KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2026
- Esas no
- 2024/490 Esas
- Karar no
- 2026/173
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/08/2024
Karar Metni
576 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı şirket yetkilisi olan diğer davalıya plastik ham madde (granül) almak üzere 10/10/2023 tarihinde toplam 1.035.000,00 TL bedelli çekler verildiğini, davalıların anlaşma gereği istenilen ham maddeleri teslim etmediğini ve tahsil edilen çeklerin karşılığı ödemeleri müvekkili şirkete iade etmediğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalıların icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğini beyanla davalıların itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili ise; davanın yetkisiz mahkemede ikame edilmiş olduğunu, davaya konu hukuki ilişkinin tarafı olmadığından müvekkili ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddinin gerektiğini ve müvekkilinin davaya konu edilen bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; satış sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davaları takip talebine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan eldeki davada takip talebinde borcun sebebi olarak gösterilen 10 adet çekten dolayı davacının alacaklı olup olmadığı ile sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Davacı, çeklerin ham madde alımına yönelik avans olarak verildiğini ancak malların teslim edilmediğini bu nedenle çeklerden dolayı alacaklı olduğunu iddia etmektedir.
Uyuşmazlık; taşınır satışına ilişkin sözleşmeden kaynaklanmaktadır.
6098 sayılı yasanın 207/2. fıkrasında "Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmü düzenlenmiştir.
Bir ödeme aracı olan çekin kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerekir. Hem çekin ödeme aracı olması hem de TBK'nın 207/2 fıkrasındaki yasal karine göz önüne alındığında, eldeki davada ispat yükü yasal karinenin aksini iddia eden davacı üzerindedir. Bu itibarla davacı dava konusu çekler karşılığında kendisine mal teslim edilmediğini ispat yükü altındadır.
Uyuşmazlığın niteliği ve miktarı itibarıyla bu hususun yazılı delil ile kanıtlanması gerekmektedir. Ne var ki bu yönde bir belge sunulmadığı gibi Çek Teslim Bordrosunda da bu meyanda bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca işbu davanın takip konusu çeklerden ötürü mal teslim edilip edilmediğine ilişkin olması sebebiyle ticari defterlerdeki alacak kayıtları malın teslim edilmediğine kanıt için elverişli ve yeterli değildir.
(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/59 E-2023/3417 K sayılı kararı ile 2021/7369 E-2023/1678 K sayılı kararı). Hal böyle olunca davacı kesin delil olan yemine dayanmış, davalı taraf da eda ettiği yeminde malların teslim edildiğini beyan ettiğinden kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/2343-7282 E.K. sayılı ilamı ile 2022/2770 E-2023/6528 K sayılı ilamı).
Son olarak davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına ilişkin delil bulunmadığından davalının könütiyet tazminatı istemi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/490, K. 2026/173, 25 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama