İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/270 K.2025/551

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASINDA

Esas2020/270Karar2025/551Tarih11 Eylül 2025Okuma14 dk · 2.838 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
11 Eylül 2025
Esas no
2020/270 Esas
Karar no
2025/551
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
18/09/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.838 kelime·14 dk okuma·14 bölüm

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞTİRİLEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASINDA

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ:29/04/2010

KARAR TARİHİ:11/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

ASIL DAVADA

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Yanlar arasında tanzim edilen Acentelik Sözleşmesi uyarınca davalı şirketin vekiledeni şirketin acentesi olarak faaliyet göstermeye başladığını, davalının sözleşmeye aykırı olarak vekiledininin sigortalılarından değişik tarih ve miktarlarda tahsil ettiği ve toplam 831.618,09 TL olan sigorta primlerini vekiledeni şirkete intikal ettirmediğini, alacağın tahsil edilememesi üzerine .... İcra Müdürlüğünün 2008/... sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, davalının takip dosyasına vaki itirazının iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve alacağa ticari faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin davacı tarafından 20/11/2007 tarihi itibariyle haksız olarak feshedildiğini, bu fesih işlemi üzerine vekiledeni tarafından .... Asliye Tİcaret Mahkemesinin ...

E. Sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, vekiledeninin acentelik sözleşmesi gereğince giriştiği bütün faaliyetlerinde davacının menfaatlerini gözettiğini, vekiledeninin acentelik hak ve yetkisine istinaden çok büyük kurumsal çaplı müşterilerine çeşitli sigorta poliçeleri düzenlediğini, bu poliçelerden dolayı davacı şirketin çok büyük miktarlarda pirim alacakları tahakkuk ettiğini, sigorta sözleşmelerinden kaynaklanan borcun asıl borçlusu sigorta acentesi değil, sigortalılar olduğunu, davacının vekiledeni şirketin tahsil ettiği hangi primin kendisine intikal ettirilmediğini açıkça ispatlamak zorunda olduğunu beyanla,

haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

BİRLEŞEN DAVADA

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeni şirketin yetkili acentesi olan davalının tanzim ettiği sigorta poliçe bedellerini ödemediğini, sözlü ve bilahare yazılı olarak ikaz edilmesine rağmen ödemenin yapılmaması üzerine davalı aleyhine ... Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyasıyla ilamsız genel haciz yoluyla icra takibine girişildiğini, davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının benzer iddialarda vekiledeni hakkında .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile de ileri sürdüğünü, bu nedenle her iki davanın birleştirilmesini, bu davalardan çok daha önce vekiledeni tarafından ... ATM'nin ...

E. Sayılı dosyası ile tazminat davasının sonucunun beklenildiğini, davacının bu dava ile poliçelerden dolayı kendisi adına devlete ödenen BSMV'yi vekiledeninden istediğini, bunun kabulünün mümkün olmadığını, davacının geçmişe dönük olarak yaptığı söz konusu poliçe iptallerini net tutar üzerinden yapacağı yerde, brüt tutar üzerinden yaparak, buna yasal hakkı olmadığı halde davalıya ait acentelik komisyon tutarlarını da sözkonusu sigortalı şirkete haksız olarak iade ettiğini, buna rağmen kendi yaptığı bu hukuka aykırılığı görmezden gelerek,

davalı vekiledeni acentenin tahsil ettiği primleri kendisine aktarmadığından dolayı cari hesapta ve ticari defterlerinde alacaklı göründü iddiası ile olayın çarpıtıldığını beyanla, haksız ve mesnetsiz davanın tümüyle esastan reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

GEREKÇE

Asıl dava, davalı acente tarafından tahsil edilen ödenmemiş sigorta prim borcunun, birleşen dava ise iptal edilen poliçelerden kaynaklı Vergi Dairesinden acente tarafından tahsil edilmesi gereken tutarların tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizin .... sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, verilen bu kararın davalı ve davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay'a gönderildiği,

Yargıtay 11. HD nin 05/03/2020 tarih 2018/3392 - 2020/2432 EK sayılı ilamı ile; "... Mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

(1) Asıl dava, davalı acente tarafından tahsil edilen ödenmemiş sigorta prim borcunun, birleşen dava ise iptal edilen poliçelerden kaynaklı Vergi Dairesinden acente tarafından tahsil edilmesi gereken tutarların tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, ... A.Ş. tarafından ... Sigorta A.Ş. aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...

E sayılı dosyası ile portföy tazminatı ve maddi tazminat talepli olarak açılan davada birden fazla rapor alındığı, bilirkişi raporlarında, gerekçeli kararda ve Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere davacının feshinin haksız olduğu, bu nedenle davalı acentenin portföy tazminatı ile komisyon alacağı talebinin kabulüne karar verildiği, her ne kadar anılan davada verilen ilk hüküm Yargıtay tarafından bozulmuş ise de bozmanın sadece tazminatın miktarına ilişkin bulunduğu ve davacının feshinin haksız olarak yapıldığı yönündeki saptamanın bozma kapsamı dışında kaldığı,

dolayısıyla feshin haksızlığının Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiği, davacının feshinin haksız olmasının davalının ödenmeyen sigorta prim borcunun bulunmadığı anlamına geldiği gerekçesi ile Anayasanın 141/son ve HMK.nun 30. maddelerinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereği başkaca bilirkişi incelemesine gerek görülmediği gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı kararında, davacının davalı sigorta şirketi ile aralarındaki süresiz acentelik sözleşmesinin haksız feshedildiğini iddia ederek, portföy tazminatı ve maddi tazminat isteminde bulunduğu, davalı sigorta şirketinin ise acentenin poliçe üretemediğini, zarara uğradığını, ayrıca herhangi bir sebep göstermeksizin de sözleşmede öngörülen prosedür yerine getirilerek sözleşmenin feshedilebileceğini savunduğu; mahkemece de feshin haksız olduğu tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Asıl dava yönünden, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyasında sigorta şirketi tarafından yapılan feshin haksız olduğuna ilişkin tespitin işbu davada bağlayıcı olabilmesi için, feshin acente tarafından tahsil edilen prim alacaklarının ödenmemesi sebebine dayalı olması gerekmektedir. Ancak, anılan dava dosyası sureti işbu dava dosyası içinde bulunmadığından, haksız olduğu tespit edilen feshin nedeni tam olarak anlaşılamamaktadır. Yine birleşen dava, iptal edilen poliçelerden kaynaklı Vergi Dairesinden acente tarafından tahsil edilmesi gereken tutarların tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olmakla, diğer davadaki haksız feshe ilişkin tespitin birleşen davadaki uyuşmazlığın çözümü bakımından ne şekilde bağlayıcı olduğu da anlaşılamamıştır.

Bu durumda, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyası getirtilerek haksız olduğu tespit edilen feshin nedeninin tam olarak belirlenmesi, buna göre gerekmesi halinde bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 09.04.2018 tarih .... sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

(2) Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin Dairemizin 09.04.2018 tarih .... sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA..." karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve işbu esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizin 11/03/2021 taaihli ara kararı ile; dosya kapsamında iddia, savunma, toplanan tüm deliller, bozma ilamı ve ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ve .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyaları kapsamında Ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı ... ile SMMM ...vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor tanziminin istenmesine karar verilerek, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş;

Bilirkişi heyeti 30/09/2021 tarihli raporları ile; "...Dosya kapsamında yapılan incelemeler ve değerlendirmeler neticesinde,

-ASIL DAVA YÖNÜNDEN DAVACININ TAKİP KONUSU ALACAĞININ VARLIĞINI İSPAT EDEMEDİĞİ,

-BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN İSE İPTALE KONU POLİÇELER YÖNÜNDEN VERİLEN BEYANNAMELERİN DOSYAYA CELBİ VE BSMV YÖNÜNDEN BİR İADE VEYA MAHSUP İŞLEMİNİN YAPILIP YAPILMADIĞI, YAPILDI İSE KİM TARAFINDAN YAPILDIĞI TESPİTİNİN YAPILMASI İLE

a.Eğer söz konusu beyannameler davacı şirket adına verildi ise davacı şirketin iade veya mahsup yönünden hak sahibi olduğu değerlendirilerek, dava konusu takip dosyasında iddia ettiği alacağına hak kazanamayacağı,

b.Davalı şirketin kendi nam ve hesabına bu BSMV beyannamelerini verdiğinin veya iade - mahsup işleminde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda ise davacının iddia ettiği alacağına hak kazanacağı..." tespit edilmiş,

Rapora karşı taraf vekillerince yapılan itirazlar neticesinde, mahkememizin 23/12/2021 tarihli celsesinde verilen ara karar ile; dosyanın yeniden bilirkişi heyetine gönderilen gerek taraf vekillerinin itirazları gerekse rapor kapsamında yeniden inceleme ve değerlendirme yapılmasının istenilmesine karar verilerek, dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş;

Bilirkişi heyetinin 02/01/2024 tarihli ek raporları ile; "...Dosya kapsamında mübrez deliller ışığında, tarafların itirazlarının değerlendirilmesi suretiyle, Nihai takdir Yüce Mahkemede olmak üzere,

Davacı tarafın, davalı ... Sigorta'nın ...'a karşı .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde bir dava açtığı iddiasına dair dosya numarasının tespiti ve celbi hususunun takdirinin Yüce Mahkemede olduğu,

- .... İcra Müdürlüğü'nün 2008/... E. Sayılı dosyasına konu alacak yönünden, ... Sigorta A.Ş'nin tahsil edip, davacı tarafa ödemediği bir prim alacağının bulunmadığı yönündeki KÖK raporda yer alan tespitlerimiz aynen korunduğu,

- Davacı tarafın, ticari defter ve poliçelerin incelenmesine dair iddialarına Yüce Mahkemece değer verilmesi halinde, iddiaya konu poliçe örneklerinin ve ticari defter belgelerin dosyaya getirtilmesi veya heyete yerinde inceleme yetkisi verilmesi suretiyle heyete Sigorta Hukuku alanında uzman bir akademisyen bilirkişinin ve vergi-finans konularında uzman bir bilirkişinin eklenilmesi hususunda nihai takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu,

- ... Vergi Dairesi tarafından verilen 14.06.2023 tarihli cevabi müzekkerede, BSMV'lerin hangi şirket adına ve ne şekilde verildiğine dair detayları verinin kayıtlarda yer almadığını, bu nedenle bu hususta bir tespitin yapılmadığını,

Mükellefin ödemiş olduğu vergilerin kendisine iadesinin yada kendi vergi borçlarından mahsubunun mümkün olmadığını, iade talebine veya vergi borçlarından mahsup talebine ilişkin herhangi bir talebe rastlanılmadığını,

Vergi dairesi tarafından bir iade -mahsup talebinin bulunmadığı hususu ifade edilmiş ise de, yazı cevabı uyarınca BSMV'lerin hangi şirket adına ve ne şekilde verildiğine dair heyetimizce daha ileri bir tespit yapılması mümkün olamadığı,

Bu doğrultuda, heyete vergi-finans konularında uzman bir bilirkişinin eklenilmesi suretiyle, iptale konu olan poliçelerin prim tahsil tarihi, iptal tarihleri, buna dair iadesi söz konusu olabilecek BSMV tutarı, beyannamelerin incelemesi ile bu BSMV'nin kim tarafından ne şekilde ödendiği ve iade talep hakkının kimde olduğuna dair tespitinin yapılması hususunda Nihai takdirin Yüce Mahkemeye ait olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.

Taraflarca bilirkişi ek raporuna karşı sunulan itirazlar neticesinde mahkememizin 14/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile; mevcut bilirkişi heyetine sigorta sektörü ve vergi alanında uzman bilirkişilerin de ilave edilmesi ve tarafların ticari defter ve kayıtları ile davaya konu poliçelerin incelenmesi suretiyle taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi, hüküm kurmaya ve denetime elverişli nihai raporun tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş;

Bilirkişi heyeti 20/10/2024 tarihli raporları ile; "...Dosyada mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi ile Sayın Mahkeme'ye sunulan Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde;

Sigorta Mevzuatı Yönünden

1. Davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş. (eski adıyla ... Sigorta A.Ş.) ile davalı ... A.Ş. arasında 29.06.2005 tarihinde süresiz acentelik sözleşmesi imzalandığı, ilgili sözleşmeye göre davalı ... A.Ş.'nin sözleşme yapmaya, poliçe düzenlemeye, prim tahsiline bu hususlarla ilgili işlemleri yapmaya yetkili A sınıfı acente olduğu,

2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin, davalı tarafa 20.08.2007 tarihinde tebliğ edilen fesih ihbarıyla, tebellüğ tarihini takip eden 3 ay sonra 22.11.2007 tarihinde sona ereceğinin bildirildiği ve bu sürenin geçmesiyle de feshedildiği,

3. Taraflar arasında düzenlenmiş olan acentelik sözleşmesinin 29.06.2005 - 22.11.2007 tarihleri arasında yürürlükte kalmış olduğu,

4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Acentelik başlıklı Madde 102'de Acente kavramının açıklandığı,

5. Sayın Mahkeme'ye sunulan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında yer aldığı üzere; somut olayda davalı ... A.Ş.'nin davacı şirket kayıtlarında borçlu olarak görünmesinin nedeninin, dava dışı ... A.Ş. şirketi ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen ve davalı sigorta acentesinin tarafı olmadığı bir protokol neticesinde iptal edilen poliçelerden kaynakladığının anlaşıldığı ve tespit edildiği,

6. Kök raporda davalı ... A.Ş.'nin davacı tahsilatını gerçekleştirip, davacı ... Sigorta A.Ş.'ye ödemediği prim alacağının bulunmadığı tespiti yapıldığı, ilgili tespit ve değerlendirmelerin, heyet üyesi olarak S.M. Mali Müşavir Heyet üyesinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından yapılmış olduğu,

7. Detayları yukarıda yer aldığı üzere; davaya konu olayda Sayın Mahkeme'ye sunulan bilirkişi heyet kök ve ek raporunda; davalı ... A.Ş.'nin davacı ... Sigorta A.Ş.'ye ödemediği bir prim alacağının bulunmadığı tespiti yer aldığı, dolayısıyla ilgili tespite istinaden somut olayda davalı ... A.Ş.'nin davacı ... Sigorta A.Ş.'ye prim borcu bulunmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir.

Mahkememizin 05//224 tarihli celsesinde verilen ara karar ile.

Birleşen davanın iptal edilen poliçelerden kaynaklı Vergi Dairesinden acente tarafından tahsil edilmesi gereken tutarların tahsili için başlatılan icra takiplerine vaki itirazların iptaline ilişkin olduğu, 02.01.2024 tarihli bilirkişi ek raporundaki “Heyete vergi-finans konularında uzman bir bilirkişinin eklenilmesi suretiyle, iptale konu olan poliçelerin prim tahsil tarihi, iptal tarihleri, buna dair iadesi söz konusu olabilecek BSMV tutarı,

beyannamelerin incelemesi ile bu BSMV'nin kim tarafından ne şekilde ödendiği ve iade talep hakkının kimde olduğuna dair tespitinin yapılması…” gerekliliğine işaret edilmesi nedeniyle bilirkişi heyetine vergi uzmanının ilave edildiği, ancak ek raporda vergi uzmanının tespit ve değerlendirmesinin yer almadığı anlaşılmakla dosyanın bu kapsamda incelenmek ve ek rapor sunulmak üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği;

Bilirkişi heyetinin 04/03/025 tarihli Ek raporu ile; "...Dosyada mübrez bilgi ve belgelerin incelenmesi ile Sayın Mahkeme'ye sunulan Bilirkişi Kök ve Ek Raporlarına yapılan itirazların değerlendirilmesi neticesinde;

Sigorta Mevzuatı Yönünden

1. Davaya konu olayda davacı ... Sigorta A.Ş. (eski adıyla ... Sigorta A.Ş.) ile davalı ... A.Ş, arasında 29.06.2005 tarihinde süresiz acentelik sözleşmesi imzalandığı, ilgili sözleşmeye göre davalı ... A.Ş.'nin sözleşme yapmaya, poliçe düzenlemeye, prim tahsiline bu hususlarla ilgili işlemleri yapmaya yetkili A sınıfı acente olduğu,

2. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin, davalı tarafa 20.08.2007 tarihinde tebliğ edilen fesih ihbarıyla, tebellüğ tarihini takip eden 3 ay sonra 22.11.2007 tarihinde sona ereceğinin bildirildiği ve bu sürenin geçmesiyle de feshedildiği,

3. Taraflar arasında düzenlenmiş olan acentelik sözleşmesinin 29.06.2005 — 22.11.2007 tarihleri arasında yürürlükte kalmış olduğu,

4. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Acentelik başlıklı Madde 102'de Acente kavramının açıklandığı,

5. Sayın Mahkeme'ye sunulan bilirkişi heyet kök ve ek raporlarında yer aldığı Üzere; somut olayda davalı ... A.Ş.'nin davacı şirket kayıtlarında borçlu olarak görünmesinin nedeninin, dava dışı ... A.Ş. şirketi ile davacı sigorta şirketi arasında düzenlenen ve davalı sigorta acentesinin tarafi olmadığı bir protokol neticesinde İptal edilen poliçelerden kaynakladığının anlaşıldığı ve tespit edildiği,

6. Kök raporda davalı ... A.Ş.'nin davacı tahsilatını gerçekleştirip, davacı ... Sigorta A.Ş.'ye ödemediği prim alacağının bulunmadığı tespiti yapıldığı, ilgili tespit ve değerlendirmelerin, heyet üyesi olarak S.M. Mali Müşavir Heyet üyesinin de bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından yapılmış olduğu,

7. Detayları yukarıda yer aldığı üzere; davaya konu olayda Sayın Mahkeme'ye sunulan bilirkişi heyet kök ve ek raporunda; davalı ... A.Ş.'nin davacı ... Sigorta A.Ş.'ye ödemediği bir prim alacağının bulunmadığı tespiti yer aldığı, dolayısıyla ilgili tespite istinaden somut olayda davalı ... A.Ş.'nin davacı ... Sigorta A.Ş.'ye prim borcu bulunmadığı,

8. Mali yönden Değerlendirme;

Mükellef (Davalı) olan ... AŞ. hakkında yapılan bilgisayar kayıtları ve tarh dosyasının tetkikinde; 29/06/2005 ile 22/11/2007 tarihleri arasında Sigorta Muameleleri Vergisi Beyanını ilgili vergi dairesine vermiş olduğu ve tahakkuk eden vergilerini vezne ve bankalar yoluyla ödemiş olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır.

Davalı şirketin BSMV mükellefi olduğu ve ilgili dönem beyannamelerini verdiği, vergi dairesi tarafından herhangi bir iade mahsup işleminin yapılmamış olduğu, vergi dairesinin cevabi yazılarından anlaşılmakta olduğu,

Vergi Dairesi tarafından ... AŞ adına ödenen vergi veya verilen beyannamelerden kaynaklı herhangi bir iade, mahsup yapılmamış olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir.

SONUÇ

Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti kök ve ek raporu ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda;

Yargıtay 11. HD nin 05/03/2020 tarih 2018/3392 - 2020/2432 EK sayılı ilamında belirtildiği gibi asıl dava yönünden, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı dosyasında sigorta şirketi tarafından yapılan feshin haksız olduğuna ilişkin tespitin işbu davada bağlayıcı olabilmesi için, feshin acente tarafından tahsil edilen prim alacaklarının ödenmemesi sebebine dayalı olması gerektiği, ancak getirtilen ....

Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası kapsamana göre ve bilirkişi kök raporunda açıklandığı üzere taraflar arasında akdedilen sözleşmenin, tahsil edilen prim alacaklarının sigorta şirketine gönderilmemesi gerekçesi ile feshedilmediği, sözleşmenin 24. maddesi kapsamında bildirim süresine riayet edilmek suretiyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, bu bağlamda ....

Asliye Ticaret Mahkemesi kararının doğrudan doğruya eldeki dava hakkında bir bağlayıcılığının bulunmadığı, zira, acentenin komisyon ve portföy tazminatlarına hak kazanmış olması, tahsil etmesine rağmen sigorta şirketine intikal ettirilmeyen bir tutarın bulunmadığı anlamına gelmeyeceği, bu kapsamda, feshin haklı veya haksız olduğu yönündeki iddiaların huzurdaki davanın konusu olmadığı sonucuna varılmıştır.

Bilirkişi heyetince asıl dava bakımından yapılan değerlendirmeye göre, davalı şirketin tahsil edip de davacı tarafa intikal ettirmediği bir prim alacağının bulunmadığı, buna göre asıl dava yönünden davacının takip konusu alacağının varlığını ispat edemediği sonucuna varılmıştır.

Birleşen dava yönünden ise, ilgili vergi dairesi cevabi yazıları ile hükme elverişli bulunan 04.03.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna göre, mükellef (davalı) olan ... AŞ. hakkında yapılan bilgisayar kayıtları ve tarh dosyasının tetkikinde.

29/06/2005 ile 22/11/2007 tarihleri arasında Sigorta Muameleleri Vergisi Beyanını ilgili vergi dairesine vermiş olduğu ve tahakkuk eden vergilerini vezne ve bankalar yoluyla ödemiş olduğu, davalı şirketin BSMV mükellefi olduğu ve ilgili dönem beyannamelerini verdiği, vergi dairesi tarafından herhangi bir iade mahsup işleminin yapılmamış olduğu, Vergi Dairesi tarafından ...

AŞ adına ödenen vergi veya verilen beyannamelerden kaynaklı herhangi bir iade, mahsup yapılmamış olduğu, birleşen dava yönünden de bir davacı alacağının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davaların reddine, davacı yanın icra takiplerine kötü niyetli olarak giriştiği sabit olmadığından, davalı yanın icra tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve birleşen davaların REDDİNE, 2-Davalı yanın icra tazminatı taleplerinin reddine,

ASIL DAVADA

2-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 7.477,10 TL peşin harçtan mahsubu ile 6.861,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve telep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline, davalıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 135.150,56-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Davacı yanın yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırdığı gider avansından artan tutarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

BİRLEŞEN DAVADA

6-Alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 1.039,45-TL peşin harçtan mahsubu ile 424,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve telep halinde davacıya iadesine,

7-Davalı tarafından yapılan 5,00 TL yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline, davalıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

9-Davacı yanın yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırdığı gider avansından artan tutarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/09/2025

Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/270, K. 2025/551, 11 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi:29/04/2010
  5. Karar Tarihi:11/09/2025
  6. Asıl Davada
  7. Dava
  8. Cevap
  9. Birleşen Davada
  10. Dava
  11. Cevap
  12. Gerekçe
  13. Sonuç
  14. Sonuç
  15. Asıl Davada
  16. Birleşen Davada
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/270
Karar No
2025/551
Tarih
11 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/279 K.2025/591
  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/279 K.2025/757
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/279 K.2025/633
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/282 K.2025/592
  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/312 K.2025/578
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/335 K.2025/136

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.