KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Esas no
- 2025/702 Esas
- Karar no
- 2025/696
- Dava
- Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/06/2025
Karar Metni
2.543 kelime·13 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde: Dava konusu edilen ... ... Ltd. Şti. (İTO Sicil - ...-0, Vergi No: ...) ünvanlı firma İstanbul ili, ... İlçesinde madencilik alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, söz konusu şirket 2000 yıllardan itibaren çok yüksek gelir elde eden bir şirket olduğunu, 2010-2015 yıllarında bulunduğu ilçede vergisel anlamda üst sıralarda bulunduğunu, şirket adına kayıtlı birçok araç ve taşınmaz mevcut olduğunu, müvekkili şirket, ... ... Ltd.
Şti.' nin ortağı olduğunu, ortaklığı ... 4.Noterliğinden 20/01/2015 tarih ve ... sayılı hisse devir ve temlik sözleşmesi ile başladığını, ilgili karar TTSG'nin 28.01.2015 tarihinde ilan edildiğini, davalılardan ..., ... ve ... ise dava konusu ... ... Ltd.
Şti'nin 05.05.2014 tarihli genel kurulunda 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak atandığını, şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunu, karar TTSG'nin 20.05.2014 tarihinde ilan edildiğini, diğer davalılardan ... şirketin finansal işlemlerini takip eden personeli olduğunu, davalı ... ise şirketin resmi muhasebecisi olduğunu, müvekkili ortak olduğu ilk dönemlerde herhangi bir sorun yokken sonraki dönemlerde müvekkilinin şirketin işleyişi,
yapılan iş ve işlemlerin kendisine bilgi verilmesi ve finansal tablolarla ilgili olarak bilgi taleplerinde bulunmaya başlaması ayrıca şirket gelir giderlerinin işlendiği kayıtlardan kendisine de verilmesi yönünde taleplerde bulunmaya başlaması sonrasında müvekkili davalı yöneticiler tarafından sistematik bir biçimde şirketten dışlanmaya başlandığını, müvekkilinin tüm şifahi ve yazılı taleplerine rağmen şirket müdürleri tarafından şirketin işleyişi ile ilgili müvekkiline bilgi verilmediğini,
müvekkili tarafından şirketin zarara uğradığı ve bunun önlemlerinin alınması yönündeki ısrarlı uyarılarına rağmen yöneticiler tarafından bu durum sürekli görmezden gelindiğini, müvekkilinin ortak olarak sahip olduğu hak ve yetkileri kullanması engellendiğini, şirketin adına kayıtlı olan araç ve taşınmazlarla ilgili hiçbir bilgi ve belge de verilmediğini, müvekkilinin yaptığı araştırma derinleştikçe davalıların paniklemesine yol açtığını, şirket müdürlerinin 10 yıllık görev süreleri bitmesi akabinde 10.09.2024 tarihinde genel kurul çağrısı yapıldığını,
ilandan görüleceği üzere sadece şirket müdürü seçimi gündemi ile toplanmasına karar verildiğini, diğer hususların şirket müdürlerinin ibrası vs... konularının görüşülmesinin önüne geçilmek istendiğini, ilgili genel kurulda davalılar olan şirket müdürlerinin 10 yıl süre ile yeniden atanmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından ilgili karara muhalefet şerhi konularak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/...
Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali davası açıldığını, ilgili dosyanın derdest olduğunu, davalılar tarafından bu kez şirket müdürü seçimi gündemi ile 07.12.2024 tarihinde genel kurul yapılacağı tekrar ilan edildiğini, yapılan genel kurulda yine davalıların 7 yıl süre ile tekrar müdür seçilmelerine karar verildiğini, belirtildiği şekliyle muhalefet şerhi toplantı tutanağına yazdırdığını, ilgili genel kurul kararına karşı ....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/...
Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sırasında 13.03.2025 tarihli duruşmada davalı şirkete temsil kayyımı atandığını, bu husus bile dava konu edilen şirketin yönetiminin davalıların ağır kusurları ile yerine getiremediğini kanıtladığını, şirketi zarara uğratan davalıların görev sürelerinin bitmesi sonrasında alelacele yetki ve sürelerini uzatmaya çalıştığı, önceki görev sürelerine ilişkin yaptıkları iş ve işlemler sebebiyle ibra gündemi olmaksızın bir nevi fiili ibra yaparak sorumluluklarını örtmeye çalıştıkları yine aynı şekilde genel kurulda finansal tabloların,
yönetim kurulunun yıllık raporu olmadığı gibi kar payları ve kazanç paylarının, yedek akçenin sermayeye veya dağıtılacak kara katılması hususlarında ilan edilen gündemde hiç maddenin olmaması hatta davalı şirkete ait finansal tabloların ve faaliyet raporu gibi hususlar oluşturulmadığından şirketin finansal durumu, şirketin yıllık faaliyeti, kar-zarar durumu hakkında hiçbir bilgi verilmediğini, bu konuda müvekkilimizden tüm bilgiler saklanarak tabiri caizse oldu bittiye getirilerek şirkete verdikleri zararı saklamaya çalıştıklarını, davalı şirketin sicil gazetesi incelendiğinde,
05.05.2014 tarihinde seçilen şirket müdürlerinin göreve geldiği 2014 yılından işbu davanın açıldığı 2024 yılına kadar yapılması zorunlu olanlar da dahil olmak üzere genel kurul toplantılarını yapmadığı açık olduğunu, şirket müdürlerinin yönetimi sebebiyle şirketin zarara uğradığını, şirketin TTK'nın 626. maddesinde, müdürlerin görevleri yerine getirirken gerekli olan tüm özeni göstermekle yükümlü oldukları belirtildiğini, aynı Kanun'un 630/3. maddesinde de müdürün özen yükümlülüğünü ağır bir şekilde ihlal ettiklerini, müvekkili tarafından kendi çabaları ile yaptığı araştırmada özellikle gelinen şu aşamada davaya konu olan ... ...
Ltd.
Şti.'nin sicilde kaydının açık olduğu görülmesine rağmen şirketin aslında gayri faal olduğu, sermayesini kaybettiğini, ticaret merkezi olarak bildirilen adresinde bulunmadığını, şirketin kamu ve özel kişiler ile bankalara karşı ağır borç yükü altına girdiği, aleyhine birçok icra dosyası açıldığını, herhangi bir ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin adına kayıtlı olan araç ve taşınmazlar üzerinde bir çok haciz olduğu gibi şirkete ait araçların şirket müdürleri tarafından herhangi bir tahsis veya kiralama olmadan şirket müdürleri tarafından şahsi kullanılarak fayda elde edildiği tespit edildiğini, dava konusu ... ...
Ltd.
Şti. ait ..., ... ve plakası müvekkili tarafından bilinmeyen bir çok araç olduğu, araçlar üzerinde birçok kamu ve özel hacizler mevcut olduğu ve MTV borçlarının dahi ödenmediğinin öğrenildiğini, müvekkilinin araştırması sonucunda ... plakalı aracı ise davalılardan ... tarafından, şirketin bu yönde herhangi bir tahsis kararı olmadan ve şirkete bir bedel ödemeden özel olarak kullanmadığını, bunun yanından şirket adına kayıtlı diğer araçların da şirket müdürleri tarafından bir tahsis olmaksızın bedelsiz olarak kullanıldığını,
müvekkili belirttiğine göre şirket bünyesinde farklı hesap defterleri tutularak müvekkilimini yanıltmak ve gerçek amaçlarını gizlemek amacıyla müvekkilimize asıl hesap defterleri verilmediğini, diğer davalılar ... ve ... eliyle gerçeğe aykırı tutulan belgeler müvekkiline ibraz edilerek şirketin kar elde ettiği görünümü yansıtarak şirketin zarar ettiğini ve davalılar tarafından şirketin içinin boşaltıldığını gizledikleri tespit edildiğini, buna ilişkin tüm deliller ve kayıtların tutulduğu bilgisayarlar davalıların el ve işbirliği içinde müvekkilinden saklanıldığını,
müvekkilinin ortak olduğu 2015 yılından itibaren davalılar tarafından şirkete ait kamyonlar, kepçeler, araç ve gereçler ile bir kısım taşınmazları gerçek değerinden aşağıya satıldığı ancak bu satışlardan elde edilen gelirlerin şirket borçları yerine davalılar tarafından kullanıldığı ve şirketin zarara uğratıldığını,
davalılar tarafından şirketin gelir elde etmesine rağmen elde edilen gelirin bankalar başta olmak üzere diğer borçların ödenmesine kullanılmadığı aksine elde edilen gelirler ve çekler bankaya teminat gösterilerek BCH dahil krediler kullanılarak bankalardan alınan kredinin davalı yöneticiler tarafından şirkete verilmeyerek kendi uhdelerine aldıklarından dolayı banka borçlarının ve faiz yükünün sürekli olarak artmasına sebep olunduğu ve bu sebeple şirketin sürekli zarara uğradığı tespit edildiğini,
müvekkili tarafından yapılan bir diğer araştırmada ise davalı şirket müdürlerinin şirketten herhangi bir genel kurul kararı olmadan fahiş derecede huzur hakkı görünümünde aylık aldıkları ve bu sebeple şirketi finansal anlamda zarara uğradıklarını, şirketin banka hesaplarında bulunan paralarının ise bankalara ve diğer kamu veya özel kişilere olan borcu sebebiyle çekilemediğinden dolayı, davalıların gerekli özen ve yükümlülüklerini yerine getirmeyerek şirketi borçlandırdığının tespit edildiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmada ise şirket adına kayıtlı olan İstanbul İli, ...
İlçesi, ... köyü, 1088 Ada, 1 Parsel, 249 Nolu B. Bölüm sayılı taşınmaz olduğu ve üzerinde birçok haciz olduğu tespit edildiğini, dava konusu ... ... Ltd.
Şti. ait aktif ve pasif olmak üzere tüm araçlar ve taşınmazlarının UYAP ve TAKBİS sisteminden sorgulanması ve şirketin hesabının bulunduğu bankalara müzekkere yazılması ayrıca mahkemenin resen araştırması neticesinde tüm malvarlığı üzerindeki haciz ve takyidatlar ortaya çıkacağını, davalıların gerekli özeni göstermeyerek şirketi zarara uğrattıkları kanıtlanacağını, Yine ... ... Ltd.
Şti. ait SGK ve vergi borçları bulunduğundan bu hususun da ilgili kurumlardan celbini talep ettiklerini, mahkemece dava konusu ... ... Ltd.
Şti. şirketinin ticari defter ve belgeleri ile vergi dairesi nezdinde 2014 - 2024 arası tutulan tüm kayıtlarının celbi ile yaptırılarak bilirkişi incelemesi ile davalıların yönetici oldukları 2014 - 2024 tarihleri arasındaki haksız eylemleri sebebiyle şirketin zarara uğrayarak gayri faal hale geldiği ve bu haliyle şirketi zarara uğrattıkları da kanıtlanacağını, müvekkili dava konusu şirketin pay sahibi olduğundan dava konusu zararın varlığını tespit ettiklerini,
zarar miktarının tespiti ancak mahkemece yapılacak araştırma ve bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini davalılara karşı belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı mevcut olduğunu, taraflarınca dava öncesi zorunlu arabuluculuk kapsamında arabulucuya başvurduklarını, tarafların anlaşamaması sebebiyle arabuluculuk süreci sona erdiğini, davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, davanın kabulü ile ... ... Ltd.
Şti. müdürleri olan davalıların şirkete verdikleri zararlara ilişkin belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL tazminatın arabuluculuk son tutanak tarihi olan 16.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile TTK.
549 ve devamı maddeleri gereğince şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile taraflarınca ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde: Davalılar ... ve ... yönünden arabuluculuk başvurusu yapılmamasını, dava T.T.K. ve 6325 sayılı H.U.A.K. hükümleri çerçevesinde, dava şartı olan, arabuluculuk başvurusu yapılmadan açılamayacak bir dava olduğunu, müvekkilleri yönünden davanın öncelikle dava şartı eksikliği nedeniyle reddine karar verilmesini, pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, T.T.K.'nun 555. vd. Maddeleri hükümlerine göre açılan bu dava, ancak şirket yöneticilerinin şirkete verdiği zararlara ilişkin olarak,
şirket yöneticilerine karşı açılabilecek olan bir dava olduğunu, müvekkilleri ... şirket çalışanı olduğunu, 30.04.2019 tarihinde, işveren/şirket tarafından işten çıkarıldığını, müvekkili ... şirketin muhasebesini tutan bir kişi olduğunu, müvekkilleri aleyhine davanın açılması hukuken mümkün olmadığını, müvekkilleri yönünden esasa girilmeksizin, aktif husumet eksikliği, dava şartı yokluğu nedeniyle de davanın reddine karar verilmesini, T.T.K.'nun 560.
Maddesinin, "..... zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar." hükmü gereğince, iş bu davanın, iddia edilen zararı doğuran fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmasının gerektiğini, müvekkilleri davanın açılış tarihi olan 02.06.2025 tarihinden geriye doğru 5 yıl içinde, yani 02.06.2020 tarihinden sonra yaptıkları bir kusurlu davranış ile şirketi zarara uğratmaları söz konusu olmadığını, davacının soyut iddialar yerine, müvekkilleri belirtilen tarih aralığında, hangi fiilleri ile şirketi, nasıl ve ne miktarda zarara uğrattıklarını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ...
30.04.2019 tarihinde, işveren/şirket tarafından işten çıkarıldığını, iş bu dava açısından, zamanaşımı süresi içerisinde şirket ile hiç bir ilgisi olmayan müvekkilimin, nasıl olup da şirketi zarara uğrattığı hususu izah ve ispata muhtaç olduğunu, müvekkili ... şirketin muhasebesini tutan bir kişi olduğunu, uzun süreden beri şirketten muhasebe ücretini dahi almadan, şirketin ve şirket ortaklarının idari ceza ve yaptırımlara muhatap olup zarara uğramaması için, kimseden beklenemeyecek bir fedakarlık ile,
şirketin rutin muhasebe işlemlerini (davacının tehdit ve bazı fiili engellemelerine rağmen) yaptığını, davanın esasına girilmeden önce öncelikle zamanaşımı yönünden de davanın reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde yer alan, gerek davaya konu şirketin faaliyetleri ve gerekse müvekkillerime yönelik beyan ve iddialar gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu şirket 4 kardeşin çocukları olan ortaklar tarafından kurulmuş bir şirket olduğunu, şirketin ünvanı da, ortakların tamamının kuzen olması nedeniyle, kuzenler olarak seçildiğini, şirkette kuruluştan itibaren, ortakların babası olan, ... olmak üzere,
4 kardeşe (onların çocuklarına) %25 olmak üzere hisseler bulunduğunu, bu %25 hisseler, her bir kardeşin çocukları arasında bölüştürülerek, şirketteki hisseler teşkil edildiğini, şirketteki yönetim kurulu kuruluştan bugüne kadar, her bir aileden bir ortak olmak üzere 4 ortaktan oluşturulduğunu, şirketin faaliyet alanı, ana sözleşmede. Madencilik, Petrolcülük, İnşaat, Pazarlama şeklinde belirtilmiş ise de, şirket kuruluşundan itibaren.
İnşaat, Petrolcülük, Madencilik faaliyetlerinden hiç birisini yapmadığını, şirket: kuruluştan itibaren, fiili olarak faaliyetinin durduğu döneme (2018 yılına) kadar, sadece Maden Pazarlama işini yaptığını, bu faaliyet ise; yine aynı aileye ve aynı ortaklık yapısına sahip olup, kendisine ait İstanbul İli, ... İlçesi, ...
Köyü/Mahallesi mevkiinde, Maden Ruhsatlı sahada ve başka kişi/şirketlere ait aynı bölgedeki maden sahasında madencilik faaliyeti yürütmekte /Taş Ocağı işletmekte olan, ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ürettiği maden'in pazarlamasını yapmaktan ibaret olduğunu, ... Ltd.
Şti. ve aynı bölgedeki tüm taş ocakları, 3213 sayılı Maden kanununun 2.maddesinde yapılan değişiklik ile, maden bölgesi olarak ilan edilmiş olup, bu hüküm çerçevesinde, Enerji ve Tabii kaynaklar Bakanlığı tarafından bu bölgedeki tüm maden ruhsatları iptal edilerek,
2018 yılı itibarıyla faaliyetleri durdurulduğunu, bu durdurma sonucu, aileye ait 2 şirket, başka iştigal alanları olmadığından ve başka bir işletmeleri de bulunmadığını, gayri faal duruma düştüğünü, bu durum her iki şirketin gelirlerinin de durmasını doğurduğunu, öte yandan, her iki şirketin, faal oldukları dönemden ve sonraki dönemde tahakkuk eden bazı borçları ile işine son verilen işçilerin işçilik alacakları nedeniyle yüksek borçları ortaya çıktığını, şirketin adına kayıtlı olan araçların ve gayrimenkulün satılarak,
bu borçların kapatılmasına yönelik teklif ve talepler de, başta davacı olmak üzere, bazı ortakların engellemesi üzerine sonuçsuz kaldığını, her iki şirket yönünden ortaya çıkan bu borçlar, kısmen şirket varlıklarının satışı ile, kısmen de, şirket yöneticilerinin kendilerinin temin ettikleri şahsi kaynaklar ile ödendiğini, davacının iddiasının aksine, şirket yöneticilerinin, şirketi zarara uğratmaları değil, yukarıda anlatılan süreç nedeniyle doğan şirket borçlarının ödenmesi sonucu, şirket lehine, kendilerinin zarara uğramaları söz konusu olduğunu, şirket merkezinin bulunduğu yer;
maden ruhsatlarının yürürlükte olduğu zaman diliminde, aynı aileye ait ... Ltd. Şti.'nin ruhsat alanında kalmakta olan şantiye alanındaki bir bina olup, 2018 yılında faaliyetlerin durdurulması, aynı sahanın yeni kurulan ...
A.Ş'ne çıkarılan ruhsat alanında kalması ve bu şirketin de buradan maden çıkaracağını, bu nedenle binanın yıkılacağını belirtmesi üzerine, şirket ortaklarından bazıları tarafından boşaltıldığını, daha sonra bu binanın yıkıldığını, eski şirket merkezinin bulunduğu alan, maden üretimi yapılan boş bir alan olduğunu, ruhsat sahibi şirket görevlileri dışında başkalarının girmesinin yasak ve tehlikeli olduğu bir yer olduğunu, eski maden sahasındaki binanın, yeni ruhsat sahibi şirket tarafından yıkılması üzerine,
buradaki şirkete ait tüm menkul mallar ile ticari defter, kayıt ve belgeler, muhafaza edilmek üzere, davacının abisi olup aynı zamanda şirket yöneticisi de olan ... tarafından, babaları Yusuf Kolçak'ın vefatı ile davacı ve kardeşlerine miras olarak kalmış bulunan, ... İli, ...
İlçesi, ... köyündeki çiftlik binasına götürüldüğünü, bu yerdeki şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, şirket muhasebesini tutmakta olan ... tarafından; şirkete ait bazı beyannamelerin verilmek üzere ihtiyaç duyulması üzerine, ... tarafından, gidilip oradan gerekli/ihtiyaç duyulan defter ve belgelerin alınası hususundaki bilgilendirmesi üzerine, ... tarafından gidildiğini, davacının bekçisi tarafından, ...'nın şirkete ait defter ve belgelerin alınması veya incelenmesi engellendiğini, ...'nın ısrarı üzerine, bekçi tarafından telefon ile davacı arandığını, davacı tarafından, oradaki bekçiye, ...'ya hiç bir defter ve belge vermemesi,
kendisinin yola çıkıp oraya gelmekte olduğu belirtildiğini, ...'yı silahla öldüreceği şeklinde tehditte bulunduğunu, bu tehdit üzerine ... oradan ayrılmak zorunda kaldığını, şirket yetkilileri olan müvekkili davalılar, şirketi zarara uğratmak bir yana, şirket lehine, şirket borçlarının ödenmesi hususunda kendi kaynaklarından, şirket adına ödemeler yaparak fedakarlıklarda bulunduklarını, şirketin hak ve menfaatini gözeterek iş bu davayı açtığı iddia edilen davacı ise şirketi zarara uğratacak her türlü işlem ve eylemi çekinmeden yaptığını, müvekkilleri davalıların şirketi zarara uğratacak herhangi bir işlem ve eylemi bulunmamakta olup,
dava bu bakımdan haksız ve dayanaksız olduğunu, esasa girilmesi halinde, davanın esastan da reddine karar verilmesini, davalılar ... ve ... yönünden dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddini, tüm müvekkilleri yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, tüm müvekkilleri yönünden, davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava davalıların davalı şirketi zarara uğratacak eylem ve işlemleri olup olmadığı, var ise tahsili mümkün zarar miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplanmıştır.
Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında 18/09/2025 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararında davalılardan ... ve ... yönünden arabuluculuk tutanağının eksik olduğu, davalılar yönünden anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ya da e-imza verili dijital kopyasının bir örneğini dosyamıza sunulması için davacı vekiline süre verildiği, davacı vekilince belirtilen sürede beyanda bulunmadığı, davalı vekilinin 01/10/2025 tarihli dilekçesi ile müvekkilleri ... ve ... yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz... Esas sayılı dosyasında davalılar ... ve ... yönünden tefrikine karar verilerek mahkememiz esasına kaydı yapılmıştır.
Dosya üzerinde yapılan incelemede: ...Arabuluculuk Bürosu 2024/... başvuru dosya numarası ... dosya numaralı 16/01/2025 tarihli anlaşamama tutanağında davacı ..., davalılar ... yönünden arabuluculuğa başvurulduğu, davalılar ... ve ...'nın tutanakta isimlerinin yer almadığı, davacı vekilince davalılar yönünden belirtilen kesin sürede de tutanak aslı veya arabulucu tarafından aslı gibidir yapılmış örneğinin sunulmadığı anlaşılmakla, davanın davalılar ... ve ... yönünden HMK 114/2 maddesi yollamasıyla 6102 sayılı 5/A maddesindeki zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın davalılar ... ve ... yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2-Alınması gerekli 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı ve davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi 7. madde gereği tarifenin yarı oranında 15.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/702, K. 2025/696, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama