----- plakalı---- kamyonetin 22.09.2023 tarihinde ------ adresinde bulunan iş yerinin önünde yol kenarında usulüne uygun bir şekilde park halinde iken, davalıya ait olan ------ plakalı kamyonun arka kısmıyla çarpması neticesinde hasar görerek değer kaybına uğradığını, araca çarparak hasar veren davalı yan aracının hiçbir şey olmamış gibi kaza mahallinden ayrılmış olduğundan trafik kazası tespit tutanağı tanzim edilemediğini, kazanın oluşumunun dava dilekçesine ek olarak sunulan CD ye aktarılmış olan kamera görüntülerinden anlaşılır olduğunu, araçta oluşan değer kaybı zararının bu aşamada belirsiz olduğunu,

kazadan sonra davalı yana ulaşılmış ise de davalının zararı gidermediği gibi kendisinden talep edilen sigorta bilgilerini de vermeye yanaşmadığından dava yoluna gitmek zorunda kalındığını, arabuluculuk girişiminin sonuçsuz kaldığını beyan ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; şimdilik 500,00- TL” hasar ve 500,00-TL' değer kaybı zararı tazminatının; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline yargılama giderleri vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Bahse konu davada; trafik kazasına neden olan ------plakalı aracı kullanan şoföre ve de ilgili aracın zorunlu trafik sigortasının yaptırıldığı ------davanın ihbar edilmesi gerektiğini, davanın hem sigorta şirketi hem de davalı şirkete ait aracı kullanan şoför ile bağlantılı olduğu görüldüğünü, Mahkeme huzurunda derdest olan işbu davanın ihbarını bilahare talep ettiklerini, davacı şirkete ait ------ plakalı aracın, trafik kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunu, dava dosyasına davacı tarafça sunulan video kaydı ve fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere davacı tarafa ait araç yaya kaldırımına park etmiş halde olduğunu,

karşı tarafa ait araç,yaya kaldırımına park etmesinin yanında binaya ait otopark girişi önüne de park yaptığını, bundan dolayı aslen ve tamamen kusurlu konumdaki davacı tarafın, taraflarından tazminat talep etmesinin haklı mahiyeti bulunmadığını, arz ve izah edilen nedenlerden ötürü işbu davanın sigorta şirketi olan ----- plakalı aracı kullanan şoföre ihbarına, davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İhbar olunan sigorta şirketi vekili ihbara karşı beyan dilekçesinde özetle; ihbarı yapılan iş bu davada davalı sıfatını kazanmadığından bu kişiler aleyhinde hüküm de kurulamayacağını, davacı tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şeklinde talep edilen tamir bedeli ve değer kaybı tazminat talepleri belirlenebilir alacak kalemi olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.

Maddesi uyarınca belirsiz alacak davası talep sonucunda istenen alacağın tam olarak belirlenmediği, alacaklının dava açarken miktarını belirleyemediği alacağın tahsilini talep ettiği tür davalar olduğunu, olayda davacı vekilinin iddia ettiği maddi zararın miktarı belirlenebilir mahiyette olduğunu, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, trafik kazası neticesinde mağdur olan kişilerin, kaza nedeni ile ortaya çıkan zararlarının tazmini adına ilgili sigorta şirketine karşı dava açmadan evvel doğrudan başvuru yapmış olması yasal zorunluluk olduğunu, ancak işbu başvurunun eksiksiz ve etkin olması gerektiğini,

başvurunun muhatabı sigorta şirketinin de başvuruya olumlu yahut olumsuz geri dönüş yapabilmesi için başvuruyu değerlendirmesi gerekmekte olup nihai sonucun oluşması adına eksiksizliğin ve taleplerin net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, davacı yan tarafından yapılan başvuruda talepler açık ve net şekilde belirli olmamakla birlikte eksik ve hukuka aykırı bir başvuru yapıldığını, huzurdaki dava dosyasına sunulan kaza tespit tutanağı esas alınarak bir hüküm kurmak hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağını, söz konusu kaza tespit tutanağı taraflarca düzenlenen bir tutanaktan ibaret olduğunu, değer kaybı bedelinin hesaplanması.

Genel Şartların Ek-1'inde yer alan formül ve tablo kullanılarak yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarının hesaplanması bakımından, yukarıda belirtilen ilkelere göre hesaplamanın yapıldığı,

ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre mevzuata ve hakkaniyete uygun şekilde karar verilmesi gerektiğini, başvuruya konu talebe istinaden ilgili mevzuat uyarınca yukarıda detaylıca izah edildiği üzere müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından şirketin temerrüdü gerçekleşmediğini, bu doğrultuda temerrüde düşmemiş olan talep edilen faiz taleplerinin reddi gerektiğini, arz ve izah edilen Mahkemece resen dikkate alınacak sair nedenlerle fazlaya ilişkin dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;

haksız ve mesnetsiz ikame edilen işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, ---- Ticaret Sicil Kaydı, ------ Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Kaza Ve Kazalı Araç Fotoğrafları, CD/Kamera Kayıtları, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu kamyonet nitelikteki hususi aracında meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararlarının ;2918 Sayılı KTK'nin 85/1 son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten davalı şirket tarafından tazmin edilmesi istemlerine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken dava şartı zorunlu arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla sebep,

süreç ve sonuçları açıklarak tercihen tarafların uyuşmazlığı sulh yoluyla çözmeleri konusunda teşvik ve teklif edilmesine karşın duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.

Ayrıca davalı tarafın isteği üzerine davanın; 6100 sayılı HMK'nin 61 vd.maddeleri gereğince kazaya sebep olduğu ileri sürülen aracın ZMMS sigortacısı olduğu anlaşılan ------- Şirketine ihbarına karar verilmiştir. İhbar olunan şirket vekili tarafından sunulan dilekçede feri müdahale talebinde bulunulmamış; yukarıda alıntılanan beyanları değerlendirilmiştir.

Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Bilindiği üzere haksız fiil öğretide. Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir.

Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır.

Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur” aynı Yasa'nın 85/1.

Maddesinde“bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. 86/1.

Maddesi “işletenin, mücbir sebepten veya zarar görenin ya da üçüncü kişinin ağır kusurundan, zararlı sonucun ileri geldiğini ispat etmesi şartıyla sorumluluktan kurtulacağı" hükümlerini içerdiği, aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,

ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.

Yine 6098 Sayılı TBK'nin 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.

Buna göre, araç işletenin sorumluluğunun dayanağı 2918 sayılı KTK'nin 85. maddesi ve sürücünün sorumluluğu ise TBK'nin 49. maddesidir ve aralarındaki ilişki, aynı zarardan çeşitli nedenlerden dolayı sorumlu olma halidir. Buna göre zarar gören, zarar miktarının tamamının veya bir kısmını zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve trafik sigortacısından talep edebilir. Bunlar 6098 sayılı TBK. madde 61. gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur.

Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (TBK 163/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder.(TBK 163/2). Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1).

Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer.

Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır (TBK 168/2). Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemen ifasını, dilerse borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebilecektir.Hasar onarım bedeli yönünden.

Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir.

Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.

(Yargıtay -----.HD'ni 15/03/2018 T. ------sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda.

22/09/2023 tarihinde ------- adresinde davacı şirketin malik/işleteni olduğu park halindeki -----plaka sayılı kamyonet niteliğindeki hususi araca davalı şirketin malik/işleteni olan sürücüsü tespit edilemeyen ------ plakalı ticari nitelikteki kamyonun çarpması şeklinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği kamera kayıtları ile sabittir.

Davaya esasa kaza cadde üzerinde geçiş sırasında park halindeki araca çarpma şeklinde meydana gelmiş olup herhangi bir kaza tutanağı bulunmamaktadır. Ne var ki kaza sırasına ilişin görüntülerin bulunduğu CD dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı taraf kusur durumuna itiraz etmiştir.

Somut olayda uyuşmazlığın temelinin haksız fiil niteliğindeki maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle doğrudan kusur ve hasara bağlı olarak oluşan hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararı üzerinde yoğunlaştığı, kusur oranının tespiti ile hasar onarım maliyetine ve onarım süresine göre, meydana gelen hasar giderim zararı ve değer kaybı bedelinden oluşan zararların belirlenmesi suretiyle çözüleceği aşikardır.

Bu kapsamda taraf vekillerinin iddia ve savunması kapsamında gösterdikleri deliller toplanmış ve uyuşmazlığın niteliği gereği resen getirtilmesi gereken bilgi, belge ve kayıtlar dosyaya kazandırılmıştır.

Mahkememizce kaza tespit tutanağı da bulunmadığından HMK'nin 266. maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden öncelikle kusur durum ve oranının belirlenmesi açısından rapor düzenlenmesi için dosya ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir Adli Trafik bilirkişisine tevdi ve teslim edilmiştir.

Bilirkişi Adli Trafik Uzmanı ------- tarafından düzenlenen 01/11/2024 tarihli raporda sonuçta ;davalı ----İşleten Olduğu;------ akalı Kamyonun Kaza Mahallini Terk Eden Meçhul Sürücüsünün: Asli ve Tam Kusurlu olarak % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu. Davacı. Park Halindeki ------ Plakalı ---- atfı kabil bir kusuru bulunmadığı yönünde yönünde tespit ve görüş bildirilmiştir.

Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilerek davalı vekili tarafından öne sürülen itirazlar değerlendirilmiştir.

Bu kapsamda somut olayda kaza yeri ve kaza görüntülerinden neşet eden bilirkişi raporuna da belirtildiği üzere davacıya ait aracın park durumunun kazaya bir etkisi olmadığı, bu durumun ancak idari para cezasının konusunu oluşturabileceği, kazada davalı şirkete ait araç sürücüsünün KTK'nin 84/j) Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama asli kurallarını ihlal ettiği ve olay yerini terk ettiği, kazanın tek sebebinin bu eylem olduğu ve böylece kazada davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu (%-100) kabul ve takdir edilmiştir.

(TBK, 74/1, HMK. 266 vd, 282, Yargıtay ------.HD.------ Buna müteakip zararın tespit için dosya ------ Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen bir Makine Mühendisi bilirkişiye tevdi ve teslim edilmiştir. Bilirkişi Makine Mühendisi ------- tarafından düzenlenen 21/03/2025 tarihli raporda ise özetle; hasar onarım bedelinin 27.600,00 TL, değer kaybı bedelinin 35.000,00 TL olduğuna ilişkin görüş bildirilmiştir.

Bu rapora karşı da davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede tamirin ekonomik olduğu gibi belirlenen hasar onarım bedelinin ve değer kaybının dosyada bulunan bilgi, belge ve deliller gözetildiğinde kazanın meydana geliş şekline ve araçtaki hasar durumuna göre parça ve işçilik yönünden hasar onarım bedeli olarak belirlenen 35.000,00 TL miktar ile işbu bedel üzerinden aracın markası, modeli ve kilometresine bakıldığında aracın kazadan önceki rayiç piyasa değeri ile kazadan sonraki rayiç piyasa değeri arasındaki 27.6000,00 TL farkın günün ekonomik koşullarına göre kadri maruf olduğu anlaşılmış;

işbu raporun somut olaya ilişkin süregelen Yargıtay uygulamasına uygun ve yerinde olduğu, anılan bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu kabul ve takdir edilmiştir.

Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı ve ikame araç bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporları da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle; toplam hasar onarım ve değer kaybı bedeli zararlarının yukarıda açıklanan yasal çerçevede zarar veren aracın malik-işleten tarafından tazmin edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

Davacı vekili tarafından işbu dava HMK'nin 109. maddesi kapsamında kısmi alacak davası olarak açıldığından bilirkişi raporuna göre verilen süre içinde hasar ve değer kaybı yönünden kısmen ıslah edilerek müddeabihin artırıldığı ve artırılan miktar üzerinden harcın tamamlandığı da müşahede edilmiştir.

Binaenaleyh, davacının davasını yukarıda açıklanan ilkeler, vakıalar ve delilere göre TBK,49, 50/1, 51/1, 52/1, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 maddeleri gereğince yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde.

TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; taleple bağlılık ilkesine göre eldeki olay haksız fiil niteliğindeki trafik kazasından kaynaklandığından TBK'nin 117/2 maddesi ve HMK 109. maddeleri gereğince ıslahla artırılan miktarlar dahil hükmedilen tazminatın tamamına kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 22//09/2023 tarihinden itibaren talep gibi yasal faizi uygulanmasının gerekmesi de gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile.

35.000,00 TL hasar onarım bedeli, 27.600,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 62.600,00 TL tazminatın kaza/ haksız fiil / temerrüt tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1,2, 6 ,KTK.

81/2, 84, 85, 86, 88, 91, 97, 99, 109/1, TBK, 49, 50/1,51,52/1, 74, 117/2, TTK,11,12,13, 16/1, HMK, 25, 26, 27, 29, 30,31,33, 109, 146, 187/1-2, 190, 198, 266 vd, 281, 282,320 )

6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince aleyhinde hüküm verilen davalı sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın kabulü ile; 35.000,00 TL hasar onarım bedeli, 27.600,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 62.600,00 TL tazminatın kaza/ haksız fiil / temerrüt tarihi olan 22/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.266,21 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın ve ıslah harcı olarak yatırılan 1.052,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 2.786,61 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 1.052,00 TL ıslah harcı, 60,80 TL vekalet harcı, 279,00 TL posta masrafı ve 8.250,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.497,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, ihbar olunan vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/35, K. 2025/542, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/35
  4. Karar No : 2025/542
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 15/01/2024
  7. Karar Tarihi : 26/06/2025
  8. Gereği Düşünüldü/
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/35
Karar No
2025/542
Tarih
26 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/35 K.2025/503
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/36 K.2025/514
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/36 K.2025/446
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/38 K.2025/384
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/38 K.2025/695
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/40 K.2025/588

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.