KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Esas no
- 2026/15 Esas
- Karar no
- 2026/200
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/11/2022
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili; müvekkillerinden ... ... Ltd. Şti. İle diğer müvekkili keşideci ... ... Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olduğunu, keşideci şirket tarafından lehtar ...'ya davaya konu çekin kargo aracılığıyla gönderildiğini ancak çekin kargoda kaybolduğunu, müvekkillerinin çek üzerinde adı geçen kişilerle hiçbir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, ayrıca ... adına atılan imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını beyanla davaya konu çekten dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine ve çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacılardan ...'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkilinin davacılardan ... ile doğrudan ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenle imzanın aidiyeti ile ilgili kendisine kusur izafe edilemeyeceğini ve keşidecinin lehtar imzasının sahteliğine dayanamayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizin 13/03/2024 tarih ve ... sayılı davanın reddine dair kararı, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin 2024/913 E-2025/1672 K sayılı kararı ile "...Kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir.
Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkili olup, iyi niyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir.
İspat konusunda ise; niteliği gereği bile bile borçlu zararına hareketin varlığının senetle ispatı aranmaz, borçlu, hamil olan davalılara karşı kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, kambiyo senedinin bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu tanık dâhil her türlü delille ispat edebilir.
Bu kapsamda kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş olması da gerekir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesinin çekin istirdadına karar verilebilmesi için, hamilin iktisap anında davacılarnın bile bile zararına yönelik hareket etmesi veya en azından ağır kusurlu olması gerektiği hususunun, davacılar tarafından yazılı delil ile kanıtlanmasının zaruri olduğu yönündeki değerlendirmesi hatalı görülmüştür.
Davacılar vekili 09/05/2023 tarihli dilekçesinde, "Hukuk davalarının yanı sıra davalı hakkında başlatılan bir çok savcılık şikayeti de bulunmaktadır. Tarafımızca da İstanbul Cumhuriyet Baş Savcılığı 2022/... Esas sayılı dosyası ile savcılık şikayetinde bulunulmuş olup iş bu şikayet derdest haldedir." şeklinde beyanda bulunmuş, ancak ilk derece mahkemesince soruşturma dosyası istenerek, soruşturmanın akıbeti araştırılmamış, davacılar vekilinin dava dilekçesindeki belirtip toplanmayan delilleri hakkında olumlu veya olumsuz bir bir karar verilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekili tarafından mahkemeye bildirilen soruşturma dosyası incelenerek, somut olayın özelliğine göre davacı tarafın delilleri değerlendirilerek, sonucuna göre davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı hususunda bir karar verilmesi gerektiği halde, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle kaldırılmış olup, bu doğrultuda devam olunan yargılamada;
Dava; çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve çekin istirdadı istemine ilişkindir.
... ... Ltd. Şti. tarafından açılan menfi tespit davası yönünden; eldeki menfi tespit davasındaki talep ile mahkememizin 2022/... Esas sayılı dosyasındaki talebin aynı olduğu ve derdestlik hususunun mahkemece her zaman dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu dikkate alınarak, menfi tespit isteminin derdestlik dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
... ... Ltd. Şti'nin çek istirdadı davası yönünden; çekin istirdadını talep etme hakkı, çek elinden rızası dışında çıkan hamile aittir. Davacı keşideci olup, çeki de rızası ile diğer davacıya gönderdiğini beyan ettiğinden çek istirdadı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
... ... Ltd. Şti'nin menfi tespit davası yönünden; her ne kadar davacı keşideci, çekteki imzasını inkar etmemiş ise de davalının, ... Şehit ... Polis Merkezi Amirliği'nde 25/11/2024 tarihindeki ifadesinde, söz konusu çekle ve davanın tarafı olan şirketlerle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği göz önüne alınarak, ikrar mahiyetindeki bu beyanı çerçevesinde bu talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
... ... Ltd. Şti. tarafından açılan çek istirdadı davası yönünden; davalının ... Şehit ... Polis Merkezi Amirliği'nde 25/11/2024 tarihindeki ifadesinde, söz konusu çekle ve davanın tarafı olan şirketlerle herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını beyan ettiği göz önüne alınarak, ikrar mahiyetindeki bu beyanı çerçevesinde bu talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Son olarak; davacılardan ... ... Ltd. Şti.'nin menfi tespit istemi esastan çözümlenmediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/15, K. 2026/200, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama