KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Esas no
- 2023/754
- Karar no
- 2024/221
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 26/11/2023
Karar Metni
1.279 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan dava ve karşı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin %25 hissesine sahip olup ... ve ... ile birlikte şirketi temsil ettiklerini, şirketin kuruluşundan bu yana davacının şifahi ve yazılı taleplerine rağmen şirketin mevcut bilançosu, aktif ve pasifi ve genel işleyişi ile ilgili bilgilendirme yapılmadığını, şirketin ilk kuruluşundan bu yana genel kurul yapılmadığını, haricen yapılan araştırmada şirketin yüksek miktarda vergi ve SGK prim borcu olduğunu, çeşitli bankalardan alınan kredilerin kullanıldığını, müşterileri tarafından yapılan ödemelerin bir takım paravan hesaplar yoluyla tahsil edildiğinin tespit edildiğini,
davacının ... 3.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile şirketin karından hak ettiği ve hisselerinin bedelinin ödenmesi karşılığında ortaklıktan çıkmaya hazır olduğunu bildirdiğini, davalılarca ...
10.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarıyla 2012 yılı genel kurulunun yapıldığı ve davacının da imzasının bulunduğu, şirket müdürlerinin ibra edildiği, davacının para çekme yetkisi olmadığı halde şahsına ait hesabına 2 yıl içerisinde yaklaşık 700.000 TL olduğunun tespit edildiği, başka bankalara da para aktarılıp aktarılmadığının incelendiği,
usulsüz ve yetkisiz şekilde para aktarmak suretiyle davacının şirketi zarara uğrattığı, herhangi bir zararının olmadığının belirtildiğini, davacının şirkette temsil yetkisi bulunmayıp sadece %25 ortak durumunda olmakla tek başına başka hesabına para aktarmak değil yetkisiz olarak şirket hesabından 1 TL bile almasının mümkün olmadığını, bu hususta davalılar tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesinde açılan ceza yargılaması sonunda davacının beraatine karar verildiğini ve kesinleştiğini, davacı tarafından şirket ortaklığından çıkma ve hisse bedellerinin ödenmesi talepli ...
9.ATM ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, alınan bilirkişi raporu ile davacının ortaklıktan çıkması halinde hisse değerinin 23/09/2013 dava tarihi itibarı ile 215.466,30 TL olarak hesaplandığını, ceza yargılaması devam ettiği ve ortaklıktan çıkma davasına etkili olacağından davanın takip edilmediğini ve açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacının, davalıların temsiye yetkili olduğu davalı şirkette ortaklığa devam etmesinin kendisinden beklenilemeyecek hal aldığını, bu nedenlerle şirketin temsilinin kayyuma devri için tedbir kararı verilmesini, davacının davalı şirketteki ortaklıktan çıkmasına,
23/09/2013 tarihi itibarı ile tespit edilen 215.466,30 TL miktardan az olmamak üzere davalı şirketteki hisselerinin tespit edilecek bedelinin ihtarı yaptıkları 07/08/2013 tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkememizin 25/12/2023 tarihli ara kararı ile, ihtiyati tedbir verilmesini haklı kılacak yaklaşık deliller sunulmadığından davacının tedbiren davalı şirkete kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı ....Şti.vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ortaklarından ...'ın 16/08/2017 tarihinde bütün hisselerini diğer ortak davalı ...'a devrederek ayrıldığını, bir süre sonra vefat ettiğini, davalı şirketin halen üç ortaklı olarak devam ettiğini, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, 2013 yılından bu yana şirkete gelmeyen, güncel adresini bildirmeyen, mernis adresi bulunmayan, genel kurullara katılmayan, mazeret bildirmeyen davacının davalı şirketten şirketin faaliyetleri ve hesapları konusunda yazılı ve sözlü hiçbir zaman talebi bulunmadığını,
piyasaya olan borçları nedeniyle davacının kendisine ait şirket hisselerinin ...
A.Ş tarafından haczedildiğini, bu nedenle hem davalı şirketin hem de davalı ...'un kredi kullanamadığını, şirket hisseleri hacizli olan davacıya ayrılma akçesi ödenemeyeceğinden hacizleri kaldırmadan ortaklıktan çıkma davası açamayacağını, davacının şirket ile ilişkisini kestiği 2013 yılından bu yana şirket aleyhine hiçbir iş davası açılmadığını, şirketin hali hazırda ve geçmişten kalmış hiçbir vergi ve SGK prim borcu, bugüne kadar takibe konulmuş herhangi bir borcu bulunmadığını,
aksine davacının şirket paralarını kendi hesaplarına göndermesi ve piyasaya olan şahsi borçları nedeniyle şirke hisselerine haciz gelmesi ve bu suretle de şirketin itibarını zedelemesi nedeniyle şirkete bizzat kendisinin zarar verdiğini, hem şirket tüzel kişiliğine hem de ortaklardan bazılarına beraberce husumet yöneltilemeyeceğini, ceza yargılaması ile davacının, şirket çalışanı yeğeni ...ve şirket çalışanı dava dışı ... ile organizasyon kurarak 2008-2013 yılları arasında sadece davacının İstanbul'un çeşitli bankalarındaki 9 farklı hesabına toplam 620.581,73 TL tüm sanıkların hesabına ise 1.596.680,46 TL aktarıldığının tespit edildiğini,
bu nedenlerle davacının davasının davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan ve her iki davalı yönünden esastan reddine, karşı davanın kabulü ile, davacının davalı şirket oraklığından çıkarılmasına, ayrılma akçesi ödenmesine karar verilmesi halinde davacının kendi hesaplarına aktarılmasını sağladığı şirket defterlerine kayıtlı şirkete ait 620.581,73 TL tutarındaki paranın karar tarihindeki değeri ile ayrılma akçesinden mahsup edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ticaret sicil kayıtları, şirketin borcuna ilişkin vergi dairesi kayıtları, davalı şirketin işyeri sicil belgesi ile borç durumunu gösterir SGK kayıtları, şirket genel kurullarına ilişkin tutanaklar, ... T.A.Ş.davacıya ait 2008-2013 yılları arası hesap ekstresi,... 16.İcra Müdürlüğünün ...(eski esas ...) sayılı takip dosyasının UYAP sureti, ... 13.İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti, ...
13.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, ... davacıya ait 2008-2013 yılları arası hesap hareketleri, ... davacıya ait 2008-2013 yılları arası hesap ekstresi, ... Bankası davacıya ait 2008-2013 yılları arası hesap ekstresi, ... Bank davacıya ait 2008-2013 yılları arası hesap hareketleri dosya içerisine alınmıştır.
Davalı-karşı davacı ... Ltd.Şti.vekili 20/03/2024 tarihli dilekçesi ile, davacı-karşı davalı ile yaptıkları sulh protokolü gereğince karşı davadaki tüm taleplerinden feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, bu nedenlerle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili 20/03/2024 tarihli dilekçesi ile, taraflar arasında yapılan uzlaşma protokolü uyarınca davadaki tüm taleplerinden feragat ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücret taleplerinin bulunmadığını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, ortaklıktan çıkma ve çıkma payının ödenmesi, karşı dava ortaklıktan çıkarılma ve mahsup talebine ilişkindir.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir.
Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir.
Davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı,feragat ettiğini bildiren davacı ... karşı davcı vekillerinin vekaletnamelerinde feragat edebileceklerine ilişkin özel yetki de bulunduğu anlaşıldığından asıl davanın ve karşı davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/754, K. 2024/221, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama