İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/195 K.2026/67

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Esas2023/195Karar2026/67Tarih11 Mart 2026Okuma29 dk · 5.786 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
11 Mart 2026
Esas no
2023/195 Esas
Karar no
2026/67
Dava
Marka
Dava tarihi
03/10/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

5.786 kelime·29 dk okuma·6 bölüm

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ...’ın "..." markasının kullanım hakkına sahip olduğunu; müvekkilinin ticari faaliyetini 2013 yılından itibaren "..." markasıyla "..." adı altında yürüttüğünü, ...

Ticaret Odası Sicil kayıtlarında, faturalarında ve bütün resmi evraklarında "..." markasıyla "..." olarak ticari faaliyetini yürüttüğünü; müvekkilinin “...” markasının kullanım hakkına ... nolu marka tescil belgesi ile on yıl süresince sahip olduğunu, söz konusu marka hakkının 20/11/2019 tarihinden itibaren on yıl müddetle 16/10/2020 tarihinde... numaralı emtia kategorilerinde tescil edildiğini;

davalı tarafın Sınai Mülkiyet Kanunu’na aykırı olarak davacının "..." markasını kullandığını, müvekkilinin marka hakkının ihlal edildiğini belirterek davalının, müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, müvekkilinin marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına, maddi zararlarımızın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA. Davalı vekili davaya cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle.

Davalı/karşı davacı vekili karşı dava olarak, müvekkiline ait ... sayılı “... ” markasının davacı markasına göre önceki tarihli olduğunu; bu bakımdan davacı/karşı davalı markasının hükümsüz kılınması gerektiğini; her iki markanın tescilli olduğu sınıfların ... sınıflar olup esaslı ve ayırt edici unsurlarının “...” olduğunu; davacı/karşı davalı markasının tescilli olduğu ... sınıftaki hizmetler ile müvekkili markasının tescilli olduğu ... sınıftaki emtiaların benzer olduğunu;

davacı/karşı davalı markasının aynı zamanda .... sınıftaki emtiaların .... sınıftaki perakendecilik hizmetlerinde de tescilli olduğunu, bu hizmetlerin müvekkili markasının ... sınıf kapsamı ile benzer olduğunu; bu bakımdan SMK m.6/1 anlamında şartların gerçekleşmiş olduğunu; davacı/karşı davalı markasının SMK m.6/3 kapsamında da hükümsüz kılınması gerektiğini; müvekkilinin “...” markasını davacı/karşı davalının tescilinden çok önce ... sınıflarda kullanarak maruf hale getirdiğini; müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, davacı/karşı davalı markasının farklı hizmetler bakımından SMK m.6/5 kapsamında da hükümsüz kılınması gerektiğini;

davacı/karşı davalının SMK m.6/9 anlamında kötü niyetli olduğunu; davacı/karşı davalının müvekkili firmadan uzun yıllardır haberdar olduğunu ve hatta müvekkilinden “...” markalı ürünler temin ettiğini, buna rağmen müvekkili markası ile birebir aynı markayı tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu; davacı/karşı davalının amacının “...” markasını kullanmak olmadığını, müvekkilinin ticaretini engelleyerek müvekkiline markayı satmak olduğunu; davacı/karşı davalının müvekkili markasına tecavüz ettiğini;

markanın hak sahibinin müvekkili olduğunu, SMK m.155 gereği davalının sonradan marka tescili almış olmasının eylemlerini ihlal olmaktan çıkarmadığını belirterek davacı/karşı davalı eylemleri bakımından tedbir kararı verilmesini, ... sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davacı/karşı davalının müvekkili markasına vaki haksız rekabet ve tecavüzün tespiti, meni ve refine karar verilmesini, şimdilik belirsiz alacak olarak 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı/karşı davacı davaya cevaplarında özetle, müvekkiline ait... sayılı “... ” markasının davacı/karşı davalı markasına göre önceki tarihli olduğunu; müvekkili markası ... sınıfta davacıdan daha önce tescilli olduğu için davacı/karşı davalının müvekkiline karşı tecavüz davası açmasının mümkün olmadığını; davacı/karşı davalının gerçek hak sahipliğinden söz edilebilmesi için “...” markasını Türkiye’de kullanmak suretiyle maruf hale getirmesinin gerektiğini; davacı/karşı davalının dosyaya sunduğu faturaların tescilsiz kullanım yoluyla “...” markasını maruf hale getiremediğini gösterdiğini, bu faturaların göstermelik kullanım olduğunu;

davacı/karşı davalının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını; müvekkilinin “...” markasını yaklaşık 20 senedir kullandığını, davacı/karşı davalının bu kullanımlardan haberdar olduğunu, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında müvekkilinden “...” markalı ürünler dahi aldığını; davacı/karşı davalının müvekkilinin markasal kullanımlarına 20 sene sessiz kaldığını, bu suretle hak kaybına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı dava dilekçesi ile; öncelikle karşı davacının “...” esas unsurlu markası ile iltibas oluşturan, davalının ... vs benzer şekilde tek başına veya tali unsurlar ile birlikte kullanmaya devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek telafisi imkânsız zararlar dikkate alınarak davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasına, men ve refine, davalıya ait dava konusu ... sayılı ... ibareli markanın, dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesine ve bu kararın marka siciline şerh düşülmek üzere TPMK’ya gönderilmesine,

verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına,... sayılı ... markasının aynı ve benzer emtia ve hizmetler (... sınıflar) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının Karşı davacının Markasına Vaki Haksız Rekabet ve Tecavüzün Tespiti, Men’i ve Ref’ine, belirsiz alacak olarak asgari 5.000,00 TL maddi ve ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine,

hükmedilecek tazminat miktarına, tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek ticari FAİZİ ile birlikte davalıdan tahsiline, verilecek olan hükmün, masrafı davalıya ait olmak üzere yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanını talep etmiştir.

Bilirkişiler ...., ... ve...15.08.2024 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.

Karşı dava yönünden; davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalıya kesmiş olduğu 2021, 2022, 2023 yıllarındaki faturalarda firma adını kullanırken ... ... adına faturalarını kestiği, buna karşılık antetli faturalarda coşkun teknoloji ve yayıncılık hizmetleri sanayi ticaret limited şirketi yazarken “... neşriyat" ibaresini ve amblemini kullanmadığı, ancak fatura açıklama bölümünde “...” ibaresini 2016 dan beri kullandığı,

bu kullanımın da marka odaklı olmaktan ziyade bir açıklama, kur’an’dan bir bölüm/sure anlaşılacağı, davalı/karşı davacı türk patent kurumundan (04.10.2018) tescil onayı aldıktan sonra markanın tanıtımı için yatırım yaptığının sabit olduğu, davacı/karşı davalının markasının ... sınıfta yer alan emtialar bakımından tamamen, ... sınıfta yer alan; müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular;

kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler, plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, matbaa ve ciltleme malzemeleri, basılı yayınlar, basılı evrak, kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar, kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton,

yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları, büro makineleri, badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar emtiaları bakımından hükümsüzlüğünün değerlendirildiği, davalı/karşı davacı ... şti.

15.05.2024 tarihli ara kararların yerine getirilmesi hakkında.; “maddi zararının smk m. 151/2 (c) bendinde yer verilen "sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli." hükmüne göre hesaplanmasını talep ederiz.” şeklinde hesaplama yapılmasını talep etmiş olduğu görülmüş ancak dosya muhteviyatında sayın mahkemece ilgili kurumlara müzekkereler gönderildiği, müzekkere cevaplarında herhangi bir emsal lisans bedeli bulunamadığı bilgisi ile karşılaşılmış olduğundan smk m. 151/2 (c) ye göre hesaplama yapılamamış olduğu, esas dava yönünden;

davalı/karşı davacının başvuru tarihinin davacının başvuru tarihinden önce olduğu, davacı/karşı davalının “...” markasını çok seyrek olarak 2012 yılından beri kullandığı, 2013 yılında ticaret siciline kaydını yaptırdığı, davacı/karşı davalının gerçek hak sahipliği için dosyada yeterli delilin olmadığı, sonuç ve kanaatine varmışlardır.

Bilirkişiler ..., ...ve ... ek bilirkişi raporlarında özetle. Kök raporda. “Başlangıç tarihi 16/07/2013 tarih ve seri numarası ... olan belge ile 22.03.2012 tarihli ... seri numaralı faturalar arasında bir yıl dört ay dört günlük sürede 12 fatura kesildiği düşünüldüğünde, Bir müessesenin bu kadar (1 yıl 4 ay 4 gün) sürede miktarlar da dikkate alındığında, ayakta durmasının mümkün olmadığı düşüncesindeyiz”. şeklinde ifadeden bahsedildiği,

ancak bir çelişki olarak görünse de günümüze gelindiğinde bir şekilde bu müessesenin ayakta durduğu ve halen faaliyetine devam ettiği, dosya muhteviyatında davacı-karşı davalının dosyaya örnek olarak sunmuş olduğu ... tarihli ... seri nolu 4.750,00 TL’lik fatura görülmekte olup markanın 2013 yılında da kullanılmış olduğu, Dosya muhteviyatında bulunan Davacı-Karşı davalının T.C.Türk Patent ve Marka Kurumu Sicil Kaydı Sicil Kaydı Tescil No: ...

Çeşidi: Ticaret Hizmet logosu ile tescil edildiği, Marka tescilinin ... emtialarını kapsadığı, Dosya muhteviyatında bulunan Davalı-Karşı Davacının T.C.Türk Patent ve Marka Kurumu Sicil Kaydı Sicil Kaydı Tescil No: ... Çeşidi: Ticaret logosu ile kullanıldığı marka tescilinin 16 emtiasını kapsadığı, Dosya muhteviyatında bulunan Davacının/karşı davalının markasının kullanım başlangıcının 10.05.2016 tarihi olduğu, ...

Ticaret Sicil Müdürlüğüne göre 18/02/2014 tarihli belgede “... ... “ unvanı taşıdığı, VERGİ LEVHASI’nda işe başlama 23.01.2012 tarihli Unvan yok, 2012 Matrahsız gösterilmiş olduğu , (Vergi Levhasında bir şirketin söz konusu cari yıl içinde “Matrahsız” olması o şirketin giderleri gelirlerinden daha fazla olduğu içindir) ...

32.Noterinden ... tarihinde aldığı Tescil talepnamesi’nde “23.01.2012 tarihinden itibaren Ticaret Ünvanı olarak “... ...” ifadesinin kullanacağına dair, noter onaylı beyanı olduğu, ... ... işletmesinin yerinde incelemelisinde; incelemenin yapıldığı dava tarihinden 15 gün öncesinden 5 yıl geriye olan faturalarında Davacı Karşı davalının 2018, 2019 yıllarında ... markasının yazılı olduğu,

2020 yılında e-arşiv fatura uygulamasına geçtiği, 2020 yılından itibaren kesmiş olduğu earşiv faturalarında ... markasının yazılı olmadığı ancak e-arşiv fatura uygulamasında e-arşiv uygulamasına geçemeyen müşterileri için elle düzenlenen faturalarda ... ... ibaresinin yazılı olduğu, Yerinde inceleme sırasında işletme tarafından kesildiği görülen perakende satış fişlerinin hepsinin üzerinde ... ... ifadesinin bulunduğu,

bu perakende satış fişleri örneklerinden dosya muhteviyatında bulunmadığı Davalı- Karşı davacı tarafından Talep edilen SMK m. 151/2-C tazminat hesabı yöntemine göre yapılan tazminat miktarı, İTO’dan gelen müzekkere cevabında toplam cironun % 10’unun lisans bedeli olarak belirlenebileceği hususuna göre ... ... işletmesinin son 5 yıllık cirosu 4.229.043,54 TL olup, 4.229.043,54 x % 10 = 422.904,35 TL bulunmakla birlikte elde edilen hasılatın ortalama olarak % 50 sinin sermayeden, % 25’inin çalışanların emek ve gayretinden kalan % 25’inin markadan kaynakladığı dikkate alındığında 422.904,35 TL X % 25 = 105.726,09 TL olarak bulunduğu,

Ancak “... ” markasının tescil edildiğinde... emtia sınıflardan tescil edildiği ve cironun da bu emtia sınıflarının tamamı üzerinden elde edildiği görüldüğünden tazminat hesabı için toplam ciro içerisinden 16.Emtia sınıfının ayrıştırılması gerekmektedir.

Muhasebede sınıf kodlaması yapılamadığından ayrıştırma işleminin yapılamadığı, 3 adet emtia üzerinden bulunan tazminat miktarı sadece emtea (16) için ortalama 105.726,09 /3 = 35.242,03 TL hesaplandığı, davalı- Karşı davacı ... ... işletmesinin Envanter defterinin yazılmamış olması ve muhasebesinin sistemsel olarak kodlama ile tutulmamasından ne miktarda ürün stoğunun bulunduğu ne kadarının satıldığı, ne kadar stoğunun bulunduğunun belli olmadığı, Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, ...

TİC. LTD. ŞTİ Davalı/karşı davacı ... Tic. Ltd. Şti’nin Kanuni Defterlerinin zamanında Berat / tasdik edilmiş oldukları ticari kayıt işlemlerinin yapıldıkları, Sayın Mahkemenin takdirleriyle, Kanuni defterlerin sahibi lehine delil olabileceği, Davalı/karşı davacı... Ltd. Şti’nin Davalı karşı davacı ...

Ticaret Odası’na 2/4/2014 tarihinde,...sicil numaralı tescil yaptırdığı, Davalı /karşı davacının “TESCİL TALEPNAMESİ” ne unvan olarak" ...Şirketi” ibaresini kullandığı ... ibaresinin kayıtlarda rastlanmadığı, Davalı/karşı davacının ...

Ticaret Sicili Müdürlüğünden 12.10.2023 tarihli şirketle ilgili gelen yazılarında da unvan olarak “... ”a rastlanmadığı, Davacının/ karşı davalının faturalarının bazılarında yeterli açıklayıcı bilgi olmasa da hepsinde “... yayınları, ...” ibarelerini kullandığı, mükerrer fatura ve iade faturası olsa da “fatura başlıklarında “... “ibaresi görüldüğü hâlde, Dosya muhteviyatında bulunan Davalı/karşı davacının fatura başlıklarında ve diğer kayıtlarda “...” sözcüğünün kullanılmadığı,

ancak sunmuş oldukları belgelerde/faturalarda açıklama bölümlerinde: örneğin 17.03.2017 tarihli faturada “ ... ” ibaresini başlıkta değil, başlıkta ...Şti adı geçtiği, esas marka unsuru olarak iç içe geçmiş altıgen ibaresi altında ... ibaresini kullandıkları, ancak faturanın açıklama bölümünde büyük harflerle (128 SAYFA ÇANTA BOY 41 ... (... ) yazılmış olduğu, Dosyaya sunulan 29.12.2016 ve 15.02.2017 tarihli BANDROL TALEP FORMU’nda 128 SAYFA ÇANTA BOY 41 ...(... ) yazılmış olduğu,

bir unvan bir tüzel kişi adı değil bir yayın adı (... ) olarak kullandıkları, 2016 ve 2017 tarihli faturaların açıklama bölümlerinde ... ibresi kullanıldığı halde fatura başlıklarında ... Ltd. ŞTİ yazılı olduğu hâlde “... ” ibresini faturanın açıklama bölümünde yazdıkları, bu nedenle açıklama bölümünde ancak bir yayın türü olarak algılanabileceği, Davalı/karşı davacı ... ŞTİ’ne kesilen 25/12/2015 tarihli faturanın açıklama bölümünde “...”. 30.11.2018 (!) tarihli ...

A.Ş. tarafından kesilen faturada Açıklama/malın cinsi bölümünde “... adet ve miktarları yazılırken hemen altında el yazısı ile ... 64 sayfa –... ibaresi var. Buradan da net olarak Davalı/karşı davacının “...” sözünü bir marka olarak değil ... yayınlarının baskısı olarak nitelendirilebileceği, Dosyada bulunan Davalı/karşı davacı ... Ltd. ŞTİ’nin kesmiş olduğu 2016-2017 tarihli faturalarda ... sözcüğünün kullanıldığı, ... ürünü olarak satıldıkları, Davalı/karşı davacı ..

ŞTİ’nin dosyaya sunduğu 2021-2022 ve 2023 tarihli çok sayıda davacıya kesmiş olduğu faturalarda, davacı/karşı davalıya kestiği faturalarda “... yazarken/kullanırken, davacı yanın ... “markası kullandığı açık olsa da, davalı/karşı davacının antenli fatura başlında “... ” adından hiç söz edilmediği görülüyor. Davalı/ karşı davacının fatura kesimlerinde çokça marka olarak (...” adını kullandığının görüldüğü, Davalı karşı davacı ... Ltd.

ŞTİ’nin fatura açıklamalarında “... - ..., ...”, “... ” gibi ifadeler kullanılmış olduğu, örrnek faturalarda. ...ticaret unvanı olarak faturanın en üstünde, “...” ifadesinin marka olarak ve Satılan Ürün olarak “...” in kullanılmış olduğu, Davalı/karşı davacı ... ŞTİ’nin tazminat talebinin bulunmadığı, tarafların cirolarına bakıldığında Davalı Karşı Davacı ... Ltd.

ŞTİ’nin, Davacı karşı davalı ... ...’ne göre daha büyük ve cesametli bir firma olduğunun görüldüğü, sonuç ve kanaatine varmışlardır.

Bilirkişiler ..., ... ve ...17.11.2025 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. Markasal Açıdan.

Davalı/karşı davacıya ait ... numaralı (... neşriyat islami ürünler mağazası) markası .... sınıfta 12.04.2018 tarihi itibariyle koruma altına alınmış, 04.10.2018 tarihinde sicile tescil edilmiş olduğu; davacı/karşı davalıya ait ... numaralı markası ... sınıflarda 20.11.2019 tarihi itibariyle koruma altına alınmış, 26.10.2020 tarihinde tescil edilmiş olduğu; dolayısı ile tescil tarihi itibariyle davalı/karşı davacı markasının daha önceki tarihli olduğu.

Dosyaya sunulan faturaların delil niteliği teşkil edip etmediği Sayın Mahkeme’ye ait olmakla birlikte, dosyadaki faturalardan davacı/karşı davalının 2012 yılından beri .../ ... ibaresini faturalarında kullandığı, kitap, kırtasiye ürünleri gibi ürünlerin satışını yaptığı; davacı/karşı davalının faturalarda kullandığı ibareyi üzerine koymak suretiyle satışını yaptığı bir ürünün olduğunun dosya kapsamından görülmediği; bununla birlikte, davacı/karşı davalının “...” ibaresinin işletmenin tabelasında kullanıldığının Mahkemece re’sen alınan 2. ek raporda tespit edilmiş olduğu;

davacı/karşı davalının faturalarında kullanmış olduğu .../ ... ibaresinin davacı/karşı davalı gerçek kişinin unvanı olduğu; faturalarda unvanın kullanılmasının SMK m.6/3 anlamında markasal kullanım olarak kabul edilmediği; hal böyle olmakla birlikte, davacı/karşı davalının markalı bir malı olmayıp, farklı markalı 16. sınıf mallarından kitap ve kırtasiye ürünleri satan bir kırtasiye hizmeti (35. sınıf hizmeti) verdiği; bu bakımdan işaretin hizmet markası olarak kullanılmasının söz konusu olduğu;

ancak Sayın Mahkemece alınan 2. ek raporda davacı/karşı davalının işletme tabelasında ... ibaresini kullandığı tespit edilmiş olmakla birlikte, hangi tarihten beri bu şekilde bir kullanım olduğu dosya kapsamından tespit edilemediği; bunun yanında, davacı/karşı davalının markasal kullanımlarına ilişkin dosya kapsamında başka bir bilgi veya belgenin bulunmadığı;

bu bakımdan, davacı/karşı davalının davaya konu “...” ibaresini davalı/karşı davacının önceki tarihli tescilinden önce markasal kullanmak suretiyle ayırt edici kıldığının, dolayısı ile davalı/karşı davacının tescilinden önceki tarihte bu işaret için SMK m.6/3 anlamında gerçek hak sahipliğini elde ettiğinin tespit edilemediği.

Bununla birlikte, davalı/karşı davacı tarafın 2016 yılından beri “... ” markası altında dini kitaplar yayımladığı ve satışa sunduğu; davanın 03.10.2023 tarihinde açılmış olduğu nazara alındığında, davalı/karşı davacının kitap yayımcılığı ve satışı alanında faaliyetlerine başlamasından dava tarihine kadar 7 senelik bir sürenin geçmiş olduğu; davacı/karşı davalının kırtasiyesinde kitap satışı da yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı/karşı davalının bu kullanımdan haberdar olması gerektiği;

bununla birlikte, davacı/karşı davalının 2021 ila 2023 yılları arasında davalı/karşı davacıdan ürün satın almış olup, dosyaya sunulan faturalardan 25.03.2022 tarihli olan faturada ürün açıklamalarında “...” ibaresinin yer aldığı; takdirin Mahkemeye ait olduğu.

Karşı dava bakımından, aralarında benzerlik olan aynı esas unsuru ihtiva eden karşı davalı markasının karşı davacı markası ile aynı ve benzer mal ve hizmetlerde kullanımı sonucunda markalar arasında karıştırma ihtimali doğacağı; karıştırma ihtimalinin hem SMK (m.25’in atfıyla) m.6/1 kapsamında hükümsüzlük nedeni, hem de (m.29’un atfıyla) m.7/2-b kapsamında tecavüz hali teşkil ettiği. Mali Açıdan.

Marka bazlı ciro analizlerine, satış dökümlerine ulaşılamadığı, davacı tarafın sunduğu mali veriler marufiyet ve ekonomik yatırım için yetersizdir. Davalı tarafın ekonomik hacmi, markayı ticari olarak kullanımı ve sektörel ağırlığı çok daha yüksek olduğunu, Tazminat hesabı, İTO’nun verdiği resmi “%10 emsal lisans oranı” dikkate alınarak yeniden yapılmıştır.

Toplam ciro (Dava tarihi – tescil tarihi): → 249.624.529,46 TL Emsal lisans oranı (İTO yazısına göre): → %10 = 249.624.529,46 × 0,10

= 24.962.452,946 TL ≈ 2.962.452,95 TL

... tablosu üzerinden (karşı tarafın cirosu esas alınırsa) İTO’nun %10’luk oranını uygularsak: Toplam ciro: 4.229.043,54 TL = 4.229.043,54 × 0,10= 422.904,354 ≈ 422.904,35 Sonuç ve kanaatine varmışlardır.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE

Dava konusu uyuşmazlığın; Asıl dava yönünden; davalının, ... ibareli markayı kullanmasından mütevellit davacının marka hakkını ihlal ettiğinin tespitine, davacının marka hakkına tecavüzün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulması ve tecavüzün kaldırılmasına, maddi zararların tespitine, mahkeme kararının ilgililere tebliği ve kamuya ilanına ilişkin olduğu,

Karşı davanın ise; öncelikle karşı davacının “...” esas unsurlu markası ile iltibas oluşturan, davalının ... vs benzer şekilde tek başına veya tali unsurlar ile birlikte kullanmaya devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek telafisi imkânsız zararlar dikkate alınarak davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasına, men ve refine, davalıya ait dava konusu ... sayılı ... ibareli markanın, dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesine ve bu kararın marka siciline şerh düşülmek üzere TPMK’ya gönderilmesine,

verilen ihtiyati tedbir kararının hükmün kesinleşmesine kadar devamına, ... sayılı ... markasının aynı ve benzer emtia ve hizmetler (... sınıflar) yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının Karşı davacının Markasına Vaki Tecavüzün Tespiti, Men’i ve Ref’ine, belirsiz alacak olarak asgari 5.000,00 TL maddi ve ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine,

hükmedilecek tazminat miktarına, tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren bankalarca uygulanan en yüksek ticari FAİZİ ile birlikte davalıdan tahsiline, verilecek olan hükmün, masrafı davalıya ait olmak üzere yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına ilişkin açıldığı tespit edildi.

ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Tüm dosya içeriği incelendiğinde; davacı yanın istemleri önceye dayalı hak sahipliğine dayanmakta olup zira dava dilekçesinde davacının dayanak yaptığı markasının tescil ve koruma başlangıç tarihinin davalının markasına göre sonraki tarihli olduğu sabit olup ve yine her iki markanın da esas unsurunun ... olduğu, aynı ve benzer alanlarda faaliyet gösterildiği, toplanılan deliller ve alınan raporlar itibari ile sabit olduğu gibi bu husus taraflarında kabulündedir.

Bilindiği üzere marka üzerindeki hak sahipliği tescil ile başlamakta ise de, önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin ispatı halinde bu kural uygulanmamaktadır.

Somut olayda davalı/karşı davacının eski tarihli tescille birlikte doğan bir hakkı söz konusu olup, davacı yanın ... ibaresi üzerinde hak sahibi olması için davalı/karşı davacının tescilli markası olan 2018/36738 sayılı markasının korumasının başladığı 12.04.2018 tarihinden önce önceye dayalı gerçek sahipliğini kanıtlaması gerekmektedir.

SMK mad. 6/3 kapsamında gerçek hak sahipliği için markanın ciddi ve yoğun kullanımından da öte MARUF hale getirilmiş olması aranmaktadır.

Hukukumuzda esas marka koruması tescil yoluyla elde edilir. Ana kural budur ve bu durumda tescil, kurucu etkiyi haizdir. Ancak bu kurala körü körüne bağlı kalınmamış, eğer birisi markasını tescil ettirmese bile Türkiye’de kullanım yoluyla ayır edici ve maruf hale getirmişse, yani kullanım yoluyla hak elde etmişse, sonradan yapılacak başvurularına bu kişinin itiraz etme hakkı vardır. Çünkü önceki kişi, Türkiye’de yatırım yaparak markayı kullanmak suretiyle ayırt edici ve maruf hale getirmiştir. Yasa koruyucu markayı Türkiye’de eylemli bir şekilde kullanan kişinin yaptığı yatırımını boşa gitmesini istememiştir. Uygulamada buna marka hukukunda gerçek hak sahipliği denmektedir.

Somut olayda gerçek hak sahipliğinden söz edilebilmesi için Davacının ... markasını Türkiye’de ihdas ( kurmak/ ayırt edici hale getirmek/ markalaştırmak) ve istimal ( kullanmak) suretiyle ayırt edici ve MARUF HALE getirmesi şarttır. Yasanın deyimiyle de markaya yatırım yaparak tescilsiz işaret üzerinde HAK ELDE edilmelidir (SMK 6/3). Marka hukukunda marufiyetin gerçekleşmesi için davacının ... markasına Türkiye’de yatırım yaparak tanıtması , onu rakiplerden ayırt edici kılması ve ürünlerini / hizmetlerini bu ibareyi ilgili çevrede bilinir kılması gerekir. Bir mal ve hizmeti tanıtmak yani bilinir (maruf) kılmak ona yatırım yapmayı gerektirir. Bunun için marka yoğun bir şekilde kullanılmalıdır. Yargıtay kararlarında bu hususa şöyle işaret edilmiştir:

"... Gerçek hak sahipliği ilkesi gereği, yurt içinde marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaretin üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde , o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır. Ancak söz konusu işaret üzerindeki kullanımın, yurt İçinde ve mahalli yerlerden daha geniş bir coğrafyada, nizasız fasılasız ve yoğun bir şekilde

kullanılmış olması gerekir." 11.HD. 13.02.2019 ,E. ..., K..... Marufiyet kriteri, ciddi kullanım kavramıyla karıştırılmamalıdır. “Tescilli markayı kullanma yükümlülüğü için aranan ciddi kullanım, markanın ilgili sektörde Pazar payı yaratmak amacıyla gerçekten/cidden kullanımına işaret eder. Ciddi kullanım göstermelik kullanımın zıddına işaret eder. Oysa marufiyet ciddi kullanımdan daha ileri bir seviyededir.

Çünkü marufiyetten söz edilebilmesi için tescilsiz işaret, sektöründe bilinir (maruf) hale getirilmelidir. Türk pazarında işarete yatırım yapılarak marka hukuku anlamında işaret ayırt edici ve maruf hale getirilmeli, yani işaret üzerinde hak elde edilmelidir.(SMK 6/3). Marufiyet bakamından, marka hukuku anlamında tanınmışlık düzeyinde yatırım da beklemez.

Yukarıda yapılan açıklamalar ve konuya ilişkin yüksek mahkeme kararları incelendiğinde önceye dayalı gerçek hak sahipliği için sadece kullanımların daha eskiye dayanması tek başına yeterli değildir. Davacı tarafça yapılan kullanımlar davalıya göre daha eski tarihli olması ve yine davacının eski tarihli bir takım markasal kullanımlarının bulunması tek başına önceye dayalı gerçek hak sahipliği için yeterli değildir.

Somut olay incelendiğinde dosya kapsamında iki ayrı heyetten raporlar alınmış, davacı yanın mali kayıtları incelenmiş, dosya kapsamındaki veriler incelenmiş ve yerinde incelemeler gerçekleşmiştir. Yapılan incemeler neticesinde davacı yanın sunduğu mali verilerin marufiyet ve ekonomik yatırım için yetersiz olduğu, davalı tarafın ekonomik hacmi, markayı ticari olarak kullanımı ve sektörel ağırlığı çok daha yüksek olduğu, iki raporda da ayrı ayrı belirtilmiş ve iki raporda da aynı minvalde davacı yanın önceye dayalı gerçek hak sahipliğini elde edecek yeterlilikte delilinin bulunmadığı saptanmıştır.

Yukarıda açıklandığı gibi davacı yanca sunulan deliller ve yine yapılan incelemeler neticesinde elde edilen veriler davacı yanın ... markası üzerindeki kullanımlarını göstermekte ise de, bu kullanımlar marufiyet ve ekonomik yatırımlar için yeterli değildir. Zira yukarıda belirtili açıklamalar ve özellikle konuya ilişkin yol gösterici mahiyette olan Yargıtay 11.HD. 13.02.2019 ,E...., K....

Kararında vurgulanan Gerçek hak sahipliği ilkesi gereği, yurt içinde marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaretin üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde , o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır.

Ancak söz konusu işaret üzerindeki kullanımın, yurt İçinde ve mahalli yerlerden daha geniş bir coğrafyada, nizasız fasılasız ve yoğun bir şekilde kullanılmış olması gerekir." kararda belirtili ölçekte markasal kullanımların bulunmadığı iki ayrı heyet raporunda da saptanmıştır.

Dosya kapsamına alınan raporlarda, davalı/karşı davacının ... esas unsurlu ... sayılı markasının tescile bağlı korumasının başladığı 12.04.2018 tarihinden önce mi yoksa tescile bağlı olarak koruma süresinin başladığı 12.04.2018 tarihinde mi marka üzerinde hak sahipliğinin başladığı noktasında farklı görüşler var ise de bu hususun asıl davaya etkisinin bulunmadığı zira her halükarda davalı/karşı davacı yanın önceki tescilli markası sebebi ile davacı/karşı davalı yanın önceye dayalı gerçek hak sahipliğini ispat etmesi gerekeceği ancak yukarıda da açıklandığı üzere bu hususun ispatlanamadığı, nitekim iki raporda da bu hususun net bir şekilde tespit edildiği anlaşılmıştır.

Davacı/karşı davalı vekili her ne kadar TPMK nezdinde verilen kararlara atıf yapmış lehe değerlendirilmesini istemiş ise de, mahkememizce verilen kararın gerekçesinin önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin ispat edilememesine dayanmakta olup, TPMK nezdinde verilen kararlarda bu yönde inceleme olmadığı dolayısı ile TPMK nezdinde yapılan inceleme ile asıl dava kapsamındaki mahkememiz gerekçesinin farklı hususlara ilişkin olduğu gibi TPMK kararlarının mahkememiz için de bağlayıcılığı bulunmamaktadır.

Bir an için davacı/karşı davalı yanın önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu varsayımında da, somut olay incelendiğinde, asıl davanın 03.10.2023 tarihinde açılmış olduğu nazara alındığında, davalı/karşı davacının kitap yayımcılığı ve satışı alanında faaliyetlerine başlamasından dava tarihine kadar 7 senelik bir sürenin geçmiş olduğu; davacı/karşı davalının kırtasiyesinde kitap satışı da yaptığı göz önünde bulundurulduğunda, davacı/karşı davalının bu kullanımdan haberdar olması gerektiği;

bununla birlikte, davacı/karşı davalının 2021 ila 2023 yılları arasında davalı/karşı davacıdan ürün satın almış olup, bir an için davacı/karşı davalının önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu varsayımında da, davalı/karşı davacının uzun sürelere dayanan ciddi ve yoğun markasal kullanımları ve yine bizzat davacı/karşı davalı yanın da davalı/karşı davacıdan ürün satın olması durumu nazara alındığında davalı/karşı davacı yanın kullanımlarının marka hakkına tecavüz olduğu durumunda dahi davacı/karşı davalı yanın tecavüz eylemlerine sessiz kalması hasebiyle sessiz kalma yolu ile hak kaybının husule geleceği,

iş bu nedene dayalı olarak da asıl davanın yerinde olmadığı varit olup, yukarıda açıklanan hususlar nazara alındığında davacı/karşı davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin ispatlanamaması ve yine bir an için ispatlaması durumunda da sessiz kalma yolu ile hak kaybının husule gelmesi sebebi ile asıl davanın reddi gerektiği tartışmaya açık olmayacak şekilde sabit hale gelmiş, anılı sebeplerle asıl davanın reddine karar verilmiştir.

KARŞI DAVA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME

Hükümsüzlük istemi Dosya kapsamı itibari ile yapılan incelemede, hükümsüzlüğü istenen markanın ...Sayılı markanın ... Sınıftaki benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden hükümsüz kılınmasına ilişkin olup, davalı/karşı davacı bahsi geçen markanın tümden hükümsüz kılınmasını talep etmiş olup, nitekim cevap ve karşı dava dilekçesinin 18. Maddesindeki cümle ile açıkça belirtmiştir.

Somut olay incelendiğinde hükümsüzlüğü istenen marka ile davalı/karşı davacının eski tarihli markası incelendiğinde esas unsurun ... olduğu, iki markanın benzer olduğu sabit olup, bu husus davacı/karşı davalının da kabulünde olup, nitekim asıl davanın açılış sebebi de bu sebebe dayanmaktadır.

Tarafların kabulünde ve yine alınan rapor ile de sabit olduğu üzere iki markanın iltibas teşkil edecek şekilde benzer olduğu karıştırılmaya elverişli olduğu tartışmaya açık bir şekilde sabit olup, asıl dava kapsamında davacı/karşı davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin ispatlanamaması sebebi ve yine hükümsüzlüğü istenen davacı/karşı davalı markasının sonraki tarihli olması durumu nazara alındığında ... markanın hükümsüzlüğü için koşulların oluştuğu, karşı davacı her ne kadar tümden hükümsüz kılınmasını talep etmiş ise de, tümden hükümsüz kılınması için hükümsüzlüğü istenen markanın tescilinin kötüniyetli olması gerekmekte olup,

kötüniyetin ispatlanamadığı ve yine karşı davacı markasının tanınmış olduğunu ispata elverişli delil olmadığı gibi tanınmış olmasının da tek başına davacı/karşı davalı markasının tümden hükümsüz kılınması için yeterli olmadığı, bu durumda hükümsüzlüğü istenen markanın tümden hükümsüz kılınması için koşulların oluşmadığı, hükümsüzlüğün aynı ve benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden olabileceği, yapılan incelemede 16. Sınıf yönünden her iki markada da ortak tescilin bulunduğu, davacı/karşı davalı markasının ....

Sınıf yönünden "Eğitim öğretim hizmetleri" ve "Dergi, kitap, gazete vb gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) 35. Sınıf yönünden ise "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kağıt, karton (mukavva) kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.

Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.

Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları, Büro makineleri.

Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden karşı davacı markası ile aynı ve benzer mahiyette olduğu,

bu hususun alınan rapor ile sabit olduğu gibi belirtilen hizmetlerin karşı davacıya ait tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmet sınıfları yönünden tamamlayıcı mahiyette olduğunun yüksek mahkeme kararları ile de sabit olduğu ve yine hükümsüzlüğü istenen markanın koruma süresinin başladığı tarih ile dava tarihi nazara alındığında SMK 25/6 maddesinin de somut olaya tatbiki mümkün olmadığı anlaşılmakla Davacı/karşı davalı adına tescilli ... sayılı markanın tescilli olduğu ....

Sınıf yönünden tamamı, .... Sınıf yönünden "Eğitim öğretim hizmetleri" ve "Dergi, kitap, gazete vb gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) ....

Sınıf yönünden ise "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kağıt, karton (mukavva) kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler. Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri matbaa ve ciltleme malzemeleri.

Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.

Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları, Büro makineleri.

Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden kısmi hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile kararın icrası için TPMK'ya müzekkere yazılmasına, işbu hükmün etkinliğinin sağlanması amacı ile davacı/karşı davalıya ait .... sayılı markanın, tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacı ile sicil kaydına şerh konulmasına, tedbir kararının işbu duruşma zaptı ile TPMK'ya bildirilmesine dair karar verilmiştir.

Marka hakkına tecavüz davası Tecavüz davası için karşı yanın eylemlerinde kusurunun bulunması şart olmayıp, tecavüz kapsamında sorumluluğun kusur esasına dayanmadığı, yukarıda ayrıntıları ile ele alınması sebebi ile tekrara kaçılmaması adına iş bu başlık altında yer verilmese de karşı davacının ... esas unsuru üzerinden gerçek hak sahipliğinin bulunduğu, ... esas unsurlu ... sayılı marka ile 12.04.2018 tarihinden itibarin geçerli olmak kaydıyla 10 yıl süresince hak sahipliğinin tespit edildiği, davacı/karşı davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığı,

bizatihi davacı/karşı davalı yanca ikrar edildiği üzere hatta asıl davanın da doğrudan gerekçesini oluşturduğu üzere davacı/karşı davalının ... şeklinde markasal kullanımları var olduğu gibi aynı ibareyi ihtiva eden ... sayılı tescilli markasının da var olduğu, davacı/karşı davalının tescilli markası ile bu markaya tekabül eden ... esas unsurunu ihtiva eden kullanımlar incelendiğinde taraf markalarının esas unsurunun ... olduğu ve her iki tarafın da benzer mal ve hizmet sınıflarında faaliyet gösterdiği,

taraf markalarının benzer olduğu ve karıştırılmaya müsait olduğu yukarıda ayrıntısı ile ile alınmış olup, bu durumun iki tarafın da kabulünde olduğu zira davacı/karşı davalının da iltibasa dayalı olarak marka hakkına tecavüz davasını ikame ettiği, somut olay kapsamında SMK 25/6.

Maddesinin kıyasen tatbikinin mümkün olmadığı zira bu maddenin uygulanması için davalı/karşı davacının davacı/karşı davalının markasal kullanımlarını bilmesi ve 5 yıl boyunca sessiz kalması gerekmekte olup, yapılan incelemede yukarıda da aktarıldığı üzere davacı/karşı davalının marufiyet için ciddi kullanımının olmaması hasebiyle davalı/karşı davacının, davacı/karşı davalı markasınının mevcudiyetini ancak ...sayılı markanın tescili ile öğrenebileceği nitekim taraflar arasında husule gelen ticaretin de ... sayılı markanın tescilinden sonrasına tekabül ettiği,

...sayılı markanın koruma süresinin başladığı tarih ile karşı dava tarihi arasında 5 yıl dolmamış olup, bu durumda SMK 25/6. Maddesi ile sessiz kalma yolu ile hak kaybının uygulanması mümkün görülmemiş anılı sebeplerle Davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı markasına vaki Tecavüzün Tespiti, Men’i ve Ref’ine.

Bu cümleden olarak hükmün etkinliğinin sağlanması adına davacı/karşı davalının, Davalı/karşı davacının “...” esas unsurlu markası ile iltibas oluşturan, ... vs benzer şekilde tek başına veya tali unsurlar ile birlikte kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve menine, husule gelen tecavüz eylemi sebebi ile ilan isteminde hukuki yarar var olduğundan verilen hükmün kararın kesinleşmesi ile, masrafı davacı/karşı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleştiği tarihte yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defa ilanına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.

Tazminat istemleri Marka hakkına tecavüz eylemlerinin vuku bulması tek başına maddi ve manevi tazminat için yeterli olmayıp, tecavüz eylemlerinde karşı yanın kusurlu olması gerekmektedir.

Somut olay incelendiğinde her ne kadar davacı/karşı davalının ... esas unsurlu markasını daha eski tarihte kullanmaya başlayıp aynı zamanda unvan olarak kullanmış ise de, yukarıda da ele alındığı üzere bahsi geçen kullanımlar gerek doktrin gerekse de yüksek mahkeme kararlarında geçen yoğunluğu ve marufiyet unsurunu ihtiva etmemesi sebebi ile davacı/karşı davalının önceye dayalı gerçek hak sahipliğini elde edemediği ancak davacı/karşı davalının davalı/karşıdavacıdan önce kullanmaya başladığı(markayı marufiyet için geçerli yoğunlukta kullanmasa da) ve unvanında gösterdiği ve işyerinde de bu ibare ile tabelasının bulunduğu,

davacı/karşı davalı yanın markasal kullanımlarının davalı/karşı davacı markası olan ...sayılı markanın koruma süresinin başladığı 12.04.2018 tarihine kadar tecavüz kapsamında olmadığı, belirtili tarih ile karşı davacının hak sahipliği başladığından bu tarihten sonra aynı esas unsuru(...) ihtiva eden ... vs kullanımların tecavüz kapsamında olduğu ancak davacı/karşı davalının uzun zaman öncesinde başlattığı ... şeklindeki kullanımın ortadan kaldırılması için karşı davanın açıldığı tarihe kadar karşı davacı yanca ihtarname gönderilmediği, noter yahut mahkeme kanalı ile bir tespitin yapılmadığı,

davacı/karşı davalının tacir olması ve basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında bir an için 2018/36738 sayılı markanın tescili ile markadan haberdar olduğu varsayımında da, davacı/karşı davalının karşı davacıdan davanın açıldığı tarihe kadar olan süreçte ürün aldığı ve ticaret yapıldığı sabit olup, bu durumda davacı/karşı davalının ... esas unsurunu ihtiva eden markasal kullanımlar yönünden davalı/karşı davacının icazet verdiği noktasında haklı bir beklenti içerisine gireceği,

hülasa davalı/karşı davacı markasındaki koruma süresinin başladığı tarihten önce husule gelen markasal kullanımlarda tecavüzün olmadığı sonraki kullanımlarda da davacı/karşı davalının eski tarihli unvanını ihtiva eden markayı kullanmayı devam etmesinin iyiniyete dayandığı ve kusurlu görülmediği nitekim 2018/36738 sayılı markanın tescilinden sonra taraflar arasında dava tarihine kadar devam eden ticaretin de var olduğu,

her ne kadar bu durum yukarıda açıklandığı üzere sessiz kalma yolu ile hak kaybı için yeterli olmasa da davacı/ karşı davalı eylemlerinin kusurlu olmadığı noktasında değerlendirme yapılması için yeterli bir gerekçe olduğu anlaşılmakla maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

1-Asıl davanın REDDİNE, 2-Karşı davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;

-Davacı/karşı davalı adına tescilli ...sayılı markanın tescilli olduğu .... Sınıf yönünden tamamı, ....

Sınıf yönünden "Eğitim öğretim hizmetleri" ve "Dergi, kitap, gazete vb gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil) 35. Sınıf yönünden ise "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kağıt, karton (mukavva) kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler.

Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar.

Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları, Büro makineleri.

Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar. malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) yönünden kısmi hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın kesinleşmesi ile kararın icrası için TPMK'ya müzekkere yazılmasına, işbu hükmün etkinliğinin sağlanması amacı ile davacı/karşı davalıya ait ... sayılı markanın, tedbiren hüküm kesinleşinceye kadar 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacı ile sicil kaydına şerh konulmasına, tedbir kararının işbu duruşma zaptı ile TPMK'ya bildirilmesine,

-Davacı/karşı davalının davalı/karşı davacı markasına vaki Tecavüzün Tespiti, Men’i ve Ref’ine;

Bu cümleden olarak hükmün etkinliğinin sağlanması adına davacı/karşı davalının, Davalı/karşı davacının “...” esas unsurlu markası ile iltibas oluşturan, ... vs benzer şekilde tek başına veya tali unsurlar ile birlikte kullanmasının tedbiren durdurulmasına ve menine

-Maddi ve manevi tazminat istemlerin reddine,

-Verilen hükmün kararın kesinleşmesi ile, masrafı davacı/karşı davalıya ait olmak üzere kararın kesinleştiği tarihte yurt içinde yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir defa ilanına,

3-Asıl dava yönünden alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından asıl dava kapsamında peşin alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 462,15 TL karar ve ilam harcının davacı/karşı davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4-Asıl davanın ret ile sonuçlanması sebebi ile davacı/karşı davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Asıl dava kapsamında davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince hesaplanan; maktu 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya ödenmesine,

6-Karşı dava yönünden, davacı/karşı davalıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, karşı dava kapsamında peşin alınan 269,85 TL peşin harç ile 602,00 TL ıslah harcı toplamı olan 871,85 TL'den mahsubu ile fazla yatan 139,85 TL harcın kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalı/karşı davacıya iadesine, karşı dava kapsamında davacı/karşı davalıdan alınması gerekip karşı davacının karşı dava için yatırdığı peşin ve ıslah harcı toplamına mahsubu yapılan 732,00 TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya ödenmesine,

7-Karşı davanın kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlanması sebebi ile davalı/karşı davacının yapmış olduğu başvurma harcı,( ıslah ve peşin harç yukarıda ele alınmıştır.) posta ve bilirkişi masraflarından oluşan toplam 29.579,35 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak, takdiren 13.310,70 TL olan kısmının davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davalı/karşı davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Karşı dava yönünden, davalı/karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabule konu;

-Marka hükümsüzlüğü istemli dava yönünden maktu 55.000,00 TL,

-Marka hakkına tecavüz davası yönünden maktu 55.000,00 TL olmak üzere toplam 110.000,00 TL vekalet ücretinin davacı/karşı davalıdan tahsili ile davalı/karşı davacıya ödenmesine,

9-Karşı dava yönünden, davacı/karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden redde konu;

-Marka hükümsüzlüğü istemli dava yönünden, karşı davacı, davacı/karşı davalının markasındaki tescilli mal ve hizmet sınıfının tamamının hükümsüzlüğünü istemiş mahkememizce davacı/karşı davalının tescilli markasındaki bir kısım mal ve hizmet sınıfı yönünden kısmi hükümsüzlük kararı verildiğinden bu durumda kabule konu mal ve hizmet sınıfı haricinde kalan mal ve hizmet sınıfları ret kapsamında olduğundan redde konu hükümsüzlük davası kapsamında maktu 55.000,00 TL,

-Manevi tazminat davası yönünden 50.000 TL,

-Maddi tazminat istemi yönünden 35.200,00 TL olmak üzere toplam 140.200,00 TL vekalet ücretinin davalı/karşı davacıdan tahsili ile davacı/karşı davalıya verilmesine,

10-Arta kalan gider ve delil avansının kararın kesinleşmesi ile yatıran tarafa iadesine,

Dair karar taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 11/03/2026

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/195, K. 2026/67, 11 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. İddia
  5. = 24.962.452,946 Tl ≈ 2.962.452,95 Tl
  6. Delillerin Tartışılması Ve Gerekçe
  7. Asıl Dava Dosyası Yönünden Değerlendirme
  8. Karşı Dava Yönünden Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2023/195
Karar No
2026/67
Tarih
11 Mart 2026

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/198 K.2026/516
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/202 K.2026/354
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/203 K.2026/180
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/209 K.2026/253
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/212 K.2026/545
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/215 K.2026/203

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.