KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Esas no
- 2016/748 Esas
- Karar no
- 2025/290
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
DAVA Alacak
DAVA TARİHİ:26/11/2012
KARAR TARİHİ:18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 30.07.1999 tarihinde ... A.Ş.'ye yatırılan 5.200 TL'nin banka personelinden aldıkları talimat ve prim vaadi ile aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle hesabının ... olarak yatırılması sonucu ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasına dava açıldığını ve dava sonucunda 5.200 TL davanın açılmış olduğu 22.11.2009 tarihinden itibaren tahsiline karar verildiğini,ancak fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutulmuş olmasına rağmen paranın yatırılmış olduğu 20.07.1999 tarihi ile dava tarihi olan 22.12.2009 tarihlere arasında işleyen faizlerin talep edilmesinin unutulduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyasında karara bağlanan 5.200 TL asıl alacağın, davalı bankaya yatırıldğı 30.07.1999 tarihi ile davanın açılmış oludğu 22.12.2009 tarihleri arasında işlemiş olan bankalarca mevduata uygulanan en yüksek avans faizinin karşılığı olan 24.817,00 TL faiz alacağının davalıdan ticari avans faiziyle tahsilin, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: mahkemece talep edilen alacak hakkında ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile talep edildiğinden işbu davanın dinlenmesine imkan ve olanak bulunmadığını, bu nedenle ....Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası henüz kesinleşmemiş olduğundan derdestlik itirazında bulunduğunu, müvekkili banka ile ...
Limited farklı tüle kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu, başka bir kuruluş nezdinde alacağın müvekkili bankaya husumet yöneltilmesinin usule aykırı olduğundan davanın husumet yönünden reddini, kanun gereği organik bağ bulunabilmesi veya bir şirketin diğer bir şirketin iştiraki olabilmesi için bir tüzel kişinin diğerinin hissedarları arasında olması ve yönetim organlarının aynı olması gerektiğini ,... A.Ş. 'nin ...
Ltd'nin hissedarları arasında olmadığı ve her iki tüzel kişinin yönetim organlarının farklı olduğunu, dava konusunun paranın ... banka gönderilmesinin üzerinden dahi on yıldan fazla bir zaman geçtiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davanın hak düşürücü sürenin geçirilmek suretiyle açılmış olduğunu,
davacının serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlayan bir yatırım alternatifi olarak kıyı bankacılığını tercih etmiş olup müvekkili banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını ,davacının parasını yatıracağı finans kuruluşu hakkında gerekli araştırmayı yapmak suretiyle tedbirli bir tutuma içerisine girmesi gerekirken, kendisinden beklenin bu özeni göstermemiş olmasından dolayı müvekkili bankayı sorumlu tutamayacağını, müvekkili bankanın ...
Limited nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisi bulunmadığını, müvekkili bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada müvekkili suçtan zarar gören sıfatıyla müdahil olduğunu, paranın fiilen Kıbrıs'a gönderilmediği iddialarının dinlenmesine imkan ve olanak bulunmadığını, kayden transferin fiktif(sanal) transferin olmadığını, aynı uyuşmazlık konusunda derdestlik bir dava olduğundan davanın açılmamış sayılmasını, davanın husumet nedeniyle reddini, bu itirazların reddi halinde dava süresi içinde açılmadığından zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini,
aksi halde davanın esas yönünden reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın; davacı tarafından davalı bankaya yatırılan ve ... havale edilen miktarın davalı tarafından tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. ...Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2014 tarih 2012/271 E 2014/180 K sayılı kararla "....davanın kabulüne, toplam 24.817,00-TL faiz alacağı bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ...." karar verilmiştir.
Hüküm davalı, feri müdahil ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiş ve Yargıtay 11. HD'nin 2015/7225 E, 2016/1270 K Sayılı 10/02/2016 tarihli ilamı ile ".... dava, banka görevlilerinin telkin ve yönlendirilmeleri sonucunda davalı bankanın bir hesap türü olduğu kanısıyla ... hesaba yatırılan paranın 30.07.1999 ila 22.12.2009 tarihleri arasında işlemiş faiz alacağının davalı bankadan tahsiline ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak; davacı dava dilekçesinde ... A.Ş'ye yatırdığı toplam 5.200 TL asıl alacağın tahsiline ilişkin .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açtığını ve açılan davanın kabul edildiğini, asıl alacağa ilişkin açılan davada işlemiş faize yönelik talepler konusunda fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu belirterek, işlemiş faiz alacağı için de eldeki davayı açtığını bildirmiştir.
Mahkemece, asıl alacağa ilişkin açılan davanın kabul edildiği ve eldeki davanın ek dava olduğu gerekçesiyle işlemiş faiz yönünden bilirkişi raporu alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de; dosya kapsamından asıl alacağa ilişkin açılan davada verilen kararın ve asıl alacak miktarının henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece açıklanan husus üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan ... vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin ve fer'i müdahil ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA,...." verilen bozma ilamı doğrultusunda dosya yeniden esas numarasına kaydı yapılıp incelemeye alınmıştır.
Yargıtay bozma ilamındaki hususlar göz önüne alındığında ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/09/2012 tarih, ... E 2012/208 K sayılı ilamı incelendiğinde davacının ..., davalının ... A.Ş., ..., BDDK, müflis ... ..., tasfiye memurları olduğu ... dışındaki davalılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ... yönünden davanın kabulüne karar verildiği, 5.200TL nin dava tarihi 22/12/2009 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği 20/11/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Aynı konuya ilişkin yargı kararlarından da anlaşılacağı üzere; ... Bank Ltd. her ne kadar Kıbrıs'ta yerleşik ise de, ...AŞ ile organik bağının bulunduğu, ... AŞ nezdinde ... adına açılan hesaplarda biriken paranın aslında off shoreye hiç
gitmediği, ... grubu şirketlerine usulsüz kredi kullandırımı suretiyle tüketildiği, hakim ortaklarca banka adı kullanılmak suretiyle mevduatların ...'e yönlendirildiği tespit edilmiştir. ...AŞ'ye 22/12/1999 tarihinde ... tarafından el konulduktan sonra bankanın önce ...'a ve sonrasında ... Bank AŞ'ye hisse devri suretiyle devredildiği hususu dikkate alındığında, davalı ve feri müdahilin husumete yönelik itirazları yerinde değildir.
Davalı ve feri müdahil vekili zamanaşımı defi ve hakdüşürücü süre itirazında bulunmuştur. Davaların ilk olarak açıldığı 2000 yılından itibaren Yargıtay 11 HD kararları ;mevduatın tahsili için öncelikle ... bankasına başvurulması, tahsilat yapılamayacağının anlaşılması halinde davalı bankadan istenebileceği yolunda iken, zaman içerisinde diğer mudilerin ... bankasına başlattıkları icra takiplerinde, ... bankasının hiçbir mal varlığının bulunmadığının benzer dosyalarda alınan aciz vesikaları nedeniyle anlaşıldığından mevduatların off shoreye başvuru yoluna gidilmeden doğrudan bankaya dava açılabileceği kabul edilmiştir. Bu nedenle davacıya ait mevduatın yurtdışındaki ... hesabına havale
edilmesi ve bu bankanın lisans ve faaliyetine ilişkin işlemlerinin iptal edilmesi, davalı banka yöneticileri hakkındaki ceza davaları, Yargıtay 11.HD nin yerleşik kararlarında zamanaşımının mevduatın offshore'den tahsil edilemeyeceğinin davacı tarafından öğrenildiği zaman işlemeye başlayacağı kabul edilmiş ve yerleşik bu kararlar nedeniyle davalı bankanın zaman aşımı defiinin reddine karar verilmekte idi.
Yargıtay 11.HD Başkanlığının 2021/7 esas sayılı içtihatların birleştirilmesi talebi üzerine İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca 22/04/2022 günü yapılan toplantıda: "Mudilerin ... alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde ... hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiği" yönünde karar verilmiştir.Paranın yatırıldığı tarihin 30/07/1999 olduğu, zamanaşımının paranın ,,, hesabına yatırıldığı tarihten işlemeye başladığı kabul edildiği ,İçtihadı Birleştirme Kararının bağlayıcı olup derdest davada uygulanması gerektiği,mevduat alacağının TBK 146 gereği 10
yıllık zamanaşımına tabii olduğu, somut olayda fazlasıyla geçtiği anlaşılmakla davacı davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır. Hakim ... · E-imzalıdır.
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/748, K. 2025/290, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama