KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Mart 2025
- Esas no
- 2024/197 Esas
- Karar no
- 2025/265
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/01/2023
Karar Metni
1.923 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizin 2023/39 Esas, 2023/469 Karar, 19/06/2023 tarihli kararı, BAM 40. Hukuk Dairesinin 2023/1747 Esas, 2024/191 Karar, 08/02/2024 tarihli kararı ile Kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 21/03/2018 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün seyir halinde iken kapı kısmını kapatmamasından dolayı yolcu konumunda bulunan davacının düşmesi neticesinde trafik kazası meydan geldiğini ve davacının yaralandığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle ...
Üniversitesi Hastanesinden 25/11/2021 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %3 oranında malul kaldığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000 TL sürekli işgöremezlik, 1.000 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 8.000 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda davacının bindiği halk otobüsünden ineceği sırada açık kapının olduğu basamaktan yere düştüğünü ve yaralandığını iddia etmiş ise de, ifadesi dışında kamera kaydı, tanık beyanı vs.gibi deliller bulunmadığından olayın oluş şekli hakkında değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığını, açılan davanın kısmi dava niteliğinde olup miktar artımı olması halinde onaylarının bulunmadığını, kısmi dava olarak açılan davanın türünün sonradan belirsiz alacak davası olarak değiştirilemeyeceğini, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması şartının ihlal edildiğini,
dava konusu kaza nedeniyle davacının ... numarası ile Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurduğunu ve başvurunun ... numaralı karar ile davacı başvuran vekiline ait itirazın reddine yönelik esastan ret kararı çıktığını, sigorta kuruluşuna başvuru yapılırken tazminatın belirlenebilmesi ve ödenebilmesi için gerekli belgelerin sunulması gerekmekte olup aksi halde sigortacının temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, eksik belgelerin talep edilmesine rağmen tamamlanmamış olması ve bu hususta eksik belgelerin tamamlandığına dair hususu ispatlayacak belge sunulmaması nedeniyle başvurunun usulden reddi gerektiğini,
yine sunulan maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik kapsamında alınmadığını, raporun ikametgaha yakın sağlık kuruluşundan alınmadığını, maluliyet raporuna bizzat muayene sonucu yapılan tetkik sonuçlarının eklenmediğini, raporun güncel tedavi sonuçlarına göre alındığını gösterir röntgen, laboratuvar belgelerinin sunulmadığını, sunulan raporun sağlık kurulu raporu niteliğinde olmadığını, raporun adli tıp kurumundan alındığını, adli tıp kurumlarının sağlık kurulu niteliğine haiz olmadığını, tedavi gerçekleştiren hekimin kurulda yer almadığını,
maluliyet tespiti sadece tek bir uzmanlık alanına ilişkin ise sağlık kurulunda aynı uzmanlık alanına ait üç hekim bulunmasının zorunlu olduğunu, ortopedik yaralanma olmasına rağmen 12-18 aylık iyileşme süresinin beklenmediğini, maluliyete ilişkin sekelin tedavisinde uzmanın sağlık kurulunda bulunmasının zorunlu olduğunu, maluliyet artışı var ise sunulan raporun iddiayı ispatlayacak nitelikte olmadığını, kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını, geçici işgöremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin teminat harici olduğunu,
kaza tarihinde geçerli olan genel şart kapsamında 1,8 teknik faiz uygulanması, aksi kanaat olsa dahi 04/12/2021 tarihinde yayınlanan genel şart kapsamında 1,65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, sigorta şirketine yapılan başvuru esnasında zorunlu belgeler sunulmadığından yargılama esnasında alınan aktüer raporundaki hesap tarihinin faiz başlangıç tarihi kabul edilerek yasal faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizin ... Esas,... Karar, 19/06/2023 tarihli kararı davanın ile dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf kanun yoluna gidilmiş, BAM 40. Hukuk Dairesinin ...
Esas, ...Karar, 08/02/2024 tarihli ilamı ile "Davacı vekili tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı için başvurulmuş, eldeki davada ise bu taleplerle birlikte tedavi gideri tazminatı da talep edilmiştir.Davacı tarafın tedavi giderine yönelik olarak Sigorta Tahkim Komisyonunda başvurusu bulunmamaktadır.Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararı eldeki dava bakımından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı yönünden kesin hüküm oluştururken tedavi gideri yönünden kesin hüküm oluşturmayacaktır.İlk derece
mahkemesince tedavi gideri talebi yönünden yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tüm talepler yönünden kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır." denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yapılan yeniden yargılama ile dosya Aktüerya/Sigorta uzmanı ve Doktor bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 22/10/2024 tarihli raporda. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi’nin 08.02.2024 Tarih, ... E., ...
K. Sayılı Kararında davacı yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin ...tarih ve ...sayılı kararının eldeki dava bakımından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı yönünden kesin hüküm oluştururken tedavi gideri yönünden kesin hüküm oluşturmayacağına karar verildiğinden işbu raporda Mahkemenin ara kararı uyarınca davacı yönünden sadece tedavi gideri yöünden hesaplama yapıldığı,21.03.2018 tarihinde trafik kazasında yaralanan 27.06.1968 doğumlu ...’ın;
kazada yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 1.000,00 ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 1.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal ihtiyaçları için olmak üzere toplam 2.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden öngörülen tedavi giderinin 1.000,00 TL kısmını talep edebileceği, nihai takdir ve değerlendirme Mahkemizde olmak kaydıyla; kaza tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği zarar nedeniyle davalı ...
Hesabının kaza tarihi (21.03.2018) itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında teminat sunduğundan, yasal koşullarının oluştuğunun Sayın Mahkemece belirlenmesi halinde, araç sürücülerinin kusurları oranında ve poliçe limiti ile (tedavi gideri ve sakatlık klozu olarak 360.000,00 TL) sınırlı olmak üzere davacının uğradığı maddi zarardan sorumlu olduğu, raporda hesaplanan tazminat tutarlarının teminat limiti dahilinde kaldığı, konuyla ilgili nihai takdir ve değerlendirme Mahkememizde olmak üzere; davacı vekilinin davalı ...
Hesabı’na yaptığı başvurunun davalıya ulaştığı 06.12.2021 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 17.12.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü belirtilmiştir.
Davacı vekili 12/12/2024 tarihli değer artırım dilekçesi ile; dava dilekçesinde 500,00 TL olarak talep ettikleri tedavi giderini 500,00 TL arıtarak 1.000,00 TL'ye yükselttiklerini belirterek değer artırım taleplerinin kabulü ile toplam 1.000 TL tedavi gideri olmak üzere maddi tazminat alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, alacak için temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Somut olayda dava 21.03.2018 tarihinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen halk otobüsü sürücüsünün seyir halinde iken kapı kısmını kapatmamasından dolayı yolcu konumunda bulunan davacının düşmesi neticesinde trafik kazası meydan geldiğini ve davacının yaralandığından bahisle açılan maddi tazminat davasıdır.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
Sigorta ettiren işleten tarafından motorlu aracın işletilmesi sonucu meydana gelen kişinin yaralanması veya ölmesinden kaynaklanan bedeni zararlara dayalı maddi tazminat ile tedavi giderleri ve maddi hasarlar sigortacının poliçe limitleri dahilinde tazmin zorunda olduğu zararlar olup, sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar halinde bu zorunluluk ... Hesabına aittir. Davalı tarafça aksi savunulmuş ise de Yargıtay 17. H.D. ... E. ...K. ve ... E...K. sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere geçici dönem iş göremezlik tazminatı da bu sorumluluğa dahildir.
Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda olduğu düzenlenmiş ise de, KTK.98.maddesinde SGK'nun sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmıştır. Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza sebebiyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 Sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
Mahkememizce yaptırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davacının kazada yaralanmasından dolayı dönemsel rayiç bedellerle 1.000,00 ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve yardımcı ortopedik malzemeler için, 1.000,00 TL sağlık kurumlarına ulaşım ve bu süreçteki temel sosyal ihtiyaçları için olmak üzere toplam 2.000,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden öngörülen tedavi giderinin 1.000,00 TL kısmını talep edebileceği, kaza tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiği zarar nedeniyle davalı ...
Hesabının kaza tarihi (21.03.2018) itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında teminat sunduğundan, araç sürücülerinin kusurları oranında ve poliçe limiti ile (tedavi gideri ve sakatlık klozu olarak 360.000,00 TL) sınırlı olmak üzere davacının uğradığı maddi zarardan sorumlu olduğu, raporda hesaplanan tazminat tutarlarının teminat limiti dahilinde kaldığı, davacı vekilinin davalı ...
Hesabı’na yaptığı başvurunun davalıya ulaştığı 06.12.2021 tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 17.12.2021 tarihinde davalının temerrüde düştüğü tespit edilmekle Mahkememizce davacı ... için 1.000,00-TL tedavi gideri alacağının (tedavi gideri klozu kapsamında 360.000,00-TL sınırlı) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi 17.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, dava konusu uyuşmazlığın daha önce kesin bir hüküm ile çözümlenmiş olması olumsuz dava şartıdır. Birinci dava ile ikinci davanın müddeabihlerinin (konularının) yani dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması, dava sebeplerinin yani davanın dayandığı olayların aynı olması ve davanın taraflarının aynı olması halinde maddi anlamda kesin hüküm oluşturur (HMK m.303).Yargısal kararlara tanınan bu yasal gerçeklik niteliğinden dolayı, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak aynı konuda yeni bir dava açılamaz; açılırsa bu dava dinlenmez, dava şartı yokluğundan reddedilir (HMK m.114/1-i, m.115/2).
Somut olayda, davacı tarafça davaya konu kaza nedeniyle tazminat istemli olarak Sigorta Tahkim Komisyonu'na 14/01/2022 tarihinde yapılan başvuru neticesinde ... sayılı, 20/03/2022 tarihli kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, başvuran vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyeti'nin ...sayılı, 14/06/2022 tarihli karar ile itirazın reddine karar verildiği ve kararın kesin olduğu anlaşılmakla dava konusu vakıaların aynı olduğu,
buna göre davaya konu uyuşmazlığın daha önceden hükme bağlandığı/davacının talebinin Uyuşmazlık Hakem Kararıyla değerlendirilmiş olduğu ve dava konusu hakkında kesin hüküm bulunduğu anlaşılmakla, Geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı yönünden dava şartı yokluğundan HMK 114/1-i ve HMKnun 115.maddesi gereğince davanın usulden reddi yönünde aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (Emsal için bkz İst.BAM 9 HD'nin ...
E., ...K., BAM 8 HD'nin ...E., 2022/847K sayılı kararı).
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2025/265, 17 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama