KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/652 Esas
- Karar no
- 2024/343
- Dava
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/12/2022
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu ... davalıların Vakfın ve Vakfın bağlı olduğu ortaklıklarında çeşitli tarihlerde yönetici ve sorumlu olarak görev yaptıklarını, davalıların ... ve bağlı oldukları ortaklıklarda görevli oldukları sırada 30.11.1998 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'nin bağlı ortaklığı ... A.Ş. %55'lik hissesinin 3.000,00 YTL'ye, ... A.Ş.'nin bağlı ortaklığı ... Ltd. Şti.'ne satıldığını, ...
A.Ş.'ye %10'luk 1.450,00 YTL nominal değerli hissesinin ... A.Ş.'ye ait ... A.Ş.'nin %9,93'lük nominal 7.450,00 YTL'lik hissesi ile takasının gerçekleştiğini, aynı şekilde ... A.Ş.'nin hisselerinin devrinin 2007'de gerçekleştiğini, bu şekilde ... A.Ş. Ve ... Yayın Ltd. Şti şirketler grubuna ve buradan da kısmen ... Sigorta Ltd. Şti'ne şirket hisselerinin aktarıldığını, davalıların ... ve/veya bağlı ortaklıklarda görevli oldukları esnada dava dışı ... A.Ş.'nin ...
A.Ş.'deki hisseleri ile ilgili olarak gerçekleşen 30.11.1998 tarihli hisse devirlerine bağlı olarak davacı vakfın zarara uğratıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle şimdilik 50.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vakfın davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, davacının dava hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı vakfın davada dava sebebi olarak gösterdiği 30/11/1998 tarihli alış ve satış sözleşmelerinden kaynaklı herhangi bir zararının olmadığına dair ikrarı bulunduğunu dava konusu hisse alış ve satışları ile ilgili olarak müvekkillerinin yöneticisi oldukları ... A.Ş. Genel Kurulu tarafından ibra edildiklerini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hakdüşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı vakfın davayı açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, ...'nun iddia edilen hususlar bakımından en geniş anlamda ibra ettiğini, müvekilinin iddia konusu fiillerin işlendiği 30/11/1998 tarihinde ... Yönetim Kurulu yada bağlı iştirak şirketlerinin yönetim kurulu üyesi olmadığını, hisse alım satımlarından sorumlu tutulamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; davacı vakıf ve bağlı ortaklıklarında yönetici olan davalıların, yönetimde oldukları dönemde yapmış oldukları 30/11/1998 tarihli hisse devir işlemleri nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davaya cevap süresi içinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Taraflar arasında öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, iddia edilen zararlandırıcı eylem ve işlemler nedeni ile davanın TTK.nın 560.maddesi kapsamında zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, açılmış ise ileri sürülen hukuksal nedene (TTK 553.md) bağlı olarak davalıların sorumluluğunu gerektirir bir zararın bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmaktadır.
Davalı tarafça zamanaşımı savunmasında bulunulduğuna göre, öncelikle bu sorunun çözüme kavuşturulması; diğer bir anlatımla iddia edilen eylem ve işlemlere dayalı olarak TTK'nın 553.md kapsamında açılan sorumluluk davasının yasada öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekmekte olup;
Bu konuda olaya uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 560.maddesi; "Sorumlu olanlara karşı tazminat istemek hakkı, davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her hâlde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, bu fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşımı uygulanır." hükmünü içermektedir.
Somut olayda davalılara yüklenen ve yukarıda özetlenen zararlandırıcı eylem ve işlemler;
Davalıların davacı Vakıf ve/veya bağlı ortaklıklar yönetiminde bulundukları 30/11/1998 tarihinde, ... 'ın bağlı ortaklığı ... A.Ş'nin %55'lik payının, bağlı ortaklığı ... Yayın Ltd. Şti'ne satılması; ... A.Ş 'nin %10'luk payının, ... A.Ş'nin %9,93'lük payı ile takasının yapılması olarak özetlenebilir.
Olaya uygulanması gereken TTK'nın 560.maddesinde öngörülen zamanaşımı süreleri; davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki ve her halde zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl olarak düzenlenmiştir. Eylemin cezayı gerektirdiği durumlarda ise, olaya ceza zaman aşımı uygulanacaktır.
Yukarıda özetlendiği şekliyle davalılara yüklenen eylem ve işlemler 30/11/1998 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda ilgililer hakkındaki sorumluluk davasının bu tarihten itibaren, davalılar hakkında aynı eylemlere ilişkin olarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına kamu davası açılmış olunması göz önüne alınarak, 5237 sayılı TCK 'nın 155. Ve 66. Maddeleri gereğince 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi içerisinde açılması gerekir.
Somut olay bakımından eldeki davanın, 30/11/998 tarihinden itibaren 15 yıllık ceza zamanaşımı süresi geçtikten sonra 05/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşıldığından, TTK 560.md gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/652, K. 2024/343, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama