KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/104 Esas
- Karar no
- 2024/987
- Dava
- Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/02/2022
Karar Metni
3.833 kelime·19 dk okuma·7 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının 29.12.2014 tarihinden bu yana Ukrayna, Rusya'ya ihracat yapan gerçek ve tüzel şahıslara EAC Kalite Belgesi ve UKR-Sepro Kalite Belgeleri için sertifikasyon hizmeti verdiğini, davalıların davacının müşterilerine mesajlar, mailler göndererek, sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında gerçeğe aykırı paylaşımlar yaparak Ukrayna ve Rusya için EAC Kalite Belgesi ve UKR - Sepro Kalite Belgelerinin alınmasıyla ilgili davacının müşterilerini...
Ofisi adlı şirketin yetkilileri ... ve ...'e yönlendirdiğini, davacının bu durumdan müşterisi ... İnş. San. Dış. Tic. Ltd. Şti.
Yetkili ... aracılığıyla haberdar olduğunu, yapılan araştırmalar neticesinde durumun gerçekliği ortaya çıktığını, araştırmalarında ... ve ...'in TC kimlik numaralarına ulaşılamadığını, öncelikle bu kişilerin adına düzenlenmiş kartvizitlerdeki ... numara sahiplerinin kimlik bilgilerinin telefon operatörlerinden celbini ve davalı sıfatıyla dosyaya kaydının yapılması gerektiğini, davacı tarafından yapılan araştırmada...
Ofisi adı altında ... ve ...'in ayarlattığı müşterilerden tahsil ettiği ücreti ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne faturalattığının tespit edildiğini, ayrıca ...@... adlı mail adresinden davacının müşterilerine; "...%20 daha indirimli hizmet verileceği, davacıdan alınmış sertifikaların Kırgızistan onaylı olduğu için geçersiz olduğu, geçerliliklerinin...
Ofisine kontrol ettirilmesi..." ifadelerini içeren mailler gönderildiği, ayrıca bu konuda broşürler dağıtıldığı, ...'ın internet sitesine ve sosyal medya hesaplarına bu yönde açıklamalar konulduğunun tespit edildiğini, Davacının müşterilerinin ve ihracatla uğraşan tacirlerin ... aracılığıyla...
Ofisi adlı tek bir şirkete yönlendirilmesi adı geçen şirkete haksız şekilde avantaj sağladığını, dosyadaki fatura, dekont, mail vb delillerden anlaşıldığı üzere davalıların birlikte hareket ettiklerini, haksız rekabete yol açan bu durumun tespiti, durdurulması,
meni, mail, mesaj, ilan vb yayınların düzeltilmesi ve kaldırılması gerektiğini, davalıların, haksız rekabete yol açacak şekilde birlikte hareket ederek davacıya hem maddi hem manevi zarar verdiklerini, öncelikle bilirkişi tarafından yapılacak inceleme neticesinde davacıyla çalışmaktayken davalıların ayartması sonucu davacıyla çalışmayı terk eden kişilerin tespit edilmesi ve davacının maddi zararının tespit edilmesi gerektiğini, bu vesileyle davalılar aleyhine 20.000,00 TL manevi ve fazlaya dair hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 50.000,00 TL maddi tazminat talepleri bulunduğunu,
yukarıda açıkladıkları ve Sayın Mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle; öncelikle ...numara sahiplerinin kimlik bilgilerinin operatörlerinden celbini ve davalı sıfatıyla kaydının yapılmasına, yapılacak yargılama neticesinde haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve menine, masrafların davalılarca karşılanmasıyla ilamın ulusal yayın yapan bir gazetede yayınlanmasına, davalılar aleyhine 20.000,00 TL manevi ve fazlaya dair hakları saklı olmak kaydıyla şimdilik kısmi olarak 50.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil, yurt dışına ihracat yapan firmalara sertifikalandırma alanında faaliyet gösterdiği ve stratejik, mali, pazarlama, üretim, iş süreçleri, proje vb. yönetim hizmetleri ile ticari marka ve imtiyaz konularında danışmanlık hizmeti verdiği, davacı taraf, müvekkil ile 'rakip' konumda olmalarından kaynaklı kendisince yarattığı 'husumet' nedeni ve 'tekel olma' gayesi ile işbu haksız ve mesnetsiz dava ikame ettiği, öncelikle, davacının iddiaları gerçeği yansıtmadığı,
iddia edildiği üzere davacının müşterilerine gerçeğe aykırı yahut davacıdan alınan sertifikalara yönelik mesaj veya mail gönderimi yapılmadığı gibi herhangi bir sitede yahut sosyal medya hesabında davacı aleyhine veya gerçeğe aykırı paylaşım yapılmadığı, dava dilekçesi eki olarak UYAP'a kaydedilen mail ve mesajlar incelendiğinde dahi bu iddianın dayanağı olmadığı açıkça görüldüğü, zira gerçeğe aykırı yahut davacıdan alınan sertifikalara yönelik hiçbir ibare olmadığı, iddiaya dayanak olarak sunulan mail dahi uyuşmazlık konusu iddialar yahut ...
Sanayici ve İşinsanları Derneği ile değil, ... ile ilgisini, önemle belirtmek gerekir ki davacı tarafın ... ile ... üyesi firmalara %10 oranında iskontonun yanı sıra bedelsiz olarak danışma ve bilgi alma hakkı sağlanacağı yönünde İş Birliği Protokolü imzaladığı ve dernek üyelerine bilgilendirme mesajı gönderildiği öğrenildiği, kaldı ki önemle belirtmemiz gereken bir konu ise şudur; davacı tarafın web sitesindeki referanslar sekmesi incelendiğinde ... (...
Sanayici ve İşinsanları Derneği), ... (...), ... (...), ... (...), ... (...), ... (...) ve ... (...) dahil pek çok sivil toplum kuruluşu, dernek ve kurumun yer aldığı görüldüğü, adresindeki bu referans bilgileri incelendiğinde gerçekte müvekkil tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil eden durum mevcut olmadığı davacı taraf diğer davalıların tahsil ettikleri ücreti müvekkile faturalattığı yönünde, davaya dair hiçbir anlam yahut hukuki geçerliliği olmayan bir beyanda bulunduğu, zira yukarıda da belirtildiği üzere müvekkil, sertifikalandırma alanında faaliyet göstermekte ve diğer davalı ...'ten ihracat belge danışmanlığı aldığı,
davalılardan ... ise müvekkil şirket çalışanı olduğu, müvekkilin kendi sektöründe, çalıştırdığı ve danışmanlık aldığı kişiler vasıtasıyla gerçekleştirdiği faaliyetleri neticesinde sair usullere uygun olarak düzenlediği faturanın ne surette davayla bağlantısı olduğu anlaşılamadığı,
kaldı ki bu hususta önemle belirtmek gerekir ki davacı taraf, müvekkil şirkete ait banka bilgileri, dekont, vergi levhası, fatura ve fiyat teklifi dahil olmak üzere pek çok kişisel veri ve ticari sır içeren belgeleri yetkisi yahut muhatap konumu olmamasına karşın hukuka aykırı olarak elde etmiş ve paylaştığı, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ile re'sen dikkate alınarak gerekçelerle;
öncelikli olarak arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeksizin ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edilen davanın usulden reddine, davacı tarafından müvekkiller aleyhine ikame edilen haksız davanın reddine, müvekkiller yönünden tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı ...’in dernek statüsünde olduğunu, başta tekstil, hazır giyim, konfeksiyon, ev tekstili, deri, ayakkabı ve diğer sektör ile hizmet alanlarında Türkiye, Rusya Federasyonu ve Doğu Bloğu ülkeleri başta olmak üzere tüm ülkelere mal ve hizmet imalat ve tedarikinde, pazarlama ve satışında faaliyet gösteren Sanayici, İşadamı ve Esnafı bir çatı altında toplayarak aralarındaki yardımlaşma, dayanışma ve işbirliğini geliştirmek, güvenli çalışma ve teknoloji, sermaye fikir alış-verişi ve koordinasyonunu sağlayarak daha ileri bir düzeye ulaşmasına yardımcı olmak ve tüzüğünde belirtilen diğer amaçları gerçekleştirmek için kurulmuş olduğunu,
bu minvalde faaliyetine devam ettiğini, haksız rekabetin, rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar olarak nitelendirilmekte olduğunu, teşebbüslerin değişik yollarla kamuoyuna kendi faaliyetleri ya da rakiplerinin faaliyetleri hakkında aldatıcı bilgi sunmaları, rakiplerini iyi niyet kurallarına aykırı şekilde kötüleyerek onlarla rekabet etmeye çalışmaları, rakiplerinin marka ya da ürünlerini taklit etme, rakiplerin ad ya da unvanlarını kullanma gibi yollara başvurmaları, haksız rekabet olarak değerlendirildiğini ve yasaklandığını,
haksız rekabet sebebiyle tazminat davası açılabilmesi için hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusurlu olması, bir zarar veya zarar tehlikesinin varlığı ve hukuka aykırı bir illiyet bağının olması gerektiğini, davaya konu olayda davacının dernek açısından haksız rekabet durumunun söz konusu olmadığını, bunun sonucu olarak da tazminat taleplerinin yersiz olduğunu, zira dava dosyasında davacı şirketin iddialarını destekler mahiyette deliller mevcut olmadığından tüm taleplerinin hukuki temelden yoksun olduğunu, davacı şirketin,
davalı ...’ın kendine üye olan tacirleri sertifika hizmeti konusunda tek bir şirkete yönlendirdiğini iddia ettiğini, bu iddianın doğru olmadığını, zira davalının, diğer davalı şirket ile bu konuda herhangi bir protokol yapmadığını, dosyada davalı ...’dan sadır olup da davacı şirket aleyhine; aldatıcı, doğru olmayan, haksız ve hukuka aykırı herhangi bir yazı ya da materyal mevcut olmadığını, ayrıca, dernek üyelerine sadece davalı ... ... ...
Ltd.Şti. ile iş görmeleri ve/veya davacı ile ticari münasebet kurmamaları yönünde zorlayıcı ve tekel oluşturacak şekilde herhangi bir bilgilendirme ya da tavsiyede bulunulmadığını, bu husus dikkate alındığında davalılardan ... ....
Ltd.Şti.nin dernek üyelerine indirim sağlaması ve bu konuda üyelere bilgilendirilme yapmasının nasıl olur da haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eder anlayamadıklarını, piyasada onlarca belki de yüzlerce sertifikasyon hizmeti sunan şirket olduğunu, davacının mantığı çerçevesinde hareket edilirse sertifikasyon hizmeti sunan tüm şirketlerin ...’a ve davalılara dava açması gerektiğini, davacı şirketin, dava dilekçesi ekinde ... ile ilgili e- mail yazışması sunduğunu, ... ile ...’ın farklı dernekler olduğunu, davacının amacının kafa karışıklığına sebep olmak ve mahkemeyi yanlış yönlendirmek olduğundan kötü niyeti korunamayacağını,
gerçekte haksız rekabet yapan ve haksız kazanç peşinde koşanın davacı şirket olduğunu, davacının anlam veremedikleri bir şekilde kendine rakip gördüğü ya da menfaatine ters düşen firmalarla ...’ı ilişkilendirmekte ve piyasaya yanlış bilgiler vererek özellikle ...’ı mağdur ettiğini, davacının ... piyasasında ... aleyhine bilgi kirliliği yapmakta, haksız olarak savcılığa suç duyurusunda bulunup itibarını zedelemekte, ... dışında ise ...'ın ismini kullanarak sanki işbirliği içindeymiş gibi bir profil çizdiğini, bu konu ile ilgili olarak davacı şirket hakkında yasal yollara başvurma haklarını saklı tuttuklarını,
davacı tarafın arabuluculuk yoluna başvurmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, ...’ın, davacı hakkında aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir davranışı olmadığı gibi kanunda belirtilen herhangi bir yükümlüğü ihlal de etmediğini, davacı tarafın iddialarının soyut ifadeden öteye gidemediğini, davasını ispatlayacak delillerin mevcut olmadığını, davacının dosyaya sunduğu ... ile ilgili e maillerin ... ile bir ilgisi olmadığını, ...’ın hukuka aykırı bir fiili olmadığından buna bağlı olarak kusuru da olmadığını, ayrıca davacının iddia ettiği zararla ... arasında illiyet bağı da mevcut olmadığını,
ispat külfetinim davacıda olup davasını ispatlayamadığını, bu sebeple tazminat dahil tüm taleplerinin reddi gerektiğini, davacının taleplerini kabul etmemek kaydıyla tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davacı şirketin talepleri yersiz olduğundan davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkiller, yurt dışına ihracat yapan firmalara sertifikalandırma alanında faaliyet göstermektedir ve stratejik, mali, pazarlama, üretim, iş süreçleri, proje vb. yönetim hizmetleri ile ticari marka ve imtiyaz konularında danışmanlık hizmeti verdiği, davacı taraf, müvekkiller ile 'rakip' konumda olmalarından kaynaklı kendisince yarattığı 'husumet' nedeni ve 'tekel olma' gayesi ile işbu haksız ve mesnetsiz dava ikame ettiği, iddiaya dayanak olarak sunulan mail dahi uyuşmazlık konusu iddialar yahut ...
Sanayici ve İşinsanları Derneği ile değil, ... ile ilgili olduğu, davacı tarafın ... ile ... üyesi firmalara %10 oranında iskontonun yanı sıra bedelsiz olarak danışma ve bilgi alma hakkı sağlanacağı yönünde İş Birliği Protokolü imzaladığı ve dernek üyelerine bilgilendirme mesajı gönderildiği öğrenildiği, davacı tarafın web sitesindeki referanslar sekmesi incelendiğinde ..., ... (...), ... (...), ... (...), ... (...), ... (...) ve ... (...) dahil pek çok sivil toplum kuruluşu, dernek ve kurumun yer aldığı görüldüğü,
https://.../referanslarimiz.html adresindeki bu referans bilgileri incelendiğinde gerçekte müvekkil tarafından gerçekleştirilen haksız rekabet teşkil eden durum mevcut olmadığı açık olduğu, davacı taraf diğer davalıların tahsil ettikleri ücreti müvekkile faturalattığı yönünde, davaya dair hiçbir anlam yahut hukuki geçerliliği olmayan bir beyanda bulunduğu, zira yukarıda da belirtildiği üzere müvekkil, sertifikalandırma alanında faaliyet göstermekte ve diğer davalı ...'ten ihracat belge danışmanlığı aldığı, davalılardan ... ise müvekkil şirket çalışanı olduğu,
müvekkilin kendi sektöründe, çalıştırdığı ve danışmanlık aldığı kişiler vasıtasıyla gerçekleştirdiği faaliyetleri neticesinde sair usullere uygun olarak düzenlediği faturanın ne surette davayla bağlantısı olduğu anlaşılamadığı, Davacının tazminat taleplerini ise iki ayrı başlık altında, maddi ve manevi tazminat talepleri için ayrı ayrı cevaplamak gerektiği, bu kapsamda Türk Ticaret Kanunu 56/1 (d) ve (e) bentleri ile birtakım şartlar belirtildiği, bu kapsamda maddi tazminat talebinin şartı olarak kusurun varlığı, manevi tazminat talebinin şartı olarak ise Türk Borçlar Kanunu m.58'e atıfla kişilik hakkının zedelenmesinden şartı belirlendiği,
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ile re'sen dikkate alınarak gerekçelerle öncelikli olarak arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeksizin ve zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edilen davanın usulden reddine, davacı tarafından müvekkiller aleyhine ikame edilen haksız davanın reddine, müvekkiller yönünden tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce 25/01/2023 tarihli duruşmada tanıklar dinlenilmiş olup, Tanık ...'ın 25/01/2023 tarihindeki tanıklar beyanlarında aynen;
"Ben tekstil işi ile uğraşıyorum ve ... Ltd. Şti. Ve ... İnşaat Tekstil Ltd. Şti.
İsimlerinde iki tane şirketim var, bir gün Rusya'dan aldığım sipariş kapsamında ihracat yapabilmek için sertifika almak gerektiğini öğrendim, ve internette yaptığım araştırma ile bu hizmeti davacının verdiğini öğrendim ve bu nedenle davacı şirketi aradım, bana Türkiye'de bu işi en iyi biz yapıyoruz dediler, minimum bir ay, maksimum 45 gün içerisinde bu sertifikayı verebileceklerini söylediler, sonra ...'ye gittim ve yine tekstil işiyle uğraşan arkadaşım olan ...'a durumdan bahsedince ...'ın... ile çalıştığını öğrendim kendisinden, ben de bunun üzerine...'nın telefon numarasını aldım ve ... ile görüştüm,
kendisine durumu anlatınca davacının sahte belge yapması nedeniyle ...'ın davacı ile iş yapmayı bırakıp kendileri ile çalıştığını söyledi, ben de ...'ın güvenilirliğine inanarak... ile çalışmaya başladım, belgelerimi gönderdim, bana başta sertifikanın bir ay içerisinde hazır edileceğini söylediler, mallarımın hazır olduğunu söyleyip 3-4 gün içerisinde hazırlanabilir mi diye sorunca fiyat farkı verilerek hazır edileceğini söylediler, bir ay süre verdiklerinde sertifika ücretinin 600,00-USD olduğunu fakat 3-4 gün içerisinde teslim için 1.015,00-USD fiyat çıkardılar, ben de bu teklifi kabul ettim ve ücreti kendilerine gönderdim,
kendileri de bana fatura düzenlediler, faturayı düzenleyen... olarak bildiğim ....Ltd.Şti.idi, söyledikleri gibi 3-4 gün içerisinde sertifika hazırlandı ve Rusya'ya gönderdim, Rusya'daki müşterim ise söz konusu sertifikanın 3-4 gün içerisinde hazırlanmasının mümkün olmadığını, benden numune alınıp alınıp alınmadığını sordular, bana söz konusu sertifikanın Photoshop ile düzenlendiğini söylediler, ayrıca benden numune de almamışlardı, ben de bu durumu ...'e bildirdim, kendisi böyle bir durumun mümkün olmadığını söyleyince gümrük danışmanı hizmeti aldığım gümrükçüm ...
Bey'i aradım, durumu bildirdim, kendisi de bana belgenin sahte olduğu anlaşılırsa Rusya tarafından malına el koyarlar dedi, ben de durumu tekrar ...'e bildirdim, söz konusu yazışmalar telefonumda bulunmaktadır, sonrasında malları kargo ile müşterime göndermek zorunda kaldım, bu durum bana 5-6 kat fazla maliyete mal oldu, ... ise sonrasında sertifika bedelinin KDV hariç kısmını bana iade etti zira benim ödememin üzerinden bir aylık süre geçtiğinden iade faturası kesmem mümkün olmadı, bu sebeple KDV hariç bedeli iade alabildim, bu iade sürecinde ... ile sürekli iletişim halindeydik." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...'nin 25/01/2023 tarihindeki tanık beyanında;
"Ben haricen ihracat sertifikası işi ile meşgulum, aslen muhasebeci olduğumdan bu işler ile ilgili bilgi sahibiyim ve bu kapsamında davalı ...'e yardımcı oluyorum, dava konusu olaya ilişkin olarak tanık ...'ı bizden fiyat olması ve ... Hanım ile iletişim kurması neticesinde tanırım, kendisine sertifika hizmeti verilmiş ve kendisi tarafından sertifikanın aktif olmadığı söylenmiş idi, bunun üzerine biz belgenin aktif olduğuna dair kanıt gösterdik ancak yine de kendisi ödemeyi geri istedi ve biz de ödemeyi iade ettik, sonrasında da ... Bey'in davacı ile anlaşma yaptığını öğrendik, benim ... ile hiçbir iletişimim olmadı, ... Hanım'dan ötürü olaydan bilgim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...'ın 25/01/2023 tarihindeki tanık beyanında;
"Ben tekstil işi ile uğraşıyorum, çalıştığım ve orağı olduğum şirketin adı ....Ltd.Şti.'dir, ...'yi... olarak biliyorum, bizim ürünlerimizi Rusya'da sattığımız için sertifika almamız gerekiyor, bu hizmeti de davalı... olarak bildiğim ...'den alıyorum, ben davacı şirket ile bu kapsamda hiç çalışmadım, hizmet aldığım ...'den bu güne kadar başka şirket hakkında kötüleyici bir söz duymadım, bizim şirketimiz aile şirketi olduğu için davalı şirket ile tanıştık ve uzun zamandır çalışıyoruz, bugüne kadar bize bir yanlışları olmadığı için çalışmaya devam ediyoruz, biz davalı ...'nin sağladığı sertifikalar sayesinde bugüne kadar Rusya'ya ve başka ülkelere ihracat yaptık, ayrıca tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...'ın 25/01/2023 tarihindeki tanık beyanında;
"Ben davalı ...'in ismini birkaç kez duydum, kendisinin '... tarafından yönlendirildim, size evrak çıkartayım.' diye birkaç firmaya gittiğini duydum, sonra bu hanımefendi ile telefonda görüştüm ve kendisine 'Derneğin adını kullanarak iş yapmayın, derneği işinizde kullanmayın, kiminle çalışmak istiyorsanız özgür bir şekilde çalışabilirsiniz.' dedim, bunun üzerine kendisi de 'Bir daha yapmayacağım.' dedi ve bir daha da görüşmedik, sonra da bu dava açılmış, bu mevzunun geçmişi 1-1,5 yıl öncesine dayanmaktadır, ben turizm işi ile uğraşmaktayım,
davacı şirket yetkilisi daha evvel bu ... yönetim kurulu olması nedeniyle dernek üzerinden kendisine maddi menfaat sağladı, maddi menfaatten kastım derneğin adının kullanılarak müşteri çevresi oluşturmasıdır, sonrasında bu olay duyulunca yönetim kurulunda, kurul başkanı tarafından 'Bu olaylar nedeniyle ...
Bey'i burada görmek istemiyorum, yönetim kurulunda kalmasın.' dedi ve biz de bu karara saygı duyup kendisini yönetimden ve üyelikten çıkardık, bunun üzerine kendisi, menfaatinin kalmaması nedeniyle derneğe dava açmıştır, ayrıca davacı halen sosyal medya hesaplarında ... ismini kullanmaktadır, davacı taraf bu işe kimse girmesin, herkesin işini ben yapayım diye düşünmektedir, halbuki isteyen istediği ile serbest piyasa kuralları içinde çalışabilir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ...'ın 25/01/2023 tarihindeki tanık beyanında;
"Tam senesini hatırlamamakla birlikte davacı şirketi yetkilisi olan ve şuan burada bulunan ... ... daha evvel bizim, yani ...'ın yönetim kurulu üyesi idi, ben de yöetim kurulu üyesi olmam sebebiyle kendisini tanırım, benim yönetim kurulu üyeliğim devam etmektedir, ben tekstil işi ile uğraşmaktayım ve limited şirketim vardır, ... bey ...'ın adını kullanarak iş yapmaktaydı, bu tip hoş olmayan olaylar kulağımıza gelmiştir ve bu nedenle dernekten çıkarılmıştır, menfaatten kastım 'Ben ...'ın yönetim kurulu üyesiyim, sizin sertifika işlemlerinizi ben yaparım.' şeklinde müşteriler ile konuştuğu yönünde duyumlar aldık,
bu nedenle de bir sonraki yönetim kurulu seçiminde gelecek kurul için davacıyı yönetime almadık, ayrıca üyeler olarak kendi içimizde aldığımız kararla kendisini üyelikten de çıkardık, davacının bahsettiğim eylemleri ile ilgili yazılı bir şikayet gelmemiş ise de dostane konuşmalar sırasında iş çevresinden duyumlar alınmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 01/11/2024 tarihli raporunda özetle; " Davacı vekili 24.02.2023 tarihli dilekçesinde davalıların haksız rekabeti sonucunda müvekkilden ayrılan bazı müşterilerin aşağıda belirttiği 16 firma olduğunu beyan etmiştir.
Davacı vekili yukarıda belirttiği 16 adet firmaya 25.10.2023 tarihli dilekçesinde ... Tekstil (...), firmasını ilave etmiştir.
Davacı şirket tarafından ticari defterlerinde inceleme günü bu 17 adet firmadan sadece 3 adet firmaya düzenlediği faturayı ibraz etmiş olup, inceleme günü 17 firma içinde olmayan aşağıdaki 3 faturayı ve firmayı ibraz etmiştir.
Fatura Tarihi Fatura Numarası Firma Unvanı Vergi Dairesi Vergi Fatura Tutarı Kayıt Tarihi ve Numarası Yevmiye Madde No 12.10.2019 A0-... ... Tekstil San.ve Tic.Ltd.Şti. ... ....443,00 20.10.2019-160 26.03.2020 ... ... San.ve Tic.A.Ş. ... ... 20.975,68 31.03.2020-46 ... Tekstil Deri İnş.Gıda ve 26.01.2022 ... Tur.San.Tic.Ltd.Şti. ... ... 159.583,20 31.01.2022-17
Davacı şirket kendi çalışmış olduğu hizmet verdiği firmaların davalıların haksız rekabeti ile artık davalılar ile çalıştığını ve zarara uğradığını iddia etmektedir.
Sunulan 6 adet firmanın 3 adedinin ... vergi dairesinde kayıtlı Bursa’da yerleşik firmalar olduğu, Sayın Mahkemenin talebi üzerine ... vekilinin 27.02.2024 tarihli cevap dilekçesine göre bu 6 firmadan hiçbirinin ... üyesi olmadığı, 17 adet firmadan sadece 3 adedinin ... üyesi olduğu tespit edilmiştir.
Davacının hizmet verdiği sertifika tahsisinin 3 yıl için düzenlendiği bu nedenle sunulan 6 adet faturaya ait firmalar ile uzun dönemlere yaygın bir cari hesap dahi olmadığı, bu firmaların bu sertifikaya bir daha ihtiyaç duyup duymayacakları duysalar dahi bunu hangi saikle hangi firmanın temin ettikleri ya da edecekleri bilinmediğinden dava konusu maddi tazminat talebinin hesabı açıklanan gerekçeler ile yapılamamıştır.
Davalıların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi; Sayın Mahkemece belirlenen gün ve saatte katılım olmadığından ve yerinde inceleme talebi de olmadığından inceleme ve tespit yapılamamıştır.
Somut uyuşmazlık açısından dava dosyasının bütün halinde değerlendirilmesinde davalılardan ... şirketinin ... ile iş birliği yaptığı, ... müşterine e-posta gönderdiği görülmüştür. Davalı ... ve ... şirketinin eylemlerinin haksız rekabet oluşturur olduğu yönünde dava dosyasına delil bulunmadığı gibi mali incelemede de buna yönelik tespit ve hesaplama yapılamamıştır.
Yukarıda mali inceleme kısmında bahsedildiği üzere, Davacı şirket kendi çalışmış olduğu hizmet verdiği
firmaların davalıların haksız rekabeti ile artık davalılar ile çalıştığını ve zarara uğradığını iddia
etmektedir.
Sunulan 6 adet firmanın 3 adedinin ... vergi dairesinde kayıtlı Bursa’da yerleşik
firmalar olduğu, Sayın Mahkemenin talebi üzerine ... vekilinin 27.02.2024 tarihli cevap dilekçesine
göre bu 6 firmadan hiçbirinin ... üyesi olmadığı, 17 adet firmadan sadece 3 adedinin ... üyesi
olduğu tespit edilmiştir. Bu itibarla ... üyesi olan müşterilerin davalı ... şirketinin haksız
rekabete konu faaliyetleri neticesinde kaybedildiğine dair somut veriler bulunmamaktadır.
Bu itibarla
maddi tazminat talebi yönünden tespit ve hesap yapılmamıştır.
Bunun yanında davalı ... şirketinin danışmanı davalı ...’in dava dışı ... üyelerine göndermiş olduğu “...belgelerinizin geçersiz sayılması” beyanı yönünden ise ... ile davacının işbirliği protokolünün 29.12.2021 tarihli olması, ilgili e-postanın 21.12.2021 olması dikkate alındığında; ilgili e-postanın ...’la davacının işbirliğinden önce gönderilmiş olması nedeniyle doğrudan davacıyı hedef alan ve haksız rekabet oluşturan bir eylem olmadığı yönünde kanaatimizi, nihai takdir ve karar merci olmak üzere, bildiririz.
Dava konusu maddi talebin hesap edilebilir olmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 49. maddesine göre, hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş olup bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluğunun söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49' deki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde 6098 sayılı TBK'nın 49. ve devamında yer alan esaslar uygulanır.
Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır.
Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır.
Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Haksız rekabet, TTK'nın 54. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir.
Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 55/1. Maddesinde de, haksız rekabet hâllerinin başlıcaları olarak, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, (...) sayılmıştır.
TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.
Bu kapsamda somut uyuşmazlığa bakıldığında; davalılardan ... şirketinin ... ile iş birliği yaptığı, ... müşterine e-posta gönderdiği görülmüştür.
Davalı ... ve ... şirketinin eylemlerinin haksız rekabet oluşturur olduğu yönünde dava dosyasında ispata elverişli delil bulunmadığı yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre mali incelemede de bu yönde tespit yapılamadığı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde ise davacının da eskiden üyesi olduğu davalı ... (Dernek) ismi zikredilmek suretiyle işler yaptığı sabit görülmüştür.
Dosya kapsamındaki deliller, bilirkişi raporu, tanık beyanları davacılar ve davalıların web sayfalarının mahkememizce incelenmesi sonucunda şirketlerin tanıtım bildirimleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde somut olayda haksız rekabet eylemi bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda ayıntılarına değinildiği üzere haksız fiil sorumluluğunun şartlarının oluştuğunun davacı tarafça ispatlanması gerekmekte olup, dava konusu tazminat talebine dayanak haksız filin varlığı, haksız fiil sebebiyle oluştuğu iddia edilen zarar ve haksız fiil ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğu hususları ispatlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.195,43-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 767,83-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden lehlerine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2024
Katip ... · E-İmzalıdır Hakim ... · E-İmzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/104, K. 2024/987, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama