KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
- Esas no
- 2018/924 Esas
- Karar no
- 2019/740
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/10/2018
Karar Metni
1.397 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan İstanbul ...icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, müvekkillerinin davacı bankaya borcu bulunmadığını, müvekkillerine hesap kat ihtarının tebliğ edilmediğini, müvekkili gerçek kişiler yönünden geçerli bir kefalet sözleşmesi bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalı borçlular hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesine göre ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı borçluların, takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmediği, bu nedenle icra dairesinin yetkili hale geldiği anlaşılmıştır. İtirazın iptali davaları takip dosyalarının devamı niteliğinde olması nedeniyle icra dairesinin yetkisine itiraz etmeyen davalı tarafın mahkememizin yetkisine itirazının reddi gerekmiştir. Diğer yandan taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 31.1.maddesinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşıldığından, davalı tarafın yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 10/06/2019 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda özetle; davacı banka ile davalı kredi borçlusu ...
Şti. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden davalı şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları ve sözleşme uyarınca davalı gerçek kişilerin kefalet limitinin 1.500.000 TL olduğu, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu;
davacı bankanın, kredi asıl borçlusu davalı ...Şti.'nden temerrüt tarihi itibariyle, iskonto kredisinden dolayı 401.822.33 TL asıl alacak, 11.008,83 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabından dolayı 30.456.72 TL asıl alacak, 504.66 TL işlemiş faiz ile 575,67 TL BSMV ve 1.233.53 TL masraf olmak üzere toplam 445.601,74 TL nakdi; kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 18 adet çek yaprağı yönünden (1.600 x 18=) 28.800 TL gayrinakdi;
Davalı kefiller yönünden; asıl alacak kat tarihi itibariyle bulunan anaparaya temerrüt tarihine kadar işlemiş faiz ilave edilerek anapara ve faiz toplamı asıl alacağı oluşturduğu, takip tarihi itibariyle temerrüde düşen davalı gerçek kişi kefillerden tahsilde tekerrür olmamak üzere davacı bankanın, iskonto kredisinden dolayı 401.822.33 TL asıl alacak, temerrüt/takip tarihine kadar akti faiz oranından yapılan hesaplama neticesinde 6.903.98 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabından dolayı 30.456.72 TL asıl alacak,
temerrüt/takip tarihine kadar akti faiz oranından yapılan hesaplama neticesinde 504.66 TL işlemiş faiz ile 26.66 TL BSMV ve 1.233.53 TL masraf olmak üzere toplam 441.292,88 TL nakdi; kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 18 adet çek yaprağı yönünden (1.600 x 18=) 28.800 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu, takip tarihinden borç ödeninceye kadar 401.822,33 TL asıl alacağa %48,48 oranında, 30.456,72 TL asıl alacağa %30,24 oranında temerrüt faizi istenebileceği bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı ...Şti.'ne kullandırılan ve ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişiler hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın, kredi asıl borçlusu davalı ...
Şti.'den takip tarihi itibariyle iskonto kredisinden kaynaklı 401.822.33 TL asıl alacak, 11.008,83 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabından kaynaklı 30.456.72 TL asıl alacak, 504.66 TL işlemiş faiz ile 575,67 TL BSMV ve 1.233.53 TL masraf olmak üzere toplam 445.601,74 TL nakdi;
asıl alacak kat tarihi itibariyle bulunan anaparaya temerrüt tarihine kadar işlemiş faiz ilave edilerek anapara ve faiz toplamı asıl alacağı oluşturduğu ancak takip ile temerrüde düşen davalı gerçek kişilerden takip tarihi itibariyle iskonto kredisinden kaynaklı 401.822.33 TL asıl alacak, akdi faiz oranı üzerinden temerrüt/takip tarihine kadar 6.903.98 TL işlemiş faiz, kredili mevduat hesabından kaynaklı 30.456.72 TL asıl alacak, akdi faiz oranı üzerinden temerrüt/takip tarihine kadar 504.66 TL işlemiş faiz ile 26.66 TL BSMV ve 1.233.53 TL masraf olmak üzere toplam 441.292,88 TL nakdi;
kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 18 adet çek yaprağı yönünden tüm davalılardan (1.600 x 18=) 28.800 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini 1.500.000 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişilerin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği, benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen kredi asıl borçlusu davalı şirket yönünden tümden, diğer davalı gerçek kişiler yönünden 441.292,88 TL nakdi ve 28.800 TL gayrinakdi likit alacak miktarlarına yönelik davalı borçluların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği;
davalı gerçek kişiler yönünden bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen nakdi alacak üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/924, K. 2019/740, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama