KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/505 Esas
- Karar no
- 2024/872
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 04/08/2023
- Karşı dava tarihi
- 15/09/2023
Karar Metni
972 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında sözleşme imzalanarak bayilik ilişkisi kurulduğunu, davalı şirket tarafından sözleşmede taahhüt edilen miktarda ürün alımı yapılmadığını, eksik ürün alımından kaynaklı olarak davalının kâr mahrumiyeti ödeme yükümlülüğü bulunduğunu beyanla 1.000,00 USD'nin davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 30.000,00 USD'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi 26.04.2023 tarihinde sona erdikten 1 ay sonra 25.05.2023 tarihinde müvekkili şirkete ihtarname keşide edilerek eksik ürün alım taahhüdünün yerine getirilmesinin talep edildiğini,
bayilik sözleşmesi kendiliğinden sona erdikten sonra geçmiş 5 yıla ait "yıllık" alım taahhüdünün toplu şekilde yerine getirilmesine dair talebin taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine ve hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş ve müvekkili şirketin Halk Bankasındaki DBS hesabından çekilen 54.352,70 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitiyle 54.352,70 TL'nin davacı-karşı davalı şirketten tahsiliyle müvekkiline ödenmesine ve müvekkili lehine 1.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; bayilik sözleşmesinden kaynaklı cezai şart istemine; karşı dava ise bayilik sözleşmesinden doğan istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl davada; taraflar arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, davalının her yıl 550 ton ürün almayı taahhüt ettiği ve sözleşmenin 5 yıl boyunca yürürlükte kaldığı sabittir.
Çekişme; davacının çekince koymaksızın ürün teslim etmeye devam etmesi nedeniyle cezai şart talep edip edemeyeceği, cezai şartın USD cinsinden kararlaştırılmasının mümkün olup olmadığı, mücbir sebep koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarındadır.
Davalı tarafından imzalanan Ürün Alım Taahhütnamesinde davacının cezai şartı akdin hitamında da talep edebileceği açıkça kararlaştırıldığından davalının çekince koyulmaksızın akdi ilişkinin sürdürülmesi nedeniyle cezai şart talep edilemeyeceğine yönelik savunması yerinde görülmemiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/4521 E. - 2021/7202 K. sayılı kararı).
Pandemi, Rusya-Ukrayna Savaşı ve 6 Şubat depreminin mücbir sebep sayılması itirazı yönünden; pandeminin 2020 yılında, savaşın 2022 yılında, depremin ise 2023 yılında gerçekleştiği, 2023 yılında satış miktarında düşüş söz konusu ise de bunun sözleşmenin 26/04/2023 tarihinde sona ermesinden kaynaklandığı, yaklaşık 4 ay olan bu dönemde yapılan 78,23 tonluk satışın diğer yıllar ortalamasında olduğu, ileri sürülen mücbir sebep hallerinden hiçbirinin mevcut olmadığı 2019 yılında da taahhüt edilenin yarısı civarında ürün satılabildiği göz önüne alındığında bu savunma da yerinde görülmemiştir.
Cezai şartın USD cinsinden kararlaştırılamayacağı itirazı yönünden; uyuşmazlığın Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğin 8. maddesinin 16. fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının tek pay sahibinin Hollanda uyruklu bir şirket olduğu, söz konusu düzenlemedeki "hizmet sözleşmesi" ibaresinin eldeki uyuşmazlığı da kapsadığı (..., hususları birlikte değerlendirildiğinde bu savunma da yerinde görülmemiştir.
Uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Sunulan defter ve kayıtları detaylı biçimde inceleyen, davalının sözleşme süresince 2750 ton ürün alması gerekirken 1548,55 ton eksik ürün aldığını tespit eden, ayrıntılı ve denetime elverişli 21/10/2024 tarihli bilirkişi raporu genel olarak benimsenmiştir. Her ne kadar davacının yaptığı 54.352,70 TL tutarlı tahsilatın 15/05/2023 günlü kurdan (1 USD=19,7035 TL) çevrilmesi gerekirken 12/05/2023 tarihli kurun esas alınması hatalı ise de bu husus resen (54.352,70/19,7035=2.758,53 USD) dikkate alınmıştır.
Davacının eksik ürün alımından kaynaklı olarak talep edebileceği cezai şartın 154.855,10 USD (1548,55 ton * 100,00 USD) olduğu ancak bu miktarın davalının ekonomik yönden mahvına sebep olacak nitelikte olduğunun .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasına sunulan ek bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu, sözleşmenin ifa oranı, yürürlükte kaldığı süre ve davalının ekonomik durumu göz önüne alındığında %50 oranında tenkis yapılmasının hakkaniyete uygun olacağı, böylece 154.855,10 USD'nin yarısına tekabül eden 77.427,55 USD rakamına ulaşılacağı, bundan da daha önce tahsil edilen 2.758,53 USD'nin tenzili neticesinde davacının toplam 74.669,02 USD alacaklı olduğu anlaşılmış ve taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde asıl davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Karşı davada talep edilen kesintinin talebi yönünden; asıl davada açıklandığı üzere asıl davacının karşı davacıdan 74.669,02 USD alacaklı olduğu, yapılan tahsilatın da borcun altında kaldığı, bu nedenle karşı davacının tahsilatın iadesi isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Manevi tazminat istemi yönünden; DBS hesabından yapılan tahsilatın dava dışı ... AŞ tarafından yapıldığı, bu nedenle asıl davacının kişilik haklarını zedeleyici eyleminin bulunduğundan söz edilemeyeceği anlaşılmakla bu istemin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/505, K. 2024/872, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama