KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- Esas no
- 2017/370 Esas
- Karar no
- 2018/472
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/04/2017
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesi imzalandığını, kullandırılan kredilerin bir kısmının, hesap kat ihtarına rağmen ödenmemesi nedeni ile alacağının bir kısmı için başlatılan İstanbul ... icra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına davalı tarafça itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bakırköy ...Asliye Ticaret Mahkemesinin... E sayılı dosyasından verilen karar ile iflas erteleme sürecine girdiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine icra takibi yapılamayacağını, diğer yandan davacı banka tarafından kredi hesabının kat edilmesi hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalı borçlu hakkında davaya dayanak yapılan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesine göre ödenmeyen kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Davalı borçlu hakkında başlatılan takip, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi olup; savunmada ileri sürülen iflas erteleme tedbir kararında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipteki muhafaza ve satış dışındaki işlemler tedbir kapsamı dışında tutulduğundan ve bu nedenle başlatılan takipte yasaya ve tedbir kararına aykırılık görülmediğinden, bu yöndeki savunmaya değer verilmemiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin, Ticari Taşıt Kredisi ve Rehin Sözleşmesinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlusuna tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi Ahmet Varol'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 09/02/2018 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda; davacı banka ile davalı borçlu arasında 17/09/2013 tarihli 1.400.000 TL limitli Genel Nakdi Ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davacı bankanın davalı borçludan takip tarihi itibariyle 583.098,66 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden başlamak üzere talep doğrultusunda 162.236 TL asıl alacak tamamen ödeninceye kadar yıllık %32 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinin davalıdan talep edilebileceği bildirilmiştir. Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmeleri kapsamında, davacı banka tarafından davalıya kullandırılan ve ödenmeyen kredilerin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, davalı hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen likit alacak miktarlarından taleple bağlı kalınarak 162.236 TL alacak miktarına yönelik,
davalı borçlunun vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği anlaşılmış; talep ve kabul edilen asıl alacak miktarı 162.236 TL üzerinden alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/370, K. 2018/472, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama