KÜNYE
T.C. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/68 Esas
- Karar no
- 2026/46
- Dava
- Marka (Manevi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 15/04/2025
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı şirketlerin, Türk Patent ve Marka Kurumu marka sicilinde tescilli “...’’ ibareli markaların sahibi olduğunu, Davacı Şirketlerin markalarının Türkiye’de ve gerekse tüm dünyada tanınmış olup Mücevherler, saatler, mücevher kutuları ve diğer moda aksesuarları vb olarak kullanıldığını, Davalı ... (TCKN:...) tarafından işletilen ... isimli iş yerinde davacılara ait markaların taklit ürünlerinin satışını gerçekleştirmekte olduğunu, ...
2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... D.İş ...Karar sayılı kararı dosyası ile delil tespiti yapıldığını, tedbir kararı verildiğini ve kararın ifası için ... 34. İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası kapsamında bilirkişiler ve icra memuru ile davalıya ait "..." adresinde 11.04.2025 tarihinde tespit ve bu tespit akabinde tespit edilen ürünlere tedbiren el koyma işlemi gerçekleştirildiğini, ürünlerin yediemine teslim edildiğini, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 29. Maddesinin 1/b-c bentlerinde “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek” ve “Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak,
dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak” eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturacağının belirtildiğini, işbu davada manevi zarar taleplerinin 10.000,00 Türk Lirası olduğunu, davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz teşkil etiğinin tespiti, men’i ve ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA; Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, cevap süresinde delil bildirmediği, ön inceleme oturumuna iştirak ederek marka ihlal kasdı bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık; Marka hakkına tecavüzün tespiti, ref-i , 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili kapsamında açıldığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, dilekçesi davalıya tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, delil tespit dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesinin HMK 266 madde kapsamında hüküm kurmaya yeterli olduğu anlaşılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
... adına tescilli .... nolu şekil markasına it marka tescil belgeleri ile kurumdan celp edilmiş ve ...sınıf için davacı adına 4.4.2013 tarihinde tescilli olduğu anlaşılmıştır.
... 2.FSHHM’nin...diş sayılı dosyası uyap sisteminden celpledilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda; davacı adına tescilli ... nolu şekil markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzerinin davalının işyerinde ele geçtiği, taklit olduğu ve ürünlere el konularak yediemin olarak işyeri yetkilisine teslim edildiği, ... 34.icra dairesinin ... esas sayılı dosyasında haciz tutanağı ile işyeri yetkilisine teslim edilen taklit ürünlerin icra dairesi kasasına alındığı .21.4.2025 tarihli haciz tutanağı kapsamından anlaşılmıştır.
Davalı eylemi bir bütün olarak incelendiğinde; değişik iş dosyasında yapılan tespitten de anlaşılacağı üzere 6769 Sayılı SMK mm 6/1 maddesi uyannca “markanın tescil haklarına giren aynı mal ve hizmetlerle İlgili olan, tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve hizmetleri kapsayan ve bu suretle tüketici nezdinde tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil olmak üzere davacı markasına iltibas teşkil edecek şekilde gözde ve kulakta tüketicileri yanıltmasına” neden olacak ve bu durum 6769 Sayılı SMKnun 7/2 (a) ve (b) maddeleri uyannca marka hakkına tecavüz teşkil ve haksız rekabet teşkil edecektir.
6769 Sayılı SMK nun 29/1. Maddesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemler sayılmıştır. Buna göre;
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerekliği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak " şeklindeki eylemler marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirildiğinden davalının davacıya ait marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesi gerekmiştir,.
Davalı tarafın eylemi, davacının marka hakkına tecavüz olarak kabul edildiğinden ve davalı taraf bu eyleminde kusurlu olduğundan 6769 sayılı SMK’nun 29, 149.maddeleri gereğince manevi tazminat talebi yerinde görülerek, fiilin işlenme tarzı, hükmedilecek tazminatın marka sahibinin manevi tatmin duygusunu giderecek düzeyle olması kriteri, hak ve nesafet ölçüleri gözetilmiş ve ihlalin boyutu ile gerçekleşme biçimi, kapsadığı coğrafi alan ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal konumları da dikkate alınarak manevi tazminat talebinin 10.000 TL olarak kabulüne, El konulan ürünlerin taklit olması nedeniyle karar kesinleştiğinde imhasına, masrafın davalıdan tahsiline karar vermek gerektiğinden yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/68, K. 2026/46, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama