KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Mahkememizin ... Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas no
- 2017/630 Esas
- Karar no
- 2024/660
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 07/07/2017
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/09/2017
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin et ve et ürünleri satışı ve pazarlaması yapmakta olduğunu, davalı şirketin müvekkiline 9.294,98 TL bakiye cari hesap borcu bulunduğunu, borcun ödenmesi için defalarca talepte bulunduklarını ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine icra takibine geçtiklerini ancak davalı tarafından söz konusu takibe haksız ve dayanaksız bir şekilde itiraz edilmiş olduğunu beyanla davalının .... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine mükerrer takibe girişildiğini ve aynı alacak üzerinden başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına ödeme yaptıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Birleşen davada davacı vekili; müvekkilinin davalı ...'dan diğer davalı ...
Et tarafından üretilen 5 yıldız marka işlenmiş kırmızı et ürünü satın almakta olduğunu, davalının satmış olduğu bazı ürün gruplarında eşek eti ve kanatlı eti DNA'ları tespit edildiğini, tahlil sonucunu öğrenmeleri üzerine stoklarında açılmamış halde bulunan ürünleri iade ettiklerini, paketlerinden çıkarılmış ve servise hazır halde bulunan 1.185,00 TL tutarındaki ürünü ise tutanak eşliğinde imha ettiklerini,
müvekkilinin böyle bir olaya adının karışmasının itibarının zedelenmesine neden olduğunu ve müvekkiline karşı her iki şirketin de müştereken ve mütesilsilen sorumlu olduğunu beyanla 1.185,00 TL maddi zararın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalılar vekili ise; müvekkili ... Et'in adresinin Pendik/İstanbul olduğunu, diğer müvekkilinin adresinin Döşemealtı/Antalya olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen maddi vakıaları kanıtlayacak hiçbir ek belgenin bulunmadığını, ileri sürülen iddiaların müvekkili ... ile ilgili olmadığını, bu müvekkili yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ve müvekkili firmalara ait ürünlere ilişkin iddiaların tamamen soyut nitelikte olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Asıl dava; cari hesap ilişkisine dayalı olarak başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise satış sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl davada; yapılan açık yargılama sırasında 01/12/2021 tarihli duruşma günü ve saatinden tarafların haberdar olmalarına karşın, davacı tarafça duruşmaya gelinmediği gibi mazeret de bildirilmemesi ve davalı vekilince sunulan mazeret dilekçesi ile asıl davanın takip edilmediğinin bildirilmesi üzerine mahkememizce HMK 150. maddesi gereğince taraflardan biri tarafından dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 ay içinde taraflarca davanın yenilenmediği anlaşıldığından HMK'nın 150/5. maddesi gereğince asıl davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden; birleşen davacı ile davalılardan ... arasında satış sözleşmesi kurulduğu, birleşen davalının sattığı ürünlerin üreticisinin ise diğer davalı müflis şirket olduğu sabittir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; satış sözleşmesi taraflara nispi hak sağlayan bir sözleşme olması hasebiyle sözleşmenin tarafı olmayan kişilere karşı talepte bulunma hakkı bahşetmemektedir. Davalı müflis şirket de davacı ile akdi ilişki kurmadığından ve salt satılanın üreticisi olması veya üretici ile satıcı şirketlerin yöneticilerinin aynı olması nispiliğe halel getirmeyeceğinden müflis ... Et ... AŞ'ye yönelik açılan maddi ve manevi tazminat davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalı yönünden durum değerlendirildiğinde; davacı alıcı, satılanın ayıplı olduğunu iddia etmiş olup bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacının bu yönde sunduğu laboratuvar sonuçları ile Tarım ve Orman Bakanlığının 16/01/2019 tarihli cevabi yazısının birbirini doğruladığı görülmekle davacının gizli ayıptan ötürü imha masraflarını talep etmekte haklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar zararın miktarını tam olarak tayin etmek mümkün değil ise de 6098 sayılı TBK'nın 114/2 ve 50/2 fıkraları uyarınca davacının talep ettiği maddi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olduğu kanaatine varılarak maddi tazminat istemi kabul edilmiştir.
Bununla beraber; sözleşmeden kaynaklı borçlarda temerrüt için ihtar gerektiğinden ve dava açılmasından önce temerrütün gerçekleştiğine dair delil ibraz edilmediğinden faize birleşen dava tarihinden itibaren hükmedilmiş, yine tarafların tacir olması nedeniyle avans faiz talebi mümkün ise de taleple bağlılık ilkesi gereğince avans faiz oranından daha düşük olan reeskont faize hükmedilmiştir.
Son olarak; her ne kadar manevi tazminat isteminde de bulunulmuş ise de davacının kişilik haklarına yönelik bir saldırı mevcut olmadığından manevi tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/630, K. 2024/660, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama