İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/559 K.2025/46

Mahkememizde görülmekte olanİtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

Esas2024/559Karar2025/46Tarih20 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.950 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Ocak 2025
Esas no
2024/559 Esas
Karar no
2025/46
Dava
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
Dava tarihi
26/09/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.950 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olanİtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle davaya konu icra takibine ilişin taraflarınca ....Asliye Ticaret Mahkemesi... D.iş sayılı dosyadan ihtiyati haciz başvurusunda bulunulmuş taleplerinin, 26.07.2024 tarihinde kabul edildiğini, akabinde taraflarınca .... İcra Dairesi ...

Esas sayılı dosyada mahkemece verilen İhtiyati Haciz Kararının uygulandığını, akabinde borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmiş, borca itiraz dilekçesi taraflarınca 25.09.2024 tarihinde UETS üzerinden tebliğ edildiğini, bu sebeple İİK madde 264/2 uyarınca işbu davanın süresinde açıldığını, ihtiyati haciz kararının uygulanmasının devamını talep ettiklerini, davacı şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi ...

Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takibin icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı şirket görevlilerince 19.04.2024 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(b) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek,

ayrı bir hat çekmek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmek suretiyle kaçak elektrik tüketimi yaptığı H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 240.266,03-TL kaçak ve 108.055,14-TL kaçak ek faturası tahakkuk ettirildiğini,

daha sonra 11.07.2024 tarih 15707 sayılı komisyon kararı ile yapılan çevre araştırması ve sunulan kira sözleşmesi ile davalı borçlu tarafından mahallin 4 ay önce kullanılmaya başlanmış olmasının tespit edilmesi ile H/... seri numaralı kaçak zaptı ile tahakkuk ettirilen 108.055,14-TL'lik kaçak ek faturasının iptal edilmesine ve kaçak faturasının da 78 gün x 14 kw x 14h = 15.288 kWh üzerinden yeninden düzenlenmesine karar verildiğini, bunun üzerine taraflarınca icra dosyasına komisyon raporu doğrultusunda düzenlenen fatura bedellerine ilişkin yeni bir takip talebinin sunulduğunu,

aradaki fark üzerinden feragat edildiğini ve dosya hesabının yeniden düzenlemesinin talep edildiğini, icra müdürlüğü tarafından taleplerinin 08.08.2024 tarihli tensip ile kabul edildiğini ve takip çıkışı tutarın harca esas değerde yer aldığı gibi 112,982.46-TL olarak güncellendiğini, kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı faturalara uygulanacak gecikme zammı oranı hakkında.

EPTHY madde 35/6 - Tüketicilerin zamanında ödenmeyen borçlarına, görevli tedarik şirketi tarafından bu Yönetmelikte belirlenen oranı aşmamak üzere, gecikme zammı uygulandığını, gecikme zammının günlük olarak uygulandığını, hükmü ile birlikte, yine EPTHY madde 4 tanımlar ve kısaltmalar başlıklı yönetmelik maddesinde gecikme zammı oranının i) Gecikme zammının: 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammını oranına göre hesaplanacağının hüküm altına alındığını,

davacı kurumca davalıya karşı tahakkuk ettirilen fatura bedeli ile takip sonrası faiz hesaplamalarında Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre yapmış olduğu hesaplamalarda kanuna ve hukuka aykırılıkların bulunmadığını, bu sebeple takip faiz oranlarının yasal faiz olarak değil Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51. Maddesine göre belirlenecek gecikme zammı oranınca uygulanmasının hukuka uygun olduğunu, davalının ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalışmakta olduğunu,

davalının icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalıştığını, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesinin hukukun hakkaniyetin bir gereği olduğunu, açıklanan tüm nedenlerle ve toplanacak delillerle borçlunun itirazının yerinde olmadığını göstereceğini belirterek davanın kabulüne, .... İcra Dairesi ...

Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı hakkında kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla 19/04/2024 tarihli ve ... nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, bu tutanak doğrultusunda davalı aleyhine biri 108.055,14 TL tutarlı, diğeri ise 240.266,03 TL tutarlı iki adet fatura düzenlenmiş, sonrasında bu faturalara dayalı olarak .... İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibinin başlatıldığını, icra takibinde kaçak elektrik bedeli olarak 348.321,17 TL, faizin KDV'si olarak 2.647,24 TL ve gecikmiş gün faizi olarak 13.236,21 TL olmak üzere toplam 364.204,64 TL talep edildiğini, yine davacı tarafın aynı tutar üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D. İş - ...

K. sayılı kararı ile ihtiyati haciz talebinin 174.160,58 TL üzerinden kabulüne karar verildiğini, Mahkeme kararında benzer dosyalarda yapılan yargılamalar ve alınan bilirkişi raporlarına göre kaçak/usulsüz elektrik kullanımından dolayı düzenlenen faturalarda zaman zaman hesaplama hataları bulunduğu, bundan dolayı talep edilen tutarın yarısı olan 174.160,58 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğinin belirtildiğini, davacı tarafın söz konusu ihtiyati haciz kararını ....

İcra Dairesi'nin ...

Esas sayılı dosyasında işleme koyduğunu, taraflarınca bahsi geçen icra dosyasında müvekkile tebliğ edilen ödeme emrine itiraz edildiğini, sonraki süreçte davacı tarafın icra takibinde fazla talepte bulunulduğunu, alacak tutarının 112.982,46 TL olduğunu bildirerek 08/08/2024 tarihinde yeni bir takip talebi sunduğunu, icra dairesi tarafından bu takip talebi doğrultusunda yeni bir ödeme emri düzenlenmediğini ve davacıya tebliğ edilmediğini, davanın görevli olmayan mahkemede açıldığını, davalının tacir olmadığını, bu nedenle davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini,

itirazın iptali davasının açılabilmesi için takip talebine uygun olarak ödeme emri düzenlenmesi ve ödeme emrinin borçlu görünen adına tebliğe çıkarılmasının zorunlu olduğunu, somut olayda bu zorunluluğun yerine getirmediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi kapsamında dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullandığı iddia edilmiş ise de, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davalının "..." adresindeki dükkanı 01/02/2024 tarihli kira sözleşmesi ile ...'dan kiraladığını,

davalının kira sözleşmesi imzalandıktan sonra 15 gün dükkanda tadilat yaptığını ve yapacağı işte kullanmak için makine aldığını, bundan dolayı davalının ancak 15/02/2024 tarihinden itibaren fiilen faaliyete başlayabildiğini, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan komisyon raporunda 01/02/2024 tarihinden itibaren hesaplama yapıldığının görüldüğünü, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte yapılan hesaplamanın bu yönüyle hatalı olduğunu, zira davalıya ait işyerinin faaliyete başladığı tarih 01/02/2024 değil 15/02/2024 olduğunu, davalının yeri kiraladıktan sonra elektrik sayacına herhangi bir müdahalede bulunmadığını,

davalının dağıtım sistemine müdahale etmesi ve harici hat çekmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, tutanağın düzenlendiği tarihe kadarki dönemde, işyerini yeni açması sebebiyle çok fazla iş yapamayan davalının, gelen elektrik faturalarını düzenli ve eksiksiz bir şekilde ödediğini, dava dilekçesi ve ekindeki belgeler incelendiğinde davalının harici hat çektiği ve elektrik sayacına müdahalede bulunduğu yönündeki iddiaları ispatlayacak mahiyette herhangi bir delil sunulmadığının görüldüğünü, dava dilekçesi ekinde sunulan kaçak/usulsüz elektrik kullanımı tespit tutanağında sadece davacı şirket çalışanlarının imzaları bulunmakta olup,

tutanagın davalı tarafından imzalanmadığını, bu yönüyle söz konusu tutanağın sadece davacı tarafça ileri sürülen iddiaları içeren bir belge niteliğinde olup, alacak iddiasının bu tutanak ile ispatlandığından bahsedilemeyeceğini, ayrıca düzenlenen tutanağı hiçbir şekilde kabul etmemekle ve tutanağın gerçeğe aykırı olduğunu tekraren ifade etmekle birlikte, düzenlenen tutanağa göre, ortada bir kaçak elektrik kullanımı bulunmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinde kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilen durumlar,

48. Maddesinde ise usulsüz elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilen durumların gösterildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 48/1-b maddesinde, "Tüketicinin.

Kendi adına perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmadan daha önceki tüketici adına düzenlenen ödeme bildirimlerini ödemek suretiyle elektrik enerjisi tüketmesi" usulsüz elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirildiğini, bu hükmün gereğince dava dilekçesinde iddia edilenin aksine dükkanda kaçak elektrik kullanılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığından,

Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 45 ve 46. maddelerine göre bir hesaplama yapılmasının da mümkün olmadığını, dolayısıyla her halükarda davacı şirketin yaptığı hesaplama ve uygulamasının hukuka aykırı olduğunu, öte yandan hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için diğer bir takım koşullar ile birlikte alacağın likit olmasının gerektiğini, Yerleşik Yargıtay kararlarında ifade olunduğu üzere;

“alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” alacak likittir.

Yargıtay kararlarında ifade edilen "borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda" olması ile kastedilen, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmadığını, somut olayda ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin talep edilen tutarın yarısı üzerinden ihtiyati haciz talebini kabul ettiği, davacı tarafın icra takibinden sonra yanlış hesaplama yapıldığını bildirip alacak iddiasının önemli bir kısmından vazgeçtiği,

yine davacı tarafın bu beyanı ile birlikte icra dosyasına yeni bir takip talebi sunduğu, bu takip talebine dayalı olarak icra dairesi tarafından ödeme emri düzenlenmediği ve müvekkile tebliğ edilmediği dikkate alındığında, ortada likit bir alacak iddiasının mevcut olmadığının tüm açıklığıyla ortada olduğunu, bu kapsamda davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin her halükarda reddedilmesini talep ettiklerini belirterek haksız ve mesnetsiz iş bu davanın usulden ve esastan reddine,

takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminatın davalı aleyhine haksız ve kötüniyetli icra takibi başlatan ve iş bu davayı açan davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarına göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydının da bulunmadığına ilişkin bilgi, Gelir İdaresi Başkanlığından davalının vergi kayıtları, ...'tan abonelik bilgileri dosyamız içerisine alınmıştır.

Dava: Davacı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... hizmet/tesisat no'lu abonesi olan davalı işyerinin kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun davalı işyerinde sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususundadır.

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6102 Sayılı TTK.nın 4/1.maddesi gereğince "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları", "ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri" ve "tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde belirtilen davalar ticari dava sayılır. Buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması, ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması, ya da açılan davanın madde de sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan birinin tacir olmaması veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisinin bulunmaması halinde ticari davadan söz edilemez.

Davalının dosyamız içerisine alınan vergi kayıtlarında, 01.12.2012-31.10.2015 tarihleri arasında faaliyeti olup, V.U.K. Madde 178 kapsamında işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, ticaret sicil kayıtlarına göre gerçek kişi ticari işletme kaydının, ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halda, dosya kapsamında davalının tacir olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemelerin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE

2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖB. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına ,

3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına,

Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 20/01/2025

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/559, K. 2025/46, 20 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Deliller Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/559
Karar No
2025/46
Tarih
20 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/559 K.2025/31
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/560 K.2025/74
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/561 K.2025/32
  • Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/561 K.2025/9
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/561 K.2024/1348
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/562 K.2025/61

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.