KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
- Esas no
- 2025/139 Esas
- Karar no
- 2025/376
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/02/2025
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ...ile ilgili çeşitli ürünleri web sitesi üzerinden satmakta olduğunu, bu işin yürütülmesi ile ilgili olarak davacının davalı ile anlaştığını, taraflar arasındaki anlaşma gereğince davalı şirket, davacının web sitesi üzerinden yaptığı satışları takip etmekte, satışlardan elde edilen gelirleri tahsil etmekte ve kendi hizmet bedelini kestikten sonra parayı davacıya göndermekte olduğunu, ödemenin yapılmaması üzerine, ....
İcra Dairesi'nin 2024/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılıldığını, davalı borçlunun takibe borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle itirazın iptali ile alacak likit olduğundan takibe haksız olarak itiraz eden davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı taraf cevap dilekçesinde; söz konusu borçla ilgili daha önce davacı tarafa gerekli bilgilendirmeler yapılmış olup, borcun gerçekte var olup olmadığına dair taralarınca yapılan açıklamalarda, bu tespitin yalnızca uzman kişilerce yapılabileceği ifade edildiğini, şirketlerinin mevcut borcu ödeme hususunda taahhüt verdiğini belirtmekle birlikte, şu anda ekonomik durumları gereği borcu derhal ödeyecek durumda olmadıklarını ancak söz konusu borcun ödenebilmesi için belirli bir vade ile ödeme yapılmasının mümkün olabileceği, bu ödeme planının taraflarca belirlenmesi gerektiğini,
açıklanan nedenlerle davacı tarafın 220.000 TL tutarındaki borcunu kabul ettiklerini, bu borcun ödenmesi için uygun bir ödeme planının belirlenmesi ve taksitle ödeme yapılması hususunda mahkemenizden karar verilmesini, davacı tarafa herhangi bir tazminat, yargılama giderleri veya avukatlık masraflarının taraflarına yüklenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın konusu, davacının satışlarına aracılık eden davalının tahsil ettiği bedelleri davacıya aktarmaması nedeniyle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı şirketin mahkememize sunmuş olduğu dilekçe ile davayı kabul ettiğini ve böyle bir borçlarının bulunduğunu bildirdiği anlaşılmıştır.
HMK 308. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan kabul davayı sona erdiren taraf işlemlerindendir. Kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Huzurdaki dava; itirazın iptali davası olup, davalının mahkememize sunmuş olduğu 11/03/2025 tarihli cevap dilekçesindeki beyanı, 6100 sayılı HMK’nun 308. maddesinde düzenlenen kabul beyanı niteliğindedir.
Davayı kabul; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308. maddesinde düzenlenmektedir. HMK.’nun 308. maddesine göre; kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Davalının davaya son veren taraf işlemlerinden biri olan kabul beyanında bulunması halinde, bu durum karşı tarafın (davacının) ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kabul, ancak tarafların serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir ve kesin hüküm gibi sonuçlar doğurur.
Kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Eğer davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş ise bu durumda yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmez. Ancak davalı, ilk duruşmadan sonra (somut olayda olduğu gibi deliller toplandıktan ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra) davayı kabul ederse, bu durumda davacı yanın açıkça bunun aksine bir beyanı ve/veya talebi olmadıkça davalı aleyhine aynen davayı kaybetmiş olmasındaki gibi aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu nedenlerde de göz önüne alınarak, davacı vekilinin karar duruşmasındaki beyanında, davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğu bildirmiştir.
Davacı vekilinin karar duruşmasındaki beyanı ve davalının kabul beyanı da göz önüne alınarak, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği de dikkate alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davalı cevap dilekçesinde davayı kabul ettiğinden AAÜT' ye göre vekalet ücretinin yarısına hükmedilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/139, K. 2025/376, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama