KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/649
- Karar No
- 2019/386
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/648 Esas
- Karar no
- 2019/371
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/07/2018
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı yana tavuk sattığını, bu sebeple aralarında oluşan cari hesap bakiyesinin davalı tarafca ödenmediğini, alacağa ilişkin irsaliyeli fatura düzenlendiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine İstanbul ...İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz edip durdurduğunu, müvekkilinin alacağının tahsili amacı ile huzurdaki davanın açılarak yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı yanın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre 'Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 20.009,17 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya mahkemece reesen belirlenen mali müşavir bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişi raporunda "Son karar sayın mahkemeye ait olmak üzere a- İncelenen davacı şirkete ait 2017-2018 yılı ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinden 2017 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin süresinde yaptırıldığı 2018 yılı yevmiye defteri kapanış tasdik süresinin gelmediği, bundan dolayı Davacı şirketin ticari defterlerinin T.T.K.
Hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş olduğu, yukarıda belirtilen yevmiye defteri yıl sonunda yapılması gereken kapanış tasdiklerinin süresinde yaptırılması nedeniyle davacının ticari defter ve kayıtlarının takdiri Sayın Mahkememize ait olmak üzere davacının kendi lehine delil olma özelliğinin bulunduğu b- Davalı taraf 23.01.2019 tarihli bilirkişi yemin ve teslim tutanağında da görüldüğü üzere incelemeye katılmamış davaya konu ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeleri incelemeye sunmamıştır.
Davalı tarafın davaya konu ticari defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler incelenememiştir.Bu konuda Son karar Sayın Mahkemenindir, c- ) Davacının icra takibinde 2.138,65 TL ticari avans faizi talep etmesine rağmen davacı tarafından davalı takip tarihinden evvel temerrüde düşürüldüğüne ve taraflar arasında faize dair dava ve icra dosyasında belge vc beyan olmadığından takip tarihine kadar faiz hesabı yapılmadığı,
Davalının Sayın Mahkemeye sunduğu 03.01.2019 tarihli dilekçe ekindeki davacı tarafından düzenlenen 11 adet tahsilat makbuzunun davacının ticari defterlerinin incelemesi sırasında bu tahsilatları ticari defterlerine kaydettiğinin görüldüğü d- 24.04.2018 icra takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 20.009,14 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların, faiz, inkâr tazminatı yargılama gideri, mahkeme masrafları ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin! takdiri içinde kaldığı," şeklinde rapor sunmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine İstanbul ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının cevap dilekçesi de sunmadığı, davalının mahkememize ödeme iddiasına ilişkin olarak sunduğu 03.01.2019 tarihli dilekçe ekindeki davacı tarafından düzenlenen 11 adet tahsilat makbuzunun davacının ticari defterlerinin incelemesi sırasında bu tahsilatları ticari defterlerine kaydettiğinin görüldüğü,
yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Davacı taraf son celsedeki beyanında sadece asıl alacağa yönelik itirazın iptalini istediklerini açıkça belirttiğinden asıl alcağa yinelik itirazın iptaline karar verilmiştir.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görüldüğünden ve talep olduğundan alacağın likit olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · ¸
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/649, K. 2019/386, 25 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama