KÜNYE
T.C. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2024
- Esas no
- 2023/754 Esas
- Karar no
- 2024/157
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2023
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ünvanlı ticari işletmenin sahibi olup gerçek kişi tacir olduğunu, davacı üstlenmiş olduğu aracılık faaliyeti sonucunda davalı şirket (alıcı) ile dava dışı mülk sahibini (satıcı) bir araya getirmiş ve satıcıya ait olan taşınmazların (... ili ... İlçesi ... Mahallesi 125 Ada 17 Parsel Bir Katlı Soğuk Hava Deposu ve Arsası ile ... ili ... İlçesi ...
Mahallesi 125 Ada 19 Parsel Bir Katlı Prefabrik Ev ve Arsası) alım satımı konusunda taraflar arasında alım satıma aracılık sözleşmesi kurulmasını sağladığını, davalı şirket kendisine yapılan tüm bildirimlere rağmen üzerine düşen yükümlülüklerin hiçbirini yerine getirmediğini ve sözleşmeyi ifa etmediğini, bunun üzerine sözleşmeyi hiç ifa etmeyen davalı şirket hakkında sözleşmenin 8.maddesi ile kararlaştırılan ceza koşulunun tahsili amacıyla ... 13. İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme şartları uyarınca yetkili mahkemenin ...
Mahkemeleri olduğunu, davanın derdest bulunduğu mahkemenizin iş bu dava bakımından yetkili olmadığını, sözleşmenin hemen sonrasında 6 Şubat 2022 de ülkemizde yüzyılın en büyük felaketi olan depremin yaşandığını, deprem bildiğimiz gibi doğal afet olup mücbir sebep olduğunu, yaşanan bu doğal afet sonrasında müvekkili şirket bu durumdan birebir etkilenmiş ve ayrıca bankalar o süreçte yaşanan doğal afet nedeniyle kredi politikalarını değiştirip kredi vermeyi durdurduğunu, banka ile yapılan görüşmeler uzamış ve kredi ile alınması beklenen taşınmaz için kredi alınamadığını,
buna rağmen müvekkili şirket satış işlemlerini yapmaya çalışmış ancak banka tarafından alınan eksper raporunda satışı yapılacak olan binaların çoğunun ruhsatsız olduğu tespit edildiğini, bu nedenle sözkonusu yerin eksper değeri de düşük çıktığını, yerin satış değeri üstündeki binalarda dahil edilerek belirlendiğinden ruhsatsız binaların yıkılması halinde müvekkili şirket ciddi bir zarara uğrayacağını, binaların ruhsatsız oluşu taraflar arası sözleşmeye de aykırı olduğunu, bu nedenle de sözleşmenin iptali gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; gerçek kişi tacir olan davacının davalı anonim şirket (alıcı) ile dava dışı mülk sahibini (satıcı) bir araya getirerek satıcıya ait olan taşınmazların (... ili ... İlçesi ... Mahallesi 125 Ada 17 Parsel Bir Katlı Soğuk Hava Deposu ve Arsası ile ... ili ... İlçesi ...
Mahallesi 125 Ada 19 Parsel Bir Katlı Prefabrik Ev ve Arsası) alım satımı konusunda taraflar arasında alım satıma aracılık sözleşmesi kurulmasını sağladığını ve bu kapsamda ücrete hak kazandığını, davalının söz konusu ücreti ödememesi üzerine davalı aleyhine ... 13.İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasından icra takibine girişmiş olduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durması sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu, davalı tarafından sunulmuş olan cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş olduğu görülmüştür.
6100 Sayılı HMK'nın 6/1. maddesinin "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bu yetki kuralı kesin olmadığından HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesi; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz" hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde Kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazını "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir.
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan aracılık sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin 10. Maddesinde "Sözleşmenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda ... Mahkemeleri ve ... İcra Daireleri Yetkilidir." hükmünün bulunduğu, davacının gerçek kişi tacir, davalının ise tüzel kişi tacir olduğu; işbu hali ile sözleşmede belirlenmiş olan yetki hükmünün geçerli olduğu kanaatine varılmakla davalı tarafından süresi içerisinde yetkisizlik itirazında bulunulmuş olması sebebiyle mahkememizin yetkisiz, İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/754, K. 2024/157, 5 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama