KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2019
- Esas no
- 2017/570 Esas
- Karar no
- 2019/425
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 15/06/2017
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde. Dava konusu olan 28.08.2016 tanzim tarihli, 20.000 TL bedelli bonoda müvekkilinin borçlu davalının ise alacaklı konumunda olduğunu, davalının bonoyu icra takibine konu etmiş olduğunu, İstanbul ... icra Dairesi ...
Esas sayılı halen derdest olan dosya üzerinden şuana dek toplamda 23.129,28 TL tahsil edilmiş ve takip konusu yapılan bononun kurucu unsurlardaki eksiklik ve okur-yazar olmaması sebebiyle yaptığının anlam ve sonuçlarını kavrayamayan müvekkilden baskı ve zorla alınan, yazı farklılığından anlaşılacağı üzere tahrifat yapılan, herhangi bir temel ilişkiye dayanmayan bonoya ilişkin mutlak defiler söz konusu olduğundan kesinleşen icra takibine yönelik bu davaya açmış olduklarını belirterek,
icranın tedbiren dava sonuna kadar durdurulmasını, senetten dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, cebren tahsil olunan -bilahare sunulacak bedel artırım dilekçesi ile arttrılmak kaydıyla şimdilik dava tarihi itibariyle 23.129,28 TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle istirdatına, davalı aleyhine senet bedelinin %20' sinden az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı taraf delil olarak; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ve içinde bulunan senet aslı, senet sureti, toplam ve ödenen bedeli gösterir icra dosyasından alınan kapak hesabı, özel ver resmi kamu kuruluşlarında davacı tarafından yapılan işlemlere yönelik belgeler, davalıya yönelik yapılacak ceza dosyası, tanık, bilirkişi incelemesi, yemin ve her türlü yasal delillere dayanmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davacının imzasını içeren senetten dolayı, davacının davalıya borcu olup olmadığı , varsa miktarı, davacının okur yazar olup olmadığı, okur yazar değil ise imzaladığı senedin geçerli olup olmadığı, davalının kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Dava; Menfi tespit ve istirdat davasıdır.
Tüm dosya kapsamının beraber değerlendirilmesinde; davacının imzayı kendisinin attığı hususu taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacının bildirdiği deliller toplanmış ve gerekli araştırmalar ve yazışmalar yapılmış, neticede davacının okuma-yazma bilmediği ya da baskıyla imza attırıldığı hususu davacı yanca kanıtlanamamıştır. Zaten Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere okur-yazar olmama dayanak senetteki imzayı geçersiz kılmayacağı gibi borçlunun başka belgelerde parmak izi kullanmış olması da bonodaki dayanak imzanın geçersiz olduğuna karine teşkil etmez. Bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı yanca imza inkarında bulunulmadığı, imzanın davacı yanca atıldığı davacının kabulünde ve sabit olmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/570, K. 2019/425, 27 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama