KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/425 Esas
- Karar no
- 2025/531
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari İşletme Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/06/2025
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Borçlu ... Şirketi ve kefil ..., ... 24. İcra müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığını, davacının, davalıdan icra takibine konu olan taşınmaz aidatları yönünden alacaklı olduğunu ancak borçlu ve borçlu kefili , cari hesap ekstresi ve banka hesap dokümanlarına göre takibe konu 87.860,32 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, ilgili icra dairesince 06/11/2024 Tarihinde itirazlarına tensip zaptı düzenlenerek takip durduğunu, takibe itirazları ilgili dosyada da görüleceği üzere delilden yoksun; usul ve esasa bağlı olmaksızın borcu inkar ederek kötü niyetli olarak takibi durdurulduğunu, borçlu ...
Şirketi ve Kefil ...'ın kullanımda olan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ...'nin aidatlarına karşılık olarak ... Apartman Yönetimi'nin banka hesabına (... Apartman Yönetimi,.../ıban: ...) .../... Yemek tarafından 65.226,00 TL ödeme yapıldığını, ödemeleri yapan ..., Mülk sahibi ve alacaklı olan ...vasisi olduğunu ve tüm aidat ödemelerini ... Apartman Yönetiminin hesabına alacaklı vasisi tarafından yapıldığını, Taşınmazın Kiracısı olan Borçlu ...
Şirketi ve Kefil ... tarafından apartman aidatlarına yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, aidatları ödemiş olan ... lehine hiçbir ödeme yapmadığını, bununla birlikte Borçlu ... Şirketi Adına da, kira sözleşmesinde belirtilmiş olan banka hesap numaralarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, borçlunun borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için ... 24. İcra Müdürlüğü ...
Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu itiraz etmiş ve takip durduğunu, borçlu , davacı ile tarihinde yazılı kira sözleşmesi yapmış ve 2018 yılından itibaren Kiracı olarak kullandığını ancak 01/07/2021 tarihi itibariyle ödenememiş olan apartman aidatları ve apartman bakım giderleri davanın konusu olan alacağı içerdiğini, borçlu, 01/07/2021 tarihinden bu yana hakkında başlatılmış olan icra takibine ve öncesinde yapılmış olan ihtarlara rağmen ödememe yapmamakta ve kaçındığını, borçlunun borca itirazları itirazları hukuken dayanaksız olduğunu,
cari hesap ekstreleri ve davacının banka hesap dökümleri ve bununla birlikte apartman yönetimi tarafından kesilen makbuz ve dekontlar incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açıkça görüleceğini, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durduğunu, davacının mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı/borçlu olan ...
Şirketi VE davalı/Kefil ...'ın, ...
24. İcra Müdürlüğü’nün ... esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devam etmesini, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, kötüniyetli davalının lehine olmamak üzere %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine karar verilmesini, dava içerinde dava konusu miktarın ve faiz değerinin tekrar hesaplanmasında artacak miktar hakları saklı kalmak üzere yargılama giderleri ve vekâlet ücreti hususlarında da davacı lehine bir karar alınması adına, ilgili giderlerin ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davanın, kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali olduğu anlaşılmıştır.
... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine, kiralanan taşınmazın ödenmemiş aidat borçları nedeni ile toplam 87.860,32 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davanın, kira sözleşmesi uyarınca aidat borcunun ödenmemesi üzerine, davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.
HMK'nun 114/(1)-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartı olduğundan HMK'nun 115.maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığı mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılabilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." hükmü yer almaktadır. HMK 114/1.c maddesi uyarınca "Mahkemenin görevli olması" dava şartlarından olup, HMK 138 maddesi dikkate alınarak dava şartlarının öncelikle karara bağlanması gerekmektedir. HMK 115. maddesinde ise "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir..." düzenlemesi yer almaktadır.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanunun Ek 1. maddesinde ise kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği öngörülmektedir. Kanunun 18/2 maddesinde ise " Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmiyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur." hükmünü içermektedir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda "Sulh Hukuk Mahkemesi" görevlidir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava dilekçesinde, taraflar arasında 2018 tarihli taşınmaz kira sözleşmesi akdedildiğinin beyan edildiği, uyuşmazlığa konu alacağın da bu kira sözleşmesine bağlı aidat alacağından kaynaklandığı,
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu (emsal için bkz İst. BAM 36.HD ... E... K , İst. BAM 13.HD ... E ...
K, Sakarya BAM 4.HD'nin ... E...K sayılı kararı) anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/425, K. 2025/531, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama