KÜNYE
T.C. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2026
- Esas no
- 2026/218 Esas
- Karar no
- 2026/355
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 12/03/2026
Karar Metni
816 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; iş bu dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerden de görüleceği üzere ...Şirketi (Mersis No:...) tasfiyenin sona erdiği 18/04/2024 tarihinde sicil kaydı ticaret sicilinden terkin olunmuş ve böylece şirket tüzel kişiliği sona erdiğini, davacının belirtilen şirketten olan alacağının tahsiline yönelik olarak ...
23. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyasında ilamlı takip başlattığını ancak şirket tüzel kişiliğinin sona erdiğinin anlaşılması üzerine ilgili icra dairesinden ihya davası açmak üzere süre verilmesi talep edilmiş, ekli belgelerden görüleceği üzere icra dairesince taleplerinin kabul edilmesi üzerine iş bu ihya davasının açılması gerekliliği hasıl olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547.
Maddesinde; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebileceği hükme bağlandığını, anılan Kanun maddesinin gerekçesinde "şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu ise" denilerek bu gibi durumda şirketin yeniden tescilinin istenebileceği yasa ile hükme bağlandığını,
yine anılan Kanunun Geçici 7. maddesinde ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği belirtildiğini, bu sebeple şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olması şirket alacaklılarının alacağının düşmesine sebep olmadığını, tasfiye işlemleri bitmiş, ticaret sicilden terkin edilmiş bir şirketin bu süreçten sonra da birtakım hak, alacak ve borçları ortaya çıkması durumunda şirketin geçici tescili (ihya) ile bu sorunun giderileceği açık olduğunu,
...Şirketinden olan alacağımız sonuçlanıncaya kadar söz konusu şirketin yeniden tesciline (ihya) Tasfiye Memurunun kusuru gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan;
tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, Mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, davalının davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve arkadaşları tarafından, ihyası istenen ... Tic. A.Ş.'ye karşı 19 adet dava açıldığını, bu davalara ilişkin mahkeme ve dosya numaralarının cevap dilekçesinde açıkça belirtildiğini, tüm bu davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan ve aynı şirketin ihyası talep edildiğinden, Mahkemede görülen bu davanın, ilk açılan ihya davası özelliği taşıyan ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. (...
1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E.) sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ettiklerini ayrıca davacının miras ortakları bulunduğundan tek başına bu davayı açma hakkının da bulunmadığını, davacının taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yürütüldüğünü, haklı sebebin olmadığını, ek tasfiye kurumu varken ihya davası açılmasının kötü niyetli olduğunu, davalının basiretli tacir olarak tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek öncelikle davanın ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacının hukuki dayanaktan ve haklı sebepten yoksun ihya davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, şirket ihyası davasıdır.
Davacı vekili 13/05/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini belirtmiş olup davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Feragat, HMK 307. ve 311. maddesi hükümleri gereği davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup feragatin kayıtsız ve şartsız olacağı, dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği belirtildikten sonra hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı açıkça belirtilmiştir. Feragat mahkemenin muvafakatine bağlı olmayan, davayı sona erdiren ve kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı bir taraf işlemidir. Davacı tarafın feragat bildiriminin HMK'nun 309. maddesi hükmüne uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/218, K. 2026/355, 15 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama