KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/681 Esas
- Karar no
- 2025/695
- Dava
- Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı
- Dava tarihi
- 29/09/2025
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilimize ait ... plakalı ... marka, ...model araç, ... numaralı "... Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi" ile davalı ...
Sigorta A.Ş. tarafından 27.06.2024 - 27.06.2025 tarihleri arasında sigortalandığı, 04.02.2025 tarihinde müvekkilimizin aracı, İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde seyrederken ... plakalı araçla çarpışmış ve maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiği, kaza sonrası davalı'ya gönderilen ihtara ve arabuluculuk görüşmelerine rağmen, sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediği, kaza sonrasında müvekkil, kasko poliçesi kapsamında hasarın tazmini için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu,
müvekkil 17.03.2025 tarihli ihtarına, sigorta şirketi ile yapılan görüşmelere ve hatta arabuluculuk görüşmelerine rağmen davalı şirket poliçeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmemiş ve herhangi bir ödeme yapmadığı, tarafımızca delil tespiti yaptırılmış ve düzenlenen bilirkişi raporunda müvekkil'in aracına ilişkin hasar belgelendiği, rapor, müvekkilin uğradığı toplam zararı, aracın rayiç değeri ile sovtaj değeri arasındaki fark olarak 700.000,00 TL (1.100.000,00 TL 400.000,00 TL) olarak hesapladığı,
ancak bu rapor kapsamında alınan bilirkişi raporundaki miktar Müvekkil'in zararından daha düşük olması sebebiyle Mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde zararın daha fazla olduğu ispatlanacağı, müvekkilimizin aracı kasko sigortası kapsamında bulunmasına ve hasarın bilirkişi raporuyla sabitlenmiş olmasına rağmen, davalı sigorta şirketi poliçe yükümlülüğünü yerine getirmemekte direndiği, bu nedenle müvekkilimiz, aracının pert total durumu nedeniyle uğradığı zararın tazmini için bu davayı açma zaruretinde kaldığı,
yukarıda açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle, müvekkilimizin aracında meydana gelen zarar için aracın rayiç değeri ile sovtaj değeri arasındaki fark olarak şimdilik HMK 107 gereği 50.000 TL olarak kaza tarihi olan 04.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun (TKHK) 2. maddesinde Kanunun kapsamı "Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar" şeklinde açıklanmıştır. Kanunun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde ise tüketici işlemi, "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi ifade eder" biçiminde tanımlanmıştır.
6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacıya ait ... plakalı Volkswagen marka aracın davalı sigorta nezdinde ... numaralı "... Genişletilmiş Kasko Sigorta Paket Poliçesi" ile sigortalandığı, tacir olmayan davacının kasko poliçesi kapsamında kendi sigorta şirketine karşı iş bu davayı açtığı, Davalı tacir olmakla birlikte davacı gerçek kişi olup sigorta sözleşmesine konu araçta ticari vasıfta olmadığından açılan dava TTK'nın 4/1. maddesinde açıklandığı şekilde ticari dava niteliğinde değildir. Davacı gerçek kişiler, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3.maddesinin k bendi kapsamında tüketici olduğundan ihtilafın çözümünde Tüketici Mahkemesi görevlidir.
Bu nedenlerle davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca görev dava şartı yokluğundan DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-HMK.nun 20. Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına,
3-Harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, HMK 331/2. maddesi gereğince davaya başka bir mahkemede devam edilmediği taktirde talep halinde harç ve yargılama giderinin ve gider avansının harcanmayan kısmının Mahkememizce karar altına alınmasına,
Katip ... Hakim ...
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/681, K. 2025/695, 3 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama