KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/212 - 2026/545
- Dosya no
- 2023/212
- Karar no
- 2026/545
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/11/2022
- Numarası
- 2019/532 ESAS 2022/971 KARAR
- Davacı
- —
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- 1 -
- Vekilleri
- Av.
- Davanın konusu
- Tazminat (İpoteğin Haksız Fekkinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 12/03/2026
- Karar yazım tarihi
- 12/03/2026
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/532 esas 2022/971 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ipoteğin haksız fekkinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, davalı banka tarafından Tarım Kredi sözleşmesi uyarınca ... İli, ... İlçesi, 688 parsel sayılı taşınmazda ...'in hissesine 24/01/2007 tarihinde ipotek tesis edildiği, 26/102007 tarihinde de aynı sözleşmeye istinaden taşınmazdaki ...'e ait hisse üzerine ipotek tesis edildiği, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/606 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı, takip devam ederken davalı bankanın alacağını davalı ...'e temlik ettiği, ancak ipoteğin devri mümkün olmadığından tapuda ipotek alacaklısı olarak kalmaya devam ettiği, davalı ...'in ise, davalı bankadan temlik aldığı dosya alacağını ve ipotek haklarını kendisine 200.000,00.TL karşılığında devrettiği, icra dosyasının bu süreçte takipsiz kaldığı, işlemlere yeniden başlamak istendiğinde, bankanın ipoteği haksız olarak fek ettirdiğinin öğrenildiği, bu nedenle takipten kaynaklanan alacağını alamadığı belirtilerek,
şimdilik 1.000,00.TL 'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, 26/05/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 1.000,00.TL olarak belirtilen dava değeri 391.344,47.TL 'ye yükseltilmiş, davalı ... ise, alacağın zamanaşımına uğradığını, ipoteği kendisinin kaldırmadığını, davacının kendi kusuru ile icra dosyasını takip etmediğini, alacağın 2014 yılında temlik edildiğini, ipoteğin ise 2019 yılında banka tarafından fek edildiğini, icra dosyasının tarafı olmadığını, ipoteğin kaldırılması hususunda tasarruf yetkisinin bulunmadığını, aynı alacağın devri sözleşmesi ile birden çok icra dosyasını temlik ettiğini,
herhangi bir ipotek teminatı devir etmediğini belirterek davanın reddini savunmuş, davalı banka ise, alacaklı olduğu ....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/606 ve 2009/611 esas sayılı icra takip dosyalarını diğer davalı ...'e 139.560,00.TL bedelle 23/08/2012 tarihinde temlik ettiğini, bu dosyaların davalı ... tarafından davacıya devredildiğini, bu devir ile ilgili olara herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, devrin ipotek hakkını kapsamadığını, davacı tarafın kendi kusuru nedeniyle uğramış olduğu zararı müvekkili bankadan talep edemeyeceğini, davacının, icra dosyalarında taşınmazın satışına yönelik herhangi bir işlem yapmadığını, kendi kusurundan kaynaklanan zararı talep edemeyeceğini, davanın reddi gerektiğini savunmuş,
mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamından, Davalı banka tarafından 26/10/2007 tarihinde düzenlenen kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi bedellerinin ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2009/606 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı takip devam ederken davalı ... Bankası A.Ş.'nin ....
Noterliği'nin 23/08/2012 tarih ve 17898 yevmiye sayılı sözleşmesi ile alacağını diğer davalı ...'e temlik ettiği ancak ipoteğin devri mümkün olmadığından tapuda ipotek alacaklısı olarak davalı ... Bankası A.Ş.'nin göründüğü, daha sonra davalı ... tarafından .... Noterliği'nin 03/10/2014 tarihli 29034 yevmiye sayılı işlemi ile ...
Bankası'ndan almış olduğu dosya alacağının ve ipotek haklarının davacıya temlik edildiği, davacı ile davalı ... arasındaki temlik sözleşmesinin, TBK'nun 191.
Maddesi anlamında ivazlı temlik sözleşmesi olduğu, davacının bu sözleşme uyarınca davalıya 200.000,00.TL tutarında ivaz bedeli ödediği, alacağın temlikine ilişkin sözleşmelerden kaynaklanan alacakların 10 yıllık zaman aşımına tabi olup, davanın yasal süresi içerisinde açıldığı, davalı ...'in aksi yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, davalı Banka tarafından dava dışı ... isimli şahsın ipotek fekki için başvuruda bulunmasına istinaden 03/04/2019 tarihinde ipotek fek işleminin yapıldığı, davacı tarafından, banka tarafından yapılan ipoteğin fekki işleminin alacağını tahsil etmesine engel olduğunun iddia edildiği,
TBK'nın 191. maddesine göre, alacağın temliki ivazlı ise, temlik edenin alacağın varlığını garanti etmiş sayılacağı, TBK 193. maddesine göre de, temlik edenin, garanti borcu nedeniyle borcun kapsamına almış olduğu bedel ve faiziyle, temlikin sebep olduğu giderleri, sonuçsuz kalan icra takipleri ve açılan davalar nedeniyle davacının yapmış olduğu masrafları garanti borcu bulunduğu, devredenin, kusursuzluğunu ispat etmedikçe, devralanın diğer zararlarını da tazmin etmekle yükümlü olduğu, davalı bankanın, diğer davalıya alacağını temlik ederken, teminatların da temellük edene geçeceğinin temliknamede belirtildiği,
davalı bankanın ipoteği fek ederek davacının zararına sebebiyet verdiği, zarardan kusuru nedeniyle sorumlu olduğu, diğer davalı ... 'in ise TBK'nın 193. maddesi uyarınca davacı temlik alana karşı sorumluluğunun devam ettiği ve bu nedenle oluşan zarardan sorumlu olduğu, ipoteğin fekki işleminde davacıya atfedilebilecek bir kusurunun bulunmadığı, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan ve dairemizce de benimsenen bilirkişi raporunda, davacının ipoteğin fekkinden kaynaklı olarak 391.344,47.TL alacağının olduğunun tespit edildiği,
davalıların, alacak miktarından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalılar vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/212, K. 2026/545, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama